+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 7 ve 7

Konu: Şerri Kalil ,Hayri Kesir Tabirlerini Nasıl..?

  1. #1
    Ehil Üye Ebu Hasan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3.049

    Standart Şerri Kalil ,Hayri Kesir Tabirlerini Nasıl..?

    Alıntı insirah Nickli Üyeden Alıntı
    Soru:üstad hay?r kesir için şerri kalil irtikap edilir demektedir bu bir f?k?h kural?d?r bu kural? somutlaşt?rabilimiyiz mesela bazen hizmetlerde hizmetleri yapmak için ufak günahlar yani şer olan şeyleri işliyoruz, eğer işlemezssek büyük bir hay?rdan vazgeçmiş olacaz diye bir sonuç ç?kar m? doğru mu bu içtihat ..
    Değerli Kardeşimiz;
    ?slam düşüncesinde genellikle Mutezile imamlar?n?n ç?kmaza girdiği "şerr'in yarat?lmas?" konusunu Bediüzzaman şöyle aç?klamaktad?r: "Halk-? şer şer değil, belki kesb-i şer şerdir." Halk ve icad umum neticelere bakar, bir şerr'in vücudu çok hay?rl? neticelere mukaddeme olduğu için, o şerr'in icad? hay?r hükmüne geçer.
    Kötülük (şer) insana göredir. ?nsan?n nazar?yla, niyetiyle, inan?p inanmamas?yla ilgilidir. O halde, şerlerin kaynağ?nda nefs-i emmarenin olduğunun bilinmesi, ontolojik bak?mdan insan?n aidiyetini doğru olarak tespit etmesi (fena ve faniden yüzünü bakiye çevirmesi), epistemolojik (bilgi) bak?mdan da yanl?ş ve vehmi bilgilerden kurtulup doğru bir şuura erişmesi için gerekli ilk ad?m? oluşturmaktad?r. Bediüzzaman'a göre çözüm imandad?r, çünkü eğer iman olmazsa, nas?l ki kör, sağ?r ve dilsiz bir adama göre her şey ölüdür (şerdir), öyle de imans?za her şey madumdur, zulümatl?d?r. K?saca şer ve zulüm, insan?n dünyan?n hangi yüzüne bakacağ? ile ilgilidir.
    Dünyan?n Esma-i ?lahiyeye bakan yüzünde zeval, firak ve adem (şer) yoktur. Ahirete bakan yüzde dahi mevt ve zeval değil, hayat ve beka cilveleri vard?r. Ancak dünyan?n üçüncü yüzünde fena, zeval (şer) gözükebilir. Asl?nda insan?n imtihan? eş-zamanl? olarak devam edip gitmektedir. Bak?lmas? gereken yüze bakamayanlar?n gözüne gerçekten sürekli olarak fena ve zeval (şer) görünmektedir. Daha kötüsü, o gözlerin sahipleri dünyay? (bu anlamda) kaybettikleri gibi ahiretlerini de kaybetmektedirler.
    Eğer hayr? kesiri işlemek şerri kalile girmeden mümkünse en güzel yol budur. ?slamiyetin belirlediği bir tak?m k?rm?z? çizgiler vard?r. Bunlar haram olarak telakki edilir. Bunlar da şariin emri olduğundan biz insanlar baz? k?l?flar uydurarak bunlar?n az?n? işlemekle külli hay?rlara gitmemiz doğru değildir. Çünkü ulaşmak istediğimiz doğruya şayet ulaşamazsak o zaman o işlediğimiz haram? temizlemeyi nas?l gerçekleştireceğiz.
    Bir kimse fedakarl?k yap?p külli hizmetler için nefsi isteklerini bir kenara b?rakarak belli bir süre veya ömür boyu bir tak?m fedakarl?klarda bulunabilir. Bu da yine iyiyi terk edip daha iyiye ulaşmak için. Bediüzzaman Hazretleri alemi islam?n tüm s?k?nt?lar?n? kendi omuzunda hissedip evlenmeye bile zaman bulamamas? buna en güzel örneklerden biridir. Talebelerinden biri bir gün üstad hazretlerine sorar; seyda (hocam) sen niye evlenmedin.? Bediüzzaman Hazretleri-başka maksadda olduğundan ve bu evlilik meselesini unuttuğundan-, o da m? vard? diye ifade buyurmas? dikkat aver bir hadisedir. Ancak kişi sünneti ifa edeyim diye farz olan bir şeyi terkedemez. Terkederse mesul olur. Bu nefsin ve şeytan?n bir aldatmas? olur.

