+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 ve 6

Konu: Menemen Olayının İç Yüzü

  1. #1
    Gayyur ŞAHBABA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Bulunduğu yer
    Kahramanmaraş
    Mesajlar
    99

    Standart

    Arkadaşlar bundan tam 76 yıl önce bugün menemende mustafa fehmi kubilay isminde bir asteğmen öldürülmüş,bunun sebebide resmi tarihimize göre yıllardan beri dindar halkın üstüne yüklenmiştir.Bizleri yıllardan beri tek tip yetiştirmek isteyen idarecilerimiz her yıl bu kimin tarafından öldürüldüğü belli olmayan asteğmen için ağıtlar yakmakta ve sloganlar atmaktadırlar.Tabii ki amaç kendilerinin çıkarttığı bu olayı bütün müslüman halka yüklemekten başka birşey değildir.Bu olay hakkında yorumlarınızı bekliyorum
    MARAŞLIM,
    BİR HAMESET DESTANI NAKŞEDİLDİ BAĞRINA,YURDUMUN ASLANLARI ÖLDÜ İMAN UĞRUNA,RUHLARDA BAYRAKLAŞAN ALLAH İÇİN SAVAŞTIR,BU ŞEHİTLER DİYARI İŞTE BU YER MARAŞTIR!!!

  2. #2
    Gayyur ŞAHBABA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Bulunduğu yer
    Kahramanmaraş
    Mesajlar
    99

    Standart

    Bir Tarih Revizyonu: "Kubilay'?n Baş? Kesilmedi mi?"


    Bu haftaki Aktüel dergisinde yer alan "Kubilay'?n Baş? Kesilmedi mi?" başl?kl? yaz?, kayda değer. Yaz?da, tüm zamanlar?n en ünlü ve popüler "irtica prototipi" olan Menemen Olay?'n?n, asl?nda anlat?ld?ğ? gibi olmad?ğ? belirtiliyor. Bu görüşün kaynağ? ise, ABD'nin ilk Türkiye büyükelçisi olan Joseph Grew'un 1920-45 y?llar? aras?nda ülkesine gönderdiği kripto, mektup ve hat?ralar?n derlenmesiyle haz?rlanan: "Yeni Türkiye: Amerika'n?n ?lk Türkiye Büyükelçisi'nin An?lar?" isimli kitap.
    Aktüel'ün yazd?ğ?na göre, Büyükelçi Grew, "Menemen'de Kubilay'?n baş?n?n kesilmediğini, dönemin yöneticilerinin Cumhuriyet devrimlerini yerleştirmek için olay? abartt?ğ?"n? yazm?ş. "Hükümet yanl?s? gazeteler Kubilay'?n baş?n?n kesildikten sonra bir s?r?ğa tak?larak dolaşt?r?ld?ğ? ve fanatik dervişlerle yardakç?lar?n?n kan?n? içtikleri konusunda ?srar ediyor, ama bu haberlerin gerçekliğinden şüphe etmek için yeterince sebep var" diyen Amerikal? diplomat, dönemin genel tablosunu ise "halkla hükümet aras?nda geniş bir uçurum var" diyerek özetlemiş.
    Bu tarih revizyonun üzerine bir de Menemen Olay? gerekçe gösterilerek tutuklanan ve baz?lar? idam edilen din adamlar?n?n trajik öyküsünü eklemek gerekir elbette. O zaman daha iyi tan?r?z, Cumhuriyetimizin ilk y?llar?n?...

    mustafa akyol
    MARAŞLIM,
    BİR HAMESET DESTANI NAKŞEDİLDİ BAĞRINA,YURDUMUN ASLANLARI ÖLDÜ İMAN UĞRUNA,RUHLARDA BAYRAKLAŞAN ALLAH İÇİN SAVAŞTIR,BU ŞEHİTLER DİYARI İŞTE BU YER MARAŞTIR!!!

