+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: İstanbulun Kayıp Camileri

  1. #1
    Ehil Üye muhibbülkurra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    4.304

    Standart İstanbulun Kayıp Camileri


    İstanbulun kayıp camileri
    12 Ocak 2010 / 20:30
    İstanbul'un tarihi yarımadasındaki yüzlerce cami kayıtlarda yer alsa da, artık yoklar...

    İstanbul'un tarihi yarımadasındaki Fatih ilçesi sınırlarında bulunan 281 cami ve mescit, resmi kayıtlarda yerleri belli olmasına rağmen artık yerinde yok. Bazılarının arsaları üzerinde özel mülkiyet binaları varken, bazıları yıkık dökük halde ve işgal altında.
    281 cami yok oldu
    Fatih'te 169, Eminönü'nde 113 cami yok olmuş durumda. Bunlardan 69'unu yol ve meydan yapmak amacıyla yerel yönetimler yıkmış. 50'si doğal afetlere ve yangınlara kurban verilmiş. 20'si ise, ilgisizlik ve bakımsızlığa direnememiş. Birçoğunun yerinde simdi apartmanlar, gecekondular ve işyerleri var. 118 cami ve mescidin ise resmi kayıtlardaki isimlerinden başka geride hiçbir izi yok.
    İstanbul'da yaşanan tarih kıyımının boyutlarını görmek için yalnızca Eminönü ve Fatih Müftülükleri'nin kayıtlarına bakmak yeterli. 1950'den sonra hız kazandığı gözlenen kıyımın bilançosu söyle:
    Eminönü'nde 113, Fatih'te 169 cami ve mescide çeşitli nedenlerle yok olmuş durumda. Yani toplam 281 tarihi eser. Bu iki ilçede ayakta kalan cami sayısı ise 283. Bir başka deyişle tarihi mirasın yarısı, yerel yönetimlerin sorumsuzluğuna, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün ilgisizliğine, plansız kentleşmeye ve doğal afetlere kurban edilmiş durumda.
    Eminönü ve Fatih ilçelerinde yok olan cami ve mescitleri inceleyen ilçe müftülüklerinin yayınladığı ''Eminönü Camileri'' ve ''Fatih Camileri'' adli iki kitap iç karartıcı tabloyu bütün çıplaklığıyla göz önüne seriyor.
    Bir müftülük yetkilisi, en çok yıkık bir şekilde duran camiler için bir şey yapamamanın sıkıntısını çektiklerini belirterek şunları söylüyor:
    ''Yok olan cami sayısı çok fazla. Bunların birçoğu ise sorumsuzluğa kurban verilmiş durumda. Bütün çalışmalarımız en azından tarihi belgelemek ihtiyacına hizmet ediyor. Ortaya çıkan bu iki kitap kaybolan eserlerin kayıtlı hale getirilmesi çabasını güdüyor. Özellikle yıkık vaziyette duran camiler, halkı huzursuz ediyor. Bunlar bir an önce aslına uygun olarak restore edilip şehre ve topluma kazandırılabilir.''
    MARMARA DENİZİ'NDE 'KAYBOLAN' KARAKÖY CAMİİ
    İstanbul'un kayıp camileri arasında hikayesi en çarpıcı olan ise Karaköy Camii..
    Karaköy Meydanı'nda 2. Abdülhamit dönemi saray Mimarı Raimondo D'Aronco tarafından yapılan ahşap cami, 1959 yılında yol yapımı nedeniyle sökülerek gemiye yüklendi. Kınalıada'ya tekrar kurulması planlanan camii, taşınırken gemi yan yattığı için parçalarının bir çoğu suya gömüldü. Camiden kalan iki parça mermerin birisi, bütün ihtişamıyla Kınalıada Camisi'nin avlusunda yatıyor. Diğeri ise aynı caminin duvarının yapımında kullanılmış. Karaköy Camii'nin abanoz ağacından oyma, nakışlı ahşap mihrabını ise Kasımpaşa'daki Yahya Kethüda Camii ödünç almış.
    İşte Müftülük kaynaklarına göre İstanbul'da kaydı olan, kendi olmayan tarihi camiler:
    Abacı Mescidi
    Abayi Mescidi
    Abid Çelebi Mescidi
    Ahaveyn Mescidi
    Ahizade Mescidi
    Altı poğaça camii
    Arabacı Beyezid Mescidi
    Arpa Emini Mescidi
    Attar Ahmed Ağa mescidi
    Aya kapı Mescidi
    Aynalı Çeşme Mescidi
    Ayvansaray Mescidi
    A'zebler Camii
    Baba Hasan Mescidi
    Baki Efendi Mescidi
    Bakkal ahmed Ağa mescidi
    Bakkal Zade mescidi
    Baklalı Mescidi
    Bıyıklı Hüsrev Mescidi
    Bitlice Mescidi
    Bostan camii
    Bostanzâde Mescidi
    Bucakbağı Mescidi
    Camcılar Mescidi
    Ceylani tekkesi Mescidi
    Cibali kapısı Mescidi
