+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Kadın-Erkek Birbirinin Örtüsüdür

  1. #1
    Ehil Üye aşur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.446

    Standart Kadın-Erkek Birbirinin Örtüsüdür

    Süleyman KÖSMENE - Yeni Asya

    Kadın ve erkek birbirinin örtüsüdür- 1

    “Benim size sorum, eşler arasındaki kıskançlıkla ilgili. Eşimin bilgisayar şirketi var. Ben de şu anda 2 haftadır bu şirkette çalışmaya başladım. Eşimin bayağı değiştiğini gördüm. Öncelikle namazlarını aksatıyor. (Bunu anlıyordum zaten) Özellikle bayan müşterileriyle samîmî bir şekilde konuşuyor. Yapı itibariyle zaten sıcakkanlı birisidir. Ama bayanlarla bu şekilde samîmî konuşmaları beni çok ama çok rahatsız ediyor. Daha önce uyarmıştım. ‘İsimle hitap etme, hanım de’ diye o zaman biraz değişmişti. (Bir dönem yine işyerinde çalışmıştım) Şu anda kıskançlık krizine giriyorum diyebilirim. Bunu ona belli etmemeye çalışıyorum. Ama içim içimi yiyor. Sürekli Rabbime sığınıyorum. Allah’ım bana doğru yolu göster diye. Bu kıskançlık haklı bir kıskançlık değil mi? Eşimi nasıl koruyabilirim? Önceden bayanlarla aynı ortamda bile çalışmak istemediğini söylerdi. Şimdi bazen tokalaştığını bile söylüyor. Eşimle ne şekilde konuşmalıyım? Lütfen bana yardımcı olun. Kendi duygularımı nasıl bastırabilirim? Ne yapmalıyım? Cevap verirseniz çok sevinirim. Çünkü gerçekten kendimi iyi hissetmiyorum.”

    Aile hayatı Cennetten bir köşedir. Allah için bir araya gelmiş ve bir hayat arkadaşlığı kurmuş eşler de aslında birer âhiret dostudurlar. Birbirlerini dine, takvaya ve Allah korkusuna Allah için sevk ederler. Birbirlerini haramdan korumaya Allah için çalışırlar. Birbirlerini Allah’a itaate Allah için teşvik ederler.

    İki türlü kıskançlık vardır: Biri haram, diğeri sünnettir. Sırayla görelim:

    1- “Hased” karşılığı kullanılan kıskançlık. Müslüman kardeşinin iyiliğini çekememekten ve kötülüğünü istemekten ibaret olan bu kıskançlık, bir kötü huydur. Haramdır.

    2- Eşimizi, kızımızı, kız kardeşimizi, annemizi vesâir mahremlerimizi nâmahremlere karşı korumayı ifade eden içimizdeki sevk-i İlâhî de dilimize kıskançlık olarak girmiştir. Bu kıskançlık sünnettir. Peygamber Efendimiz (asm) bu kıskançlığı teşvik ve tavsiye etmiştir.

    Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm) buyurmuştur ki:

    * “Allah, mahremlerini nâmahremlerden kıskanan kullarını sever.”1

    * “Mahremini kıskanmak imandandır...”2

    Mahremini kıskanmak, mahremini haramdan koruyan ve onu helâl sınırları içinde barındıran bir örtüdür. Kur’ân, “Onlar sizin örtünüz, sizler de onların örtülerisiniz”3 âyeti ile eşleri harama karşı birbirleri için örtü ilân eder. Bu örtünün önemli bir ayağı kıskançlıktır. Çünkü kıskançlık damarıyla beyini haramlardan çekip alan kadın da, eşini haram şekilde giyinmekten ve yabancı erkeklerle gereksiz yere muhatap olmaktan alıkoyan erkek de aslında yekdiğerini Allah’ın rızasına, takvaya, Allah korkusuna, Cehennemden korunmaya ve Cennete girmeye dâvet etmiş ve yardımcı olmuş olmaktadır.

    Nitekim meselâ kadın için açık-saçıklık ne kadar yasaklanmış bir davranış ise, erkek için haram bakışlar o kadar yasaklanmış bir davranıştır. Netice itibariyle; erkeği haram bakışlardan ve haram meyillerden alı koyan kadının kıskançlığı da, kadını açık saçıklıktan ve erkeklerle gereksiz yere muhatap olmaktan alı koyan erkeğin kıskançlığı da Allah’ın rızası yolunda atılmış en fıtrî (şimdiki ifadeyle en tabiî) ve en saygı değer birer adımdır.

    Daha açık konuşalım: Erkeğinin gözünün harama kaymasını kadın kıskanıyorsa; bu güzel bir huydur ve kadın—kendisi bilsin, bilmesin—bu tavrı Allah adına gösteriyor. Çünkü mü’min erkekler için, “Mü’min erkeklere söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar”4; “Allah gözlerin gizlice harama bakışını da bilir, gönüllerin gizlediğini de”5; “Şüphesiz, Rabbiniz size bakmaktadır”6 ve “Kulak, göz ve kalp; hepsi yaptıklarından sorumludur”7 buyuran Cenâb-ı Allah’tan başkası değildir.

