+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: Zaferin Destanlaştığı Yer: ÇANAKKALE

  1. #1
    Yönetici HakanBa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Gaziantep
    Yaş
    33
    Mesajlar
    2.566

    Standart

    Zaferin destanlaşt?ğ? yer: ÇANAKKALE



    Geçen asr?n baş?nda ekonomik rekabet, sömürgecilik ve milliyetçilik ak?mlar? Avrupa’y? ikiye bölüyordu. Almanya-Fransa ve Rusya-Avusturya aras?ndaki çekişmeler gerginliğe dönüşüyordu. 28 Haziran 1914’te Avusturya-Macaristan ?mparatorluğu Veliahd? Arşidük Ferdinand’?n bir S?rp milliyetçisi taraf?ndan öldürülmesi bu gerginliğe son noktay? koydu. Avusturya’n?n 28 Temmuz 1914’te S?rbistan’a savaş ilân etmesinin ard?ndan 1. Dünya Savaş? başlam?ş oldu. Bir yandan Almanya, Avusturya-Macaristan ve ?talya’dan oluşan üçlü ?ttifak Devletleri, bir yanda da ?ngiltere, Fransa ve Rusya’dan oluşan Üçlü ?tilâf Devletleri sonunda Avrupa’y? ikiye bölmüşlerdi. Savaş başlay?nca ?talya tarafs?zl?ğ?n? ilân ettiyse de bir y?l sonra ?tilâf Devletleri’ne kat?ld?.
    Osmanl? ?mparatorluğu ise d?şta ve içte yaşad?ğ? mücadeleler topraklar?n? ve gücünü kaybetmişti. Son olarak Trablusgarp ve Balkan Savaşlar? ile arka arkaya yenilgiler alan Osmanl? Devleti, Doğu Trakya d?ş?nda Avrupa’daki bütün topraklar?n? kaybetmiş, diplomasi sahas?ndaki ağ?rl?ğ?n? ve gücünü yitirmişti. Özellikle ?tilâf devletleri taraf?ndan Osmanl? Devleti’nin ölümü bekleniyor ve topraklar?n?n paylaş?m planlar? haz?rlan?yordu. Rusya boğazlar? ele geçirip s?cak denizlere inmeyi hedeflerken, ?ngiltere Süveyş Kanal? ve Hint yolunun güvenliği için Filistin’i ele geçirmeyi tasarl?yor, Fransa; Lübnan, Suriye ve Kilikya’n?n kontrolünü düşlüyor; Almanlar doğuya yay?lma politikas? güdüyor, ?talyanlar ise Antalya’ya sahip olmay? istiyorlard?....
    Birinci Dünya Savaş?’n?n patlamas?n?n ard?ndan Osmanl? Devleti önce ?tilâf Devletleri ile birlikte olmaya niyetlendiyse de, Rusya’n?n bu duruma soğuk bakmas? Osmanl?’y? Almanya’ya doğru yönlendirdi ve 2 Ağustos 1914’te yap?lan gizli bir antlaşma ile Alman-Türk ittifak? kesinleşti. Bu dönemde Osmanl?y? yöneten ?ttihatç?lar ağ?rl?kl? olarak Almanya taraftar?yd?. ?ttihatç? kadronun önemli isimleri Alman subaylar taraf?ndan eğitilmiş ve Almanya hayran? olan kişilerdi. Hatta Osmanl? ülkesi için Enver Paşa’n?n Almanya hayranl?ğ? sebebiyle “Enverland” ifadesi kullan?l?yordu.
    Osmanl? Birinci Dünya Savaş?’n?n başlamas? ile birlikte, güvenliği aç?s?ndan seferberlik ve silâhl? tarafs?zl?k ilân etti. Osmanl? Devleti, 10 Ağustos 1914’te ?ngiliz donanmas?ndan kaçan Alman GOEBEN ve BRESLAU adl? Alman savaş gemilerinin boğazlardan geçmesine izin verir ve boğazlar? büün yabanc? gemilere kapat?r. GOEBEN ve BRESLAU’?n boğazlardan geçmesi ?tilâf Devletleri ile Osmanl? aras?nda diplomatik bir krize sebep oldu. Bunun üzerine Osmanl? Devleti, bu iki gemiyi, daha önce ?ngilizlere sipariş ettiği ve hatta paras?n? ödediği halde alamad?ğ? iki gemi yerine sat?n ald?ğ?n? aç?klar. Böylece, Yavuz ve Midilli ad? verilen bu iki savaş gemisi Osmanl? Donanmas?’na kat?lm?ş olur. 27 Eylül 1914’te Amiral Souchon komutas?ndaki Yavuz, tatbikat amac?yla ç?kt?ğ? Karadeniz’de Ruslara ait Sivastopol ve Novorosisk limanlar?n? bombalay?nca 1 Kas?m 1914’te Ruslar Kafkasya’da s?n?r? geçerek fiilen savaş başlatm?ş ve Osmanl? Devleti de s?cak savaş?n içine çekilmiş olur. ?ttifak Devletlerine Bulgaristan’?n da dahil olmas? üzerine Osmanl? Devleti, Almanya, Avusturya-Macaristan ?mparatorluğu ve Bulgaristan ile birlikte ?tilâf Devletlerine karş? savaşmaya başlad?. Çanakkale Savaş? öncesi durum bu vaziyettedir.

