+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 9 ve 9
Like Tree1Beğeni
  • 1 tarafından Şahide

Konu: Tesettürdeki Yozlaşma

  1. #1
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198

    Post Tesettürdeki Yozlaşma

    Hüseyin GÜLTEKİN
    Tesettürdeki yozlaşma




    Üzerinde en çok serd-i kelâm edilen, en çok konuşulan konulardan birisi de, hiç şüphesiz başörtüsü meselesidir. Öyle ki, bu mesele üzerinde bilenler de konuştu, yazdı; bilmeyenler de...


    Konunun uzmanı olanlar doğru olanı söylerken; meselenin yabancısı olan, hiç alâkası olmayanlar da bu konuda hüküm vermeye, fetva vermeye kalkıştılar zaman zaman.


    Konunun uzmanı sayılan ilim çevreleri, kadınlar için tesettürün Allah'ın kesin bir emri olduğunu, başörtüsünün de tesettürün önemli bir bölümü olduğunu, bunun için başörtüsünün farz olduğunu söylerken, konu ile hiçbir alâkası olmayan, meseleye ideolojik bir gözlükle bakan malûm çevreler de başörtüsünün siyasî bir simge olduğunu ve bu sebeple bunun dinle, inançla bir alâkasının bulunmadığını her fırsatta söylemeye devam ettiler.

    Başörtüsünü kabul edenler ile etmeyenler arasında kalan, kesin bir tavır içinde bulunmakta zorluk çeken bazı çevreler de, başörtüsünün kesin bir emir olmanın ötesinde ''füruâttan'' olduğunu, yani dinin teferruâtından sayıldığını, bunun için bazı şartlar oluştuğunda kadının başını açabileceğini söylediler.


    Meselâ öğrenci veya memure olan hanımların mecbur kaldıklarında başı açık bir şekilde işlerine devam etmelerinde bir sakıncanın bulunmadığını beyan ettiler.


    Görüldüğü gibi böyle her kafadan çeşitli hükümlerin, farklı görüş ve düşüncelerin orta yere getirilmesi, ister istemez bazı tereddütlere, bazı kafa karışıklarına sebebiyet verdi.


    Bunun bir sonucu olarak konunun muhatabı konumundaki hanımlar, iki arada bir derede kalarak ne yapacaklarını, nasıl bir tercihte bulunacaklarını şaşırmış bir çıkmaza girdiler.


    Kafa karışıklığına giren kesimlerden önemli bir kısmı, sudan bahanelerle başörtüsünü hemen çıkarıvererek, kendine göre büyük bir yükten kurtulmuş oldu. Diğer bir kesim de başörtüsünü okuluna veya maaşına fedâ ederek, okulda veya iş yerinde başını açtı, dışarıda ve evinde kapatmayı tercih etti.


    Takdire şayan bir kesim de, örtüsünden taviz vermeden, okulundan veya işinden feragat ederek zor ve doğru olanı yaptı.


    Başörtüsü ve tesettürle alâkalı oluşturulan istifhamlar ve kafa karışıklıkları, yalnız öğrenci ve memurelerle sınırlı kalmayıp, toplumdaki diğer kadınları da etkiledi. Buralarda da bazı yozlaşmalar ve zemin kaymalarına sebebiyet verdi. Bir kesimde eskiden varolan duyarlılıkları ve hassasiyetleri törpüledi.

    Küçümsenmeyecek sayıdaki bir kesim bayan nezdinde, başörtüsü artık bir ''şeâir'' ve bir vecîbe olmanın ötesinde, başta duran bir bez parçası olarak algılanmaya başladı.


    Artık cadde ve sokaklarda sıkça gözümüze çarpan tesettürlü hanımların hiç de hoş olmayan hâl ve davranışları, uygun olmayan tesettür biçimleri bu meyanda söylediklerimizi teyid ediyor. Bu durumdan üzüntü duymamak mümkün değil.


    Baştaki örtü ile beraber kısa kol bluz ve daracık kot pantolon kıyafetli bir bayanın bu tercihine ne diyeceksiniz?


    Tesettürlü bir bayanın, kalabalık bir ortamda, bir erkekle, elele kol kola lâubalice hâl ve tavrını ne ile izah edeceksiniz?


    Yine tam tesettürlü bazı hanımların, tam da kalabalık içinde gezerek elindeki dondurmasını yalamasına ne diyeceksiniz?


    Yine örtülü bir bayanın, düğünlerde seyranlarda erkeklerle beraber kalkıp oynamasını hangi kaba sığdıracaksınız?


    Evet bu yöndeki menfî manzaraları daha fazla nazarlara sunmanın bir faydası yok. Başörtüsü gibi ciddî bir vecibede ehl-i din olarak geldiğimiz üzücü yer burası maalesef.


