Konu Kapatılmıştır
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 19

Konu: "Atatürk Olmasa Bugün Hz. Muhammed’in Mezarı da Olmayacaktı."

  1. #1
    Müdakkik Üye Eyüpşan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    894

    Standart "Atatürk Olmasa Bugün Hz. Muhammed’in Mezarı da Olmayacaktı."

    ARKADAŞLAR MERHABA.
    ŞU YAZIYI BİR OKUR VE BİLGİ VERİR MİSİNİZ?

    BUNUN DOĞRULUK PAYI NEDİR?

    Pazartesi akşamı Avrasya Televizyonu’nda Lale Şıvgın’ın sunduğu “Beyin Fırtınası” programına katılmıştım biliyorsunuz. Programın diğer konukları Nevzat Yalçıntaş ile Erol Manisalı idi.

    Nevzat Yalçıntaş program sırasında Atatürk’le ilgili küçük bir anekdota yer vererek “Suudiler 1926 yılında sınırları içinde tüm mezarlıkları yıkıyorlardı. Atatürk sıranın Hazreti Muhammed’in kabrine geldiğini öğrenince bir telgraf çekerek, ‘Eğer bir tek taşına bile dokunursanız ordumu aşağı gönderirim’ demişti. Bunun üzerine Suudiler Hazreti Muhammed’in kabrine dokunamamıştı. Ama bu telgraf yok edildi” dedi.

    Programın ana konusu kapatma davası olduğu için bu konu fazla uzun sürmedi. Programdan sonra Lale Şıvgın, yayının yapıldığı Doğatepe tesislerinde bizlere birer çorba ikram etti. Bundan yararlanarak Yalçıntaş’a “Hocam programda anlattığınız olayın ayrıntılarını söyleyebilir misiniz?” diye sordum.

    1981 yılında 12 Eylül askeri yönetimi Atatürk’ün 100. doğum yılı nedeniyle kapsamlı bir program hazırlamış. Prof. Yalçıntaş o dönemde İlim Kurulu’nun başına getirilmiş. Amaç Atatürk’le ilgili çeşitli kaynaklardan arşiv araştırması yapmak ve “bilinmeyen Atatürk’ü” ortaya çıkarmakmış.

    Yalçıntaş, “Dışişlerinde Münir Bey vardı. (Soyadını hatırlayamadı) İyi bir araştırmacı ve arşivciydi. Ona Dışişleri Bakanlığı arşivlerinin araştırılması görevi verilmişti” diyerek anlatmaya başladı.

    Sonra da sürdürdü: “Bir gün Münir Bey aradı. Çok ilginç bir belge bulduğunu, bunu getirip göstermesi gerektiğini söyledi. O sırada benim çalıştığım başbakanlık binası ile dışişleri binası aynı yerde. Hemen atlayıp geldi. Çok heyecanlıydı.”

    Prof. Yalçıntaş, Münir Bey’in gösterdiği belgeye baktığında çok şaşırdığını belirterek şöyle devam etti: “Belge bir telgraf metniydi. Henüz yeni kurulan Suudi devletinin kralına gönderilmişti. Telgrafta ‘Hazreti Muhammed’in mezarının yıkılacağını derin üzüntü içinde öğrendim. Bu kutsal emanete asla dokunamazsınız. Bir tek taşının bile zarar gördüğünü duyarsam orduyu aşağıya gönderirim’ anlamına gelen cümleler vardı.”

    Yalçıntaş, burada Hazreti Muhammed’in mezarı ile ilgili kısa bir detay anlattı. İngiliz işgali sırasında komutan olan Fahrettin Paşa’nın kabri terk etmemek için uzun süre direndiğini, aç kaldıklarını bu nedenle çekirge yiyerek beslendiklerini, sonunda İngilizler’in hiçbir şekilde dokunmamaları kaydıyla Hazreti Muhammed’in mezarını terk ettiklerini ancak kutsal emanetleri de yanlarına aldıklarını söyledi.

