+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Batı Niye İleri Gitti, Biz Niye Geri Kaldık

  1. #1
    Ehil Üye Ebu Hasan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3.049

    Standart


    Bat? niye ileri gitti, biz niye geri kald?k?
    Efendimize (asm) ilk inen âyet-i kerime malûm olduğu üzere “Oku” emr-i celilesidir. Bu da asl?nda Kur’ân’?n büyük mucizelerinden biridir. Sanki ümmete “Okuyun, bundan sonraki as?rlar okuyanlar?n asr? olacakt?r” şeklinde bir telmihte bulunmak istiyor. Dinimizin okumaya verdiği önem sadece bu değil. Meşhur olan bir vak'a da Bedir esirlerine kurtulma fidyesi olarak “on Müslüman çocuğa okuma yazma öğretme” şart?n?n ileri sürülmesi var. Buna da Efendimizin mucizelerinden biri diyebiliriz. O çağda, o çölde, o toplumda ve o değerler aras?nda esirlere kurtuluş bedeli olarak böyle bir şart?, ancak “gaybtan” haberdar edilen ve “gayb?n okuyanlar?n olacağ?n? böylelikle bilen bir peygamber” öne sürebilir. O zamandan bu zamana başka hiç kimsenin böyle bir şart öne sürdüğünün işitilmemiş olmas?, hükümdar, komutan ve galiplerin hep alt?n istemiş olmalar? da ilginç bir durumdur.
    Tarih şuna şahittir: Müslümanlar okuduklar?, Kur’ân’?n ilk emrini ve Peygamberlerinin teşvik ettiğini hayata geçirdikleri sürece galip olmuşlar, kazanm?şlar, o âyetin ve şart?n “mucize” olduğunu, gözleriyle görmüşlerdir. Ve o emri terk ettikleri günden bu yana yine onlar?n “mucize” olduğu gerçeği adeta hayk?r?yor.
    Tarihte en çok taklit edilen medeniyet, Avrupa’n?n bugünkü medeniyetidir. Sömürgeci ve gas?p Avrupa’ya karş? yenilenler veya onun galebelerini duyanlar onun gibi olman?n yolunu araşt?rm?şlar ve ilk iş olarak Avrupa’n?n ordusunun güçlü olduğunu görerek ordular?n? onunki gibi yapma yoluna gitmişlerdir. O zamana kadar ordularda pek bulunmayan sürekli talimi Avrupa’n?n uygulad?ğ?n? görerek onlar da o çareye başvurmuşlar veya askerlerinin üniformalar?n? onunkine benzetme yoluna gitmişler. Ama Avrupa’n?n bütün kurumlar?n? taklit etmelerine, işi ilerletip opera ve melon şapkaya kadar götürmelerine rağmen Avrupa kadar kudret ve kuvvet sahibi olamam?şlar, yine ona karş? mağlûp olmuşlard?r. Üstelik giriştikleri bu maceran?n yan etkileri olmuş, kendi kültürlerine yabanc?laşm?şlar ve ucubeleşmişlerdir.
    Bunun tek bir istisnas? olmuş; Japonlar. Onlar dereyle avunmam?ş, p?nar? görmüşler, kabukla oyalanmam?ş, öze ulaşm?şlar ve bunlar? o kadar çok sevip, benimseyip fiiliyata geçirmişler ki, maharette bu san'at?n as?l ustas?n? geçmişlerdir. Hâlâ da ustalar?n?n epeyce önünde, ondan daha güçlü, kudretli ve rahat bir şekilde cevelanlar?na devam ediyorlar.
    Bugün en müreffeh ülkeler Avrupa Devletleri, Kuzey Amerika ve bir dereceye kadar uzak doğunun baz? devletleridir. En geri, açl?k ve ondan daha ac? iç savaş, kan, ölüm ve sürgünlerle uğraşan ise bilindiği üzere Afrika k?t'as?ndaki baz? devletlerdir. Bu uçurumvari ve büyük neticeleri olan fark?n sebebi nedir? Avrupa niye böyle, Afrika ne sebeple bu derece perişan… Birinin kudretinin, diğerinin sefaletinin ve birini tokluğun hastal?klar? meşgul ederken, diğerinin yiyecek ekmek bulamamas?n?n gerçek sebebi nedir?