    Öyle görünüyor ki bir çok meselede olduğu gibi, başörtüsü noktasında da, bilerek veya bilmeyerek ehl-i dinin verdiği zarar ziyan, muarızların verdiği zararı geçiyor.


    Tesettürün önemli bir parçası olan başörtüsünün yanında gerekli vakar ve ciddiyet gösterilmezse, baştaki o örtünün bir bez parçasından öteye değeri olmuyor.


    Bunun için bu konuda bir çok İslâm âlimi, kadında iffet ve hayanın örtüden daha önce geldiğini, daha önemli olduğunu söylüyorlar. Kadında örtü ve tesettür iffet, haya ve vakarla beraber olursa maksat hâsıl olur. Yoksa bilerek veya bilmeyerek bu önemli dinî vecibeye zarar verilmiş olur.





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


  2. #2
    Vefakar Üye resuls - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    kayseri
    Yaş
    36
    Mesajlar
    486

    Standart

    Hüseyin Abi Kalemine Sağlik.
    Siz Kardeşimize De Paylaşimindan Dolayi
    Teşekkür Ederiz
    Allah Razi Olsun
    Güzellerin güzel yüzlerinde güzelliği yaratan, elbette o güzelliğe müştakları da yaratır(Mesnevi-i Nuriye 159.s).....

  3. #3
    Dost HUZURA DOĞRU - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    13

    Standart

    MALESEF SOKAKLAR BURADA ANLATILAN İNSANLARLA DOLDU. HERKES ÜZERİNE DÜŞENİ YAPSIN DİYORUM. İŞİ OLDU BİTTİYE GETİRMEYELİM.
    BİR DE BURADA BİR ŞEY ARZ ETMEK İSTİYORUM. ÜNİVERSİTE ORTAMINDA HER TÜRLÜ İNSAN VAR ATEİSTİNE KADAR. BAZI İNSANLAR VARLIK SEBEPLERİNİ ANLAYAMIŞLAR. İMANLARI ZAYIF YA DA HİÇ YOK. BİR ERKEK BİR KADINA YAPILMASI GEREKTİĞİ GİBİ TEBLİĞ YAPAMAZ. EFENDİMİZ (S.A.V.) HZ. AYŞE İLE EVLENMESİNİN BU AÇIDAN NE KADAR İSLAM'A FAYDALI OLDUĞUNU ANLATMAYA GEREK YOK HERHALDE. BİR KADINA EN İYİ TEBLİĞİ YİNE BİR KADIN YAPAR. ÜNÜVERSİTELERİMİZ, ÜLKENİN DOKTORLARININ, ÖĞRETMENLERİNIN, MÜHENDİSLERİNİN, HAKİMLERİNİN, SAVCILARININ, BAŞBAKANININ, CUMHURBAŞKANININ, BÜROKRATININ, MÜSTEŞERININ YETİŞTİĞİ, KISACASI ÜLKENİN GELECEĞİNİN YETİŞTİĞİ ÜNİVERSİTELERİMİZDE İMANI ZAYIF İNSANLARIN YETİŞTİĞİNİ BİR DÜŞÜNÜN. ORALARA ERKEKLER ZATEN GİDİYOR. ETRAFINDAKİLERE ANLATACAKLARINI ZATEN ANLATIYOR. BİDE BU İŞİN KADINLARA BAKAN YÖNÜ VAR ONLARA KİM ANLATACAK.

    ÜMİTVAR OLUN! ŞU İSTİKBEL İNKİLABATI İÇİNDE EN GÜR SEDA İSLAM'IN SEDASI OLACAKTIR.


  4. #4
    Gayyur November - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu yer
    Aydın
    Mesajlar
    55

    Standart

    Yozlaşma sadece tesettürün manasını tam olarak bilmeyen ve haliyle olması gerektiği gibi uygulamayan bayanlarda mı ?

    Bu tür yazıların hiçbir zaman halis niyetle kaleme alınmaz. Hiçbir zaman kendi günahlarından veya kusurlarından bahsetmezler. Mükemmel üstü varlıklardır.

    Üzerine elbise giymeyen bir bayana beğenmemekle beraber hiç karışmayarak, tesettürde eksikliği olanların üzerine nefret kusmakta işte bu erdemden geliyor.





    Çok sıkıldığım zamanlarda cümlelere dalıyorum. Bilmediğim yerlere götürüyorlar beni. Sonra manaları ağlıyor arkamızdan.

  5. #5
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198

    Standart

    Alıntı November Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yozlaşma sadece tesettürün manasını tam olarak bilmeyen ve haliyle olması gerektiği gibi uygulamayan bayanlarda mı ?