    BOĞAZLAR NEDEN ÖNEML?YD??

    Tarih boyunca uğurlar?nda bir çok kez savaşlar yap?lan boğazlar stratejik, ekonomik ve kültürel aç?dan paha biçilmez değerdedir. Osmanl? Devleti’nin elinde bulunan boğazlar, coğrafi ve stratejik konumlar? sebebiyle özellikle Avrupa için çok büyük bir önem taş?yorlard?. Günümüzde de boğazlar ayn? konumda değiller mi? ?tilâf Devletleri’nin Boğazlar? açma sebeplerinin baş?nda, elbette ki boğazlar?n sahip olduğu bu stratejik önem yat?yordu. Rusya’ya yard?m edebilmek hedefiyle yap?lanan bu düşünce; ayn? zamanda Almanya’dan yeterli yard?m alamayacağ? ve fazla direnemeyeceği düşünülen Osmanl?’y? tek baş?na ve planlanm?ş bir bar?şa mahkûm etmeyi hedefliyordu. Ayr?ca boğazlar? kazanmak demek, ?stanbul’u ele geçirip Osmanl? ile birlikte ?ttifak Devletlerine de önemli bir darbe vurmak demekti. Tarafs?z kalan ülkeleri de ?tilâf Devletleri saf?na çekmek ise başka bir hedefti. Bir başka hedef ise Osmanl?’n?n teslim al?nmas?yla birlikte bütün Müslüman sömürgeleri sindirecek, ?tilâf Devletlerinin sömürgelerinde rahats?z eden hiçbir şey yaşanmayacakt?. Bu düşünceyle ?ngiltere 28 Ocak 1915’te Osmanl?’ya savaş karar? ald? ve bu karara Fransa da kat?ld?.
    “Denizlere hakim olan dünyaya hakim olur” düşüncesiyle hareket eden ?ngilizler, boğazlar? ele geçirmek için donanman?n yeterli olacağ?na inan?yorlard?. Tarihinde hiçbir yenilgi almam?ş olan ?ngiliz donanmas?n?n kendine güveni tamd?. Dünyan?n yenilmez donanmas?, Fransa’n?n da desteği ile dünyan?n en büyük armadas?n? oluşturuyordu. Onlara göre y?pranm?ş, teknoloji aç?s?ndan zay?f ve parçalanmak üzere olan Osmanl? Devletinin bu armada ile asla baş etmesi mümkün değildi. ?tilâf Devletleri’nin deniz harekât? 19 Şubat 1915’te başlad?. 13 Mart 1915’e kadar düşman gemileri tabyalar? top ateşine tuttu, may?n tarama gemileri olabildiğince yol açt?. Boğazlar? zorlayarak geçebileceklerine inanan düşman kuvvetlerinin, kararl? ve dirençli bir karş?l?k almalar? bu işin o kadar da kolay olmad?ğ?n? gösteriyordu. Bir ay boyunca yap?lan binlerce mermi at?