    Çakırağa Mescidi
    Çavuş Mescidi
    Çavuş Mescidi 2
    Çıkırıkçı Mescidi
    Çınar Mescidi
    Çınarlı Çeşme Mescidi
    Çırakçı mescidi
    Çırçır Mescidi
    Dalyasanlılar Mescidi
    Dâruşşifa mescidi
    Dâvutpaşa İskelesi Mescidi
    Defderdâr Mescidi
    Değirmen Mescidi
    Demirciler mescidi
    Deniz Abdal Camii
    Ebe kadın Camii
    Eğri Kapı Mescidi
    Emîni Cû Mescidi
    Emir Buhârî Tekkesi Mescidi
    Et Meydanı Mescidi
    Etyemez Tekkesi Mescidi
    Fıdıkzade Tekkesi Mescidi
    Firuz ağa Mescidi
    Gülşeni Tekkesi mescidi
    Hacı İlyas camii
    Hacı İlyas Mescidi
    Hacı Muhyiddin Mescidi
    Hacı Timur Camii
    Halil paşa Camii
    Hamit Efendi Medresesi Mescidi
    Haraççı Muhiddin Mescidi
    Hasan Halife Camii
    Hasırcı Mescidi
    Hâtuniye camii
    Haydar efendi Camii
    Haydarhane Mescidi
    Haydar Paşa Mescidi
    Himmtzade Zaviyesi Mescidi
    Hindîler Tekkesi mescidi
    Hoca Hayreddin Mescidi
    Hoca Hayreddin Mescidi 2
    Hoca Üveys Camii
    Hubyar Mescidi
    İlyas Efendi Mescidi
    İvaz Kasap Mescidi
    İyine Bey Mescidi
    Kadı Sadi Mescidi
    Karabağlı Mescidi
    Karabaş Mescidi
    Karagöz Mescidi
    Kara Mehmed Paşa camii
    Karanlık Mescidi
    Kasapbaşı Mescidi
    Kazasker Camii
    Kemha Mescidi
    Kepekçi Mescidi
    Keskindede Mescidi
    kız Ahmed Efendi Tekkesi Mescidi
    Kirmasti Mescidi
    Kovacı Mescidi
    Kürkçübaşı Mescidi
    Lalezar Mescidi
    Leylek Yavası Mescidi
    Macuncu Camii
    Manastır Mescidi
    Merdivenli Mescidi
    Mihrinaz Hatun Mescidi
    Mirahor Mescidi
    Molla Gürani Camii
    Muameleci Mescidi
    Murat Molla Tekkesi mescidi
    Muslihîddin Mescidi
    Mustafa bey mescidi
    Mustafa efendi mescidi
    Münadi Mescidi
    Müneccim Sadi mescidi
    Nazmi Tekkesi Mescidi
    Nevbahar Mescidi
    Nişancı Mehmed Bey Mescidi
    Nuri Dede Mescidi
    Odalar Mescidi
    Odunyarıcızade Mescidi
    Oğlanlar Tekkesi mescidi
    Oruç Gazi Mescidi
    Oymakapı Mescidi
    Öksüzce Mescidi
    Öksüzce Hatip Mescidi
    Ördek kasap Mescidi
    Payzen Yusuf Paşa Mescidi
    Pazar Tekkesi Mescidi
    Perkapı Mescidi
    Peyk Dede Mescidi
    Resmi Mescidi
    Rüstem Çelebi Mescidi
    Samatya mescidi
    Saraçhâne Mescidi
    Saraçhânebaşı Mescidi
    Sarıgüzel Mescidi
    Sarı Musa Mescidi
    Sarı Nasuh Mescidi
    Sekbanbaşı Mescidi
    Sekbanbaşı Hüseyin Ağa Mescidi
    Sekbanbaşı Zeyrek Mescidi
    Seydi Bey Mescidi
    Simkeş Mescidi
    Simkeş Mescidi 2
    Sinan Ağa Mescidi
    Sinan Çelebi Mescidi
    Sinan Paşa mescidi
    Sinan Paşa mescidi 2
    Sirkeci Tekkesi Mescidi
    Sivasi Tekkesi Mescidi
    Soğukkuyu Mescidi
    Sultan Camii
    SultanMescidi
    Şâh'u -Hûban Odaları Mescidi
    Şehremini Camii
    Şeyh Murad Mescidi
    Şeyh'ül harem Mescidi
    Şirimert Bey Çavuş Mescidi
    Şüheda Mescidi
    Tarsus Mescidi
    Toklu Dede Mescidi
    Tüfekhâne Mescidi
    Tülbentçi Mescidi
    Uzunca ova mescidi
    Uzun Yusuf mescidi
    Ümmi Sinan Tekkesi Mescidi
    Valide Medresesi Mescidi
    Van'i Dergahı mescidi
    Yakupzâde Mescidi
    Yamaklar Mescidi
    Yavuz Mehmed Ağa Mescidi
    Yayla Camii
    Yedikule Camii
    Yeni bahçe Camii
    Yeni Dersiye Mescidi
    Yenikapı Camii
    Yolgeçen Mescidi
    Yorgani İbrahim Ağa Mescidi
    Zeytinciler Mescidi
    Dünya Bülteni
    Kâinat mescid-i kebîrinde, Kur’ân, kâinatı okuyor. Onu dinleyelim. O nur ile nurlanalım. Hidâyetiyle amel edelim. Ve onu vird-i zebân edelim. Evet, söz odur ve ona derler. Hak olup, Haktan gelip, Hak diyen ve hakikati gösteren ve nurânî hikmeti neşreden odur.
    Kur’ân’a ve imana ait herşey kıymetlidir; zâhiren ne kadar küçük olursa olsun kıymetçe büyüktür. Evet, saadet-i ebediyeye yardım eden, küçük değildir.