  3. #3
    Gayyur ŞAHBABA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Bulunduğu yer
    Kahramanmaraş
    Mesajlar
    99

    Standart

    ABD’nin ilk Türkiye Büyükelçisi’nin anılarının derlendiği ‘Yeni Türkiye’ isimli kitapta Cumhuriyet’in ilk yıllarına damgasını vuran birçok olaya farklı bir pencereden bakılıyor ve ilginç iddialar ortaya atılıyor. Büyükelçi Joseph C. Grew’in hatıralarının en çarpıcı bölümünü ‘Menemen olayı’ oluşturuyor. Grew, bu bölümde Menemen’de Kubilay’ın başının kesilmediğini, dönemin yöneticilerinin Cumhuriyet devrimlerini yerleştirmek için olayı abarttığını öne sürüyor.

    UYUÞTURUCUDAN TAHRİK OLMUÞLAR

    Chicago Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Walter Johnson ve asistanı Nancy Harvison Hooker tarafından ‘Çalkantılı Dönem, Kırk Yıllık Diploması Hatıraları’ ismiyle iki cilt halinde derlenen kitabın Türkiye’yi ilgilendiren bölümleri, Dr. Kadri Mustafa Orağlı tarafından Türkçe’ye çevrilerek ‘Yeni Türkiye’ adıyla piyasaya sürüldü. Diplomasi ve tarih tutkunlarının büyük ilgi gösterdiği kitap, Büyükelçi Grew’in, ABD yönetimine 1920-1945 yıllarında gönderdiği kripto, mektup ve hatıralardan oluşuyor.

    Grew’in 27 Ocak 1931’de dönemin ABD Dışişleri Bakanı Stimson’a gönderdiği kriptoda, Menemen olayına ilişkin ilginç bir iddia var. Grew, Türk tarihçilerinin aksine, Devrim Þehidi Kubilay’ın kafasının kesilmediğini öne sürüyor. Kitapta, Menemen olayı şöyle anlatılıyor:

    “23 Aralık günü sabahın erken saatlerinde Nakşibendi tarikatına mensup Derviş Mehmet diye birinin liderliğindeki altı-yedi silahlı fanatikten oluşan bir grup, Menemen’in şehir meydanına geliyor. Bunlar, dualardan oluşan bir hazırlıktan sonra Manisa’dan yola çıkıp yürüyerek bu noktaya gelmişler; yol üzerindeki kasabalarda inanç sahiplerine vaazlar vermişler. Söylediklerinin isyana teşvik niteliğinde olduğu bildirilmekte; şeriata dönüşü, peçe ve fesin geri getirilmesini, Arap harflerinin yeniden benimsenmesini savunuyorlar; kısaca cumhuriyetin en fazla gurur duyduğu inkilaplara karşı nutuk atıyorlardı... Bir takım uyuşturucu maddeler ve oruç ile tahrik olmuş vaziyette, bir tür zikir gösterisine başlıyorlar. Meraklı kalabalık, etraflarında halka oluşturuyor. Kalabalığın tavrı dervişlere karşı sempatik mi, yoksa lakaydi mi; öğrenmek mümkün olmadı. Yine de kalabalığın içinde uyumakta olan fanatizmin, tahrikçilerin ateşli çağrılarıyla uyandığı farz ediliyor.”