ş?n?n ard?ndan çok da büyük bir gelişme elde edilememişti. 18 Mart’a kadar geçen bu dönemde boğaz?n girişinde bulunan Rumeli yakas?ndaki Seddülbahir ve Ertuğrul tabyalar? ile, Anadolu yakas?ndaki Kumkale ve Orhaniye tabyalar? tahrip edilmişti. Boğaza giriş kap?lar? aralanm?ş ama hâlâ ilerde olacaklar belirsizdi. 18 Mart 1915 sabah? geldiğinde kimse günün sonunda neyle karş?laşacağ?n? bilmiyordu. 17 Mart 1915’te Amiral Carden’in yerine Amiral De Robeck’in atanmas?yla 18 Mart da gerçekleşecek plan uygulamaya konuldu.
    Plana göre; 18 Mart sabah? 3 deniz tümeninden oluşan düşman filosu boğazda belirdi. Filonun en güçlü gemilerinden oluşan 1. Tümen bizzat Amiral de Robeck taraf?ndan kumanda ediliyordu.
    Fakat beklenmedik bir şey oldu. Saat 14:00’e doğru Suffren büyük bir h?zla boğaz? terk etmekte ve Bouvet’de onu izlemekteydi. Frans?z gemisi Bouvet’de bir iki patlama oldu ve Anadolu Hamidiye tabyas?nca ateş alt?ndayken 3 dakikada sular?n alt?na gömüldü. Derin bir şaşk?nl?k yaşan?yordu. Queen Elizabeth ve Agamemnon d?ş?ndaki bütün gemiler ateşi kestiler. Muhripler ve istimbotlar personeli kurtarmaya gittiklerinde 20 kişi kurtar?labilmiş, 603 kişi sulara gömülmüştü. Bu arada 12.30 sular?nda Goulois isabet alm?ş ve ağ?r yaralarla boğaz? terk ediyordu. 15.30 sular?nda may?na çarpan Inflexible’?n durumu kötüydü ama yoğun çabayla Bozcaada’ya ulaşt?. Anadolu Hamidiye tabyas? hasar görmemişti ve ?rrisistible’a ateş ediyordu. Saat 15.14’de ?rrisistible’?n yan?nda korkunç bir patlama duyuldu. Saat 16.15’te tabyalarda uzaklaşmak isterken bir may?na çarpt?. Bu bölgede bir gece önce Nusret’in döktüğü may?nlar hiç hesapta yokken can al?yordu. Bölgenin may?nl? olduğunu anlayan Amiral de Robeck 2. Tümenin geri çekilmesi için emir verdi. 18.05’te geri çekilirken Ocean da may?na çarp?p batt?. 18 Mart’ta yaşananlar düşman cephesinde şaşk?nl?k meydana getirdi. Devrinin en güçlü donanmas? ayn? gün içinde en önemli gemilerini kaybetmişti. Dünya tarihinin seyrini değiştiren bu gün tarihlere “Çanakkale Deniz Zaferi” orak geçmiştir.

