4 Şubat ?skilipli At?f Hoca'n?n haks?z yere idam edildiği tarih. Aşağ?da mahkeme zab?tlar?nda geçen diyaloglar var.
“...?nkâr filan edeyim deme! Temyizsiz, istinafs?z (üst mahkemesiz) bir mahkeme karş?s?nda bulunuyorsun. Ufak bir yalan söylersen okkan?n alt?na gidersin.”

“…Hocam, ruhun karanl?k.”

“…Anlaş?l?yor ki, ?stiklal Mahkemesi kanunlar?na biraz daha şiddet lâz?m. Senin gibi muz?r (zararl?) adamlara bir iki sual sorduktan sonra, hemen hükmü vermeli.”

Mehmed Akif’in damad? Ömer R?za Doğrul’a mahkemede söylenen şu sözlere bak?n:

Ne olursan ol! Türk vatan?nda, Türk vatandaşlar? aras?nda yaşamaya hakk?n yok. Sana daha aç?k söyleyeyim mi? Kendimizden başkas?n?n bu toprakta oturmas?n? istemiyoruz….

Bu Gürcülüğü, Arapl?ğ?, Çerkezliği ruhunuzdan ne vakit ç?karacaks?n?z bilmiyorum ki? Türkiye’de doğar, Türkiye’de büyür, burada yer, içersiniz. Niye yok Gürcüyüm, Çerkezim bilmem neyim dersiniz?”

Âdi bir suçtan dolay? Ankara ?stiklal Mahkemesi’ne verilen biri, mahkeme aras?nda şahit olduğu manzaray? şöyle anlat?yor:

“At?f Hoca’y? getirdiler. K?l?ç Ali, Kel Ali ve Necip Ali (Mahkeme heyeti) ayağa kalkt?lar. Ellerinde şapkalar? da var. At?f Hoca’ya: ‘Hocam, bunu giymekte bir beis yoktur deyiver’ dediler. Fakat At?f Hoca: ‘Hay?r’ dedi.”

Bolu’lu Nizamettin Saraç anlat?yor:

“At?f Hoca’n?n muhakemesinde bulundum. Muhakemeyi reis s?fat?yla Kel Ali ad?yla maruf Ali Çetinkaya yürütüyordu. Büyük bir h?ş?mla Hoca’ya dönerek:

Sen şapka aleyhinde bulunmuşsun!’ dedi. Hoca sakin ve vakur bir tav?rla: “Evet efendim. Şapka Kanunu ç?kmadan iki sene önce, şapkan?n bir Müslüman kisvesi (k?yafeti) olmad?ğ?na dair bir risale yazm?şt?m.’
“Kel Ali: ‘Şimdi ne yap?yorsun?’ diye sordu. Hoca: ‘Kanunlara itaat ediyorum’ cevab?n? verdi. Bunun üzerine Kel Ali hiddetle bağ?rarak: ‘Sen bilmiyor musun ki şapka da bezdir, fes de bezdir’ deyince, Hoca sükunetle: ‘Evet biliyorum, ancak Hey’et-i Hakimin (hakimlerin) arkas?ndaki bayrak da bezdir… ancak alâmettir… Şapka da bir alâmettir. Âdet ile alâmet aras?ndaki fark? düşünerek o risaleyi yazm?şt?m.’


“Bunun üzerine celse tatil olundu ve savunmas?n? yapmak için mahkeme bir gün sonras?na ertelendi.”

Ve nihayet 2 Şubat 1926 günü, mahkemede müdde-i umumi (savc?) Necip Ali bey iddianamesini ve ceza taleplerini okudu. Tek idam isteği Babaeski Müftüsü Ali R?za Efendi hakk?ndayd?. Ât?f Efendi 10 senelik sürgün(kürek) cezas? istenen maznunlar aras?ndayd?.

Normalde hakimler savc?n?n isteğinden fazla ceza vermezler, ya ayn?n? ya da daha az?n? verirlerdi. Fakat öyle olmad?: Hoca’ya iki gün içinde idam cezas? verildi.

?dam hükmü 04 Şubat 1926 sabah? infaz edildi.

At?f Hoca’n?n son sözü şöyleydi:

Mahkeme-i Kübra’da hesaplaş?r?z!”

Y.Bahad?roğlu'ndan..
Zalimler için yaşas?n Cehennem