    Selam ve dua ile...
    Editör
    www.sorularlarisaleinur.com


    O dedikleri o zaman Hayr-? Kalil için Şerr-i Kesiri ?rtikap etmek oluyor değil mi?
    Konu elff tarafından (24.05.07 Saat 20:11 ) değiştirilmiştir.
    Vücudunu mucidine feda et.Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın.Mesnevi-i Nuriye sahife 101


  2. #2
    Dost meraklee - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    16

    Standart

    [quote]

    Üstad, onu bir f?k?h kural? olarak m? veriyor? Yoksa Cenab-? Hakk?n ilahi hikmetini aç?klamak için bir mizan olarak m? zikrediyor?

    Biz kafam?z? kar?şt?rmamal?y?z:


    Sünnet-i Seniyye'ye ittiba, ahkam-? şeriata tebaiyyet...

    (Yard?mc? Soru: Depremlerde çok büyük hay?rlar var, sizce biz büyük hay?rlar olacak diye evlerin alt?na dinamit yerleştirebilir miyiz?

    Ya da şöyle soray?m:

    (Herşey ya bizzat güzeldir ya da neticesi itibariyle güzeldir hakikat?na göre; o zaman her yapt?ğ?m?z?n neticesi kader cihetinde güzel olacak diye;
    11 Eylül'ü yapanlar birçok kişi islamiyetini araşt?rmas?na vesile oldu diye iyi mi olacaklar??)

    Bu sorular yerine Risale-i Nur'dan uygun bir vaktimde al?nt? yapmay? düşünüyorum... Hay?rl? Cum'alar...
    Konu elff tarafından (24.05.07 Saat 20:12 ) değiştirilmiştir.
    Forumdan Ayrıldı...

  3. #3
    Dost meraklee - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    16

    Standart



    Evet şimdi düşündüm de o sorular yerine; doğrudan Risale-i Nur'dan bazı risalelerden uygun alıntılarla açıklamam daha doğru olabilirmiş... Hakkınızı helal edin... (Biraz acele ettim...)
    Forumdan Ayrıldı...

  4. #4
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    BU BAŞÖTÜSÜNÜ MESELES?,BU FORUMDA bütün yönleriyle ele al?nm?şt?r.

    Rica ederim,bu konuyu kapatal?m.

    son insirah kardeşin verdiği misal,tekrar konuyu o yöne götürüyor.

    Yaz?lanlar yaz?lm?şt?r,hiçbir akla gelmiyecek şekilde kardeşler cevaplar?n? bu forumda yazm?şlard?r.

    rica ediyorum,bu konuyu kapatal?m...

    lütfen..
    Konu elff tarafından (24.05.07 Saat 20:12 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  5. #5
    Dost meraklee - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    16

    Standart


    Alıntı Konferans Risalesi'nden Nickli Üyeden Alıntı
    Asr?m?zda ise, hayat?ndaki vâk?alar ve eserleriyle bu hadîs-i şerife mâsadak olan Risâle-i Nur meydandad?r. Müellif Bediüzzaman dinî mücâhedesi ve Kur'ân'a hizmetinde ve ubûdiyetinde, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm?n Sünnet-i Seniyyesine tam ittibâ etmiş bir mücâhiddir. Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimiz, dünyan?n en muazzam siyasî hadisesi olan Bedir Muharebesinde, Sahabe-i Kirâma, nöbet nöbet cemaatle namaz k?ld?rm?şt?r. Yani, vâcib olmayan, husûsan muharebe zaman?nda terk edilebilen, "cemaatle namaz k?lmak" gibi bir hayr?, dünyan?n en büyük siyasî vak'as?na tercih etmiştir, üstün tutmuştur. Ufak bir sevâb?, harb cephesinin o dehşetleri içinde dahi terk etmemiştir.