    ÇANAKKALE'DE KARA SAVAŞLARI

    Çanakkale Savaşlar?’nda Deniz Harekât?’n?n başar?s?zl?ğ? umutlar? Kara Harekât?’na çevirmişti. Londra’da ise, harekât? Donanma yaln?z m? yaps?n, yoksa Kara Ordusu ile birlikte mi hareket etsin tart?şmas? yap?lmakta idi.
    Askeri durumu tetkik için Çanakkale’ye gönderilen General Sir William Birdwood, 5 Mart’ta Kitchener’a gönderdiği raporda, donanman?n tek baş?na Boğaz’dan geçemeyeceğine inand?ğ?n?, kuvvetli bir ordunun karadan donanmay? desteklemesi gerektiğini bildiriyordu. Böylece M?s?r’daki Anzac Tümenleri ile birlikte 70 bin kişilik bir kolordu bu işe ayr?lm?ş oluyordu.
    Osmanl? taraf? ise, 18 Mart’ta kazand?ğ? zaferden dolay? kendisine olan güvenini tazelemiş, Çanakkale’nin Boğazlar’dan geçilemeyeceğini bütün dünyaya göstermişti. Bu zaferin ard?ndan, Müttefiklerin kaç?n?lmaz kara harekât?na karş? Türk taraf? da son sürat haz?rl?klara başlam?şt?. Çanakkale ‘de 5. Ordu oluşturulmuş baş?na da Alman Mareşal Liman von Sanders getirilmişti. K?y?lar dikenli tellerle çevriliyor, birlikler önemli yerlere yerleştiriliyor, müttefiklerin her hareketi gözleniyordu. Neticede kara savaşlar?nda zor şartlar alt?nda verilen yoğun mücade sonucunda tarihe “Çanakkale geçilmez!” notu kal?n harflerle düşülmüştür.
    Bu cephede şehitler, kay?plar, savaş s?ras?nda hastalan?p ölenler, esirler ve cephe gerisinde ölenler ve sakat kalanlarla birlikte toplam kayb?m?z?n 253 bin olduğu rivayet edilmektedir. Bu kadar da düşman?n kay?p verdiği düşünülürse Gelibolu Yar?madas? yeryüzünde bu kadar küçük bir kara parças?nda yar?m milyon insan?n bir şekilde doğrudan etkilendiği tek kara parças?d?r. Milletimizin çelikleşmiş iradesini ve mücadele azmini ortaya koyan bir kahramanl?k destan? olan Çanakkale Zaferi ve savunmas?, Mehmet Akif’in m?sralar?yla ölümsüzleşmiştir.
    Haber7.com yazarlar?ndan Dr. Osman Özsoy, Kocaeli Üniversitesi öğretim üyelerinden, Çanakkale Vakf? Başkan Yard?mc?s? Yard. Doç. Dr. ?brahim Güran Yumuşak’?n bir makalesine dayanarak verdiği rakamlar son derece ilginç.
    Özsoy’a göre bu makale Çanakkale Savaş?’nda yitirilen insan say?s? ve eğitim düzeylerini belirleyen ve bunu dönemin nüfus özellikleriyle karş?laşt?ran “Çanakkale Savaş?’nda Yitirilen Beşeri Sermaye” başl?kl? makalesi Çanakkale Savaş? hakk?nda merak edilen birçok konuya ?ş?k tutuyor.
    Yard. Doç. Dr. ?brahim Güran Yumuşak’?n söz konusu makalesine göre Osmanl? Devleti’nin I. Dünya Savaş? öncesinde toplam nüfusunun 30 milyon olduğu tahmin edilmekle birlikte Anadolu Türkiye’sinin nüfusu 12 milyonun alt?ndad?r. Nitekim Cumhuriyetin ilk y?llar?nda yap?lan nüfus say?m?nda Türkiye nüfusu 12,4 milyon olarak tesbit edilmiştir.

