+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 9 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 81

Konu: Siz Başörtülü Kızlar - Ahmet Kalkan

  1. #1
    Dost monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesajlar
    27

    Standart Siz Başörtülü Kızlar - Ahmet Kalkan

    Alıntı sozler Nickli Üyeden Alıntı


    Bu ülkeye başörtüsü gelecekse onu da "biz " getiririz !

    Gazinoda, pavyon veya plajda, yani en az?ndan gözlerin haramlarla meşgul olduğu bir mekânda baş?nda "imam sar?ğ?" ile dolaşman?n durumuna benziyor; çarş? pazardaki dikkat çekici tav?rlar?yla başörtülü k?z?n tavr?.
    ?mam?n sar?ğ? beyaz olduğundan, en küçük bir leke kald?rmad?ğ? ve hemen göze batt?ğ? gibi, taç gibi başlara yerleşen ve sar?k kadar simgesel ve ulvî değeri olan başörtüsü de, tak?lan baş? baştan aşağ? güzelleştirmeli.

    Yoksa, sar?ğ? ve başörtüsünü kirletenler, fark?nda olmadan da olsa "din"e düşman kazand?rman?n vebâlini taş?m?ş olurlar başlar?nda örtü yerine.
    ?slâm'? yanl?ş tan?t?p kötü örnek olarak bu modern başörtülü k?zlar, bilmeden ve istemeden de olsa ?slâm'a zarar veriyorlar.
    Buna rağmen, Ne biçim "müslüman k?z" bunlar, müslüman "k?z bunlara!" diyemiyoruz. Kendimiz k?z(a)m?yoruz, ac?yoruz, bu k?zlar?m?za.

    Bunlar?n konumu, müslümanl?ğ?n bu ülkede ne hale getirildiğini gösteriyor. Câhil bağl?lar?n?n ya da kendini bağl? zanneden mensuplar?n?n dine bak?ş?n? ele veriyor.

    Yozlaşt?r?lm?ş, suland?r?lm?ş, ?l?ml?laşt?r?lm?ş dinin başörtü versiyonu da böyle oluyor demek ki.

    Amerikanc? müslümanl?ğ?n, düzene uygun demokrat müslümanl?ğ?n, fri tak?lman?n, özgürleşmenin yans?mas? bunlar. Dine karş? din, başörtüsüne karş? başörtüsü. ?çi boşalt?lm?ş tesettür. Vitrinci, sloganc? tavr?n neticesi.

    Modern muharref müslümanl?ğ?n göstergesi, hakla bât?l?n giysideki koalisyonu.
    Çeyrek tesettür anlay?ş?, çeyrek din anlay?ş? demektir.
    Asl?nda, kad?n?yla erkeğiyle günümüz Türkiye müslüman?, çoğunlukla diğer dinî alg?lay?ş ve yaşay?ş konular?nda da benzer tav?r içinde.
    Başörtüsü, başlar?n üstünde olduğu ve sokakta çarş?da (sevinemiyoruz maalesef) çokça başörtülü boşta gezen (ya da görücüye ç?k?p bir şeyler arayan) k?z olduğu için göze bat?yor da ondan.

    Hani bir zamanlar yetkili bir Türk büyüğü(!), öyle diyordu ya: "Bu memlekete komünizm gelecekse onu da biz getiririz." Bu sözdeki komünizm kelimesini başörtüsüyle değiştirerek ayn? sözü söylüyor şimdiki etkili ve yetkililer.

    Ve getirdikleri başörtüsü de bu. "Olmaz olsun böyle başörtüsü!" dedirtmek istiyorlar topluma.

    Önceleri sosyete ç?plaklar? şöyle diyordu: "Biz ne çarşafl?lar gördük, ne haltlar ediyorlar…"

    Bu cümleden sonraki ifadeleriyle % 99,9 yalan söylüyorlard?. Ama, şimdi art?k sadece sosyeteler değil, halk?yla elitiyle, her kesimden insan hem de nice gerçek olaylar ve gerçek görüntülerle delillendirerek "biz ne başörtülüler gördük, ne haltlar ediyor…" diyebiliyor.