    Asl?nda bu konu ciddi olarak ele al?nmal?
    ; çünkü bu başl?ktaki meselenin insanlar aras?nda yanl?ş anlaş?lmas?ndan ve bir de -burada san?r?m bahsedilmedi- Üstad?n "âhiretimi de fedâ ettim" cümlesini yanl?ş yorumlayarak -ki biz de bunlar? doğru yorumlamak için bu başl?ğ? ya da başka bir forum başl?ğ?n? kullanabiliriz- belki çok haramlara ya da belki de ahiretini boşu boşuna berbat etme yanl?şlar?na düşülüyor.


    Alıntı Bediüzzaman Tarihçe-i Hayat'ta Nickli Üyeden Alıntı
    Sonra, ben, cemiyetin îman selâmeti yolunda âhiretimi de fedâ ettim. Gözümde ne Cennet sevdâs? var, ne Cehennem korkusu. Cemiyetin, yirmi beş milyon Türk cemiyetinin îmân? nâm?na bir Said değil, bin Said feda olsun. Kur'ân'?m?z yeryüzünde cemaatsiz kal?rsa, Cenneti de istemem; oras? da bana zindan olur. Milletimizin îmân?n? selâmette görürsem, Cehennemin alevleri içinde yanmaya râz?y?m. Çünkü vücudum yanarken, gönlüm gül gülistân olur."
    Bu konu benim eskiden de akl?mda ve d?şar?da başkalar?yla görüştüğüm bir mevzu olduğun Risale-i Nur'dan birkaç al?nt? yapmak ve bir iki söz söylemek istiyorum fakat vaktim yeter mi bilmiyorum. Dua edin; derslere kendimi tam motive edemiyorum. Derslerim birikti. (Saded harici girildi, kusura bak?lmas?n)

    Öncelikle, k?saca şunu söylemek istiyorum ki, Bediüzzaman ahiretimi de ettim derken yaln?z ve yaln?z R?zâ-y? ?lahiyi esas gaye edinmiştir. Risale-i Nur'dan birkaç tane R?zâ-y? ?lahi ile ilgili sözlerini iktibas edelim ve R?zâ-y? ?lahi nas?l kazan?l?r bunu anlayal?m
    Alıntı Bediüzzaman Onyedinci Lem'a'da Nickli Üyeden Alıntı
    Üçüncü şüphesi: Büyük Cihad'?n ve Sebilürreşad'?n neşrettiği gibi, ben ilân etmişim ki, dine, imana hizmeti ve Risale-i Nur'u değil dünya siyasetine, belki kemâlât-? mâneviyeye ve makamat-? âliyeye âlet edemediğim gibi, herkesin hoş gördüğü saadet-i uhreviye ve Cehennemden kurtulmaya vesile etmemek ve yaln?z emr-i ?lâhî ve r?za-y? ?lâhîden başka hiçbirşeye âlet etmemek bu zamanda Nurun hakikî kuvveti olan s?rr-? ihlâs-? hakikîyi muhafaza etmeye beni mecbur etmiş ki, S?dd?k-? Ekber (r.a.) dediği olan, "Mü'minler Cehenneme gitmemek için Allah'tan isterim, benim vücudum Cehennemde büyüsün ki, onlar?n yerine azap çeksin" diye söylediği kudsî fedakârl?ğ?n?n bir zerresini ben de kendime kazand?rmak için, "?man ile Cehennemden birkaç adam?n kurtulmalar? için Cehenneme girmeyi kabul ederim" demişim. Zaten ibadet, Cennete girmek ve Cehennemden kurtulmak için k?l?nmaz; bozulur. Belki r?zâ-y? ?lâhî ve emr-i Rabbanî için yap?l?r.
    Alıntı Bediüzzaman Onyedinci Lem'a'da Nickli Üyeden Alıntı
    Cenâb-? Hakk?n r?zas? ihlâs ile kazan?l?r; kesret-i etbâ' ile ve fazla muvaffakiyetle değildir. Çünkü onlar, vazife-i ?lâhiyeye ait olduğu için, istenilmez, belki Bazen verilir. Evet, Bazen birtek kelime sebeb-i necat ve medar-? r?za olur. Kemiyetin ehemmiyeti o kadar medar-? nazar olmamal?. Çünkü Bazen birtek adam?n irşad?, bin adam?n irşad? kadar r?za-y? ?lâhîye medar olur.
    Alıntı Bediüzzaman Onyedinci Lem'a'da Nickli Üyeden Alıntı
    Yani, medar-? necat ve halâs, yaln?z ihlâst?r. ?hlâs? kazanmak çok mühimdir. Bir zerre ihlâsl? amel, batmanlarla hâlis olmayana müreccaht?r. ?hlâs? kazand?ran, harekât?ndaki sebebi s?rf bir emr-i ?lâhî ve neticesi r?za-y? ?lâhî olduğunu düşünmeli ve vazife-i ?lâhiyeye kar?şmamal?.