    RESMî KAYITLARA GÖRE ŞEH?T SAYISI 56.643

    Çanakkale Savaş?’nda ve sonras?nda yitirdiğimiz insan say?s? konusunda farkl? rakamlar verilmektedir. Yard. Doç. Dr. ?brahim Güran Yumuşak, özellikle şehitlerin say?s? konusunda değişik rakamlar yer ald?ğ?na dikkat çekerek söz konusu makalesinde şu görüşleri dile getiriyor: “Bu rakamlar 150 bin ile 300 bin aras?ndad?r. Gönüllü olarak Çanakkale Savaş?’na kat?lanlar?n say?s? konusunda ise herhangi bir bilgi yoktur.
    Çanakkale Savaş?’nda şehit olanlar?n say?s? konusundaki farkl?l?klar?n bir bölümü şehit tan?m?ndan kaynaklanmaktad?r. Askerî kaynaklarda yaln?zca cephede ölenler şehit olarak kabul edilmekte, sonras?nda ölenler ise şehit kabul edilmemektedir. Ancak cephede veya cephe d?ş?nda ölmüş olsun savaş sebebiyle ortaya ç?km?ş olan bütün kay?plar yitirilmiş beşeri sermaye tan?m? içerisine girmektedir. Resmî kay?tlara göre muharebede şehit olanlar?n say?s? 56.643’tür. Muharebede sakat kalan ve kaybolanlar?n say?lar? ise s?ras?yla 97.007 ve 11.178’dir. Dolay?s?yla şehit, sakat ve kay?plar?n toplam?na ilişkin resmî rakam 165.000 civar?ndad?r.
    “I. Dünya Savaş? boyunca muharebelerde şehit olanlar 175.220 olarak tahmin edilmiş, hastalanarak ve yaralanarak şehit olanlar ile kaybolanlar?n say?lar? da ilâve edildiğinde bu rakam 771.844’e ulaşm?şt?r. Muharebelerde sakat kalacak şekilde yaralananlar da bu say?ya eklendiğinde 900.000’e yaklaşan bir rakama ulaş?lmaktad?r. I. Dünya Savaş?’nda şehit olan ve sakat kalanlar?n toplam say?s? dikkate al?nd?ğ?nda en fazla kayb?n Çanakkale’de verildiği anlaş?lmaktad?r.
    Moorehad’?n Gelibolu adl? eserinde Çanakkale Savaş?’nda Türk taraf?n?n toplam zayiat? 251.309 olarak verilmektedir. Bu say?n?n yüzde 20’den biraz fazlas? cephede şehit olanlardan, kalan? ise kay?p, hastal?ktan ölen, yaral? ve hastalan?p geri gönderilenlerden oluşmaktad?r.
    “Çanakkale Boğaz Komutanl?ğ? taraf?ndan yay?nlanan ve resmî bilgi ve belgelere göre düzenlenen tabloda da cephede şehit olanlar?n say?s?, 589’u subay olmak üzere 57 bin civar?ndad?r. Şehit, yaral?, kay?p ve esir olarak yitirilen subaylar?m?z?n toplam say?s? ise 1.633’dür. Düzeltilmiş rakamlarla Çanakkale Savaş?’nda cephede şehit olan, yaralanarak veya hastalanarak ölen, kay?p/esir ve hava değişimi ile hastahanelere gönderilenlerin toplam? yaklaş?k 200 bin civar?ndad?r. Dolay?s?yla Çanakkale Savaş?’nda yitirdiklerimizin say?s?n?n bunun alt?nda olmas? pek muhtemel değildir. “Çanakkale Savaşlar?’nda en çok şehit veren ilimiz Bursa’d?r. Bursa’dan 3274 şehit verilmesine karş?l?k, Bal?kesir’den 3003, Konya’dan 2683, Kastamonu’dan 2527 ve Denizli’den 2258 şehit verilmiştir. Diğer taraftan en fazla şehit veren köy ise Kastamonu’nun Güzlük Köyü olup, bu köyden 25 şehit verilmiştir. Çanakkale Türküsü olarak bilinen ve “Çanakkale ?çinde Vurdular Beni” diye başlayan türkünün Kastamonu kaynakl? olmas? Kastamonulu şehit say?s?n?n fazlal?ğ?n? belirten diğer bir göstergedir. Yard. Doç. Dr. ?brahim Güran Yumuşak’?n bu ilginç makalenin tamam?n? okumak isteyenler www.canakkalevakfi.org.tr adresinden ulaşabilir.
    "Eğer komünistler mürekkep ve kağıdı yok etmek imkanını da bulsalar, benim gibi birçok gençler ve büyükler fedai olup hakikat hazinesi olan Risale-i Nurun neşri için, mümkün olsa derimizi kağıt, kanımızı mürekkep yapacağız."

    -Zübeyir Gündüzalp-


  2. #2
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Çanakkale geçilmedi, geçilmeyecek


    Çanakkale Zaferi’nin 92. y?ldönümü kutlan?yor. Yap?lan ‘resmî’ aç?klamalar bir yana, bu zaferin ‘mânâ ve ehemmiyeti’ni gerçekten bilip, gençlere anlatabiliyor muyuz?