    Bu sorunun cevab? as?rlarca milletleri, hükümdarlar?, devlet adamlar?n? ve ?slahatç?lar? meşgul etmiş ve bunlardan her biri kendince bulduğu doğru cevaba göre icraatlara girişmiştir. Kimi başarm?ş, ama onun zaferi milletinin mağlubiyeti olmuş ve kimi daha yolun baş?nda bu aşk? uğruna serden geçmiştir. Gerçekten buradaki t?ls?m nedir? Bu büyük fark nas?l oluşmuş? Bu adeta baz? memleketleri cennetleştiren ve baz?lar?n? da bir nev'i cehennemleştiren s?r veya iksir ne olabilir?
    Bu soruya tek kelimelik bir cevap vermek, bizi Ortadoğu ?slahatç?lar?n?n düştükleri hataya düşürecek. Meşhur misaldir, körlerin fili tarifleri. Kulağ? eline geçen fili ona göre, bacaklar?na dokunan ona göre, hortumu eline geçen elindekine göre fili tarif etmiş. Yani kapsay?c? olamamak, gerçeği tümüyle ihata edememek hatas?… Ortadoğu ?slahatç?lar?n?n en büyük hatalar? budur. Avrupa medeniyetini bütün boyutlar?yla görememişler, ona kudretini veren şeyi anlamam?şlar, kaynaktan, üreticiden ziyade ürünleri görüp onlar? taklit ederek, o medeniyet misali kuvvetleneceklerini sanm?şlard?r. Melon şapka, redingot, baston ve eldivenle Avrupalaşabilecekleri hatas?na düşmüşlerdir. Fikirlerine göre ürünü almakla kaynağa da ulaş?labilinir. Ama aradan geçen uzun zaman yan?ld?klar?n? gösteriyor. D?ş görünüşle, ürünlerle Avrupalaş?ld?, o konuda bir eksik kalmad?, hatta belki baz? konularda Avrupa geride de b?rak?ld? ama as?l matluba ulaşmak tatl? bir rüya olarak hülya ve nutuklarda kald?.
    Avrupa’ya bu kuvveti ve medeniyeti veren şey, “eğitimdir.” Afrika’y? açl?ktan bizar eden Avrupa’y? ise tokluktan gelen dertlere düşüren, birincisinin eğitimden, okumaktan yoksunluğu, öyle bir şeyin hayat?nda bulunmamas?, ikincisinin ise o uğraşa neredeyse hayat?n? vermesi, onunla yat?p onunla kalkmas?d?r. Burada eğitimden kas?t, sadece okullardaki örgün, düzenli ve resmî eğitim değil… Onunla beraber belki ondan daha önemli kişinin ferdî okumas?, okuldan ayr?l?şla okumadan ayr?l?ş?n gerçekleşmemesi, bir ömür boyu insan? çevresine, komşular?na ve dünyaya karş? efendileştiren, ona izzet ve şeref veren bu ameliyenin insanlar?n hayatlar?na hiç ç?kmamacas?na girmesidir.
    Avrupa ile Afrika’n?n tek fark?, “eğitimdedir.” Avrupa okuyor, okula gidiyor, okuldan sonra okuyor, kendi kültürünü araşt?r?yor, onu kitaplaşt?r?yor, dünyaya yay?yor, durmuyor, doymuyor, başka kültürlere el at?yor, onlarda büyük eserler vücuda getiriyor ve kültürlerin gerçek sahiplerinin faidesine sunuyor. Bugün Osmanl? tarihi konusunda en önemli kaynaklardan biri Avusturyal? bir şarkiyatç? olan Hammer’in yazm?ş olduğu tarihtir. Tarihçilerimiz eserinin baz? yönlerini beğenmeseler, “kendini kültürünün baz? tak?nt?lar?ndan kurtaramam?ş” deyip onu suçlasalar da, Osmanl? ile alâkal? bir şey yazmaya çal?şan çoğunlukla bu ismini, Osmanl?lar?nki gibi yapt?rd?ğ? mezar?n?n taş?na “Yusuf” diye yazd?ran âlimin kitab?na başvurmadan, onu kar?şt?rmadan edemiyorlar.