    Hiçbir müslüman?n onaylayamayacağ? cinsten aş?r? özgür tav?rlar?, yan?ndaki erkekle fingirdeşen başörtülüleri ve c?v?k davran?ş ve başörtüsüyle taban tabana z?t giysi veya giysisizlikleri, makyajl? rujlu, all?kl? pudral?, manken yürüyüşlü başörtülüleri gösteriyor.
    Güler misiniz, ağlar m?s?n?z? Ben ağlan?lmas? gerektiğini, ama ağlamaya bile vaktimizin olmad?ğ?n?, bunlar?n bizim insan?m?z, en az?ndan bizim mesaj?m?za düşman olmayan, bize yak?n insanlar olduğunu değerlendirmekten yanay?m.
    Bütün bu yanl?ş/çirkin tav?rlar gösteriyor ki, şuurlu müslümanlara, hepimize çok iş düşüyor. Eğer biz yeterince ?slâm'?, tevhidi, Allah'?, O'nun emir ve yasaklar?n?, bütüncül olarak doğru bir şekilde anlatabilseydik, söylediklerimizi yaşayabilseydik, çevremizdeki çirkinlikleri nehy edebilseydik bu anormal manzaralarla kesinlikle karş?laşmazd?k.

    Nitekim, din eğitimi yönüyle temeli sağlam at?lm?ş olan köklü ve sahih din/tevhid öğretimi ve eğitimi/terbiyesi alan k?zlarda savrulma daha az olmakta.
    ?çinde bulunulan mekân?n inanca ve yaşay?şa büyük tesiri vard?r. Câhilî eğitim veren kurumlara, câhiliyye köle pazarlar?n? and?ran çarş? ve pazarlara sal?verilen insanlar?n da bulunduğu ortamdan etkilenmemesi için çok ama çok sağlam bir tevhidî şuura, her bedelini ödemeye haz?r güçlü bir imana ihtiyaçlar? vard?r.
    Meyve veren her bitkinin her toprakta yetişmediğini, baz? yerlerin ayr?k otlar?na, kaktüs ve zehirli bitkilere çok müsait olduğunu hat?rlayal?m.

    Baş?nda güzel meyve cinsinden başörtüsü bulunduran k?zlar?m?z birer fidand?r. O fidan?n her bir yan?n? ahtapot kollar?yla zehirli sarmaş?klar sar?yor ve meyve verecek özünü vampir dişleriyle emmeye çal?ş?yorsa, öyle bir genç ağaçtan güzel bir meyve bekleme şans?m?z pek olmayacakt?r.

    Bal?k için su ne ise, tesettür de müslüman han?m için odur. Su, bal?ğ?n, içinde yaşayamayacağ? oranda pislenmiş, zehirli at?klarla bulanm?ş ise bal?ğ?n hali ne olur?

    Tâğûtî düzeni ve kurumlar? reddetmeden, çocuklar?n ald?klar? çarp?k eğitimi hatta onaylayan bir tav?r içinde, televizyonun yetiştirmesine aç?k şekilde ve nefsânî tarzda özgürce, yani baş?boş tarzda caddelerde, sokaklarda gezip tozmay?, bak?p bakt?rmay? ihtiyaç sayan k?zlar?m?z yetişirken sonucun böyle olacağ?n? hesap etmemiz gerekiyordu.
    Uzun da olmayan etekleriyle diz altlar?n?, hele y?rtmaçl? etekleriyle bacaklar?n?, kot ve benzeri pantolonla vücut hatlar?n?, bluz veya tişörtle göğüs ç?k?nt?lar?n?, üstünde hâlâ duruyorsa pardösü demeye bin şâhit isteyen mont türünden ve darac?k d?ş giysisiyle belinin inceliğini göstermekten çekinmeyen başörtülü k?zlar?m?z, baş? aç?klara geç de olsa uyarak düşük pantolon ve aç?k göbek modas?na da uyar ve teşhirciliğin bu kadar rezilcesine de at?l?rsa şaşmamak lâz?m.
    Baş?nda başörtüsü var ya yeter, o kendini kapal? say?yor. Zaten yozlaşma ve dejenerasyon yavaş yavaş büyüdüğünden toplum şaşm?yor, yad?rgam?yor, doğal karş?l?yor bütün bunlar?.
    Hicab?n, tesettürün içi boşalt?lm?ş, sadece başörtüsü, varsa yoksa türban kalm?ş. Onun da suyunu ç?kartarak c?v?tt?lar; örtüsüz örtü gibi z?tl?k ve tuhafl?klar ortal?ğ? kaplad?.
    Her şeye rağmen başörtülü k?zlar bu ülkenin gülleri, fidanlar?, meyve vermesi beklenen ağaçlar?. Kökü kuruyan ağac?n yapraklar? da tabii k?sa zaman sonra kuruyacakt?r. Ağac?n kökü iman idi, sulanmad?, beslenmedi, g?das?z b?rak?ld? bu ağaç. Hatta su diye kurutacak zehir verildi özellikle resmî kurumlarca. Kuruyan kökün başörtüsü şeklindeki yapraklar? döküldü.