    Bu tür yazıların hiçbir zaman halis niyetle kaleme alınmaz. Hiçbir zaman kendi günahlarından veya kusurlarından bahsetmezler. Mükemmel üstü varlıklardır.

    Üzerine elbise giymeyen bir bayana beğenmemekle beraber hiç karışmayarak, tesettürde eksikliği olanların üzerine nefret kusmakta işte bu erdemden geliyor.
    Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olurmu ayetini duymuşsundur değil mi kardeşim.İlk önce iğneyi kendimize çuvaldızını başkalarına batıracağız.
    Bu yazının halis niyetle kaleme alınmadığını nerden çıkarıyorsun.Kalbini yardında mı baktın.Biz kendimizi doğrultmadıktan sonra başkalarına (Açık bayanlara) söz söylemeye ne hakkımız olabilir ki?
    Biz islamiyeti güzel temsil etmediğimiz ve birbirimizi ikaz etmediğimiz müddetçe ehl-i dinin tesettüre verdiği zarar ziyan muarızların verdiği zarar ziyanı geçecek.Allah korusun.





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


  6. #6
    Ehil Üye Piri Reis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    1.663

    Standart

    Alıntı November Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yozlaşma sadece tesettürün manasını tam olarak bilmeyen ve haliyle olması gerektiği gibi uygulamayan bayanlarda mı ?

    Bu tür yazıların hiçbir zaman halis niyetle kaleme alınmaz. Hiçbir zaman kendi günahlarından veya kusurlarından bahsetmezler. Mükemmel üstü varlıklardır.

    Üzerine elbise giymeyen bir bayana beğenmemekle beraber hiç karışmayarak, tesettürde eksikliği olanların üzerine nefret kusmakta işte bu erdemden geliyor.
    Değerli kardeşim peygamber efendimiz bize kendi tabiriyle '' emr-i bil-ma'ruf, nehy-i ani'l-münker'' buyurmuştur.. yani Allah'ın emrittiği doğruları emretmek , yasakladıklarından da sakındırmak anlamında... bu tip şeylere neden önyargıyla bakıyorsunuz anlamıyorum?? bu yazıdan çıkar nedirki halisiyetten uzak olsun... bu yazıyı yazan kişinin ihlasının kaçması için bir menfaat elde etmesi lazım değil mi ama... lütfen bunu nefsimizi dinleyerek yorumlamayalım... şunu bilelimki kusuru bilmemek o kusurdan daha büyük bir kusurdur...
    ''Hazret-i Eyyüb Aleyhisselâmın zâhirî yara hastalıklarının mukabili, bizim bâtınî ve ruhî ve kalbî hastalıklarımız vardır.” (Lem’alar, İkinci Lem’a)

  7. #7
    Gayyur November - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu yer
    Aydın
    Mesajlar
    55

    Standart

    Haklısınız...





    Çok sıkıldığım zamanlarda cümlelere dalıyorum. Bilmediğim yerlere götürüyorlar beni. Sonra manaları ağlıyor arkamızdan.

  8. #8
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198

    Standart

    Alıntı Şahide Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Öyle görünüyor ki bir çok meselede olduğu gibi, başörtüsü noktasında da, bilerek veya bilmeyerek ehl-i dinin verdiği zarar ziyan, muarızların verdiği zararı geçiyor.


    Tesettürün önemli bir parçası olan başörtüsünün yanında gerekli vakar ve ciddiyet gösterilmezse, baştaki o örtünün bir bez parçasından öteye değeri olmuyor.

    .
    bulutbeyazi bunu beğendi.





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


  9. #9
    Ehil Üye Ararad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2013
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.622

