+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Bir Fetih Hikayesi

  1. #1
    Gayyur kayhan1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Bulunduğu yer
    Mardin
    Mesajlar
    91

    Standart Bir Fetih Hikayesi



    Bir Fetih Hikayesi (*)

    Ne zaman may?s gelse, kendimi çok farkl? his iklimlerinde bulurum. ?stanbul’da oturmayan bir ?stanbul âş?ğ? iseniz, may?s gözünüzde daha bir başkalaş?r. ?stanbul sizin için bir Leylâ, may?s ise Leylâ’ya kavuşma demidir. May?s denince akla ?stanbul, ?stanbul denince de cennetmekân Fatih Sultan Mehmed Han gelir. Bu mübarek şahsiyetin Konstantiniyye’yi ?stanbul yapma gayretlerini her hat?rlad?ğ?n?zda, bir hükümdâr?n Peygamber (sas) aşk? ile nas?l yan?p tutuştuğunu bütün benliğinizle hissedersiniz. Fâtih, ?stanbul için çok az insan?n yapabileceği bir gayret içine girmiştir. Bunun esas sebebi, Âlemlerin Efendisi’nin (sas) müjdesine nail olabilmek, O’nun (sas) beşaretini verdiği, o ulu kumandan pâyesine erişebilmektir.

    ?sterseniz;
    ‘Mazinin bahçesinden bizlere can gibidir,
    ?stanbul saatleri cennetten an gibidir.
    Bu garip sana müştak, gönlü sana meftûnken,
    Firâk?n nağmeleri kalbde hicran gibidir.’

    kabilinden, mazinin o dâs?tânî bahçesine doğru hayalî bir seyahate ç?kal?m. Fetih öncesi dönemde Peygamber (sas) aşk?yla yanan Mehmed Han, Edirne Saray?’ndaki odas?na her çekildiğinde, Konstantiniyye’yi ?stanbul yapmak için derin düşüncelere dal?yor, yüreği dilhûn, gözleri ceyhun sürekli bu gâyeyi gerçekleştirebilmeyi düşünüyordu.

    Büyük Sultan, yine böyle odas?na çekilip gözyaşlar?na teslim olduğu bir demde, gözleri ufuklara dalm?ş, Leylâ’s?n? arayan Mecnun misâli Konstantiniyye’ye seslenir:
    Kalbimi çalan şehir, bir işveli yâr olur,
    Aram?za girenin cümlesi ağyâr olur.

    Estirdin baht?m?za hasretin meltemini,
    Hicran?n esintisi ateşlerden har olur.

    Yok cihanda bir eşin, âş?klar sana meftûn,
    Bu vuslat yang?n?yla hazanlar bahar olur,

    Firâk?nda her saat, dilhûn eder gönlümü,
    Şu dünya saraylar? koca bir mezar olur.

    Bütün dünya olsa da mülk-ü Osman içinde,
    Lâkin sen yoksan eğer, arz-u semâ dar olur.

    Fâtih ruhlu neferler hem ne yiğit erlerdir,
    Başlar?nda bulunan bir ulu serdar olur.

    Şol müjdeni getiren o ay yüzlü Resul’dür.
    Yokluk O’nda tükenir, cümle yoklar var olur.

    Mehmed Han, bunlar? der ve gözyaşlar? içinde dua dua yalvarmaya başlar. Onun bu hicranl? inlemeleri, odas?n?n d?ş?nda da duyulur. Muhaf?zlar telâşlanarak hemen Akşemseddin Hazretleri’ne haber verirler. Akşemseddin Hazretleri, odaya girer girmez Mehmed Han’?n secdede gözyaşlar? ile Rabb’ine inleyerek yalvard?ğ? manzarayla karş?laş?r. Sultan?n bu hâli, büyük âlimin de hislenmesine sebep olur. Talebesi, ne kap?s?n?n aç?ld?ğ?n?, ne de hocas?n?n kendisini izlemekte olduğunu fark etmiştir. O, şu an, başka dünyalarda, başka iklimlerdedir. Neden sonra kendine geldiğinde hocas?n?n varl?ğ?n? fark eder. Lâkin ayağa kalkacak derman? bulamaz. Akşemseddin Hazretleri, talebesinin koluna girerek onu sedirin üstüne oturtur. Derdinin ne olduğunu sorar ve kendisine anlatmas?n? ister. Sultan yine duygulan?r, hocas?n?n ellerine kapan?r, Akşemseddin, büyük bir şefkatle talebesini bağr?na basar. Mehmed Han’?n gözyaşlar? yine bir sel olmuş, akmaya başlam?şt?r. Bu yürek yang?n?yla, hocas?na içindeki büyük aşk? itiraf eder:
    Nice zamand?r ağlar?z,
    Gülmek diler bu gönlümüz.
    Irmak misâl gözyaş?n?,
    Silmek diler bu gönlümüz.
    Var m?d?r ki yaz?m?zda,
    Bilmek diler bu gönlümüz.
    Muştular?n en has?n?,
    Bulmak diler bu gönlümüz.
    Şol Bizans’?n kal’as?n?,
    Almak diler bu gönlümüz.