  2. #2
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198

    Standart

    Beykoz’daki Göksu Camii’nin başına gelen cinayet, CHP’nin dine bakışını belgeliyor. Göksu Camii’nin girişine CHP levhası asmışlar… Binlerce cami kapatılmış, satılmış, yıkılmış, kiraya verilmiş, depo yapılmış, CHP ocağı, saz ve içki evi, spor kulübü lokali haline getirilmiş.

    Beykoz’daki Göksu Camii CHP ocağı olarak uzun süre kullanılmış. Fotoğraflar caminin başına getirilenleri açık bir şekilde gözler önüne seriyor. Göksu Camii’nin girişinde CHP levhası yer alırken, her tarafa çekilen “6 ok” ise mâbedin çatısında yer alıyor. Dine ve değerlere saygısızlığını TBMM çatısı altında gösteren CHP’nin, geçmiş yıllarda tahrip ettiği, yol bahanesiyle yakıp yıktığı camilerin yerlerinde ise şimdi yeller esiyor. İşte en çarpıcı örneklerden biri daha..

    KARA MUSTAFA PAŞA CAMİİ’NİN YERİNDE YELLER ESİYOR

    Karaköy’de yok edilen Kara Mustafa Paşa Camii… Atalarımız tarafından büyük bir maharetle semtin mimarî yapısına uygun bir estetikle yapılan Kara Mustafa Paşa Camii, Ziraat Bankası binasının hemen yanında yer alıyordu. Cami, uyduruk gerekçelerle yok edildi. Ziraat Bankası olduğu gibi duruyor. Caminin yeri bugün bile boş duruyor.

