+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Osmanlı’da kâinat Kur’an, insan ayettir

  1. #1
    Global Moderator *SAHRA* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Mesajlar
    9.849

    Standart Osmanlı’da kâinat Kur’an, insan ayettir


    Hem ailede, hem de Osmanlı eğitim sisteminde Kur’an-ı Kerim eğitimi her şeyin önünde yer alırdı. Osmanlı evlerinde akşamları mutlaka birkaç sayfa Kur’an okunur, cuma geceleri ise sabahın ilk ışıklarına kadar sürerdi. Amaç mübarek geceyi Allah kelamıyla iç içe geçirmek, bu konuda da çocuklara örnek olmaktı. Belli yaşlarda mahalle mektebine gönderilen çocuklar, “” ile eğitime başlar, önce Kur’an ve tecvit öğrenirlerdi.




    İnsanın kudsiyeti “ete kemiğe bürünmüş” olması değil, “ahsen-i takvim” üzere yaratılmasındadır…



    Sistem bu çerçevede kurulduğu için, farklı inançlar devlet tarafından da müsamaha ile karşılanmış, her dinden, her ırktan insana “özgürce yaşama” hakkı tanınmıştır.



    Osmanlı yaşam biçiminin kaynağı kuşkusuz Kur’an’dır. Devlet dâhil, Müslüman hayatlar bu esas çerçeveye oturmuştur.



    Bu yüzden her davranışlarında “Bismillah”, hatta öfkelerinde, hayretlerinde ve yılgınlıklarında bile “Allah” vardır…



    Osmanlı insanı her işe, “Bismillah” ile başlar…



    Her adımını, “Tevekkeltü alellah” diye atar…



    Kızınca, “La havle vela kuvvete illâ billah” der...



    Hayretini, “Hay Allah!”, “Allah Allah” ya da “La ilahe illallah” diye ifade eder…



    Hayreti derinleşince, “Fesübhanallah!” çeker…



    Haksızlığa uğrayınca, “Hasbünallah!” diyerek Allah’a havale eder…



    Gözü yılınca da “Nbillah!” diyerek yaka silker…



    Yani Osmanlı’nın hayreti de, öfkesi de zikir kokuludur. Saraylar, konaklar ve evler âyetlerle süslüdür. Haremin giriş kapısının üzerinde “Başkasının evine haberli giriniz ve selam veriniz” anlamında bir ayet-i kerime yazılıdır.



    Büyük salonun (taşlık) duvarları “Ayete’l-Kürsi” ile süslüdür… Ayrıca hat sanatının çeşitli karakterleriyle yazılmış pek çok hadis duvarları süslemektedir.



    Bu hayat tarzını inceleyen Fransız seyyah M. de Thevenot, şunları yazıyor:



    “Osmanlılar, çok dindar, çok insancıl, şefkat ve merhamet sahibidirler. Gönülleri din gayreti ile doludur. İslamiyet’i bütün cihana yaymayı kendilerine görev bilirler. Birbirleriyle vuruşup dövüşmezler. Bizde sıkça rastlanan düello, onlarda adeta bir meçhuldür. Bunun sebebi de çok sevip candan bağlı oldukları dinin, içki ve kumar gibi iki büyük kötülük ve düşmanlık kaynağını kurutan hâkimane siyasetidir.”


    Osman Gazi’nin Kur’an’a hürmeti

    Osman Gazi’nin maneviyat önderi ve kayınpederi Şeyh Edebali’yi önce Neşri tarihinden okuyalım:



    “…Osman Gazi’nin halkı arasında bir Şeyh-i Aziz var idi: Edebali derlerdi. Gayret sahibi kimselerdendi. Halkın itimadını almış tüm illerde meshur olmuş idi. Dünyası sonsuzdu. Kendine derviş yolun tutarlardı. Hatta derviş deyü lakap iderlerdi. Bir zaviye yapıp gelen ve gidene hizmet ederdi. Zaman zaman Osman Gazi dahi ona misafir olurdu.”



    Zaviyede misafir kaldığı bir gecenin sabahında, onu namaza kaldırmaya gidenler, yatağını bozulmamış, kendisini ise ihtiram duruşunda bekler buldular.



