+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 ve 4

Konu: Bizim Cephedeki Amazonluk!

  1. #1
    Vefakar Üye sitem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    306

    Standart Bizim Cephedeki Amazonluk!


    Etraf başörtülü yarı çıplaklardan geçilmiyor.

    Tesettürle başkaları değil ama başörtülüler fena halde dalga geçmekte.
    Arkadaş zor geliyorsa çıkar kafandaki örtüyü.

    Sana zorla taktıran mı var?
    Bir salaşlık, bir derbederlik.

    Sanki kafasındaki iki kılı kapatınca hatun kişi, bütün vazifelerini tamamlamış gibi vücudunu orta yere saçıveriyor.

    Acaba Müslüman kadının sadece saçı kıymetli, en mahrem vücut azaları çok mu değersiz diye düşünmekte insanlar. Göbekler, göğüsler, kalçalar orta yerde.
    Kadıncağız adeta amazon gibi sokağa fırlamış.

    Önceki gün ziyaretime gelen üç bayan yazarla oturup konuştuk. Örtülerini bayağı modernleştirmişlerdi. Belli ki bana akıl vermeye gelmişlerdi. “Biz de zamanında bu tesettürü amma abartmışız” deyince bayağı şaşırdım.

    Arkadaşlarım iyi eğitimli ve sevilen kalem sahipleri idi ama değil pardösü, ceket bile giymeyerek incecik elbiselerle ne büyük devrim yaptıklarını anlatmaya uğramışlardı.

    En baştakilerdeki bozulma bütün toplumu etkilemekte. VIP kadınlardan başlayan bir dezenformasyon.

    “Özür dileriz cumhurbaşkanlığı sitesinde hanımefendinin bir düğünde çekilmiş resmi çıkmış, düzelteceğiz”.

    “E evladımın düğününde bile, şöyle etrafa endamlı bir kadın nasıl olurmuş göstermeyeyim mi? Hem bizi zevksizlikle, demodelikle suçlayan laiklere biraz zarafet dersi vermeyelim mi?” iyi niyetinizi yüzünüzden okuyorum da.
    Düğünlere katılan binlerce erkeğin meraklı bakışlarını bir kalemde yok saymanız da size ilahi bir artı getiriyor mu acaba?

    Ya da dinin şöyle bir kuralı mı var? Düğünlere katılan erkekler namahrem sayılmaz. Zaruret miktarıdır. Gecelik gibi elbiselerle göbeği göğsü etrafa dağıtıp salon sahibeliği yapmanız da bir mahzurat yok mudur?

    Büyük başlarımız böyle yapınca; halk çocukları da nereden bulsunlar cici salonları, şık avizeleri, pahalı kostümleri; onlar da sokaklarda soyunmaya başladılar.

    Tamam, bizim kızlar yeni örtünüyor biraz hoşgörü de, altmış yaşındaki büyük hanımlarda da mendil kadar başa yapışan örtüler ve göbek göğüs hatları olabildiğince belli eden dar kostümler.

    Acaba Müslüman modacılar ellerindeki makasın hakkını nasıl verecekler? Pardösü değil de atletizm mayosu biçiyorlar sanki. Bütün vücut azaları ortada.
    Tanıdığım pek çok başı açık laik bayan; bizim başı örtülü pek çok kadınımızdan daha kapalı giyinmekteler. Yaz sıcağında diz altı eteği üzerine ceketini ya da hırkasını giymeden dışarı çıkmayan, neneden atadan görgülü, terbiyeli çok insan tanıyorum.

    Lakin bizim cephede bir amazonluk, bir yarı çıplaklık almış başını gidiyor. Arkadaşlar zor geliyorsa takmayıverirsiniz şu örtüyü olur biter.
    Ama Rabbimizin Müslüman kadınlara hediye ettiği tesettür tacını, toza kire bulayıp ayağa düşürmeyin lütfen.

    Allah sonumuzu hayreyleye ama durum hiç iç açıcı değil. Aşağılık kompleksleri ile acınacak durumdayız.

    Hem bu konuda sadece kadını suçlamam da yersiz.
    En büyük suçlu insanın erkek cinsi yine.