    Hiç unutmam, fakültedeki hadis hocam?z s?n?fa bir şarkiyatç?n?n yazd?ğ? hadis kitab?n? getirmişti. Haf?zam beni yan?ltm?yorsa, ismi “Concord”du. Bu eseri kullanarak bir hadisin ilk kelimesini bildiğiniz takdirde hadisin tümüne ulaşabiliyordunuz. Hâlâ hat?rlad?ğ?mda hay?flan?r?m, niye bir Müslüman değil de bir Avrupal? şarkiyatç? öyle bir eser yazm?ş diye.
    Sizin kültürünüzde dahi âlimlerinizin yaz(a)mad?klar? eserleri yazanlarla, bu çağda, bilim, ilim ve teknoloji çağ?nda, k?l?ç ile kalkan?n müzelerde sergilendiği ve sadece folklorcular?n ellerinde salland?ğ? bu zamanda o insanlarla yar?şabilmeniz, kendinizi, haklar?n?z? onlardan koruman?z mümkün olur mu? Veya çok zor olmaz m??
    Afrika da Avrupa kadar okusa, onun kadar eğitimde ilerlese, kütüphaneler kursa, eserler vücuda getirse, Avrupalaş?r dersek, mübalâğa etmiş olur muyuz?
    Eğitim mi ilerlemenin sebebi veya ilerleme mi eğitimin sebebi diye bir soru abes kaçar. Elbette ki, ilerleme eğitimin neticesidir.
    Eğitimde ileri milletlerin geri olduklar?, başka milletler taraf?ndan sömürüldükleri ve fakirleştikleri görülmemiştir. Bu dün de böyleydi, bugün de böyledir. Müslümanlar eğitimde ileri olduklar?, eserler vücuda getirdikleri, bu vadide biz de var?z dedikleri sürece, ezilmediler, sömürülmediler, başlar?n? eğmek zorunda kalmad?lar. Maarifte gerilemeleri, bütün cephelerde gerilemeyi beraberinde getirdi.
    Avrupa ?bn-i Sina’n?n t?p kitab?n? tercüme ettirip, as?rlarca üniversitelerinde okuttuğunda “cad? avc?lar?n?n” terleri yeni yeni kuruyordu. Cad?larla, şeytana ruhunu satanlarla ve kilisenin dogmalar?na ayk?r? fikir beyan edenlerin muhakemeleri, yarg?lanmalar?, yak?lmalar? ve takipleriyle uğraşan Avrupa’n?n başka hiçbir şeye ne mecali, ne de kuvveti vard?.
    Ne zaman ki Avrupa Rönesans’la, Yunan-? Kadimle tan?şt? ve Reformla ifadeye hürriyet tan?d?, matbaay? kulland?, o ortaçağ?n kasvetli Avrupa’s?, cad? av?n? b?rak?p, sömürge av?na ç?kt?. Kitaplar? ve âlimleri fikirlerinden dolay? yakanlar, hürriyet mekân? olunca, o derece kuvvetlendiler ki, vatanlar? kendilerine yetmez oldu. Başka memleketlere göz diktiler, k?t'alar fethettiler, Hindistan gibi memleketleri, uzun y?llar yönettiler.
    Keşke bu topraklar?n ?slahatç?lar?, elbiselerle, fötr şapka ve balolarla uğraşacaklar?na, eğitime ehemmiyet verip, onu geliştirmeye çal?şsalard?. Zira Avrupa veya muas?r medeniyetler kuvvet ve iktidarlar?n? o kültürlerinin s?radan bir aksesuar? olmaktan başka bir özelliği olmayan gardrop malzemelerinden alm?yordu. Biliminden, ilimdeki ilerlemesinden geliyordu bütün o güç, kuvvet ve iktidar… Maharet Sam Amca’n?n giydiği derin fötr şapkada olsayd?, çok güzel olurdu. Afrika’ya gemilerle, t?rlarla Sam Amca’n?n elbiseleri gönderilir ve o biçareler de böylelikle o açl?ktan ve sefaletten kurtulurlard?.