    KUBİLAY İHTİYATSIZ HAREKET ETTİ

    Büyükelçi Grew, olay anını kriptosunda şu şekilde aktarıyor: “Bu noktada genç bir ihtiyat zabiti, Kubilay sahneye çıkıyor. Oraya bir askeri birlikle mi gönderildi, yoksa sadece meydandan geçmekte miydi; çelişen haberler mevcut. Her halükarda, üniformasının kendisini koruyacağına güvenerek, tahrikçilere tek başına yaklaşıyor ve Derviş Mehmet ile tartışmaya başlıyor. İhtiyatsızca hareket ettiği hususunda görüş birliği var. İddiaya göre Derviş Mehmet tarafından vuruluyor. Akabinde bir gece bekçisi Derviş Mehmet’i vuruyor ve ardından o da vuruluyor. Hükümet yanlısı gazeteler, Kubilay’ın başının kesildikten sonra bir sırığa takılarak dolaştırıldığı ve fanatik dervişlerle yardakçılarının kanını içtikleri konusunda ısrar ediyor, ama bu haberlerin gerçekliğinden şüphe etmek için yeterince sebep var. Bu zaman zarfında askeri yetkililere haber veriliyor ve makineli tüfek eşliğinde bir manga jandarma olay mahaline geliyor; çıkan çatışmada dervişlerden üçü öldürülürken, biri kaçıyor.”

    Kamuoyu ilgi göstermedi

    GREW, İsmet Paşa hükümetinin Kubilay’ın yobazlar tarafından şehit edilmesini, devrimleri yerleştirmek için kullandığını şu sözlerle dile getiriyor: “Manisa, Menemen ve Balıkesir’de sıkıyönetim ilan edildi. 100’den fazla kişi divan-ı harbe verildi, bunlardan 15-20 kadarı hocaydı. Basın, ölü kahraman Kubilay’ı, halkın coşkusunu uyandırmak ve Türk gençliğine -özellikle ordu içindeki genç nesle- Cumhuriyete sadık kalması yolunda nasihatte bulunmak amacıyla kullanmıştır. Kubilay’ın deli cesaretiyle hareket etmiş olduğu yolundaki kanaatin aksine, hükümet kahramanlığı üzerinde duruyor. Þerefine mitingler tertip edildi. Yine de kamuoyu ilgisiz kalmayı sürdürüyor. Anlaşıldığı kadarıyla, bir zamanlar öğretmen olan bu genç subay hakkında bariz bir coşkuya rastlanmıyor. Buna mukabil hükümet ve ordu ziyadesiyle ilgili. Halkla hükümet arasında geniş bir uçurum var.”

    akşam
    MARAŞLIM,
    BİR HAMESET DESTANI NAKŞEDİLDİ BAĞRINA,YURDUMUN ASLANLARI ÖLDÜ İMAN UĞRUNA,RUHLARDA BAYRAKLAŞAN ALLAH İÇİN SAVAŞTIR,BU ŞEHİTLER DİYARI İŞTE BU YER MARAŞTIR!!!

  4. #4
    Gayyur ŞAHBABA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Bulunduğu yer
    Kahramanmaraş
    Mesajlar
    99

    Standart

    Menemen tahrikine dikkat

    Bugün Kubilay hadisesinin 76. y?ldönümü. Menemen başta olmak üzere, çeşitli yerlerde protesto gösterileri yap?lacağ? hat?rlat?larak, tahriklere karş? dikkatli olunmas? uyar?s?nda bulunuldu. Cumhurbaşkanl?ğ? seçimi öncesinde erken seçim isteyen baz? gruplar, ?zmir’in Menemen ilçesindeki resmî Kubilay’? anma törenlerinin ard?ndan Atatürkçü Düşünce Derneği’nin (ADD) öncülüğünde bugün bir miting düzenleyecek. Mitinge, ?zmir ve diğer illerden kat?l?mlar?n olacağ? tahmin ediliyor. Kubilay’? anma törenlerinin cumhurbaşkanl?ğ? seçimi öncesinde ayr? bir anlam kazand?ğ?n? iddia eden Belediye Başkan? Tahir Şahin, ADD’nin “Menemen’den Çankaya’ya Laik Cumhuriyet Mitingi” yapacağ?n? belirtti. Baz? gruplar?n bugünü bahane ederek milleti rencide etmesinin önüne geçilmesi ve tahriklere karş? uyan?k olunmas? istendi.
    (yeni asya)
    MARAŞLIM,
    BİR HAMESET DESTANI NAKŞEDİLDİ BAĞRINA,YURDUMUN ASLANLARI ÖLDÜ İMAN UĞRUNA,RUHLARDA BAYRAKLAŞAN ALLAH İÇİN SAVAŞTIR,BU ŞEHİTLER DİYARI İŞTE BU YER MARAŞTIR!!!