    Sulanmas? gereken baz? fidanlar ise sulanmad?, ama suland?r?ld?; câhiliyye kültürünün hormonlu bilgi kirliliğiyle yetişen körpe fidanlar çürümeye başlad?. Hormonla ve yanl?ş aş?larla özü kaybettirilen, genlerine/f?trat?na müdâhale edilen ağaçlar?n meyveleri durumundaki başörtüleri de kanserojen özellikler taş?maya başlad?.

    Çöplükte gül bitebilir, ama gübrelikte gül bitmez; bitse bile kokusu da ald?ğ? g?da cinsinden olur; başörtüsü gibi açan goncas?/çiçeği huzur vermek yerine, çirkin görüntüsü ve kocaman dikenleri göze batar.
    Türkiye'de ?slâm'la savaşan laik putperestler, ?slâm'?n hayata yans?yan ve kimlik görüntüsü veren özelliğinden dolay? başörtüsüne tavizsiz bir düşmanl?k göstermektedir.
    Bu topraklarda hakla bât?l aras?ndaki savaş, baz? simgesel alanlarda yap?l?yor. O alanlardan biri de başörtüsü denilen savaş alan?.

    Başörtüsünü teferruat gören ve açman?n en fazla küçük bir günah olduğunu düşünenler, başörtüsünün simgesel konumunu, yani ?slâm'?n günümüzdeki önemli bir sembolü olduğunu görmezden geliyorlar.

    Sancağ?n/bayrağ?n basit bir bez parças? olmad?ğ?n?, onun çok önemli bir misyonu temsil ettiğini kabul eden kimseler, başörtüsünün de dâvâ aç?s?ndan bundan farks?z olduğunu unutuyorlar.

    Bu topraklarda her müslüman, başörtüsünü, belki normal ülkelerde ve normal zamanlarda olduğundan daha fazla (râyet/sancak gibi) önemsemek zorundad?r. Tamam da, bu simgesel özelliğin abart?l?p putlaşt?r?lmas?na da olumlu bakmam?z herhalde beklenilmemelidir.
    Tevhidî bağlam?ndan kopar?lm?ş dinî özelliklerin insan? ve toplumu kurtarmas? beklenemez. ?bâdetlerin âdetleşmesi, ya da modern seküler hayat?n bir parças?, kapitalizmin işleyen bir çark? konumuna girmesi, insan? da yozlaşt?racak ve yobazlaşt?racakt?r. Olan da budur. San?ld?ğ?n?n aksine; yozluk yobazl?k da modern insana geleneksel kişilerden çok daha yak?nd?r.
    ?frat ve tefrit hemen bütün insan?m?z? kuşatm?ş. Herkes başörtüsünün bir taraf?n? çekiştirdi. Başörtüsünün abart?l? düşmanlar?na karş?, bizim mahallede baz?lar? onu teferruat sayarken, baz?lar? da onu fazla abartt? ve sloganlar?n?n baş?na ç?kard?.
    Giderek başörtüsü putlaşt?r?lmadan da yakas?n? kurtaramad?. Sanki başka zulüm yokmuş, daha önemli başka farzlara bask? yokmuş gibi bir tav?rla, başörtüsüne gereğinden fazla vurgu yap?ld?. Üniversitelerden istenilen tek istek o idi.
    Altyap?ya önem vermeden, iman ve tevhid vurgusu yap?lmadan, takvân?n gereği olarak hayâ ve edebe at?fta bulunulmadan; tam tersine "demokratik hak", "insan hak ve özgürlüğü", "anayasan?n verdiği onay", "Zübeyde Han?m'?n da yapt?ğ?/takt?ğ? gibi" referanslarla ve onu doğuran temel değerden yal?t?lm?ş şekilde ve sloganlaşt?r?larak yaln?zlaşt?r?lan "başörtüsü" evet, itiraf edilip dillendirilmesi zor olsa da putlaşt?rm?ş oldu.
    Allah'tan bağ?ms?z peygamber sevgisi dâhil, her çeşit aş?r?l?k putlaşt?rma olur da başörtüsü gibi baş tâc? putlaşt?r?lmaz m?? Varsa yoksa başörtüsü diyen ve başka hiçbir talebi olmayanlara cevap da hak ettikleri cinsten oldu: Öyleyse al?n size başörtüsü; sosyal alanlardaki suland?r?lm?ş şekliyle al?n baş?n?za çal?n!
    Parçac? yaklaş?m, uzlaşmac? yaklaş?md?r. Parçay? bütün sanan, bütünü asla aramayacak, bütünü hepten yitirecek, bütünle bağlar?n? koparacakt?r. Bu, hikmetin yitirilmesi değildir sadece; dinin de yitirilmesine giden yoldur ayn? zamanda.
    Parça, bütünden kopar?l?nca bütünün değerlerini kaybeder. Ağaçtan kopar?lan bir dal, bitkiden kopar?lan bir çiçek, insandan kopar?lan bir el, göz, kulak veya baş k?sa zamanda ne duruma düşerse, tesettür ve takvâ örtüsünden, ona alt yap? olan iman ve Allah korkusundan kopar?lan başörtüsü de o duruma düşer/düştü.