    –Devam edecek–
    Mehmet ÇINAR
    Yeni Asya 12.12.2006

    Vücudunu mucidine feda et.Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın.Mesnevi-i Nuriye sahife 101


  2. #2
    Ehil Üye Ebu Hasan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3.049

    Standart


    Bat? niye ileri gitti, biz niye geri kald?k? (2)
    —Dünden devam—
    Dünkü yaz?m?zda Japonlar?n as?l ustalar? olan Avrupal?lar? geçtiklerini söyledik. Bunun için tarih bilmeye gerek yok. Bugün dahi bu böyle… Japonlar teknolojide şu anda da birinciler, medeniyetlerini taklit ettikleri Avrupa’n?n önündeler. Ve bunu eğitimdeki başar? ve büyük hamleleriyle başarm?şlar. Redingot şapka veya operayla değil. Bugün dünyan?n en çok okuyan milleti Japonlar… Kişi baş?na y?lda 25 kitap okunuyor Japonya’da. Fransa’da bu say? 13. Amerika’da 12. Bizde maalesef bir kişiye bir kitap düşmüyor. ?ki hatta üç kişiye de bir kitap düşmüyor. Yedi kişi de sene de bir kitap okumuyor. On kişiye, evet Türkiye’de on kişiye bir kitap düşüyor. Ama son zamanlarda bu konuda güzel gelişmeler oluyor. Kitaplar da gündeme oturabiliyor. Bu sevindirici. Baz? kitaplar—içerikleri ve çok satmalar?n?n sebebi tart?şma konusu olsa da—çokça sat?yor. Lâkin yeterli değil. “Türkiye’de ne zaman kitaplar da müzik albümleri kadar sat?lsa ve yazarlar san’atç?lar kadar zengin olsa, memleketimiz o gün as?rl?k seferinin umulan, hedeflenen, uğrunda serlerden geçilen menziline varm?ş olur,” dersek, çok mu havai bir iddiada bulunmuş oluruz. Hedeflediğimiz Avrupa ve Kuzey Amerika’da bu böyle. Kitaplar albümler kadar, hatta onlardan çok sat?yor. Meselâ Harry Potter… Toplam sat?ş adedi galiba elli milyona yaklaşm?ş. Davinci Şifresi, o da milyon rakam?n? epeyce aşm?ş durumda. Biz de vaziyet hâlâ bunun çok uzağ?nda. Kitaplar?n milyon satmas?n?, şu anki nesil görmeyecek gibi. Kütüphanelere hâlâ çoğunlukla okul ödevlerini yapmak isteyen talebeler geliyor. Kitapç?lar?n çoğunda in-cin top oynuyor. “Kitaplara para veremiyorum” cümlesi çokça duyduğumuz cümlelerden… Elim bir konu da normal vatandaş?n okumamas?n? bir kenara b?rakal?m, okumas? gerekenler, öğretmenler, araşt?rma görevlileri dahi yeterince okumuyorlar. Türkiye’de talebelik boyunca okul kitaplar? okunuyor, okulun bitmesiyle okuma ameliyesi de sona eriyor.
    Burada bir anekdotu aktarmadan geçemeyeceğim: Şevket Süreyya Aydemir—oldukça ilginç bir zat bu. Gençliğinde Turanc?. Sonra tam ters bir istikamete dümen k?r?yor. Rusya’da üniversiteye gidiyor ve orada komünist oluyor. O fikirle Türkiye’ye geliyor, fikrinden dolay? muhakeme ediliyor, cezaevinde yat?yor. Ç?k?nca Kemalist oluyor, yetmiyor ?nönist de oluyor. Menderes’in Dram?’n? yaz?yor: ?ki rakipten ?nönü’ye toz kondurmuyor, Menderes’i hatalar?n müptelas? gösteriyor. ?şin ilginci baz? cümlelerinde yazar?n tarafs?zl?ğ?ndan söz ediyor. Bahsi fazla uzatmayal?m, Suyu Arayan Adam adl? eserinde “Biz Rusya’da üniversitedeyken kütüphane konusunda bitmeyen bir tart?şmam?z vard?: O da kütüphane yirmi dört saat aç?k olsun mu? Olmas?n m??” Bu cümleleri aktard?ktan sonra, “Sak?n kütüphanenin mesai saatlerine göre aç?l?p kapand?ğ?n? sanmay?n. Sabah sekizden gece yar?s? on ikiye kadar aç?kt?”’ şeklindeki hayret verici durumu yaz?yor.