  5. #5
    Gayyur EnVaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    43
    Mesajlar
    131

    Standart

    '?rticaî kalk?şma' şeklinde sunulan Menemen Olay? ile ilgili önemli belgelere ulaş?ld?. Genelkurmay ve Emniyet arşivi, Kubilay'? katledenlerin esrarkeş olduğunu ortaya koyuyor. Genelkurmay, ayr?ca dönemin yerel idarecilerini, haberdar olmas?na rağ-men olaylara seyirci kalmakla suçluyor.
    Tarihe 'Menemen Olay?' olarak geçen Asteğmen Kubilay'?n katledilmesinin üzerinden 76 y?l geçti. Ancak 'irticaî kalk?şma' olarak sunulan hadiseyle ilgili şüpheler zihinlerden hiç ç?kmad?. Gerek Mehdiliğini ilan edip toplad?ğ? bir avuç müridini esrar içirerek kendisine bağlayan Derviş Mehmet'in kimliği, gerekse resmî makamlar?n olay s?ras?ndaki ihmalleri, resmî teze karş? ç?kan araşt?rmac?lar?n "komplo" iddias?na yol açt?. Bu tart?şma her 23 Aral?k'ta yeniden gündeme gelirken, Zaman olay?n perde arkas?yla ilgili önemli bir belgeye ulaşt?.

    1. Kolordu Komutan? Mustafa Paşa'n?n haz?rlad?ğ? Menemen Raporu, 26 Aral?k 1930 tarihini taş?yor.
    Emniyet raporu: Esrarl? sigarayla tasarrufunu art?r?yormuş
    Kubilay'? öldüren Derviş Mehmet'in çevresindeki insanlar? esrarla etki alt?na ald?ğ?na ilişkin bir başka resmî bilgi de Emniyet Genel Müdürlüğü kay?tlar?nda yer al?yor. Dönemin ?çişleri Bakanl?ğ?'na 25 Aral?k 1930'da "Vali Kaz?m" imzas?yla gönderilen 7 maddelik raporun 4. maddesinde şunlar yaz?l?: "Bunlar?n hepsinde esrar ve esrarl? sigara olup, Derviş Mehmet bunlar? Manisa'da al?şt?rm?ş ve bununla da tasarrufunu art?r?yormuş."