    Şimdi gelelim belgenin bulunmasından sonraki gelişmelere, çünkü vahim ve ilginç olan bu: Nevzat Yalçıntaş’ın anlattığına göre Münir Bey belgeyi önce bir üst amirine götürüyor. Belge oradan daha yukarı taşınıyor. Sonunda müsteşara oradan da Bakan İlter Türkmen’e geliyor. Tabii Evren Başkanlığı’ndaki Milli Güvenlik Konseyi’nin de haberi oluyor.

    Sorun şu: Bu belge ne yapılacak? Dönemin Atatürkçü komutanları ve onların emrindeki bürokrasi bu belgenin açıklanmasını istemiyor. Ancak belge de ortaya çıkmış bir kere. Sonunda o dönemde yazılan ve şimdi kitapçılarda tek nüshası bile kalmayan bir Atatürk kitabının içine, hiçbir anons yapılmadan konuyor.

    Kısacası konu adeta kapatılıyor, sadece o tuğla gibi kalın kitabı sonuna kadar okuyanların dikkatini çekecek biçimde “zevahiri kurtarmak” adına konuyor.

    Peki bu belge şimdi nerede? Kimin koruması altında? Bu da bilinmiyor. Bilinen tek şey, Atatürk’ün İslam aleminin peygamberi Hazreti Muhammed’in mezarının ortadan kaldırılmasını önlemesi herkesten saklanıyor.

    *****

    Hazreti Muhammed Mescidi Nebevi’de yatıyor

    Hazreti Muhammed 571 yılında doğdu 632 yılında vefat etti. Peygamberimiz Medine’de oturduğu evde toprağa verildi. Bu mezar bugün dünyanın en büyük camisi olan Mescidi Nebevi’nin içinde.

    Mescidi Nebevi, Hazreti Muhammed’in Mekke’den Medine’ye göç etmesinden sonra ilk namaz kıldığı yer. Hazreti Muhammed, Medine’de oturduğu evin hemen yanına kentin ilk mescidini inşa ettirmişti. Bu mescit geçen yıllar içinde defalarca yenilendi. Bugün 600 bin kişinin aynı anda namaz kılabildiği Mescidi Nebevi’nin korumasını çok uzun yıllar Osmanlı askeri yapmıştı.

    Arabistan’da mezar adeti yoktur. Ölüler herhangi bir yerde toprağa verilir, üzerine belirleyici bir şey konmaz. Bu nedenle sadece Hazreti Muhammed’in mezar yeri ile ilgili bilgi vardır. O’nun dışındaki İslam büyüklerinin mezarlarının yeri bilinmez. Bir süre önce Hazreti Muhammed’in annesine ait olduğu ileri sürülen bir mezar ortaya çıkarılmıştı. Ancak Suudi yönetimi bu mezarı da ortadan kaldırmış ve yerine otopark yapmıştı.

    Atatürk’ün müdahalesi olmasa Suudiler, Mescidi Nebevi’nin hemen dibindeki Hazreti Muhammed’in mezarını da tamamen ortadan kaldıracaktı. Nitekim Hazreti Muhammed’le aynı yere defnedildikleri bilinen Sahabe’nin önde gelen isimlerinin mezar yerleri bugün dümdüzdür.

    *****

    Yaşar Nuri Öztürk: Ali Babacan araştırma izini vermedi

    Nevzat Yalçıntaş’la sohbetimiz sırasında “Bir gün Yaşar Nuri Öztürk Bey aradı. Benim bu anlattığımı duymuş, belgeye nasıl ulaşabileceğini sordu” dedi. Ben de “Belgeyi bulmuş mu?” diye sorunca “Onu bilemiyorum, ama galiba bir kitabına koymuş ben okuyamadım” dedi.

    Bunun üzerine önceki gün Yaşar Nuri Öztürk’ü aradım. Öztürk, Yalçıntaş’ın anlattıklarını doğrulayarak, “Ancak bunu henüz bir kitabıma koymadım. Araştırmayı aşağı yukarı tamamladım, Gazi Mustafa Kemal ve İslam isimli çok kapsamlı bir kitap hazırlıyorum, bunun bitmesi üç yılı alır. Konu bu kitapta yer alacak” dedi.