    Keza kadınının açık saçık giyinmesini ve başkalarıyla gereksiz yere muhatap olmasını erkek kıskanıyorsa eğer; bu erkek için de güzel bir huydur ve erkek—kendisi bilsin, bilmesin—bu tavrı Allah adına gösteriyor demektir. Çünkü mü’min kadınlar için, “Mü’min kadınlara söyle: Gözlerini bakılması yasak olandan çevirsinler, iffetlerini korusunlar, süslerini kendiliğinden görünen kısmı müstesna açmasınlar. Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar. Süslerini kocalarından veya babalarından... Başkasına göstermesinler”8 ve “Sizler her hangi bir kadın gibi değilsiniz. Eğer takva içinde olmak isterseniz, nâmahremlerinizle cazibeli ve çekici bir eda ile konuşmayın. Ki, kalbi bozuk olanlar bir ümide kapılmasın. Konuşurken ciddiyet ve ağırbaşlılıkla söz söyleyin”9 buyuran Kur’ân’dan başkası değildir.

    Yarın inşallah devam edelim.

    Dipnotlar:

    1- Câmiü’s-Sağîr, 2/1078; 2- Câmiü’s-Sağîr, 3/2804; 3- Bakara Sûresi, 2/187; 4- Nûr Sûresi, 24/30; 5- Mü’min Sûresi, 40/19; 6- Fecir Sûresi, 89/14; 7- İsrâ Sûresi, 17/36; 8- Nûr Sûresi, 24/31; 9- Ahzab Sûresi, 33/32

    31.10.2006

    E-Posta: fikihgunlugu@yeniasya.com.tr
    Konu Yonetici tarafından (21.04.09 Saat 14:40 ) değiştirilmiştir.
    GÖNÜL SARAYLARINDA SEVGİ HÜKÜMDAR OLSUN.
    ADALET ORDA VEZİR, HİKMET İSE YAR OLSUN

    AKM

  2. #2
    Ehil Üye aşur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.446

    Standart

    Alıntı insirah Nickli Üyeden Alıntı
    Aff ne kadar zor bir durum.Rabbim bu tip bayanların yardımcısı olsun.Erkeğe laf söylemek çok daha zor.Bayan olsa neyse erkeğin sözü daha çok geçerli oluyor ama erkek olunca muhakkak -yanlış da olsa- haklı göstermeye çalışıyor kendini.
    Rabbim kalplere iman ve Allah korkusu koysun.Fani hayat için,ebedi bir ukba hayatını maf etmek buna derler herhalde...

    Kadın ve erkek birbirinin örtüsüdür- 2




    İsmi mahfuz okuyucumuz: “Eşimin bayan müşterileriyle samîmî bir şekilde konuştuğunu anladım. Yapı itibariyle zaten sıcakkanlı birisidir. Ama bayanlarla bu şekilde samîmî konuşmaları beni çok ama çok rahatsız etti. Daha önce uyarmıştım ‘İsimle hitap etme, hanım de’ diye. O zaman biraz sözümü dinlemişti. Şu an yine bildiğini okuyor. Bu yüzden kıskançlık krizine giriyorum diyebilirim. Bunu ona belli etmemeye çalışıyorum. Ama içim içimi yiyor. Sürekli Rabbime sığınıyorum. Allah’ım bana doğru yolu göster diye. Bu kıskançlık haklı bir kıskançlık değil mi? Eşimi nasıl koruyabilirim? Eşimle ne şekilde konuşmalıyım? Lütfen bana yardımcı olun. Kendi duygularımı nasıl bastırabilirim? Ne yapmalıyım? Cevap verirseniz çok sevinirim. Çünkü gerçekten kendimi iyi hissetmiyorum.”