    O dönemde Büyük Erkan-? Harbiye Riyaseti olarak adland?r?lan Genelkurmay Başkanl?ğ?'na ait 26 Aral?k 1930 tarihli bir belge, hükümet yetkililerinin ihmallerine dikkat çekiyor. Genelkurmay taraf?ndan Menemen'e gönderilen 1. Kolordu Komutan? Vekili Muğlal? Mustafa Paşa (Mustafa Muğlal?) hadiseden üç gün sonra Ankara'ya ilettiği raporda Derviş Mehmet'in şüpheli hareketlerinin yetkili mercilerce bilindiğine işaret ediyor. Buna rağmen gerekli takibat?n yap?lmad?ğ?; uzaktan seyirci kal?narak adeta "olay ç?kmas?na göz yumulduğu" ima ediliyor. Emniyet arşivlerindeki bir belgede ise Derviş Mehmet'in etraf?ndaki insanlar? esrara al?şt?r?p, istediğini yapt?rd?ğ? belirtiliyor. Dokuz maddeden oluşan dört sayfal?k Genelkurmay raporunda da kendisini 'Mehdi' ilan eden Derviş Mehmet'in Manisa'da bir esrarkeş kahvesini mekan edindiği ve çevresindeki insanlarla uzun süre şüphe uyand?racak fiiller içinde bulunduğu kaydediliyor. Derviş Mehmet'in bu şüpheli halinin bilinmesine rağmen ortadan kaybolduğuna dikkat çekilen raporda, "Kayboluşlar? Manisa hükümetine bildirilmesine rağmen, Menemen'e gelene kadar 15 gün boyunca gezdikleri civar köylerde ahaliye telkinatta bulunmalar?na rağmen bundan haberdar olunmamas? ve hükümet konağ? önüne gelene kadar Menemen hükümetinin bundan hiçbir suretle malumat almamas?" eleştiriliyor.
    Genelkurmay raporunda Menemen kaymakam? ve ilçe jandarma komutan? hakk?nda da ağ?r suçlamalar var. Kaymakam?n hükümet konağ?na çok sonradan geldiği ve olan bitene uzaktan seyirci kald?ğ? kaydedilirken, jandarma kumandan? için, "Hükümet konağ? içerisine dört neferiyle birlikte girerek kad?n gibi sakland?." ifadeleri kullan?l?yor.
    "Büyük Erkan-? Harbiye Riyaseti'nin 26/12/1930 tarihli ve 6747 No'lu tezkeresinin suretidir" üst başl?ğ? bulunan dokuz maddelik raporun 6. maddesinden baz? sat?rbaşlar? şöyle: "Şu mes'elede çok şayan-? dikkat ve mühim gördüğüm noktalar Manisa'da ilk önayak olarak ortaya at?lan bu şerirlerin Manisa'da iken bir esrarkeş kahvesinde daimi surette içtima ederek oras?n? tekke haline getirdikleri ve son zamanlarda hepsinin sakal b?rakmak suretiyle bütün bütün calib-i şüphe vaziyet ald?klar? ve bu hal Manisa zab?tas?nca da malum olduğu halde Manisa'dan birdenbire gaybiyetleri ve hatta bu gaybiyetlerin aileleri taraf?ndan hükümete malumat verilmesi üzerine Manisa hükümetinin bunlar için hiçbir teşebbüste bulunmamas? ve civar kazalar?n nazar-? dikkatleri celbedilmemesi gerek Manisa'da gerekse haricinde teşkilatlar?n olup olmad?ğ? hakk?nda tahkikat ve tetkikat yap?lmayarak işin tesadüfe b?rak?lmas? Manisa'dan ayr?ld?ktan sonra Paşaköy, Yağc?lar, Bozalan, Çukurköy ve civarlar?nda on beş gün dolaşarak ahaliye birtak?m telkinatta bulunmalar?ndan hiç kimsenin haberdar olmamas? 23/12/1930 günü sabah namaz?na doğru musellahan ve birlikte sabah namaz?n? k?larak ve camiden ellerine bir de bayrak alarak yine ahali ile camiden ç?k?