    Başörtüsü, diğer ?slâmî k?yafetle birlikte ve imana dayanan bir davran?ş/yaşay?ş biçimiyle değerini al?r; bunlardan bağ?ms?z başörtüsünün Hindistan'?n millî k?yâfetinden fark? olmaz.

    Şuurlu ümmete "bu şekliyle başörtüsü, uğrunda can verilecek bir değer değildir" dedirtir, sahibine Allah indinde r?zâ ödülü kazand?rmaz.
    Haklar? kalmas?n, bu manzarada yeşil sermayenin, "başörtülü tezgâhtar aran?yor" diye kap?s?na yaz? yazan yeşil holdingden hac? amca tuhafiyecisine kadar esnaf?n, manken tipli başörtülü eleman arayanlar?n, başörtülüleri plajlara al?şt?ran Kapris Oteli ve benzerlerinin, tesettür mayolar?n?n, bu sektörden geçinen çeşitli alandaki iş piyasas?n?n, özellikle tekstil firmalar?n?n, ha bir de Tekbir(!) giyim ve benzerlerin, onlar?n icad? başörtü defilelerinin büyük rolü var.
    Ama bu roller içinde en önemlisi, başörtüsüz ve başka örtüsüz resimlerin yer ald?ğ? boyal? bas?nda bile eleştiri almadan ikiüç günde bir farkl? bir giysi ile boy resmi ç?kan först leydi Emine Han?m'?n rolü ve çeşitli belediye kuruluşlar?nda boy gösteren başörtülü k?zlar?n figüranl?ğ?.

    Olumsuz değişim rüzgâr? bu konuda da iktidar cephesinden esti. Avrupa Birliği araşt?r?p öğrense başörtüsünü Avrupa kriterlerine uydurduklar? için bunlara ne tür ödül vereceğini şaş?r?r.
    Giysisiyle kültürlü olduğunu göstermek istiyor k?zlar?m?z; tabii bu kültürün ?slâmî bir kültür olmad?ğ?n? önemsemeden. Kimlere benzemeye çal?ş?yorsa onlardan say?lacağ?n? unutuyor.
    Genç ve özellikle güzel gözükmek istiyor sokaktaki ve iş hayat?ndaki bayanlar. "Örtülü isek, bizim de güzel gözükme hakk?m?z yok mu?" diyorlar; müslüman han?m?n cehenneme gitme (erkekleri de itme) hakk? aramas? gibi bir şey bu.

    Şeytânî düzenlerin oyununa geldi insan?m?z. "Başörtülü bayanlar yeter ki çarş?ya pazara dökülsünler, zarûret olmaks?z?n ve uygun ortam aranmaks?z?n çal?şma hayat?na girsinler, lisesi üniversitesi ve diğer kurumlar?yla düzenin çarklar? aras?na s?k?şs?nlar, moda oltas?na tak?ls?nlar…

    Gerisi kendiliğinden gelir" hesab?yla tuzaklar kuruldu ve kolay avland? k?zlar?m?z. Cennetin bedelini unuttular, Mekke'ye gidecekken Paris'in yolunu tuttular.
    Müslüman, ?mam Hatiplerde ve üniversitelerde fazla bir şey değil, sadece başörtüsü istiyor art?k. Kitab?n tümüne inanmas?, ?lâhî hükümlerin hepsine teslim olmas? gereken müslüman, imandan da önce gelen tâğutun kurum ve kurallar?n?, câhiliyye anlay?ş ve uygulamalar?n? tümüyle reddetmiyor, tam tersine içselleştiriyor.
    Hakk?n?, hem de insan ve müslüman olman?n gerektirdiği binlerce haktan küçük bir hakk?n?, müslüman; mücâhide has bir üslûpla değil; demokratik yollardan, sadece imza toplayarak, telgraf çekerek, yürüyüş yaparak istemeyi tercih ediyor.
    Kâfirler de canlar? isterse, bir lütuf ve bağ?ş olarak, karş?l?ğ?nda, müslümanlardan nicelerini kendi saflar?na çekme ve nice tâvizler al?p, müslümanlar? iğdiş etme pahas?na lütfen kabul edecekler. Etmeseler ne olacak? Hiiiç! Ayr?ca, bugünkü düzen içinde ve bu eğitim sisteminde başörtüsü tümüyle serbest olsa iş bitecek, sorumluluk gidecek, istekler sona erecek, din tamamlanacak m?d?r?