    Çanakkale Zaferi esnas?nda kaç Mehmetçiğin şehit olduğu da çok önemli değil. Önemli olan, maddî anlamda ‘az ve zay?f’ olan?n, ‘çok ve güçlü’ olana galip gelmiş olmas?d?r. Dost, düşman bütün tarihçilerin ittifak ettiği nokta şudur: Az, aç ve zay?f olan Mehmetçik, çok, tok ve güçlü olan ‘düşman’a galip gelmiştir.
    Bu vak’a inkâr edilemediğine göre, bunun sebebi merak ediliyor. Öyle ya, nas?l olmuş da ‘az,’ ‘çok’a galip gelmiş? Çanakkale Zaferi’nin öncesinde ve sonras?nda yaşanan başka pek çok savaşta da bu hakikat tecelli ettiği için, milletimiz bu başar?lar? ‘inanç ve iman gücü’yle izah etmiş ve öyle inanm?şt?r. Nedense bu inanç, zaman zaman da olsa Türkiye’yi ‘idare eden’lerin hoşuna gitmemiş, “Allah’?n yard?m?yla kazand?k” şeklindeki kabul, birilerini rahats?z etmiş ve etmeye de devam ediyor.
    Milletin bu kabulüne itiraz edenler, Çanakkale Savaş? esnas?nda yaşanan hadiseleri ‘iman ve inanç gözlüğüyle’ değerlendirenlere itiraz ederler. Öyle ki, savaş?n yaşand?ğ? bölgelerde yap?lan gezilerde anlat?lanlar? ‘hurafe’ kabul edip, ellerinden gelse yasaklama yoluna gidecekler. Milletin değerleriyle yap?lan ‘kavga’ öyle bir noktaya gelmiş ki, “Çanakkale Aç?k Hava Müzesi”ni çok kişinin ziyaret etmesinden dahi rahats?z olunuyor.
    Bu tart?şma da yine ‘yak?n tarih’in tam ve doğru öğretilmediğini hat?rlat?yor. Çanakkale’de yaşananlar?n ‘iman gücü ve gözü’yle aç?klanmas?na itiraz edenler, hadiseleri tam ve doğru olarak genç nesillere anlat?yor mu? Tabiî ki hay?r! Hem anlatmazlar, hem de anlat?lanlardan rahats?z olurlar!
    Gözlerden saklanmak istenen hadiselerden biri de şudur: Çanakkale’de bir kişi, ya da bin kişi değil; bütün bir millet savaşt? ve kazand?. Dolay?s? ile, yaşanan hadiseleri ‘iman gözü’ ile anlatanlara, “Hurafeleri b?rak?n” diyenler, bütün bir milletin, bir ordunun topyekûn başar?s?n? bir kişiye/bin kişiye atfetmekten de kurtulmal?d?r.
    Çanakkale Savaş?’nda ‘kim kimdir?’ şeklindeki bir tart?şma belki gereksiz, ama gerçeklerin de bilinmesi lâz?m. Bu konuda ‘resmî belge’ler orta yerdedir, ancak bunlar? gençlerimizin/ihtiyarlar?m?z?n bildiğini söylemek kolay değil. Çünkü bildirilmiyor, öğretilmiyor. Bugün hangi okulumuzda (çok az istisnalar varsa, onlar? hariç tutal?m) Çanakkale Savaş?’ndaki ‘komutanlar’ anlat?l?yor? TV’lerdeki bilgi yar?şmalar?nda “Çanakkale Savaş?’nda en üst rütbeli komutan kimdir?” diye sorulsa, ‘alternatif tarih kitaplar?’ okumam?ş, her hangi bir yar?şmac? doğru cevap verebilir mi?
    Tart?şmalara katk? olmas? bak?m?ndan T.C. Kültür Bakanl?ğ?’n?n 1992 y?l?nda yay?nlad?ğ? (Bask?: Cenk Ofset, ?stanbul 1992) “Cephelerden Kurtuluş Savaş?na, ?mparatorluktan Cumhuriyete” adl? büyük ‘albüm’ (toplam 654 sayfa) incelenmelidir. Üstelik bu eser, ‘alternatif tarih kitab?’ da değil, öz be öz ‘resmî belge’dir, Bakanl?ğ?n yay?nlad?ğ? bir çal?şmad?r. Çanakkale Deniz Savaşlar? Zaferi’ni kutlarken, bunlar? da düşünelim ve bütün şehitlerimizi rahmetle anal?m... Allah rahmet eylesin. Amin.