    Akşemseddin, ellerinde yetişmiş olan talebesinin, Peygamber (sas) müjdesine nâil olabilmek için yan?p tutuştuğunu görünce, bütün kalbiyle Rabb’ine hamdeder. Akşemseddin’in hocas? Hac? Bayram-? Veli, Mehmed Han daha beşikte iken, fethin onun eliyle müyesser olacağ?n? bildirmiştir. Akşemseddin, talebesindeki bu azim ve inanc? görünce, hocas?na olan sevgisi daha bir ziyadeleşir. Fakat hocas?n?n beşaretinden Mehmed Han’a bahsetmez; çünkü bunun ne yeri, ne de zaman?d?r. Ancak ona nasihat etmeyi de ihmal etmez: Arayan bulur sultan?m,
    Lâkin hâlis niyet gerek.
    Yaz?lm?şsa aln?n?za,
    Hakk’tan bir inâyet gerek.

    ?hlâs olsun tek yoldaş?n,
    H?z?r Nebi hem hâldaş?n,
    Elbet cehl ile savaş?n,
    Kavgada cesaret gerek.

    Hakk’a dayan var yoluna,
    Bakma sağ?na soluna,
    Var?nca Urum eline,
    O demde dirayet gerek.

    Yaman iştir, bin bir zahmet,
    Zahmet çeken bulur rahmet,
    Böyle müjdeliyor Ahmed,
    Dilde Hakk’tan âyet gerek.

    Hocas?n?n sözleriyle, ne yapmas? gerektiğini gâyet iyi anlayan Mehmed Han, k?sa sürede haz?rl?klar?n? tamamlar. Edirne’den ?stanbul’a ordusuyla hareket eder. Ordugâh?n? Maltepe s?rtlar?nda kurmuş ve kutsî müjdeye ulaşmak için bütün varl?ğ?yla olağanüstü bir gayret içine girmiştir. Akl?n s?n?rlar?n? zorlayan savaş taktikleri uygulam?ş, o zamana kadar görülmemiş yeni silâhlar yapm?ş, hattâ bugün dahi kullan?lan havan toplar?n?n plân?n? bizzat kendisi çizmiştir. Sultan Mehmed, bir ara savaş?n bütün şiddetiyle devam ettiği bir hengâmda ordugâha hâkim bir tepeden, hocas? Akşemseddin’e Ordu-yu Hümâyûn’u göstererek şöyle seslenir:
    S?ra s?ra neferlerim dizilir,
    Ordugâh?m iki günde gezilir,
    Şu dünyada böyle çeri görülmez,
    Önümüzde nice düşman bozulur.

    Burçlar kadar kule diktik,
    Şahi misâl toplar döktük,
    Derya üstü durur ammâ,
    Karadan gemi yürüttük,

    Biz bu yolda her tedbiri alm?ş?z,
    Ne olursa Hakk’a teslim olmuşuz,
    ?çmek için ol şehadet şerbetin,
    Bir ulu meydanda cenge dalm?ş?z,

    Aman Hocam, himmet eyle,
    Nasip midir bize söyle,
    Yang?n yeri şu sinemiz,
    Söndür onu bu müjdeyle.

    Akşemseddin Hazretleri, talebesinin dünyadan ziyâde âhirete müştak olduğunu ve sadece şehadet istediğini görünce daha bir aşka gelir. Ama bilir ki fetih de, şehadet de tedbir ile değil takdir iledir. Tedbir kula, takdir ise Allah’a aittir. Yap?lmas? gereken; bütün haz?rl?klar? en mükemmel hâliyle yerine getirmek, ondan sonra da Yüceler Yücesi’nin önünde divan durmakt?r. Ve bunu talebesine şu şekilde nasihat eder:
    Ey Sultan?m,
    Ey Oğul,
    Din-i Mübîn içindir gayretin,
    Her hâlinden bilirim.
    Cesaretin Hamza misâl,
    Gözlerinden görürüm.
    Eğer benden can istersen,
    Tasalanma, veririm.
    Şehadet gâyesine,
    Ard?n s?ra gelirim.
    Lâkin bu iş mânâ işi,
    Madde ile olmaz ancak,
    Dua gerek, ihlâs gerek, aşk gerek,
    Hakk’?n dergâh?nda inleyerek,
    Günler geceler geçirmek gerek.