    Alıntı Bediüzzaman Onyedinci Lem'a'da Nickli Üyeden Alıntı
    ?K?NC? MESELE: Ubudiyet, emr-i ?lâhîye ve r?za-y? ?lâhîye bakar. Ubudiyetin dâîsi emr-i ?lâhî ve neticesi r?za-y? Hakt?r. Semerât? ve fevâidi uhreviyedir.
    Alıntı Bediüzzaman Tarihçe-i Hayat'ta Nickli Üyeden Alıntı
    ...
    Alıntı Bediüzzaman Tarihçe-i Hayat'ta Nickli Üyeden Alıntı
    değil yaln?z dünya hayat?m? ve fânî makamât?m?, belki lüzûm olsa âhiret hayat?m? ve herkesin arad?ğ? uhrevî ve bâkî mertebeleri fedâ etmeyi, hattâ Cehennemden bâz? bîçare ehl-i îmanlar? kurtarmaya vesîle olmak için, lüzûm olsa Cenneti b?rak?p Cehenneme girmeyi kabul ettiğimi hakîki kardeşlerim bildikleri gibi...


    Alıntı Bediüzzaman Emirdağ Lahikas?'nda Nickli Üyeden Alıntı
    Amma, "Manevi ve makbul ve zarars?z ve bütün ehl-i ?mân ve hakikat?n istedikleri nurani makamlar ve uhrevi rütbelerden, halis kardeşlerimizden hüsn-ü zanla verilen ve ihlas?n?za zarar gelmediği halde, eğer kabul etsen, reddedilmeyecek derecede senetler, hüccetler bulunduğu halde; sen, değil tevazu ve mahviyetle, belki şiddet ve hiddetle ve o makam? sana veren kardeşlerinin hat?r?n? k?rmakla o rütbelerden ve makamlardan kaç?yorsun."
    Elcevap: Nas?l ki ehl-i hamiyet bir insan, dostlar?n hayat?n? kurtarmak için kendini feda eder. Öyle de, ehl-i iman?n hayat-? ebediyelerini tehlikeli düşmanlardan muhafaza etmek için, lüzum olsa-hem lüzum var-kendim, değil yaln?z lay?k olmad?ğ?m o makamlar?, belki hakiki hayat-? ebediyenin makamlar?n? dahi feda etmeye, Risale-i Nur dan ald?ğ?m ders-i şefkat cihetiyle terk ederim.


    devam?nda ise bu mevzuyu aç?kl?yor...

    Alıntı Bediüzzaman Emirdağ Lahikas?'nda Nickli Üyeden Alıntı
    Evet, her vakit, hususan bu zamanda ve bilhassa dalaletten gelen gaflet-i umumiyede, siyaset ve felsefenin galebesinde ve enaniyet ve hodfuruşluğun heyecanl? asr?nda büyük makamlar herşeyi kendine tabi ve basamak yapar. Hatta dünyevi makamlar için dahi mukaddesat?n? alet eder. Manevi makamlar olsa, daha ziyade alet eder. Umumun nazar?nda kendini muhafaza etmek ve o makamlara kendini yak?şt?rmak için baz? kudsi hizmetlerini ve hakikatleri basamak ve vesile yap?yor diye itham alt?nda kal?p, neşrettiği hakikatler dahi tereddütlerle revac? zedelenir. Şahsa, makama faydas? bir ise, revaçs?zl?kla umuma zarar? bindir.
    Elhas?l: Hakikat-i ihlas, benim için şan ve şerefe ve maddi ve manevi rütbelere vesile olabilen şeylerden beni men ediyor. Hizmet-i Nuriyeye, gerçi büyük zarar olur; fakat, kemiyet keyfiyete nisbeten ehemmiyetsiz olduğundan, halis bir hadim olarak, hakikat-i ihlas ile, herşeyin fevkinde hakaik-i imaniyeyi on adama ders vermek, büyük bir kutbiyetle binler adam? irşad etmekten daha ehemmiyetli görüyorum.
    Çünkü o on adam, tam o hakikati herşeyin fevkinde gördüklerinden, sebat edip, o çekirdekler hükmünde olan kalbleri, birer ağaç olabilirler. Fakat o binler adam, dünyadan ve felsefeden gelen şüpheler ve vesveselerle, o kutbun derslerini, "Hususi makam?ndan ve hususi hissiyat?ndan geliyor" nazar?yla bak?p, mağlup olarak dağ?t?labilirler. Bu mana için hizmetkarl?ğ?, makamatlara tercih ediyorum.