    Faruk Çak?r 18.03.2007 Yeni Asya

    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  3. #3
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Malum… Bugün Çanakkale Zaferi’nin 92’inci y?ldönümü…
    Defalarca dinlemiş, okumuş olsak da b?kamayacağ?m?z, hatta günümüzde baş?m?z darald?ğ?nda feyzinden istifade edeceğimiz öyle olaylar var ki...
    ?şte böylesi olaylardan en ünlüsünün kahraman? Seyit Onbaş?…
    Hani, 200 kiloyu aşk?n top mermisini tek baş?na kald?r?p namluya süren yiğit… Olağanüstü olay?n yaşand?ğ? günün daha akşam saatlerinde Çanakkale Boğaz? Müstahkem Mevki Kumandan? Cevat Paşa, ödül olarak Seyit’e onbaş?l?k rütbesini verir. Ard?ndan da merminin bir defa da kendi huzurunda kald?r?lmas?n? ister. Bunun üzerine Seyit Onbaş?, Cevat Paşa’ ya şu tarihî cevab? verir:

    “Ben bu mermileri kald?r?rken gönlüm, Allah’?n feyziyle doldu. Ancak bu kuvvetin s?rr? o anda bana Allah’?n ihsan ettiği bir vergi idi. Bu ağ?rl?ğ? kald?racak kadar bir makama varm?şsam bu duâ ve r?za ile olmuştur. Ancak şimdi kald?rmam mümkün değildir kumandan?m.”

    Sadece Seyit Onbaş? değil elbette…
    Çanakkale’ye; birer “?smail” olmak için gelmiş k?nal? Hasan’lar?n, b?y?ğ? terlememiş şehit Ali’lerin, Mustafa’lar?n da ibretlik şahâdet ya da gazilik destanlar? var…

    “Çanakkale” denilince s?kça anlat?lan destanlardan biri daha…
    Conkbay?r?’nda kara savaşlar? s?ras?nda 57. tümen her gün çamaş?r değiştirir, kirlilerini y?kar, çal?lara asar ve ertesi gün için kuruturmuş. Şehit olurlarsa Allah’?n huzuruna temiz k?yafetlerle varmak için. Savaşa ç?kmadan önce namazlar?n? k?lar ve ibadet ettikten sonra savaşa başlarlarm?ş. Maneviyat? kuvvetli bu insanlar Conkbay?r?’nda düşman taraf?ndan k?st?r?ld?klar? anda, gökten beyaz-gri bir bulut kümesi 57. Tümenin üzerine inmiş ve bulut yok olduğunda düşman askerleri ne olup bittiğini anlayamam?şlar. Zira ortada tek bir Türk askeri bile yokmuş. (Bu olay? gemisinden seyreden ?ngiliz Amirali Hamilton da savaş an?lar?nda anlatm?ş.)
    Bir başka mucizevî “bulutlu” yard?m da bir ?ngiliz Alay?n?n bulutlar?n içinde kayboluşu hakk?ndad?r.
    Anlat?l?r ki;

    “O gün Kraliyet Alay? taze kuvvetlerle bu sald?r?da görev ald?. Sağ cenahta yer alan bu alay, daha az bir mukavemetle karş?laşt?ğ? için h?zla ilerlemeye başlam?şt?. Alay, Azmak Deresi’nin kuru yatağ?n? geçmiş, Kayac?k Ağr?l? mevkiinden Damakç? Bay?r?’na doğru yürüyordu. Karş?lar?nda küçük bir tepe vard?. Tepenin üzerinde garip, soluk renkte bir bulut durmaktayd?. Alay, sol taraftaki Ağ?l Dere'ye inmeden tepeye doğru ilerledi ve bulutun içine girip kayboldular. Yâni alanda askerlerin Mestan Tepe’den şaşk?n bak?şlar? aras?nda 7-8 değişik bulutla daha birleşerek Trakya istikametine doğru uçup gittiler. Orada bulunan 267 ?ngiliz askerinden hiçbirinin izine bir daha rastlanamam?şt?r.”

    Bu da Nusret May?n Gemisi’nin olağanüstü hikâyesi…
    Nusret May?n Gemisi Çanakkale Savaş?'na noktay? koyacak olan görevine ç?kt?ğ? gece Karanl?k Liman ile Sedd'ülbahir aras?ndaki may?nlar? toplay?p yerini değiştirirken, onu koruyan Anadolu Feneri de bir ?ngiliz Gemisi üzerine projektörleri dikmiş ve gemiyi takibe alm?şt?.