    Milletvekili olduğu sırada bu belgeye ulaşmak için çok çalıştığını söyleyen Öztürk, “Belge Dışişleri Bakanlığı arşivlerinde. Milletvekili sıfatımla bu arşivlerde çalışmak için bakan Ali Babacan’a başvurdum, ama bana izin vermedi” diye konuştu.

    Öztürk’e “Peki hocam, böyle bir belgenin açıklanmasını neden istemiyorlar?” diye sordum. Öztürk’ün cevabı çok ilginç oldu.

    Şöyle dedi: “Atatürk’ü din ve İslam dışı göstermek isteyenler elbette bu belgeden rahatsız olacaklardır. Bu nedenle dini siyasete alet edenler emperyalistlerle iş birliği bile yapabiliyor. Dincilerle İslamı reddedenler bu noktada birleşebiliyor.”
    http://haber.gazetevatan.com/haberde...ryid=4&wid=142

  2. #2
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    Foruma eklenmişti geçen günlerde..

    İnadırıcılığı sıfır bir iddia..

    Ve iddianın ortaya atılış tarihi hiç de hesapsız değil...

    Son çırpınışlar..

  3. #3
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

  4. #4
    Ehil Üye osmanoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Uşak
    Mesajlar
    1.856

    Standart

    İlginç olan bir kaç nokta var:
    Birincisi İslâm'ın hiç bir değerine sahip çıkmayan, hattâ yıkılması gerektiğine inanan birisi, ne hikmetse memleketimizde bu faaliyetlerinin zirveye çıktığı yıllarda taa Arabistanlar'a müdahale ederek, Efendimiz'in (ASM) makberini yıkılmaktan kurtarıyor.. muş!
    İkincisi Üstelik bu olay Türkiye'nin dış politikasında "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh!" ilkesinin neredeyse âmentü sayıldığı bir dönemde vuku buluyor ve "ordumu aşağı gönderirim" gibi cihangir ve savaşçı bir ifade içeriyor!
    Üçüncüsü ve en ilginci, M. Kemal'i dindar göstererek -Hikmet-i İlâhî ile- O'na bir türlü ısınamayan kesimleri kazanma gayretinde hiçbir fedakârlıktan çekinmeyen bir zihniyetin döneminde o "ilginç" belge kayboluveriyor.
    Dördüncüsü, bu iddiayı ortaya atanların da nedense her dönemde kendisine bir mansıp bulabilen bir Prof. ile zaten "Kur'an Müslümanlığı" iddiasıyla İslâmiyet'in temeline dinamit koymayı kendisine ideal edinmiş ve üstelik bu yolla bir hayli şöhret ve dünyalık istiflemiş başka bir "solcu-müslüman" Prof. olması!
    Beşincisi; bu iddianın yıllar yılı dîne ve dindara sövmek ve alay etmekle nam salmış bir mevkûtede neşredilmesi!
    Altıncısı.... Bu böyle uzar gider...
    Acaba bu başlığı "Mizah" bölümüne mi taşısak ne!..
    "Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz." Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.

  5. #5
    Ehil Üye nurhanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    3.463