    Geçen gün baktım anlı şanlı delikanlı, kolundaki eşi yarı çıplak. Dapdar bir pantolon, neredeyse bağırsaklarının başlangıç ve bitiş yeri ortada. Üzerinde uzun bir ceket yok. Derisine yapışmış bir mini bluz. Ve bu trajik tabloya arsızca bir de baş bağlamış. Bu görüntüyü veren kadından çok erkeğe baktım. Acaba oğlan kör mü diye. Aval aval ağzını açmış etrafı seyreden delikanlı, yanındaki kadının yarı çıplaklığını göremeyecek kadar aptaldı.

    Tesettürün bozulmasında en büyük suçlu erkekler.

    Onlar açık bayanlara, televizyonun edepsiz çıplaklarına hayranlıkla bakarken, hanımları da; o aptal beylerini ellerinde tutabilmek için açılma yarışına girdiler. Bizim pek çok kadınımız niçin kapanmıyor sanıyorsunuz, ya da böyle yarı çıplak dolaşıyor derseniz; kocaları yüzlerine bakmaz diye.

    Rabbimiz setr olma hususunda cümlemizin kalbine güzel ilhamlar versin.



    Mine Alpay Gün

  2. #2
    Müdakkik Üye nurçi38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    759

    Standart

    "Hadiseler peşpeşe s?raland?ğ? ve son kerteye var?ld?ğ? zaman art?k onun peşis?ra yak?n bir genişlik gelecektir." Hz. Ali

    Bunlar k?yametin alametleri..

    Ama sadece Rabbimizden bekliyoruz..

    Bu hali düzeltmesini..

    İstisnalar Çoğalırsa Kaide Olur...


  3. #3
    Vefakar Üye sitem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    306

    Standart

    Milli Gazete yazarı Mine Alpay Can’ın son günlerde hızla artan örtünme şeklini eleştirmesi İslamcı kesimde yeni bir tartışma yarattı. İslamcı çevrenin birçok ünlü ismi türban takıp aşırı makyaj yapan, vücut hatlarını ortaya çıkaran giysiler giyen kadınları eleştiriyor ve türbanın yozlaştığını ileri sürüyor. İslamcı çevrenin bazı isimleri konuyla ilgili olarak VATAN’ın sorularını şöyle yanıtladı:

    Apturrahman Dilipak
    Vakit Gazetesi yazarı

    BAŞÖRTÜSÜ KONUSUNDA TAVIR NETLEŞMEMİŞ


    Bu doğal bir sürecin bize yansımalarıdır. Bozulma, yozlaşma da var ama yolunu bulmaya çalışırken griliğe düşme de. Ara bir form bu. Çoğunlukla açık biriyse yavaş yavaş bir geçiş süreci yaşıyordur. Açıkçası benim görüşüm çoğunluğun doğru yönde bir geçiş süreci yaşadığı. Yani yüzde 75 iyi yönde yol alıyor yüzde 25 bozuluyor. Görüşüme göre artık daha çok genç kızımız kapanma yolunu seçiyor. Yozlaşma yaşayanlar ise genelde ekonomik refah arttıkça “Ben daha çağdaşım” deme ihtiyacı hissediyor. Sosyal çevreye kendini beğendirmek için “Kapalıyım ama gerici değilim” mesajı vermek istiyor. Geçen gün sokakta bir kız gördüm. Çok doğru, iyi kapanmıştı. Ancak kaşları yay gibi alınmış, tırnaklarında pembe simli oje ve bol makyaj. O belli ki çevreye uyum sağlam istiyor. İşte o durumdakiler özenti yaşayanlar. Başörtüyü bırakamıyor da ama başörtü konusunda tavrını da netleştirememiş.