    Müslüman, nelere r?zâ gösteriyor, neleri savunma durumuna geliyor, ne için ç?rp?n?yor, ne isteyip nelerle yetiniyor, kimin r?zâs? için ne yap?yor... Kur'an ?ş?ğ?nda bunlar? iyi düşünmesi lâz?md?r.
    Tesettür anlay?ş? konusunda ?slâm'la bugünkü müslüman aras?nda dağlar kadar fark oluşmuş durumda.
    ?slâm, sadece başörtüsünü, sadece türban? emretmiyor elbette. Tesettür bununla bitmiyor. S?n?flarda pardösü ç?kar?larak etekbluzla oturan; kan? kaynayan genç erkeklerin ve öğretmenlerin her türlü bak?ş ve tav?rlar?na, sözle ve gözle sald?r?lar?na muhâtap korumas?z bir k?zcağ?z.

    Evinde erkek misâfirlere bile gözükmeyen hac?, hoca çocuğu bu müslüman k?zlar?n, amfi ve s?n?flardaki, kantinlerdeki k?zl? erkekli karma eğitim ve eritim içinde bulunmas?n?n nas?l bir tezat teşkil ettiği kimsenin eleştirisini bile alm?yor.
    Bir müslüman k?z?n başörtüsüne, hayâ ve nâmusuna Alman gâvurundan da fazlaca sald?ran bir zihniyet; özellikle eğitim ad?na gencin iman?na, ahlâk?na... zarar vermiyor, sald?rm?yor mu dersiniz?
    "Bir k?z?n üniversitede baş?n?n aç?lmas? basit bir olay m?d?r, tepki gösterilmesin mi yani?" denebilir. Evet, bu büyük bir haram, vahşî bir cinâyettir. Fakat ondan daha önemlisi odur ki: Kâfirlerin işgaline uğram?ş olan müslümanlar?n yaşad?ğ? hemen tüm ülkelerde mü'minlerin okullarda iman?na müsâade edilmiyor.

    Putlar ister istemez sevdiriliyor, övdürülüyor. Ders diye nice terslikler oluyor, küfür kelimeleri söylettiriliyor, en az?ndan dinlettiriliyor, puta tapma törenleri icrâ ettiriliyor...

    Bunlara normal gözle bak?l?r, ses ç?kar?lmaz, tepki gösterilmezken, tesettür ve hicab görevini ne kadar yapt?ğ? da şüpheli olan salt türbana hücum mu sadece tepki gösterilmesi gereken? Din ve imandan daha m? önemli bu?
    ?nsan sadece diliyle konuşmaz. Eskilerin hâl dili dediği iç lisân? da vard?r. Beden dili denilen, vücudun ald?ğ? şekille, organlar?n?n gösterdiği özel tav?rla da konuşur.
    Araşt?rmalar?n gösterdiği çarp?c? sonuç; beden dilinin, konuşma dilinden çok daha etkili olduğu şeklindedir. Beden dili, sadece organlar?n değil, ayn? zamanda organlar?n örtüldüğü giysi ile de yak?ndan ilgilidir.

    Yani, insan üzerindeki elbisenin de bir dili vard?r, o da konuşur. Dâvet eder, mesâfe koyar, karş?s?ndaki ile samimiyet veya resmiyeti ifâde eder. Elbise, ayn? zamanda bir kimliktir, şahsiyet belirtisidir, örfün tercüman?d?r.

    ?nsan?n temizliği, pejmürdeliği, düzeni, zevki, kültürü, muhâtaplar?na verdiği değer ve sayg?s? da giysisinden anlaş?labilir.