    Standart

    Alıntı osmanoğlu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    İlginç olan bir kaç nokta var:
    Birincisi İslâm'ın hiç bir değerine sahip çıkmayan, hattâ yıkılması gerektiğine inanan birisi, ne hikmetse memleketimizde bu faaliyetlerinin zirveye çıktığı yıllarda taa Arabistanlar'a müdahale ederek, Efendimiz'in (ASM) makberini yıkılmaktan kurtarıyor.. muş!
    İkincisi Üstelik bu olay Türkiye'nin dış politikasında "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh!" ilkesinin neredeyse âmentü sayıldığı bir dönemde vuku buluyor ve "ordumu aşağı gönderirim" gibi cihangir ve savaşçı bir ifade içeriyor!
    Üçüncüsü ve en ilginci, M. Kemal'i dindar göstererek -Hikmet-i İlâhî ile- O'na bir türlü ısınamayan kesimleri kazanma gayretinde hiçbir fedakârlıktan çekinmeyen bir zihniyetin döneminde o "ilginç" belge kayboluveriyor.
    Dördüncüsü, bu iddiayı ortaya atanların da nedense her dönemde kendisine bir mansıp bulabilen bir Prof. ile zaten "Kur'an Müslümanlığı" iddiasıyla İslâmiyet'in temeline dinamit koymayı kendisine ideal edinmiş ve üstelik bu yolla bir hayli şöhret ve dünyalık istiflemiş başka bir "solcu-müslüman" Prof. olması!
    Beşincisi; bu iddianın yıllar yılı dîne ve dindara sövmek ve alay etmekle nam salmış bir mevkûtede neşredilmesi!
    Altıncısı.... Bu böyle uzar gider...
    Acaba bu başlığı "Mizah" bölümüne mi taşısak ne!..
    Osmanlı mermer sutunları taşırken belli bir yere kadar getiriyormuş oradan mescidi nebeviye taşıken pamuktan döşek yapıp getiriyormuş ses ve gürültü olmasın diye.Çalışanları her milletten seçiyormuş biz yaptık olmasın diye ustalar müracaat ediyor her milletten usta alıyormuş işi ümmeti muhammediye a.s.m yapsın diye bu böyle uzar gider abi ahmağa verilecek en güzel cevap sukuttur fakat safdilleri kandırmasınlar diye iki tanede ben ekliyeyim dedim!
    Risale-i nur bir imtihan kitabıdır.
    Davasına sadık olmayan insanların başarı ihtimali yoktur.



  6. #6
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Alıntı osmanoğlu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    İlginç olan bir kaç nokta var:
    Birincisi İslâm'ın hiç bir değerine sahip çıkmayan, hattâ yıkılması gerektiğine inanan birisi, ne hikmetse memleketimizde bu faaliyetlerinin zirveye çıktığı yıllarda taa Arabistanlar'a müdahale ederek, Efendimiz'in (ASM) makberini yıkılmaktan kurtarıyor.. muş!
    İkincisi Üstelik bu olay Türkiye'nin dış politikasında "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh!" ilkesinin neredeyse âmentü sayıldığı bir dönemde vuku buluyor ve "ordumu aşağı gönderirim" gibi cihangir ve savaşçı bir ifade içeriyor!
    Üçüncüsü ve en ilginci, M. Kemal'i dindar göstererek -Hikmet-i İlâhî ile- O'na bir türlü ısınamayan kesimleri kazanma gayretinde hiçbir fedakârlıktan çekinmeyen bir zihniyetin döneminde o "ilginç" belge kayboluveriyor.
    Dördüncüsü, bu iddiayı ortaya atanların da nedense her dönemde kendisine bir mansıp bulabilen bir Prof. ile zaten "Kur'an Müslümanlığı" iddiasıyla İslâmiyet'in temeline dinamit koymayı kendisine ideal edinmiş ve üstelik bu yolla bir hayli şöhret ve dünyalık istiflemiş başka bir "solcu-müslüman" Prof. olması!
    Beşincisi; bu iddianın yıllar yılı dîne ve dindara sövmek ve alay etmekle nam salmış bir mevkûtede neşredilmesi!
    Altıncısı.... Bu böyle uzar gider...
    Acaba bu başlığı "Mizah" bölümüne mi taşısak ne!..

    Tek kelimeyle

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  7. #7
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    İşin garibi, forum aramasında bu başlığın evvelce eklenmiş olanını bulamadım...

    Sansür mü var acaba..Ya da her ne ise..

    Molla Google sağolsun, önbellekten geçmişe her halûkârda ulaşıyoruz..=)

  8. #8
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    Vehhabiler ,Atatürk'ün bir mektubu ile hemen köşeye sinecek kadar kuzu değiller ki..
    Osmanlı' ya karşı, İngilizleri arkalarına alıp isyan eden Vehhabiler, bi mektupla mı sükut edecekler..
    Atatürkten ne kadar da korkuyorlarmış bu Vehhabiler..Atatürk eli değmişken, hicaz topraklarını da Vehhabilerden temizleseydi ya..