    Islahatç?lar ordular karş?s?na ordular ç?kartarak veya as?rl?k kültürlerinden gelen elbiseleri değiştirmeye çal?şarak boşuna serlerinden geçtiler. Maarife yönelmeliydiler. Ama sadece medreselere veya okullara yönelerek değil. Halk?n tümüne yönelik kuşat?c?, kapsay?c? bir maarif hareketi başlatmal?yd?lar. Çünkü batakl?k ancak maarifle kurutulabilir. Diğerleri sadece geçici tedbirler.
    Bugün Japonlar kadar okuyan, onlar kadar eğitimde ilerleyen, onlar kadar ilerler, mesafe al?r, rakiplerini geçer, müreffeh olur. Bu bir iddia değil. Yaşanan, ispatl?, hayk?ran bir gerçek… Türkiye’de de y?lda kişi baş?na okunan kitap say?s? 25 olduğu zaman teknolojide, hatta her şeyde Japonya gibi olur. Milletlerin ilerlemelerinin, öne geçmelerinin ve sorunlar?n? çözmelerinin yegâne yolu, bu: Maarifte ilerlemek. Kaliteli bir eğitime sahip olmak… Okumay? sadece talebelere hasretmeyip, bütün vatandaşlara yayabilmek…
    Baz? ülkelerde yeni ç?kan bir kitab? oran?n gençleri, kitapç?lar önünde sabahlayarak bekliyorlar. Ona ilk sahip olanlardan ve okuyanlardan olmak için. Bu manzara hangi ülkede yaşan?rsa, o da birinci ülke kadar ilerler, sorunlar?n? çözer ve müreffeh olur.
    Simya’n?n s?rr? bu… Padişahlar orduya el atmakla beyhude yere taht ve candan oldular. P?nar maarif. Diğerleri ondan akan dereler. P?nar bulan?k akt?ğ? sürece dereleri temizlemenin imkân? olur mu? Buna çal?şanlar bitap düşüp, vazgeçmek zorunda kalmayacaklar m??
    Kendi kültürümüzden vazgeçmekle muas?rlaşacağ?m?z?, medeniyet seferinde mesafe kat edeceğimizi sanmak, büyük bir hata. Böyle davranarak, bize şahsiyetimizi veren ve onu sağlamlaşt?ran cevheri yok etmiş oluruz. Yap?lmas? gereken, kendi kültürümüzü geliştirerek, eksikliklerini gidererek ve onu ?slâh ederek seferimizde tekrar h?zlanmaya çal?şmakt?r. Böylelikle hem şahsiyetimizi kaybetmez, yani mukallitleşmez, hem bir kültür sahibi olarak kudret ve kuvvet kazan?r, hem de hedefimize varm?ş oluruz.
    Mecelle. Bugünün genç nesline acaba bu kelime ne ifade ediyor. ?mtihanlar olmasa, herhalde çoğu bu kelimeyi duymam?ş olurdu. Mecelle k?saca, Osmanl? hukuk âlimlerinin ?slâm Hukukunu çağ?n sorunlar?na cevap verebilir hale getirmek için, bir kurul oluşturarak meydana getirdikleri bir hukuk şah eseri. Bugün bile Ürdün gibi baz? Müslüman ülkelerde k?smen yürürlükte. Bizde ise medenî kanunun kabulüne kadar yürürlükteydi. ?sviçreden medenî kanun ithal edilince yürürlükten kald?r?ld?.
    Şu an onuncu Mecelle’yi yaz?yor ve tart?ş?yor olsayd?k, bu mu bizim hukuk miras?m?za daha çok katk?da bulunuyor olacakt?, yoksa bir ?sviçre mukalliti olmakla m?, hukuk miras?m?z? zenginleştirdik.
    Onuncu Mecelle’yi bugün tart?ş?yor olsayd?k, farkl? bir medeniyetin sahibi olurduk. Bir mukallit değil, münşi olurduk. Medeniyette tabi değil, takip edilen olurduk.