    Uhrevi makamlar? terketmenin ne olduğu başka yerlerde de çok vâz?h bir şekilde aç?klanm?şt?r. Bediüzzaman'?n yaln?z ve yaln?z R?zâ-y? ?lahi'yi hedef iktiza ettiğini ve öyle de yap?lmas? gerektiğini ve sünnet-i seniyye dairesinde Kur'an'a hizmete çal?şt?ğ?n? ve çal?şmam?z gerektiği çok kat'idir. Daha yapmam gereken çok al?nt?lar var yaln?z vaktim müsait değil bir de tembellik diyebilirim.

    Yaln?z üstad?n evlilik, sakal gibi sünnetleri terketmesi ise yine sünnet-i seniyyete azami ittibas?ndan geldiğini bu mevzularla ilgili yazd?ğ? yerlerden anl?yoruz.Han?mlar Rehberindeki Üstad'?n "sünnet-i seniyyeye muhalif olarak neden mücerred kald?n?" sorusuna verdiği cevab tek kelimeyle mükemmel. Meselenin daha iyi anlaş?lmas? için okunabilir.

    Birkaç al?nt? daha yapmak istiyorum.

    Alıntı Bediüzzaman 29. Mektup'ta Nickli Üyeden Alıntı
    Cenâb-? Hak, kemâl-i rahmetinden, şeriat-? ?slâmiyenin ebediyetine bir eser-i himayet olarak, herbir fesad-? ümmet zaman?nda bir muslih veya bir müceddid veya bir hâlife-i zîşan veya bir kutb-u âzam veya bir mürşid-i ekmel veyahut bir nevi mehdî hükmünde mübarek zatlar? göndermiş, fesad? izale edip milleti ?slah etmiş, din-i Ahmedîyi (a.s.m.) muhafaza etmiş.
    Madem âdeti öyle cereyan ediyor. Âhirzaman?n en büyük fesad? zaman?nda, elbette en büyük bir müçtehid, hem en büyük bir müceddid, hem hâkim, hem mehdî, hem mürşid, hem kutb-u âzam olarak bir zât-? nuranîyi gönderecek ve o zat da ehl-i beyt-i Nebevîden olacakt?r. Cenâb-? Hak bir dakika zarf?nda beyne's-semâ ve'l-arz Âlemini bulutlarla doldurup boşaltt?ğ? gibi, bir saniyede denizin f?rt?nalar?n? teskin eder. Ve bahar içinde bir saatte yaz mevsiminin numunesini ve yazda bir saatte k?ş f?rt?nas?n? icad eden Kadîr-i Zülcelâl, Mehdî ile de Âlem-i ?slâm?n zulümat?n? dağ?tabilir. Ve vaad etmiştir; vaadini elbette yapacakt?r.
    Kudret-i ?lâhiye noktas?nda bak?lsa, gayet kolayd?r. Eğer daire-i esbab ve hikmet-i Rabbâniye noktas?nda düşünülse, yine o kadar mâkul ve vukua lây?kt?r ki, "Eğer Muhbir-i Sad?ktan rivayet olmazsa dahi, herhâlde öyle olmak lâz?m gelir ve olacakt?r" diye ehl-i tefekkür hükmeder. Şöyle ki:
    Konu elff tarafından (24.05.07 Saat 20:13 ) değiştirilmiştir.
    Forumdan Ayrıldı...