şlar?ndan ve sabahleyin hükümet konağ? önüne kadar gelişlerinden Menemen hükümetinin hiçbir suretle malumat almamas?..." Ayn? maddenin sonunda kaymakaml?k ve jandarma komutan?n?n tavr? da şu sözlerle eleştiriliyor: "Menemen kaymakam? beyin, hükümet konağ? cihet-i askeriye taraf?ndan işgal edildikten sonra ancak hükümete gelmesi ve bu zamana kadar adeta seyirci vaziyetinde kalmas? ve bir silah arkadaş? koyun gibi karş?s?nda boğazlan?rken Menemen jandarma kumandan?n?n dört neferi ile hükümet konağ? içerisine girerek kad?n gibi saklanmas?..."
    Raporun 7. maddesinde ise Kubilay'?n askerlerinin neden cephanesiz olduğu sorgulan?yor: "Sevk u idare hatalar?na alaydan telefonla kuvvet talep eden jandarma kumandan? şu kuvvetin ne için ne maksatla ve ne gibi bir vaziyet karş?s?nda talep edildiği hakk?nda alay? tenvir etmemiştir. Jandarma kumandan?n?n noksan olarak verdiği bu malumat alayca gönderilen ilk bölüğün cephanesiz olarak yola ç?kar?lmas? kuvvetlerin vaziyeti hakim olmas?na sebep olmuştur."
    Emniyet raporu: Esrarl? sigarayla tasarrufunu art?r?yormuş
    Kubilay'? öldüren Derviş Mehmet'in çevresindeki insanlar? esrarla etki alt?na ald?ğ?na ilişkin bir başka resmî bilgi de Emniyet Genel Müdürlüğü kay?tlar?nda yer al?yor. Dönemin ?çişleri Bakanl?ğ?'na 25 Aral?k 1930'da "Vali Kaz?m" imzas?yla gönderilen 7 maddelik raporun 4. maddesinde şunlar yaz?l?: "Bunlar?n hepsinde esrar ve esrarl? sigara olup, Derviş Mehmet bunlar? Manisa'da al?şt?rm?ş ve bununla da tasarrufunu art?r?yormuş."
    23 Aral?k 1930'da Menemen'de neler yaşand?? Mustafa Fehmi Kubilay, Giritli Hüseyin ve Zeynep çiftinin çocuğu olarak dünyaya geldi. 1906 doğumlu Kubilay'?n as?l mesleği öğretmenlikti. 23 Aral?k 1930'da ?zmir'in Menemen ilçesinde meydana gelen olay s?ras?nda askerlik görevini yap?yordu. 'Mehdi" olduğunu iddia eden Giritli Mehmet (Derviş Mehmet) 7 Aral?k'ta, 6 müridiyle Manisa'dan yola ç?karak, civardaki Paşa köyünde yapt?klar? haz?rl?k ve propagandalardan sonra 23 Aral?k sabah?, gün doğarken tekbirlerle Menemen'e girdi. Belediye meydan?nda çevresine toplad?ğ? yaklaş?k yüz kişiyle hükümet karş?t? sloganlar atmaya başlad?. Silahl? olan asiler bir müfrezenin baş?nda olaya müdahale eden Asteğmen Kubilay'?, hemen ard?ndan da Hasan ve Şevki ad?ndaki iki mahalle bekçisini öldürdü. Olay, arkadan yetişen askerî birlikler taraf?ndan şiddetle bast?r?l?rken, Derviş Mehmet ve iki müridi öldürüldü. 31 Aral?k 1930'da toplanan bakanlar kurulu, Menemen ilçesi ile Manisa ve Bal?kesir merkez ilçelerinde bir ay süre ile s?k?yönetim ilan edilmesine karar verdi. S?k?yönetim komutanl?ğ?na 2. Ordu Kumandan? Fahrettin Paşa (Altay), Divan-? Harp Reisliği'ne 1. Kolordu Komutan Vekili Muğlal? Mustafa Paşa atand?. Olay 1 Ocak 1931'de Denizli Milletvekili Mazhar Müfit (Kansu) ve arkadaşlar?nca verilen soru önergesiyle TBMM gündemine getirildi. Soru önergesini Başbakan ?smet Paşa (?nönü) cevapland?rd?. Daha sonra s?k?yönetim ilan?na ilişkin önerge tart?ş?ld? ve oybirliğiyle kabul edildi.