    Gözleri rahledeki Kur’an’daydı. Kur’an’a saygısından dolayı sabaha kadar ayakta beklemişti. Durumu Şeyh Edebali’ye bildirdiklerinde, Osman Bey’e sordu:



    “Neden uyumadın?”



    Osman Bey boynunu büktü, içten gelen bir teslimiyet içinde fısıldadı:



    “Kelam-ı Kadim karşısında ayaklarımı uzatıp uyumayı içime sindiremedim.”



    Rivayete göre Şeyh, “Kelam-ı Kadim’e duyduğun bu hürmet yüzünden Allah neslini aziz edecek” diyerek, kızını Osman Gazi’ye nikâhlamaya, bu olay üzerine razı oldu.



    Ölüm halindeyken, oğlu Orhan Gazi’ye yaptığı vasiyet de, “Kur’an insanı” kimliğinin hayata son yansıması gibidir:



    “Bak oğul, Allah’ın emirlerine aykırı işler işlemeyesin… Bilmediklerini ulemadan sorup öğrenesin… Farklı inançlara mensup olanları hoş tutasın… Zalim olmayasın… Âlemi adaletle şenlendiresin… Allah için cihadı terk etmeyesin… İlim ehlini el üstünde tutasın… Ulemaya riayet eyleyesin ki, din işleri nizam bulsun… Askerlerine ve dünya malına gurur getirip doğru yoldan uzaklaşmayasın… Bizim mesleğimiz Allah yoludur, maksadımız i’la-yı kelimetullahtır. Davamız kuru kavga ve cihangirlik davası değildir.“



    Yalnız Orhan Gazi değil, Kur’an referanslı bu vasiyete bütün Osmanlı hükümdarları bağlı kaldılar. Kur’an’a saygı ve bağlılıkta ise yine Osman Gazi’yi örnek aldılar. Kur’an ilimleriyle uğraşan âlimleri daima koruyup gözettiler, baştacı ettiler.



    Osmanlı Devleti’ni “ebed-müddet” yaparak dünya önderi ve örneği haline gelmesini sağlayan sır “Kur’an sırrı”dır!

  2. #2
    Global Moderator *SAHRA* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Mesajlar
    9.849

    Standart



    Aile içinde ve okulda Kur’an eğitimi


    Çocuk yetiştirmenin en önemli unsuru da Kur’an’dı…



    Hem ailede, hem de Osmanlı eğitim sisteminde Kur’an-ı Kerim eğitimi her şeyin önünde yer alırdı…



    Osmanlı evlerinde akşamları mutlaka birkaç sayfa (en azından birkaç âyet) Kur’an okunur, cuma geceleri ise sabahın ilk ışıklarına kadar sürerdi.



    Amaç mübarek geceyi Allah kelamıyla iç içe geçirmek, bu konuda da çocuklara örnek olmaktı.



    Belli yaşlarda mahalle mektebine gönderilen çocuklar, “” ile eğitime başlar, önce Kur’an ve tecvit öğrenirlerdi.



    Bu mekteplerin ders programının temeli Kur’an ve iman eğitimiydi.



    Kur’an eğitimi konusunda Osmanlı devlet sistemi son zamanlarına kadar dikkat ve hassasiyet göstermiştir.



    19. yüzyılda yayınlanan ferman buna şahittir. 1828/29’larda (1244) bazı ailelerin çocuklarını okuldan alıp çıraklığa vermesi yaygınlaşınca zamanın padişahı İstanbul kadısına hitaben şu mealde bir ferman göndermiştir:



    “Bir müddetten beri ehl-i İslam içinde, talim ve terbiye-i sıbyan hususuna ehemmiyet verilmez olduğunu, çoğunlukla insanların çocuklarını altı-yedi yaşlarında mektepten alıp sanata verdiğini ve bu yüzden de halkı cehaletin istila eylediğini duydum. Bundan böyle herkes evladına buluğ çağına kadar tecvit ve ilmihal dersleri aldırsın, çocuklar şerait-i İslamiyyeyi öğrensin, bunları öğrenmedikçe, mektepten alınıp ustaya verilmesin.”



    Yabancılar ne diyor?