  6. #6
    Dost meraklee - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    16

    Standart

    quote="Telvihat-? Tis'a Risalesinden k?sa k?sa..."]...
    Velâyet yollar? içinde en güzeli, en müstakimi, en parlağ?, en zengini, Sünnet-i Seniyyeye ittibâd?r. Yani, a'mâl ve harekât?nda Sünnet-i Seniyyeyi düşünüp ona tâbi olmak ve taklit etmek ve muamelât ve ef'Âlinde ahkâm-? şer'iyeyi düşünüp rehber ittihaz etmektir....
    ?şte bu ittibâ ve iktida vas?tas?yla, âdi ahvÂli ve örfî muameleleri ve f?trî hareketleri ibadet şekline girmekle beraber, herbir ameli, sünneti ve şer'i o ittibâ noktas?nda düşündürmekle, bir tahattur-u hükm-ü şer'î veriyor. O tahattur ise, Sahib-i Şeriati düşündürüyor. O düşünmek ise, Cenâb-? Hakk? hat?ra getiriyor. O hat?ra, bir nevi huzur veriyor. O hâlde, mütemadiyen ömür dakikalar? huzur içinde bir ibadet hükmüne getirilebilir.
    ...

    ...
    Velâyet yollar?n?n ve tarikat şubelerinin en mühim esas?, ihlâst?r. Çünkü ihlâs ile hafî şirklerden hÂlâs olur. ?hlâs? kazanmayan, o yollarda gezemez.
    ...

    ...
    Tarikat ve hakikat, vesilelikten ç?kmamak gerektir. Eğer maksud-u bizzat hükmüne geçseler, o vakit şeriat?n muhkemât? ve ameliyât? ve Sünnet-i Seniyyeye ittibâ, resmî hükmünde kal?r, kalp öteki tarafa müteveccih olur. Yani, namazdan ziyade hÂlka-i zikri düşünür; ferâizden ziyade evrâd?na müncezip olur; kebâirden kaçmaktan ziyade, âdâb-? tarikatin muhâlefetinden kaçar. Halbuki, muhkemât-? şeriat olan farzlar?n bir tanesine, evrâd-? tarikat mukabil gelemez, yerini dolduramaz. Âdâb-? tarikat ve evrâd-? tasavvuf, o ferâizin içindeki hakikî zevke medar-? teselli olmal?, menşe olmamal?. Yani, tekkesi, camideki namaz?n zevkine ve tâdil-i erkân?na vesile olmal?; yoksa, camideki namaz? çabuk, resmî k?l?p, hakikî zevkini ve kemâlini tekkede bulmay? düşünen, hakikatten uzaklaş?yor.
    ...

    ...
    Üçüncü Nükte: "Sünnet-i Seniyye ve ahkâm-? şeriat haricinde tarikat olabilir mi?" diye sual ediliyor.
    Elcevap: Hem var, hem yok. Vard?r; çünkü baz? evliya-y? kâmilîn, şeriat k?l?c?yla idam edilmişler. Hem yoktur; çünkü muhakk?kîn-i evliya, Sadi-i Şirazî'nin bu düsturunda ittifak etmişler:
    , Yani, "Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm?n caddesinden hariç ve onun arkas?ndan gitmeyen, muhâldir ki, hakikî envâr-? hakikate vas?l olabilsin." Bu meselenin s?rr? şudur ki:
    Madem Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm Hâtemü'l-Enbiyad?r ve umum nev-i beşer nam?na muhatab-? ?lâhîdir. Elbette, nev-i beşer onun caddesi haricinde gidemez; ve bayrağ? alt?nda bulunmak zarurîdir.
    [/quote]

    Elhas?l: Daha çooooook yerler var okumam?z gereken...
    Konu elff tarafından (24.05.07 Saat 20:15 ) değiştirilmiştir.
    Forumdan Ayrıldı...

  7. #7
    Dost meraklee - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    16

    Standart

    Bu risale harika bir cevap bence...