    ERDAL ŞEN / ZAMAN
    Hayatın lezzetini ve zevkini isterseniz, hayatınızı iman ile hayatlandırınız ve feraizle zinetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhafaza ediniz.

  6. #6
    Gayyur ŞAHBABA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Bulunduğu yer
    Kahramanmaraş
    Mesajlar
    99

    Standart

    Menemen'de irtica komplosu




    Resmî tarihin kay?tlar?na göre, 1930 y?l? Aral?k ay? sonlar?nda Menemen'de yaşanan "Kubilay cinayeti" irticaî bir hadisedir; hatta, yap?lan ink?lâplara karş? başlat?lan bir isyan hareketidir.
    Yine ayn? kaynaklara göre, dinî tarikata mensup baz? müritler, Derviş Mehmet isimli şahs?n öncülüğünde başka yerlerden toplanarak Menemen'e gelmişler, dinî gösterilerde bulunmuşlar ve onlar?n bu yasa d?ş? eylemlerine mani olmaya çal?şan öğretmen asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay'? hünharca öldürmüşler, ard?ndan da kafas?n? kesmişler.
    Evet, bundan 76 y?l evvel Menemen'de yaşanan bu elim hadisenin "vahşet boyutu" doğrudur. Bunu, zaten hiç kimse inkâr etmiyor.
    Ancak, bu vahşetin din ad?na ve dindarlar taraf?ndan sergilenmiş olduğu iddias? külliyen yanl?şt?r; yaland?r, hatta iftirad?r.
    Dolay?s?yla, o tarihte Menemen'de işlenen cinayet ve sergilenen vahşet tablosu ne derece büyük ve dehşet vericiyse, bu hadisenin dine ve dindarlara mal edilmesi de o nisbette büyük, hatta ondan daha büyük bir cinayettir.
    Cinayetin büyüklüğü şuradan geliyor: Kanl? Menemen hadisesini üç çeyrek as?rd?r dindarlar?n üstüne ?srarla y?kmaya çal?şanlar?n ileri gelenleri de biliyor ki, o hadisenin arkaplan?nda bir kumpas ve bir tertip senaryosu var.
    Biliyorlar ki, o vahşiyâne cinayeti hakikî dindanlar ve ihlâsl? Müslümanlar işlemedi.
    Biliyorlar ki, Kubilay cinayeti, karanl?k odaklar?n kulland?ğ? Derviş Mehmet ve etraf?ndaki bir grup esrarkeş taraf?ndan işlendi.
    Evet, bütün bunlar? en az bizim kadar kesinkes biliyorlar ve o korkunç iftiray? da dindarlar?n üstüne bilerek at?yorlar.
    ?şte, bizim "daha büyük cinayet" dediğimiz ac? gerçek budur.

    ?kisi de Giritli

    Meczup bir esrarkeş olarak bilinen Derviş Mehmet, ayn? zamanda Giritlidir.
    Ne gariptir ki, onun katletmiş olduğu asteğmen Kubilay da aslen Giritlidir; Giritli Hüseyin Beyin oğludur.
    Bu noktada, "Acaba, bu iki aile aras?nda geçmişe dayanan bir husumet, bir dâvâ konusu var m?yd??" sorusu da akla geliyor.
    ?htimaldir ki, senaristler bu noktay? da hesaba katm?şlard?r.
    Ancak, senaryodaki ana teman?n, dindarlar? zan ve töhmet alt?nda b?rakmak olduğuda şüphe yok..
    Kald? ki, hemen o tarihte kurulan s?k?yönetim mahkemesince Türkiye'nin muhtelif bölgelerinden toplanarak getirtilen, ancak hadiseyle ve canilerle tamamen ilgisiz onlarca mazlûmun idam edilmesi de, bu kahredici töhmetin aç?k bir ifadesi olsa gerektir.
    Evet, samimi dindarlar, o ağ?r ceza bilânçosuyla hem zan alt?nda b?rak?lm?ş oldular, hem de olanca şiddetiyle bir "gözdağ?" vak'as?na mâruz b?rak?ld?lar.

    Niçin komplo?