    Standart

    Alıntı Şahide Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hüseyin GÜLTEKİN Tesettürdeki yozlaşma Üzerinde en çok serd-i kelâm edilen, en çok konuşulan konulardan birisi de, hiç şüphesiz başörtüsü meselesidir. Öyle ki, bu mesele üzerinde bilenler de konuştu, yazdı; bilmeyenler de... Konunun uzmanı olanlar doğru olanı söylerken; meselenin yabancısı olan, hiç alâkası olmayanlar da bu konuda hüküm vermeye, fetva vermeye kalkıştılar zaman zaman. Konunun uzmanı sayılan ilim çevreleri, kadınlar için tesettürün Allah'ın kesin bir emri olduğunu, başörtüsünün de tesettürün önemli bir bölümü olduğunu, bunun için başörtüsünün farz olduğunu söylerken, konu ile hiçbir alâkası olmayan, meseleye ideolojik bir gözlükle bakan malûm çevreler de başörtüsünün siyasî bir simge olduğunu ve bu sebeple bunun dinle, inançla bir alâkasının bulunmadığını her fırsatta söylemeye devam ettiler. Başörtüsünü kabul edenler ile etmeyenler arasında kalan, kesin bir tavır içinde bulunmakta zorluk çeken bazı çevreler de, başörtüsünün kesin bir emir olmanın ötesinde ''füruâttan'' olduğunu, yani dinin teferruâtından sayıldığını, bunun için bazı şartlar oluştuğunda kadının başını açabileceğini söylediler. Meselâ öğrenci veya memure olan hanımların mecbur kaldıklarında başı açık bir şekilde işlerine devam etmelerinde bir sakıncanın bulunmadığını beyan ettiler. Görüldüğü gibi böyle her kafadan çeşitli hükümlerin, farklı görüş ve düşüncelerin orta yere getirilmesi, ister istemez bazı tereddütlere, bazı kafa karışıklarına sebebiyet verdi. Bunun bir sonucu olarak konunun muhatabı konumundaki hanımlar, iki arada bir derede kalarak ne yapacaklarını, nasıl bir tercihte bulunacaklarını şaşırmış bir çıkmaza girdiler. Kafa karışıklığına giren kesimlerden önemli bir kısmı, sudan bahanelerle başörtüsünü hemen çıkarıvererek, kendine göre büyük bir yükten kurtulmuş oldu. Diğer bir kesim de başörtüsünü okuluna veya maaşına fedâ ederek, okulda veya iş yerinde başını açtı, dışarıda ve evinde kapatmayı tercih etti. Takdire şayan bir kesim de, örtüsünden taviz vermeden, okulundan veya işinden feragat ederek zor ve doğru olanı yaptı. Başörtüsü ve tesettürle alâkalı oluşturulan istifhamlar ve kafa karışıklıkları, yalnız öğrenci ve memurelerle sınırlı kalmayıp, toplumdaki diğer kadınları da etkiledi. Buralarda da bazı yozlaşmalar ve zemin kaymalarına sebebiyet verdi. Bir kesimde eskiden varolan duyarlılıkları ve hassasiyetleri törpüledi. Küçümsenmeyecek sayıdaki bir kesim bayan nezdinde, başörtüsü artık bir ''şeâir'' ve bir vecîbe olmanın ötesinde, başta duran bir bez parçası olarak algılanmaya başladı. Artık cadde ve sokaklarda sıkça gözümüze çarpan tesettürlü hanımların hiç de hoş olmayan hâl ve davranışları, uygun olmayan tesettür biçimleri bu meyanda söylediklerimizi teyid ediyor. Bu durumdan üzüntü duymamak mümkün değil. Baştaki örtü ile beraber kısa kol bluz ve daracık kot pantolon kıyafetli bir bayanın bu tercihine ne diyeceksiniz? Tesettürlü bir bayanın, kalabalık bir ortamda, bir erkekle, elele kol kola lâubalice hâl ve tavrını ne ile izah edeceksiniz? Yine tam tesettürlü bazı hanımların, tam da kalabalık içinde gezerek elindeki dondurmasını yalamasına ne diyeceksiniz? Yine örtülü bir bayanın, düğünlerde seyranlarda erkeklerle beraber kalkıp oynamasını hangi kaba sığdıracaksınız? Evet bu yöndeki menfî manzaraları daha fazla nazarlara sunmanın bir faydası yok. Başörtüsü gibi ciddî bir vecibede ehl-i din olarak geldiğimiz üzücü yer burası maalesef. Öyle görünüyor ki bir çok meselede olduğu gibi, başörtüsü noktasında da, bilerek veya bilmeyerek ehl-i dinin verdiği zarar ziyan, muarızların verdiği zararı geçiyor. Tesettürün önemli bir parçası olan başörtüsünün yanında gerekli vakar ve ciddiyet gösterilmezse, baştaki o örtünün bir bez parçasından öteye değeri olmuyor. Bunun için bu konuda bir çok İslâm âlimi, kadında iffet ve hayanın örtüden daha önce geldiğini, daha önemli olduğunu söylüyorlar. Kadında örtü ve tesettür iffet, haya ve vakarla beraber olursa maksat hâsıl olur. Yoksa bilerek veya bilmeyerek bu önemli dinî vecibeye zarar verilmiş olur.
    Ve paylaşımınızdan 11 yıl sonrası. Perişan bir setr hakim cadde bostanlar. Genelin Göze hakim olamıyor kalbin kuvveti.
    Hak ile iştigal etmezsen
    batıl seni istila eder...

    İ. Şafii.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Toplumdaki Yozlaşma
    By Şahide in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 05.04.09, 13:31
  2. Toplumdaki Yozlaşma
    By malcolmxx in forum Tesettür
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 16.12.08, 21:32

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0