    Her şeyden önemlisi, elbise bazen insan?n hangi dini tercih ettiğini, ya da diniyle ne tür bir ilişki içinde olduğunu da belirtir. Mesajd?r giysi, çağr?d?r, ya da korunmad?r.
    Giysinin temel olarak üç özelliği vard?r: Tesettür/örtme, koruma ve süs.
    Bunlar içinde en önemlisi, giysinin insan? örtme özelliğidir, yani tesettür. Giysiden mahrum kalmak, ç?plakl?k, insan? cennetten ç?karan isyan?n görüntüsü olduğu gibi, şeytan?n bu yolla insan? belâya uğrat?p cennete girmesine engel olmas?na f?rsat vermektir.

    Şeytan Cennette Hz. Âdem ve eşinin ç?plak olmas? için bütün planlar?n? kurmuş ve onlar?n cennetten ç?kar?lmalar?na sebep olmuştu. Onlar da birlikte Rablerine yönelip af talebinde bulundular, örtündüler ve Allah da onlar? affetti. "Ey Âdem oğullar?! Şeytan, ana ve baban?z? (Âdem ve Havvâ'y?), çirkin yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak Cennetten ç?kard?ğ? gibi sizi de şaş?rt?p bir fitneye/belâya düşürmesin. Çünkü o ve kabilesi, sizin onlar? göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz Biz şeytanlar? iman etmeyenlerin dostlar? k?ld?k." (7/A'râf, 27).
    Hz. Âdem ve Havvâ'da isyan?n sonucu, Cennetten ç?kar?lman?n alâmeti olarak ortaya ç?kan ç?plakl?k, bu kişilerin nesillerinde Cennete girmeye engel sebeplerden biri, isyan?n görüntüsü, şeytana uyman?n özelliğidir.
    Bir başörtüsü sektörü oluştu; kapitalizmin örtülü versiyonu olarak türban rant? ortaya ç?kt?. Bin bir çeşit desen ve renk cümbüşüyle Doğu zevkine hitap edip başörtüsü üreten yüzlerce yerli ve yabanc? firma, ithâlatç?lar, sadece başörtüsü satan mağazalar, başörtü modalar?, başörtü defileleri, başörtülüler için özel mayolar…

    ?çinde müslümanlar?n da yaşad?ğ? kapitalist düzenlerde finans kurumlar? nas?l bir görüntüyle, hangi görevi yerine getirmek için kurulmuş ve düzen aç?s?ndan nas?l sak?ncas?z (hatta faydal?) görülmüşse; başörtülü k?zlar da o amaç için "Allah'?n en fazla nefret ettiği yerler olan" (Müslim, Mesâcid 288) çarş? ve pazarlara ç?kar?lm?şt?r.

    Kapitalizmin nimetlerinden(!) mahrum olmadan fâizden kaçmak isteyen kimselerin paralar?n? piyasaya, dolay?s?yla kendi kasalar?na çekmek isteyenlerin finans kurumlar? arac?l?ğ?yla bu işi yapt?klar? gibi; aç?k saç?klardan biraz rahats?z olanlar?n paralar?n? ve ilgisini çekmenin kapitalistçe yolu oldu başörtülü tezgâhtarlar, başörtülü sekreterler.

    Bunca işsiz erkek varken, bu k?zlar, hangi özellikleriyle tercih ediliyor dersiniz?

    Ya da ille bayan gerekiyorsa, niye özürlü bir bayan, yaşl? bir bayan değil de; manken ölçülerine uygun yap?da genç bayanlar isteniyor?

    Telefona bakmak, ya da müşteriyle ilgilenmek için manken gibi olman?n avantaj?n? insanî ak?l ve ?slâmî kültür mü, yoksa şeytânî düzen ve sömürücü görüş mü söylüyor?

    Kime ve neye hizmet ettiğini, neyi âlet edip sömürdüğünü para denilen câzip şeytan haydi işverene düşündürtmüyor; ya siz başörtülü k?zlar, bunlar?n sizi sömürüp kullanmas?na, bundan da kötüsü sizin örtünüzü istismar etmesine, güzelim örtüyü sizin elinizle katran kazan?na koymalar?na, dünyada izzetinizin, âhirette cennetinizin çal?nmas?na nas?l r?zâ gösteriyorsunuz?

    Değer mi üç kuruş para veya meymenetsiz insanlar?n keyfi/beğenisi için bunlar?