    Alıntı





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


  3. #3
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198

    Standart

    Şeflik döneminde camiler cemaate satılarak kurtarıldı

    Cumhuriyet Halk Partisi'nin tek başına iktidar olduğu 1940-1950'li yıllarda çok sayıda cami çeşitli gerekçelerle kapatıldı. Birçok cami ise minareleri yıkılarak samanlık veya hayvan barınağına dönüştürüldü. Baskının olduğu dönemlerde camileri iş hanına dönüştüren hayırseverler, Demokrat Parti'nin iktidara gelmesinin ardından ilgili camileri yeniden ibadete açtı.

    Bazıları kabul etmek istemese de, ‘Şeflik Dönemi’nde dine ve inanca yönelik çok ağır yaptırımlar yaşandı. Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) tek başına iktidar olduğu 1940-1950’li yıllarda çok sayıda cami çeşitli gerekçelerle kapatıldı. Birçok caminin minareleri yıkılarak samanlık veya hayvan barınağına dönüştürüldü. Buna tahammül edemeyen vatandaşlar da, tepkilerine karşılık alamayınca ilginç çözümler ortaya koydu. Bir araya gelen hayırseverler, camilerin mülkiyetini ya satın alarak ya da kiralayarak yıkılmaktan kurtardı. Baskının yoğun olduğu dönemlerde camileri işhanına dönüştüren hayırseverler, Demokrat Parti’nin (DP) iktidara gelmesinin ardından bu camileri yeniden ibadete açtı.

    1940’lı yıllar Türkiye’de ‘şeflik yılları’ olarak anılıyor. Bu dönemde zellikle Müslümanlara yönelik baskılar hikayelere hatta filmlere konu oldu. İsmet İnönü’nün başında bulunduğu CHP, insanların ibadetlerini rahatça yapmalarını engellemek için çeşitli baskılar uyguladı. Halkın tepkisine rağmen çoğu İsmet İnönü’nün emriyle olmak üzere Türkiye’nin değişik illerinde yaklaşık 900 cami ve mescit ibadete kapatılırken bazıları yıkıldı. İbadete kapatılan camiler, yıllarca samanlık, depo ve askerî sevkıyatlarda kullanılan atların barınma mekanı olarak kullanıldı. Türkiye’nin kıtlık yıllarında onca yoksulluğa rağmen bir araya gelen vatandaşlar, camileri satın alarak mülkiyetlerine geçirdi. Bazı camiler ise işyeri ya da han adı altında kiralanarak kurtarıldı. Şanslı olmayan camiler 1950’ye kadar ya yıkıldı ya da ibadete kapalı tutuldu.

    Kırşehir Çarşı Camii yıkılmaktan kurtulan şanslı camilerden biri. Yıkılmayan ancak ibadete kapatılan camii, bir süre buğday-arpa ambarı olarak kullanıldı. Ancak caminin bu durumda olmasını içlerine sindiremeyen çarşı esnafından 5 kişi 50’şer lira vererek camiyi satın aldı. Özel mülkiyete geçtiği için kurtulan cami, DP’nin iktidara geldiği yıllarda yeniden ibadete açıldı. Aynı cami, daha sonra CHP’li Kırşehir Belediyesi eski başkanlarından Kemal Hotamaroğlu tarafından yeniden yıkılmak istenince, vârislerden Hasan Yüceer camiyi ‘kırlangıç tavan’ olmasından dolayı âsâr-ı atika raporu çıkararak yıkılmaktan kurtardı. 1864’te yapılan Osmanlı’nın son dönem eserlerinden Çarşı Camii, Kale Camii ile birlikte tahıl ambarı olarak kullanıldı. İsminin açıklanmasını istemeyen bir esnaf, “Yakın tarihte biz kalorifer tesisatı döşetmek için caminin tabanındaki tahtaları söktük. Bu tahtaların altından buğday çıktı. Büyüklerimiz buranın Kale Camii ile birlikte İsmet İnönü zamanında tahıl ambarı olarak kullanıldığını söylüyorlardı.” diye konuşuyor. O yıllarda Kırşehir’de kent planlaması adı altında yaklaşık 20 cami ile birlikte 1 bedesten ve 1 medresenin yıkıldığı ifade ediliyor.