    Osmanlı müesseseleri ve devlet teşkilatı hakkında yedi ciltlik bir eser yazan Mouradgea d’Ohsson şöyle diyor:



    “Osmanlı Türkleri, diğer faziletleri kadar namuskârlık, dürüstlük ve doğruluk gibi Kur’an’ın en kıymetli ahkâmına dayanan meziyetleri itibariyle de şayan-ı takdirdirler. Onların medh ü senâ edilecek meziyetlerinden biri de, verdikleri söze sadık olmalarıdır. Onlar, başkalarını aldatmaktan ve emniyeti suistimal ile bir kısım insanların saflığından istifadeye kalkışmak ve istismar etmekten büyük bir vicdan azabı duyarlar. Kendi aralarındaki bütün muamelelerine yerleşmiş bulunan bu kemali, hangi din ve mezhebe mensup olursa olsun, bütün yabancılara karşı da aynı şekilde gösterirler. Bu noktada müslimle gayr-i müslim arasında hiçbir fark gözetmezler. Çünkü onlar, her türlü gayr-ı meşru kazançları İslamiyet bakımından haram sayarlar ve meşru olarak kazanılmamış bir servetin ne bu dünyada, ne de ahirette hiçbir hayrı olamayacağına kesin olarak iman ederler.”



    A. L. Castellan, “Kur’an’ın manen zincirlemiş olduğu” Osmanlı Müslümanlarının doğruluk ve dürüstlükleri hakkında şöyle bir olay anlatır:



    “Dostlarımdan biri anlattı:



    ‘İçinde bin kuruş bulunan bir torba ile İstanbul’dan Beyoğlu’na dönüyordum…



    Tophane İskelesi’ne çıkarken torbam yırtıldı. İçindeki bütün paralar

    dökülüp rıhtımın üstüne dağıldı, bazıları da denize yuvarlandı. Ben ‘eyvah’

    bile diyemeden hemen oradaki halk, paraların üstüne üşüştü. Herkes bulabildiği kadar topluyordu.



    Ben şaşkınlıktan donmuş bir vaziyette ne yapacağımı bilemiyor, sadece bu hareketleri büyük bir endişe içinde takip ediyordum. Ne göreyim! Herkes, topladığı paraları deniz kenarında kalan torbama koyuyordu.



    Bunun üzerine içim biraz ferahladı. Hatta kayıkçılar da, suya dalıp, denizin dibine gitmiş olan kuruşları çıkarmışlardı.



    Bütün bunlara karşı cömertlik göstermek istedimse de vazifelerini yapmış olduklarından bahsederek, her biri bir tarafa çekildi. Zaten o kadar kalabalıktılar ki, hepsine bahşiş yetişmezdi.



    Toplanan bütün paralar torbaya konduktan sonra bir hamal da onu yüklenip evime kadar götürdü.



    Eve girdikten sonra büyük bir merak içinde paramı saymaya başladım. Birçok ziyana uğramış olduğumu zannediyordum ki, bin kuruşumun da tam olarak torbada olduğunu gördüm. Hayretler içinde kaldım. Gözlerime inanamadım; bir daha saydım. Evet tek bir kuruşum bile eksik değildi.’”



    Tabii eksik olmayacaktı: Çünkü o toplum, “kul hakkı” hassasiyetiyle şekillenmiş bir toplumdu.



    Hafız padişahlar

    Buna benzer daha pek çok örnek var…

    Hepsi için ne zemin müsait, ne de zaman.



    Pek çok Osmanlı padişahının saatlerce Kur’an okuduğunu, Kanuni Sultan Süleyman’ın isminin Kur’an açılarak (Tefe'ül) verildiğini, Fatih’in Kur’an’ı dokuz yaşında ezberlediğini ve sürekli tekrarladığını, Yavuz’un Hırka-i Saadet’te 24 saat Kur’an okuyan hafızlar arasına kendi adını da yazdırdığını söyleyerek konuyu bitirelim.



    Yavuz Bahadıroğlu

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Bununla insan, insan olur.
    By fanidünya... in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 31.08.17, 21:52
  2. Kainat Bir Aynadır!
    By yozgati in forum Risale-i Nur'u Yeni Tanıyanlara
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 26.10.14, 20:12
  3. Osmanlı evi,Osmanlı İnsanı....
    By gamze-i_dilruzum in forum Tarih
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 23.05.14, 21:30
  4. Kainat Dilenciliği
    By elff in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 16.01.07, 19:33

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0