    Fakat birden Anadolu Feneri ar?za yapt?. Nusret May?n Gemisi telâşla ?ş?klar?n? söndürdü. ?ngiliz gemisi bu sefer kendi projektörleriyle denizi taramaya başlad?. Geçen dakikalar içinde Nusret May?n Gemisi tam yakalanacağ? anda, birden Anadolu Feneri tekrar çal?şmaya başlad?. ?ngiliz gemisinin projektörleri üzerine kendi projektörlerini dikti ve iki ?ş?k aras?nda kalan Nusret muhakkak bir hezimetten kurtuldu. Görevini yerine getirip geri döndüğünde, bu heyecana kalbi dayanamayan gemi kaptan?, Hakk? Bey’in naaş?n? da karaya ç?kard?. Anadolu Feneri’nin hiçbir tamirat yap?lmadan kendiliğinden çal?şt?ğ?n? öğrenen gemi komutan? Nazmi Bey, bu olay?n bir mucize olduğunu daha sonraki günlerde yazd?ğ? günlüğünde bildirmektedir.


    Çanakkale Destan?

    Birçok edebiyat-tarih-şiir tutkununun ortak kanaati odur ki; “Çanakkale Destan?”n? Mehmet Akif Ersoy yazmam?şt?r! Olsa olsa; kâğ?da dökenle, toprağa kan?n? dökenler birleşerek yazm?şlard?r.”
    Prof. Dr. Mehmet Kaplan hocam?z?n; “Mehmet Akif Ersoy’un Çanakkale Savaş?n? tasvir eden şiiri yaz?ld?ğ? tarihten bu güne kadar bütün nesillere o savaş?n heyecan?n? yaşatm?ş ve onun tarihî, derin ve büyük mânâs?n? hat?rlatm?şt?r. Bunun sebebi de hiç şüphesiz, bu şiirin taş?m?ş olduğu estetik değerdir” tesbitini de hat?rlatarak, o muazzam şiirden bir bölümüyle baş başa b?rak?yorum sizleri… Şiirin tamam?n? Safahat’tan okuman?z ve ard?ndan bütün şehidlerimize, gazilerimize birer Fatiha yollaman?z dileğiyle, buyurun:
    Öteden sâikalar parçal?yor âfâk?/ Beriden zelzeleler kald?r?yor a’mâk?;
    Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin/ Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
    Yerin alt?nda cehennem gibi binlerce lâğam/ at?lan her lâğam?n yakt?ğ?: Yüzlerce adam.
    Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;/ O ne müthiş tipidir: Savrulur enkaz-? beşer...
    Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak,/ Boşan?r s?rtlara vâdilere, sağnak, sağnak.”
    /………………………………………/
    Top tüfekten daha s?k, gülle yağan mermiler.../ Kahraman orduyu seyret ki bu tehdîde güler!
    Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasm?ndan:/ Al?n?r kal’a m? göğsündeki kat kat iman?
    Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahr?na râm?/ Çünkü te’sîs-i ?lâhî o metîn istihkâm.
    /…………………………/ .... Sen ki ?slâm’? kuşatm?ş, boğuyorken hüsran,
    O demir çenberi göğsünde k?r?p parçalad?n;/ Sen ki rûhunla beraber gezer ecrâm? ad?n;
    Sen ki a’sâra gömülsen taşacaks?n... Heyhât, / Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât... Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber,/ sana âguşunu açm?ş duruyor Peygamber.”

    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Resulullah(sav) Çanakkale'de
    By muhammed54 in forum Hz. Muhammed (S.A.V)
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 15.08.08, 16:35
  2. Çanakkale Şehitlerine
    By ElmasKalem66 in forum Şiirler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.08.08, 10:54
  3. Çanakkale Fotoları
    By Şakird in forum Resim - Fotoğraf Galeri
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 30.06.08, 22:05
  4. Çanakkale Geçilmez...
    By yasemenn in forum Resim - Fotoğraf Galeri
    Cevaplar: 20
    Son Mesaj: 26.03.08, 22:47
  5. Çanakkale Şehitlerine
    By şakirt04 in forum Şiirler
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 12.10.07, 17:13

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0