    O dönemin şanssız camilerden biri de Eskişehir’deki Alaattin Camii’ydi. Anadolu Selçuklu hükümdarı Alaattin Bey adına 1236’da yaptırılan cami, Osmanlı padişahlarının en çok hürmet gösterdikleri eserlerin başında geliyordu. Birçok cami gibi kapısına kilit vurulan camii, yaklaşık 20 yıl boyunca depo, cezaevi, marangozhane, sevkıyat yeri olarak kullanıldı. Depo olarak kullanılan caminin minaresine tahammül edilmediği için yıkılmak istendiğini belirten cami cemaatinden 85 yaşındaki Yaşar Yürüyen’in söyledikleri düşündürücü: “Burası daha sonra askerler tarafından barınak olarak kullanıldı. Bir ara minaresini yıkmak için caminin şerefesinden 3- 4 parmak kalınlığında bir halat bağlayıp yıkmak istediler. Çok uğraştılar; ama yıkamadılar. DP iktidara gelince caminin boşaltılması emri verildi. Harabeye dönen caminin içinde pislikten geçilmiyordu. Kendi imkanlarımızla camiyi temizleyip yeniden ibadete açtık. Cemaat buraya gözü gibi bakıyor.”

    Adana Siyavuşpaşa Camii de CHP’nin gazabından nasibini alan ibadethanelerden. Kapısına kilit vurularak ibadete kapatılan cami daha sonra satıldı. Bugün eski görüntüsünden iz bulunmayan cami halen han olarak kullanılıyor. Aynı dönemde kapatılan Yeşil Mescit ve Alidede camileri ise biraz daha şanslı. Yıllarca ahır olarak kullanılan Yeşil Mescit, 1952 yılında yeniden ibadete açıldı. Alidede Camii ise yıllarca CHP’nin Adana İl Başkanlığı binası olarak hizmet verdi. Cami, DP’nin iktidara geldiği yıllarda yeniden açıldı. Bursa’da yıkılan Sarıgüzel Camii’nden bugüne sadece isminin verildiği sokak kaldı. İstanbul Karaköy Camii’nin kaderi bu camiden pek farklı değil.

    Şehir meydanında kaldığı gerekçesiyle kaldırılmak istenen cami, halktan gelen tepkiler üzerine ‘Adalar’da kurulacak’ denilerek yıkılmış; ancak kendisinden daha sonra hiçbir iz kalmamış. Deniz Müzesi olarak uzun süre kullanılan Dolmabahçe Camii ise Adnan Menderes döneminde tekrar ibadete açıldı. Gaziantep’teki Mehmetpaşa Camii ve Konya’daki Alaattin Camii de bu dönemde atların bağlandığı camiler arasında yer aldı.

    Sanat tarihçisi İsmet İpek, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Osmanlı’ya ait eserlere yönelik acımasız bir tavır takınıldığını dile getiriyor. “Özellikle 1935 yılında Vakıflar Kanunu’nda yapılan değişiklikle camilerin kamulaştırılarak satılması öngörüldü. Bu şekilde yurt çapında 950 civarında cami ve mescit şahıs ve kuruluşlara satıldı. Bazı camiler yıkıldı. O dönemde yıkılmaktan kurtulan camiler daha sonra ibadete açılırken, bazıları ise ya kaderine terk edildi ya da işyeri, han olarak kullanıldı ve halen kullanılmaya devam ediliyor.” diyor.

    Tarihçi-yazar Mustafa Armağan, 1940’lı yılların tarih mirası açısından çok talihsiz bir dönem olduğunu belirtiyor ve “Tarihî kıymeti olan bu eserlere daha saygılı olunabilirdi. Ancak böyle bir hassasiyet olmadığı için ne yazık ki hemen her şehir ve kasabada çok sayıda cami, mescit ve tarihî bina ortadan kaldırıldı.” değerlendirmesinde bulunuyor.

    Alıntı





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Bediüzzaman Said Nursi'nin Camileri
    By SeRDeNGeCTi in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06.05.09, 16:22
  2. Camileri Kim Yakıyor?
    By elips in forum Gündem
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 25.12.08, 09:22
  3. Camileri Bakın Neden Yakmış?
    By dostum in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23.12.08, 10:22
  4. Camileri 3 Boyutlu Gezin
    By m@xipower in forum Klip, Video, Film ve Animasyon
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 07.09.06, 11:05
  5. İstanbulun Fethi
    By sliha87 in forum Tarih
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 16.08.06, 13:21

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0