    Vehhabiler, Hicaz topraklarını ele geçirdikleri zaman ne kadar sahabe,evliya,şehid türbesi varsa hepsini talan ettiler,yağma ettiler..
    Resulullah(sav)'ın türbesini de yıkmak istiyorlardı elbette..
    Fakat yapamadılar...

    "Suudî Arabistan’da şu anda hiçbir eski veya yeni mezar yoktur. Peygamber Efendimizin türbesi dışındaki bütün türbeler temellerine kadar yıkılmıştır. Yazılı bir kabir taşı da kalmamıştır. Hicaz Valisi Eyüp Sabri Paşa “Tarihî Vehhabiyan” adlı kitabında, Vehhabîlerin Resulullah Efendimizin türbesini yıkmak üzere kubbeye elinde kazmayla bir adam çıkardıklarını ve herifin düşüp öldüğünü anlatır. Onların Peygamberimizin türbesini yıkmaktan vazgeçmelerinde, İslâm dünyasının büyük infiali ve protestosu da tesirli olmuştur."
    Mehmet Şevket Eygi..


    "Süud bin Abdülaziz, Mekke’ye ve Medine’ye hücum ettiği zaman Resulullah efendimizin türbesinden başka, Eshab-ı kiramın ve Ehl-i beytin ve Evliyanın ve Şehidlerin türbelerinin hepsini yıktılar. Kabirleri, belirsiz hâle getirdiler. Resulullah efendimizin mübarek türbesini de yıkmaya başladılar ise de, eline kazma alanın aklına veya bedenine sakatlık geldiğinden bu cinayeti işleyemediler."
    Tarih-i Vehhabiyan


    Ayrıca Peygamberlerin kabirlerinde diri oldukları bilinmektedir..

    (Toprak, Peygamberlerin vücudunu çürütmez. Bir mümin salevat okuyunca, bir melek bana haber verir, "Falan oğlu filan, sana selam söyledi" der.) [İbni Mace]

    (Peygamberlerin vücudunu toprak çürütmez.) [Ebu Davud]

    (Her Peygamber, kabrinde diri olup namaz kılar.) [Beyheki, Ebu Ya’la]


    Allahü teala REsulullah(sav) efendimizi korumayı vaad etmiştir..Allahü teala ,Habibini (sav) insanlardan koruyacaktır..

    "Allah seni insanlardan korur" Maide 67


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

  9. #9
    Vefakar Üye Mavii - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Yaş
    29
    Mesajlar
    362

    Standart

    Alıntı osmanoğlu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    İlginç olan bir kaç nokta var:
    Birincisi İslâm'ın hiç bir değerine sahip çıkmayan, hattâ yıkılması gerektiğine inanan birisi, ne hikmetse memleketimizde bu faaliyetlerinin zirveye çıktığı yıllarda taa Arabistanlar'a müdahale ederek, Efendimiz'in (ASM) makberini yıkılmaktan kurtarıyor.. muş!

  10. #10
    Gayyur kerem misali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Bulunduğu yer
    artvin-yalova
    Yaş
    36
    Mesajlar
    96

    Standart

    forumda sanırım ilk defa osmanoğlu hocamla hem fikirim..

    bu iddianın neresinden tutsak elimizde kalır.. ah şimdi tbmm arşivleri açılsada bu firavun kılıklıların ipleri pazarda satılığa çıksa...
    köyde en çetin cevizleri bana veren çocuklar;
    burda pamuk şekeriyle dişlerimin kırıldığını bilmiyorlar...

    (k.m.)

Konu Kapatılmıştır

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. "Ene" ve "Zerre"den İbaret Bir "Elif" Bir "Nokta"dır.
    By Ene-Zerre in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 29
    Son Mesaj: 21.04.17, 20:29
  2. Hayatıyla bir "Elif" yazar, "Vav" vuslatıyla yürür, yüreği "Hu" okur..
    By gamze-i_dilruzum in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 21.04.17, 20:28
  3. "Hayır! buyurdu, bilakis siz bugün o günden daha iyisinizdir."
    By gamze-i_dilruzum in forum Hz. Muhammed (S.A.V)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 17.12.12, 13:28
  4. Cevaplar: 16
    Son Mesaj: 02.08.08, 13:01

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0