    Oğul!
    Sen doğduğunda,
    Hocam Bayram-? Veli,
    Bir müjde vermişti ikimize,
    Sorduğunda Murad Han’?m,
    Fetih müyesser mi diye?
    Nasip değil bize, lâkin
    Mevlâm nasip buyurmuş,
    Şehzâde ile köseye,
    Demişti.
    Murad Han ki bu yüzden,
    Seni bugün için yetiştirmişti.

    Oğul,
    Dersin ki,
    Ben fetih isterim.
    Her fetih de bir fâtih ister.
    Sen Fâtih ol ki,
    Fetih de senin olsun.
    Bil ki her kişi Fâtih olmaz,
    Er kişi Fâtih olur.
    Sanma ki düşman?n sadece taş, toprakt?r,
    Taş, toprak olur ufal?r,
    Toprak, suya kar?ş?r gider.
    Ay, güneş doğar batar,
    Güneş, gece olur örtülür,
    As?l fetih ne bu ne o,
    As?l fetih, içindedir.
    En büyük düşmana karş? zaferdir.
    Uhud’daki müşrikten de,
    Bizans’tan da
    Büyük düşmana…
    Önce onu yen ki içinde,
    Gerçek Fâtih olas?n.
    Fethi taşta, toprakta değil,
    Önce içinde bulas?n.

    Oğul,
    Sen bir şehri kuşat?rs?n,
    Nefis de seni kuşat?r.
    Konstantin’i yenmek kolay,
    Bizans taş ve toprak,
    Lâkin nefsi yenmek zordur.
    Bizans’? yensen de, yenilsen de,
    Ya şehitsin ya gazi,
    ?kisi de kârd?r.
    Nefse yenilirsen amma,
    Kalbin taş, gözün kördür,
    Elinde tuttuğun kordur.
    Bunu böyle bil ve önce nefsini yen,
    ?şte o zaman doğru der,
    Ben as?l Fâtih’im diyen.
    Uğrun aç?k,
    Baht?n ak,
    K?l?c?n keskin,
    Gazan mübarek olsun.

    Mehmed Han’?n, seçilmiş askerleriyle, 6 Nisan günü başlad?ğ? Konstantiniyye Kuşatmas?, 29 May?s 1453 tarihinde ‘?stanbul’un Fethi’ ile neticelenir. Sultan, seçilmiş ordunun seçilmiş kumandan? olarak Ayasofya’da iki rekât şükür namaz? k?lar ve Rabb’ine gözyaşlar? ile hamdeder. Mehmed Han, sadece Konstantiniyye’yi ?stanbul yapt?ğ? için değil, dünyan?n bütün nimetleri ayağ?n?n alt?nda serili olduğu hâlde, inanc?nda asla bir zaaf göstermediği için “Fâtih” olmuştur. Şehadet isteğine o zaman kavuşamam?ş; ama 1481 y?l?nda zehirlenilmek suretiyle şehit edilerek, hem şehitlik hem de gazilik rütbeleriyle, müjdesine nâil olduğu Âlemin Yarat?l?ş Gâyesi’nin (sas) huzuruna varm?şt?r. Allah, O’ndan ve seçilmiş askerlerinden ebeden râz? olsun ve bizleri şefaatlerine nâil eylesin. Ruhlar? şâd olsun.


    * Hikâye, fetih üzerine hayalen senaryolaşt?r?lm?şt?r. Bu eserdeki diyaloglar tamamen hayal ürünüdür.


    Al?nt?d?r ..

  2. #2
    Dost SeyfullahBurak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    20

    Standart

    çok güzel bir konu
    sağolas?n

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Nasser al Qatami // Fetih Suresi
    By DENİS in forum Ezgi, İlahi ve Kur'an-ı Kerim Tilavetleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20.10.13, 00:30
  2. Elmalılı Tefsiri Fetih Suresi...
    By ŞİMŞEK MUSTAFA in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 31.01.09, 21:51
  3. Kirk Gün Boyunca Her Gün Bir Fetih Suresi
    By BEYAZ007 in forum Dualar
    Cevaplar: 14
    Son Mesaj: 07.04.08, 12:55
  4. Teneke Yüreğimden-Gül Yürekli Nebime...(Fetih)
    By EL!F in forum Hz. Muhammed (S.A.V)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25.03.08, 12:20
  5. Fetih Öncesi İstanbul Kuşatmaları
    By PirMuhammed in forum Tarih
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 13.07.07, 12:59

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0