    Özgürlük mü zannediyorsunuz bu köleliği, bu kullan?lmay?, bu metâ ve nesne haline getirilmeyi; hâlâ akletmiyor musunuz? Başörtüsünü baş?n?za ald?ğ?n?z gibi akl?n?z? da baş?n?za al?n, şeytan?n ve şeytanlaşanlar?n oyuncağ?, kölesi olmay?n.
    Düşünebiliyor musunuz, ?slâm'?n cihad bayrağ?n? dalgaland?rma şerefi gibi han?mlara üstünlük verdiren o başlar?n tâc?, kapitalizmin hizmetinde, daha kötüsü (söylemesi zor da olsa söyleyelim cinselliğin, göz zinâs?n?n hizmetinde.
    Kapitalist ve materyalist dünya her şeyi o denge(sizlik)de tutuyor: Arz talep. Üretim ve tüketim için bu böyle olduğu gibi, çeyrek tesettürlü bayanlar konusunda da bu böyle: Ç?plaklardan hoşlanmayan, hele onlarla asla evlenmek istemeyen çok say?da muhâfazakâr genç erkek var; bunlar için de çarş?da pazarda delikanl?lar?n ilgisini kendisine çekmeye çal?şan ve bu erkeklerin zevkle bak?p (tabii iyi niyetle can?m, ona ne şüphe!) hoşlanacağ? tipler gerekli.
    Piyasa şartlar? böyle oluşacak, bir taraftan fitne kazan? kaynarken, bir taraftan başörtüsü sektörü piyasalar? canland?racak, her çeşidiyle sömürü artm?ş olacak.

    "Günün hatta akşam?n her saatinde bunca başörtülü k?z?n çarş?da sokakta ne işi var?" diyen bile art?k yok.

    Evi hapishane gibi gören k?zlar ve genç kad?nlar art?k sokaklarda göz hapsinde yaşad?klar?n?, özgürlük ad?na erkeklerin göz zevklerine gönüllü kölelik yapt?klar?n? ya düşünmüyor, ya da bundan şeytânî şekilde zevk al?yorlar.

    ?slâmî ahlâk?n sokaklara hâkim olmad?ğ? bugünkü çarş? ve pazarlar, han?m?yla erkeğiyle müslümanlar?n, özellikle gençlerin ancak çok zarûrî bir işleri varsa, zarûret miktar? ç?k?p dönecekleri (benzetme yerinde ise tuvalet gibi) mekânlard?r.

    Kapitalistleşen ve Allah korkusundan s?yr?lan insanlar?n mâbedi ve köle pazar? haline gelen, kapitalizmin can damar? çarş? ve pazarlar?n Allah nazar?ndaki yerini Peygamberimiz belirtiyor: "Allah'?n en çok sevdiği yerler mescidlerdir. Allah'?n en fazla nefret ettiği yerler de çarş? ve pazarlard?r." (Müslim, Mesâcid 288, hadis no: 671)
    Ahmet Kalkan

    Konu elff tarafından (24.05.07 Saat 20:39 ) değiştirilmiştir.
    "Kullandığınız ölçüyle ölçüleceksiniz.."

  2. #2
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart

    Abartı sanki... Bu forumda yani

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


  3. #3
    Gayyur mana_iharfi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    113

    Standart

    Fazla radikal ve ümitsizlik aşılar cinsten bir yazı bence...
    "Okumak, okumak, okumak, yine okumak... Okumaktan yorulunca ne okuduğunu okumak. Veya kitab-ı kebir-i kainatı okumak..."

  4. #4
    Dost monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesajlar
    27

    Standart

    Alıntı Meyvenin Zeyli Nickli Üyeden Alıntı
    Abart? sanki... Bu forumda yani
    Neden abart? olsun?..

    Kad?nlar?n f?trat?nda var süslenmek, beğenilmek duygusu..

    Bu, helaline olursa nurun ala nurdur, ama maalesef şimdilerde bu duygu çokça israf edilmekte, daim müşahede edildiği üzere..

    Şirk sadece, aç?kça O'na ortak koşmak değil ki..

    Şirk; Kişinin, Allah yerine koyduğu ve O'ndan çok önemsediği herşeydir!Bazen fark?nda bile olmaz..

    Bu anlamda günümüzü bi değerlendirirsek kimin neye kulluk yapt?ğ? görülür..Tabii ki başta nefsimiz olmak üzere..

    Selam ile..
    Konu elff tarafından (24.05.07 Saat 20:41 ) değiştirilmiştir.
    "Kullandığınız ölçüyle ölçüleceksiniz.."

  5. #5
    Yasaklı Üye TURKUAZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    628

    Standart

    eskıden ortuler vardı 2 metre uzunlugunda sıyah kahve rengı lacıvertı.bır cok ıgne ıle tutturulurdu her tarafı.setrıne herkes hayrandı.sımdı aynaya bakanlar setrıne degıl kendıne hayran.neden bogle pervasısca komık oldu basortu.sıkma bas modasını cıkaran sule yuksel senler dahı hayatımın hatasıydı dıyerek yorumlamıstı bu tesettur seklını.