    76 y?ld?r dindarlar?n aleyhinde kahredici bir malzeme olarak kullan?lan Kubilay hadisesinin bir tertip ve bir komplo eseri olduğunun iki önemli dayanak noktas? var.
    Birincisi: ?slâm dini, dahilde kuvvet kullanmay?, din kardeşinin kan?n? dökmeyi kat'î sûrette reddediyor, men'ediyor. Bu dine mensup akl? baş?nda bir şah?s, kalk?p da böylesi bir cinayeti işlemez, işleyemez.
    ?kincisi: Dindar kesim, 1924'ten itibaren öylesine ezilmiş, örselenmiş ve sindirilmiş ki, faraza bir grubun kendi baş?na o tarihlerde Menemen'de üstelik hiçbir engelle karş?laşmadan böylesi bir kanl? isyan hareketini planlay?p organize etmesine imkân ve ihtimal yoktur. Demek ki, işin için de "bir başka iş" var.
    Evet, bu iki nokta, asl?nda meselenin can damar?n? teşkil ediyor.
    Dolay?s?yla, bu iki noktadan hareketle, hadisenin üzerindeki karartma perdesi aralanabilir ve arka plandaki maskeli çehreler kolayl?kla gün yüzüne ç?kart?labilir.
    Hiç şüphe edilmesin ki, "hakiki vukuat? kaydeden tarih", günün birinde Menemen hadisesi için de "hakikate en doğru şahit"lik vazifesini yerine getirecektir.

    GÜNÜN TAR?H? 26 Aral?k 1934

    Menemen'de Kubilay An?t?

    Menemen'de (?zmir'in ilçesi) dört y?l evvel katledilen öğretmen asteğmen Kubilay ad?na inşa edilen an?t?n aç?l?ş? yap?ld?. Aç?l?ş konuşmas?, CHP'nin önde gelen isimlerinden Recep Peker taraf?ndan yap?ld?.
    Kubilay, 23 Aral?k 1930'da, kendilerine dindarl?k sürü veren bir grup esrarkeş taraf?ndan baş? kesilerek katledilmişti. O gün, Giritli Derviş Mehmet diye bilinen bir şah?s, etraf?na toplad?ğ? bir grup çapulcuyla birlikte, Menemen'de gösteri yaparak ve "Biz şeriat erleriyiz. Arkam?zda 70 bin kişilik hilâfet ordusu var. Şapka giyen kâfirdir" diye naralar atarak halk? ayakland?rmaya çal?şt?.
    Bu densizliğe mani olmaya tedbirsizce giden Kubilay ise, bu kendini bilmezler taraf?ndan katledildi.
    Ard?ndan, hadise mahalline giden bekçilerden Hasan ve Şevki Efendiler de yine ayn? gafiller taraf?ndan vurularak öldürüldü.
    Bunun üzerine bölgede aylarca s?k?yönetim ilân edildi ve grup grup insanlar tutuklanarak idam sehpas?na gönderildi. Bu feci hadisenin mahiyeti hâlâ meçhûl ve karanl?kta olmas?na rağmen, işlenen bütün cinayetler kimi şah?s ve odaklar taraf?ndan mâsum dindarlar?n üzerine y?k?lmak isteniyor.

    26.12.2006

    E-Posta: latif@yeniasya.com.tr

    MARAŞLIM,
    BİR HAMESET DESTANI NAKŞEDİLDİ BAĞRINA,YURDUMUN ASLANLARI ÖLDÜ İMAN UĞRUNA,RUHLARDA BAYRAKLAŞAN ALLAH İÇİN SAVAŞTIR,BU ŞEHİTLER DİYARI İŞTE BU YER MARAŞTIR!!!

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Chp nin İki Yüzü...
    By ŞİMŞEK MUSTAFA in forum Resim - Fotoğraf Galeri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 11.02.09, 23:46
  2. Dünyanın Yüzü
    By 1kul in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 29.01.09, 14:45
  3. Aşkın İki Yüzü...
    By Garip_Maznun in forum Şiirler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 28.01.09, 11:31
  4. Müslüman yüzü
    By istiğna in forum Şiirler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 22.03.08, 13:18
  5. Yıldız Olayının Aslı
    By busra in forum Gündem
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 12.08.06, 16:23

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0