    Dünkü yazımızda kadınla erkeğin—bilseler de bilmeseler de—birbirlerini (tabir caizse) Allah adına ve Allah için haramlardan alı koyma refleksi taşıdıklarını, çünkü Allah’ın erkeğe, “Gözlerini haramdan sakınsınlar”1; kadına da “Namahremlerinizle cazibeli ve çekici bir eda ile konuşmayın. Ki, kalbi bozuk olanlar bir ümide kapılmasın. Konuşurken ciddiyet ve ağırbaşlılıkla söz söyleyin”2 buyurarak, kadınla erkeğin aslında kıskançlık damarıyla birbirlerini sakındırdıkları aynı meselenin, zaten bir İlâhî sakındırma kapsamında da bulunduğunu açıklamaya çalışmıştık.
    Bu gün, kaldığımız yerden devam edelim:
    Önce bir parantezimiz var: Burada bu tavrın Allah adına gösterildiğini söylememizden kastımız şu: Kıskançlık tavrı ile farkında olmadan, bir otomatik refleks halinde Allah’ın yasakladığı bir alandan, haramlardan eşimizi alıkoyuyoruz. Eğer farkında olarak ve inanarak bu tavrı gösteriyorsak, bu durumda bu tavır Allah için gösterdiğimiz tavırlar sırasına girer ki, bu bizi Allah’ın rızasına giden bir yola koyar; bu tavırla sevap da kazanırız.
    Demek, kadın kocasının kıskançlığına boyun eğip kendisine çeki düzen verdiğinde neticede Allah’ın emrine uymuş; koca da karısının kıskançlığına boyun eğip kendisini ıslah ettiğinde neticede Allah’ın emrini yerine getirmiş olmaktadır.
    Üstad Bedîüzzaman Hazretleri, kadın ve erkek arasındaki şiddetli bağlılığın yalnız dünyevî hayatın ihtiyacı için olmadığını; kadının kocasına yalnız dünya hayatında değil, ebedî hayatta da hayat arkadaşı olduğunu; böylesine değer verilen kadının da, ebedî hayat arkadaşı olan kocasının nazarının dışında başkasının nazarını kendi güzelliklerine çekmek sûretiyle, kocasını kendisinden darıltmaması ve onu kıskandırmaması gerektiğini kaydeder.3
    Demek eşlerin birbirlerini yabancılardan ve nâmahremlerden kıskanmaları bir örtüdür; bu, yaşanmalıdır.
    Fakat kıskançlığı bir kâbus hâline getirmemeye dikkat etmek lâzım. Kıskançlık, haramlara karşı örtü mahiyetini korumalı; bunun ötesinde akıldan uzaklaşarak ve duygusallığı başına geçirerek zorbalıklara, zulümlere, ayrılıklara, boşanmalara ve cinayetlere sebep olmamalıdır. Yani kıskançlıkla duygusallık omuz omuza vererek; aklı ve sağlıklı düşünceyi istifaya zorlamamalıdır.
    Bilinmelidir ki, haddi aşmayan kıskançlık ne kadar iyi bir huysa; hak, adalet, merhamet, müsamaha, iyi niyet, iyi zan, güven, aff ve bağışlama da en az, “tadında bırakılan kıskançlık” kadar iyi birer huydur.
    Birbirine zıt gibi gözükse de, iyi huyları bir bütün saymalı, birbirine tercih etmemeli; hepsini bir ve eşit seviyede yaşamalıyız. Mahremimizi (eşimizi) bizi kıskandıracak bir davranışı olduğunda uyarmalı; fakat onu kırmamaya, hakkında sû-i zan etmemeye ve gerekirse affedici olmaya özen göstermeliyiz.
    Normal seyrinde iyi huylarımızdan olan kıskançlığı; iftiraya, sû-i zanna, kötü muameleye, dargınlığa, kırgınlığa, kavgaya, geçimsizliğe, mutsuzluğa, ayrılığa ve cinayete vardıracak derecede abartılı kullanmak, zulüm ve haksızlıktır.
    Böyle bir durumda doğrudan ve bizzat eşimizle konuşmalıyız, eşimize hüsn-ü zan göstermeyi ihmal etmemeliyiz. Ona karşı kötü zan beslemekten ve onu itham etmekten şiddetle kaçınmalı; iyi niyetimizi ve iyi düşüncelerimizi pozitif bir enerjiyle ve olumlu sözlerle ona yansıtmaya çalışmalı, iyi yanlarını ve iyi huylarını artı sayarak, sabırlı ve umutlu olmalıyız. İnşallah her şey yoluna girecektir.

    Süleyman Kösmene - Yeni Asya

    Dipnotlar:
    1- Nûr Sûresi, 24/30
    2- Ahzab Sûresi, 33/32 3- Lem’alar, s. 198, 199

    01.11.2006

    E-Posta: fikihgunlugu@yeniasya.com.tr

    Konu elff tarafından (29.05.07 Saat 19:52 ) değiştirilmiştir.
    GÖNÜL SARAYLARINDA SEVGİ HÜKÜMDAR OLSUN.
    ADALET ORDA VEZİR, HİKMET İSE YAR OLSUN

    AKM

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Kadın Erkek Eşitliği Üzerine...
    By vakti_nehar in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 37
    Son Mesaj: 05.01.09, 23:21
  2. Kadın-Erkek Eşitliği
    By Meyvenin Zeyli in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 18
    Son Mesaj: 09.12.08, 10:45
  3. Bir Elmanın İki Yarısı: Kadın ve Erkek
    By Şahide in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 24.09.08, 00:03
  4. Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 14.07.08, 11:15
  5. Erkek Erkektir, Kadın da Kadın
    By Meyvenin Zeyli in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 07.08.06, 10:59

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0