    Japonya bu konuda bize bir şeyler söyleyebilir. Japonya teknolojide ne kadar gelişmiş ve ilerlemiş olursa olsun, medeniyette bir mukallit. Dünyaya yayd?ğ? ve yayacağ? farkl?, asil ve Bat? medeniyetine alternatif olabilecek bir medeniyeti yok. Bunu ancak Müslümanlar yapabilir. Bat? medeniyetine, insanlar? mutlu etmediği ve edemeyeceği Bat?n?n bugünkü halinin, uyuşturucusunun, fuhşunun, aile kurumunun y?k?lmas?n?n ve daha onlarca çürüklüğünün adeta hayk?rd?ğ? Bat? medeniyetine alternatif olabilecek bir medeniyeti ancak Müslümanlar geliştirebilir. Bunu da medenî kanunlar ithal ederek değil, aksakl?klar?n? kendi kültürleri içerisinde ?slâh ederek, Mecelleler yazarak, alternatif sosyal hayat projeleri öne sürerek yapabilirler. Ve dünyan?n bugün böyle bir şeye, güçlü, kudretli ve iddial? bir medeniyete ihtiyac? var. ?nsaniyetin bugünkü hali adeta bunu hayk?r?yor. Ama ne yaz?k ki Müslümanlarda bu mecal ve kudret bugün pek gözükmüyor. Kimi tabi olmuş, Bat?n?n ağz?n?n içine bakar duruma gelmiş ve bundan son derece memnun bir halde. Diğerleri ise kendi kabuklar?na çekilmiş ve kendi dünyalar?nda yaşamay? tercih ediyorlar.
    Zaman?m?zda ve bütün zamanlarda kuvvetlenmenin, sorunlar? çözmenin ve baş? dik, izzet ve şerefle, sömürülmeden, teba ve tabi olmadan yaşaman?n tek yolu, eğitimde ilerlemek, kültürlenmek, fikrî durağanl?ğa uğramamak, tefekküre hiçbir zaman zincir ve kay?t vurmamak, onu hür, özgür ve serazat b?rakmakt?r. Şayet bir durağanl?k olursa, onu kendi kültürü içerisinde, kendin olarak ve kendi aksakl?klar?n? halletmeye çal?şarak çözmeye çal?şmakt?r. Böylelikle mukallit olmaz, bir alternatifin sahibi olur, kendi özünüzü kaybetmez, ilmi, fikri ve medeni miras?n?za yeni zenginlikler katm?ş olur, irfan cephesinden daha da güçlenmiş olursunuz.
    Aksine başka milletleri taklit ettiniz mi, k?ymetiniz ancak bir mukallidin k?ymeti kadar olur. Mukallitler ise her yerde küçümsenir, itibar görmez ve ikinci s?n?ft?rlar. Ve komiktirler, ancak insanlar? güldürürler. ?nsanlar? güldürenlerin ise, hiçbir çağ ve zamanda itibar görmedikleri bir gerçektir.
    Taklit edilenin yan?na gittiği zaman mukallit, z?mnen ona seni kendimden üstün görüyorum, sen benden iyi ve öndesin der. Çünkü onu taklit etmesinin gerçek mânâs? budur.
    Çare kendimiz olarak, kültürümüze düşmanl?k etmeyerek mesele ve sorunlar?m?za çözüm bulmaya çal?şmakt?r: Böylece hem biz irfan?m?z? zenginleştirerek kazan?r?z, hem de dünya tek medeniyetin kahr?n? çekmekten kurtulmuş ve alternatif kazanm?ş olur.
    –SON–
    Mehmet ÇINAR
    Yeni Asya 13.12.2006


    http://www.yeniasya.com.tr/2006/12/13/gorus/default.htm
    Vücudunu mucidine feda et.Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın.Mesnevi-i Nuriye sahife 101


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Bir İleri, İki Geri
    By Müellif-e in forum Gündem
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 30.03.09, 08:46
  2. Niye Ben??
    By serab in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 18.11.07, 11:19
  3. Niye Kaybediyoruz?
    By aşur in forum Mizah
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 06.12.06, 13:15

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0