    Mine Alpay Gün
    Milli Gazete yazarı

    LAİKLER AŞAĞILIK KOMPLEKSİ YARATIYOR


    Bozulma olduğu apaçık ortada. Bizim üniversite yıllarımızda böyle çözülmeler yoktu. Ilımlı İslam adı altında yapılan politikaların bu durumu tetiklediğini düşünüyorum. İslami camiiadaki kızlarda yozlaşma yaşandığı ortada. Ama bunda laik kesimin de hatası büyük. Bu kızlar üniversitelerde okuyamıyorlar yani eğitimsiz ve cahiller. Rehaf Partisi’nin belediyeleri almasıyla başlayan İslami sınıf değişimi yani zenginleşme, eğitimsiz kızları özenmeye itti. Eğitim yok, para var ve tabii görgüsüzlük beraberinde geliyor. Şimdi de iktidarın yansımalarını sokaklarda görüyoruz. Laikler kendi gibi olma baskısı uyguluyor, bu kızlar da etkileniyor. Kız kendini laiklerin önünde ispat etmek istiyor. Ben de kadınım, ben de güzelim, ben de giyinirim gibi bir psikolojiye giriyor. Arka planında aşağılık kompleksi var. Bu durum haliyle basit görünmelerine sebep oluyor.

    Ali Bulaç
    Zaman Gazetesi yazarı

    TÜRBANIN YOZLAŞMASI


    İslam’ın hükümleri bellidir. El, yüz ve ayaklar hariç her yer kapalı olacaktır. Vücut hatlarının belli olmaması gerektiği de açıktır. Bunları ben değil Peygamber efendimiz demiş. İslam ve modern bir arada yaşayabilir. İsteyen açıktır isteyen kapalıdır. Bu konuda herkesin görüşüne saygılıyım. Ancak kapanıyorsan usulüne göre kapanmak zorundasın. Bu bir melezleşmedir, yozlaşmadır. Sokaklarda ben de denk geliyorum, görüyorum ancak hiç doğru bulmuyorum. Kapanmak istediysen eğer o zaman doğru kapanacaksın. Bunu modernleşme değil dejenerasyon olarak kabul ediyorum.

    Mustafa Karaduman Tekbir Giyim’in sahibi

    GENÇ KIZLAR GEÇİŞ SÜRECİ YAŞIYOR


    Kuranı Kerim’de başörtüsü ve kıyafet konusu tartışmaya açık bırakılmamıştır. Hanımlar üstlerine giydikleri kıyafeti el bileklerine kadar, altlarına giydiklerini ise ayak bileklerine kadar kapalı olacak şekilde seçmelidir. Vücut hatları belli olmayacak, transparan ve dar olmayacaktır. Bu çok net şekilde ifade edilmiştir. Bazen sokaklarda şahit olduğumuz dar bir pantolon giymiş ve başörtüsü takmış kişilerin giyimize asla tessettür denemez. Evet başörtüsü vardır ama o tessettür değildir. Ben bu durumu genç kızlarımızın yaşadığı bir geçiş süreci olarak değerlendiriyorum. Ya yeni örtünmüştür ve zaman içinde doğru olanı görüp, okuyup anlayacaktır ya da üniversiteye gidiyordur, ona göre giyinmesi gerekiyordur. Ama genellikle bu durumu modernleşme değil yeni örtünmüş genç kızların geçiş süreci olarak adlandırıyorum.

  4. #4
    Gayyur gülevurgun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    66

    Standart

    Allah raz? olsun kardeşim Bu meseleleri herkese her örtünen kardeşimize sürekli hat?rlatmak laz?m.Mamafih ben taş?yamad?ğ?m?zdan mahrum b?rak?ld?ğ?m?z? düşünüyorum.Bugün örtümüze el uzat?l?yorsa tek sebep bizizdir.Hakk?yla taş?yamad?k bu da Rabbimizizn bir imtihan?d?r.
    "Biz size ilişmiyoruz.Sizde bize ilişmeyiniz.Biz ehl-i İmanla kardeşiz."
    .............................................

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Bizim ev
    By *SAHRA* in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 03.03.14, 00:07
  2. O Bizim Kardeşimizdir
    By Fehim in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 23.03.09, 12:30
  3. Bizim Hiç mi Suçumuz Yok?
    By Edaen in forum Gündem
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 10.08.08, 08:36
  4. Bizim Aile
    By edep in forum Kitap, Dergi, Albüm Tanıtımları ve E-Kitap Paylaşımları
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 21.09.07, 16:27
  5. Şiir Renginde Bizim Bahçe
    By m_safiturk in forum Şiirler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04.06.07, 15:45

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0