  6. #6
    Dost afraelif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Antalya
    Mesajlar
    6

    Standart

    Allah cc razı olsun inş ebeden
    BAŞKA BİR KAVME BENZEMEYE ÇALIŞAN ONLARDANDIR

  7. #7
    Gayyur mana_iharfi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    113

    Standart

    Alıntı mana_iharfi Nickli Üyeden Alıntı
    Fazla radikal ve ümitsizlik aş?lar cinsten bir yaz? bence...
    Bu düşüncemi açmak istiyorum biraz.Yaz? geneli itibariyle bak?ld?ğ?nda büyük oranda doğrular? ifade ediyor.Tesettürün nereden nereye geldiğini,daha doğrusu gerilediğini bizzat kendi dairemde müşahede ediyorum malesef.Ve tesettürün asl?na dönmesi için hepimizin -kad?n,erkek,anne,baba,eş,çocuk...vs-üzerimize düşeni yapmam?z gerekiyor.Bu konuda ciddi bir teyakkuza ihtiyaç var...
    Yaz? da beni rahats?z eden nokta ise şu:Bir kere başl?k da dahil olmak üzere çok genelleme yap?lm?ş.Bu genelleme dahilinde ithamlar çok ağ?r, ifadeler çok sert ve de rencide edici.
    Konu elff tarafından (24.05.07 Saat 20:42 ) değiştirilmiştir.
    "Okumak, okumak, okumak, yine okumak... Okumaktan yorulunca ne okuduğunu okumak. Veya kitab-ı kebir-i kainatı okumak..."

  8. #8
    Gayyur mana_iharfi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    113

    Standart

    Başlıktan kasdım, konu başlığı olan "siz başörtülü kızlar" kısmıydı.Sizin kasdettiğiniz kısma dediğim birşey yok,olamaz da.Onun farkındayım zaten.Yazıda rahatsız olduğum noktaları ise yukarda belirttim.Daha çok üslup üzerine rahatsızlığım.Herneyse,bu benim şahsi alınganlığım da olabilir tabi.Hakkınızı helal edin...Selamlar...
    "Okumak, okumak, okumak, yine okumak... Okumaktan yorulunca ne okuduğunu okumak. Veya kitab-ı kebir-i kainatı okumak..."

  9. #9
    Dost filedelfiya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    1

    Standart

    doğru ama üzücü bi yazı... Allah sonumuzu hayır etsin... müslüman kızlarının düştüğü durum çok acı...

  10. #10
    Vefakar Üye nihannn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Bulunduğu yer
    Nuristan
    Mesajlar
    541

    Standart

    Mana iharfine kat?l?yorum...Üslup çok sert Efendimiz(sav)Ne BUYURUYORLAR 'ZORLAŞTIRMAYINIZ KOLAYLAŞTIRINIZ NEFRET ETT?RMEY?N?Z SEVD?R?N?Z...'Bu yaz? şuan burada olduğu için umama aç?kl?k teşkil ed?yor...Bunu baş? aç?k kardeşlerimiz yeni kapanmaya? düşünen bac?lar?m?zda okuyacak böyle bir üslupla onlar? uzaklaşt?rmaktan başka birşey yapmay?z...Birçok kişi hakk?n? veremem die y?llarca örtmüye baş?n? _hakk?n? verebilecekken_Sorar?m size böyle olmas? daha m? iyidir?
    Yare açik yare yare açmaya yare ne hacet
    Feryadim duyulur asikare dile dökmeye ne hacet
    Güllerim döndü hare hare küsmeye ne hacet
    Dil avare dudak bi çare parelenmeye ne hacet...


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Kalkan Delik miydi?
    By ehlenvesehlen in forum Tarih
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 05.09.08, 19:39
  2. Çiçek Kızlar...:):)
    By MuM in forum Resim - Fotoğraf Galeri
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 07.08.08, 16:42
  3. Başörtülü Kızlar Evde mi Kalıyor?
    By insirah in forum Tesettür
    Cevaplar: 350
    Son Mesaj: 14.01.08, 00:32
  4. 'Haydi Kızlar Eve!'
    By SeRDeNGeCTi in forum İnanca ve Düşünceye Özgürlük Platformu
    Cevaplar: 44
    Son Mesaj: 05.09.07, 14:07
  5. Mazluma Kalkan Eller Kırılmasın mı?
    By verda in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 28.07.06, 08:05

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0