    B?R?NC?S?: Tarik-i hakta çal?şan ve mücahede edenler, yaln?z kendi vazifelerini düşünmek lâz?m gelirken, Cenâb-? Hakka ait vazifeyi düşünüp, harekât?n? ona bina ederek hataya düşerler. Edebü'd-Din ve'd-Dünya risalesinde vard?r ki:
    Bir zaman şeytan, Hazret-i ?sâ Aleyhisselâma itiraz edip demiş ki: "Madem ecel ve herşey kader-i ?lâhî iledir; sen kendini bu yüksek yerden at, bak nas?l öleceksin."
    Hazret-i ?sâ Aleyhisselâm demiş ki:


    Yani, "Cenâb-? Hak abdini tecrübe eder ve der ki: 'Sen böyle yapsan sana böyle yapar?m. Göreyim seni, yapabilir misin?' diye tecrübe eder. Fakat abdin hakk? yok ve haddi değil ki, Cenâb-? Hakk? tecrübe etsin ve desin: 'Ben böyle işlesem Sen böyle işler misin?' diye tecrübevâri bir surette Cenâb-? Hakk?n rububiyetine karş? imtihan tarz?, sû-i edeptir, ubudiyete münâfidir."
    Madem hakikat budur; insan kendi vazifesini yap?p Cenâb-? Hakk?n vazifesine kar?şmamal?.
    Meşhurdur ki, bir zaman ?slâm kahramanlar?ndan ve Cengiz'in ordusunu müteaddit defa mağlûp eden Celâleddin-i Harzemşah harbe giderken, vüzerâs? ve etbâ? ona demişler:
    "Sen muzaffer olacaks?n. Cenâb-? Hak seni galip edecek."
    O demiş: "Ben Allah'?n emriyle, cihad yolunda hareket etmeye vazifedar?m. Cenâb-? Hakk?n vazifesine kar?şmam. Muzaffer etmek veya mağlûp etmek Onun vazifesidir."
    ?şte o zat bu s?rr-? teslimiyeti anlamas?yla, harika bir surette çok defa muzaffer olmuştur.
    Evet, insan?n elindeki cüz-ü ihtiyarî ile işledikleri ef'allerinde, Cenâb-? Hakka ait netâici düşünmemek gerektir. Meselâ, kardeşlerimizden bir k?s?m zatlar, halklar?n Risale-i Nur'a iltihaklar? şevklerini ziyadeleştiriyor, gayrete getiriyor. Dinlemedikleri vakit, zay?flar?n kuvve-i mâneviyeleri k?r?l?yor, şevkleri bir derece sönüyor. Halbuki, üstad-? mutlak, muktedâ-y? küll, rehber-i ekmel olan Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, -1- olan ferman-? ?lâhîyi kendine rehber-i mutlak ederek, insanlar?n çekilmesiyle ve dinlememesiyle daha ziyade sa'y ve gayret ve ciddiyetle tebliğ etmiş. Çünkü -2- s?rr?yla anlam?ş ki, insanlara dinlettirmek ve hidayet vermek, Cenâb-? Hakk?n vazifesidir; Cenâb-? Hakk?n vazifesine kar?şmazd?.
    Öyleyse, ?şte ey kardeşlerim! Siz de, size ait olmayan vazifeye harekât?n?z? bina etmekle kar?şmay?n?z ve Hâl?k?n?za karş? tecrübe vaziyetini almay?n?z.
    Kitap: LemalarBölüm: On Yedinci Lem’aSayfa No: 135
    Konu elff tarafından (24.05.07 Saat 20:15 ) değiştirilmiştir.
    Forumdan Ayrıldı...

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Siyasetin Şerri
    By hasandemir in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 09.04.17, 10:12
  2. Hayr-ı Kesîr İçin Şerr-i Kalîl Kabul Edilir Ne Demektir?Fasid Anlayışın Reddi..
    By iksir-i nurani in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 01.09.09, 22:54
  3. Hayr-ı Kesir İçin Şerr-i Kalili Kabul Etmek
    By nurçi38 in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 63
    Son Mesaj: 28.08.07, 11:38
  4. Hayr-ı Kesir Şerr-i Kalil'i Nasıl Anlamalı
    By ademyakup in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 29
    Son Mesaj: 22.11.06, 19:53
  5. Şerri de Allah mı Yaratıyor?
    By ademyakup in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 14.11.06, 11:06

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0