+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 ve 6

Konu: Cumhuriyet'in İlk Dönemleri Yapılan Güzellik Yarışması

  1. #1
    Pürheves bizdostuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    231

    Standart Cumhuriyet'in İlk Dönemleri Yapılan Güzellik Yarışması

    Geniş katılımlı ilk 'yarı resmi' güzellik yarışması için çok beklemek gerekmedi. Yarışmaya katılma fikrinin Mustafa Kemal'den çıktığı söyleniyordu. Şubat 1929'da, Cumhuriyet gazetesi yarışmaları düzenleme işini hevesle üstlendi. Başyazar Yunus Nadi "Bizim kadınlarımız bu müsabakaya niçin iştirak etmesinler, bizim ne kusurumuz var?


    KAŞ, GÖZ, GERİSİ SÖZ!
    Mizah dergisi Karagöz ise, 9 Şubat 1929 tarihli sayısında işi şöyle alaya alıyordu: "Cumhuriyet refikimiz Dünya Güzellik Müsabakasına Türk kadınlarının girmesini istiyor. Öyle ya her millette güzel var da bizde yok mu? Yok ne demek! Öyleleri var ki bir gülüşle bin gönül fethederler, öyleleri var ki bir bakışla bin can yakarlar. Daha neler, ne fettanlar, ne dilberler, ne dilbazlar var, var ama bunlar bize, bizim gönlümüze göredir. Ölçüye uymaz, metroya, santime gelmezler. Malum a, bizim bedenlerimiz alafranga değil alaturkadır, sporsuz, gelişi güzel büyüdüğümüz için hepimiz biraz göbekliyiz, vücudun ölçülü güzelliğine o kadar ehemmiyet vermeyiz, bizde güzellik şunlardır: Kaş, göz, gerisi söz. Müsabaka heyeti evvela ölçüp biçtikten sonra hesaba uygun olanları müsabakaya sokacaklar. Haydi efendim, haydi, onların arşınına göre bizde kumaş yoktur..."

    25 Şubat 1929'da yapılan duyuruda katılma şartları şöyle sıralanmıştı: 1) Müsabakaya 16 ila 25 yaş arasındaki her namuslu Türk kızı iştirak edebilir. Irk, din ve mezhep farkı aranmaz. 2) Bar kadınları müsabakaya katılamaz. 'Bar kadını olmak' o günün ahlak anlayışının sınırlarını tarif ediyordu, 'ırk farkı aranmaz' dendiği halde gazeteler 'yarışma sayesinde Türk ırkının ne kadar güzel olduğunun dünyaya gösterileceği' haberlerinden geçilmiyordu.

    Cumhuriyet gazetesi, hemen her gün ilk sayfasının bir köşesini güzellik yarışmasına ayırdı. 'İyi bir vatan anası olmak kabiliyeti ve asaletini haiz kızlar' aranıyordu ama ilk şart yüz güzelliği idi. Kızlardan, 19x12 cm boyutlarında kartpostal şeklindeki fotoğraflarını gazeteye göndermeleri istenmişti. Gazete her gün fotoğrafları yayınlanacak, gazete okuyucuların seçtiği 15 güzel finale kalacaktı. Oy verecek okuyucular arasından kurayla seçilecek okuyuculara 5 ila 50 lira arasında değişen para ödülleri ile üç aylık Cumhuriyet gazetesi aboneliği hediye edilecekti. Finale çıkan bu güzelleri bir hakem heyeti yarışmaya tabi tutacaktı. İlk fotoğraf 7 martta yayınlandı. 125 güzelin fotoğraflarının yayınlanışı 21 Haziran 1929 tarihinde tamamlandığında ülkede heyecan hedeflenen seviyeye ulaşmıştı.

    1 ağustosta açıklanan sonuçlara göre, halk 1.121 oyla Muallâ Suzan'ı birinci seçmişti. Gazete 400'ün üzerinde oy alan 48 yarışmacının büyük jüri önüne çıkmasına karar verdi. Daha önce yarışma günü ilan edilen 30 ağustosun 'Zafer ve Tayyare Bayramı' olduğunu yeni fark eden yöneticiler, yarışmayı 2 eylüle aldılar. Yarışmadan bir gün önce, finale kalanlar arasında gayrimüslimlerin çokluğu konusundaki şikâyetlerin haklı olup olmadığının anlaşılması için yarışmacılardan nüfus kâğıtları istendi. Gerçekten de 35 finalistin yarısı gayrimüslimdi ama hepsi de Türk vatandaşıydı...

    Juri yorumları,

    32 NUMARA GÜLE BENZİYOR"

    Hakem Heyeti, Abdülhak Hamit ve eşi Lüsyen Hanım, Cenap Şahabettin, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Namık İsmail, Peyami Safa, Nazmi Ziya, Mesut Cemil, Hüseyin Cahit Yalçın, Muhiddin Sadak, Halit Ziya Uşaklıgil, İbrahim Çallı, Vasfi Rıza, Bedia Muvahhit, Vala Nurettin gibi ünlü isimlerden oluşuyordu. Gazetelere yansıdığına göre, güzelleri gören hakemlerin nefesi kesilmişti. Hüseyin Rahmi 'Hepsi birer birer alınırsa hepsi güzel, fakat bolluk içinde seçmek müşkül oluyor', Halit Ziya 'Bayıldım', Ahmet İhsan 'Rüya görüyorum sanıyorum', Abdülhak Hamit 'Cennete girdim sanıyorum', Kontes Soranzo 'Cennetten çıktım sanıyorum', Hüseyin Cahit 'Hayranım', Şükûfe Nihal 'Gayet güç, cevap veremeyeceğim kadar', İsmail Müştak 'Hepsinin müştakıyım', Yunus Nadi 'Ben bu işin muvaffakiyetinden çok memnunum', Rezan Emin Hanım '32 numara güle benziyor' demişti.

    MİSS TURKEY!
    Yine de, baba-kız Belçika'nın Spa kentinde yapılacak yarışmaya katılmak üzere Simplon Ekspresi'ne binerken foto muhabirleri Halis Bey'in yüzündeki gururu ve güzel Keriman'ın heyecanını tespit etmek için yarış halindedirler. Keriman Halis daha sonra yarışma gününü şöyle anlatacaktı: "28 ülkenin güzeli teker teker boy göstererek gelip geçtiler...

    Ve sonunda iki güzel kaldık. Ben ve Almanya güzeli. Son gün yalnız Alman güzeli ve beni tekrar görmek istediler. Üzerime kırmızı renkte bir tuvalet giymiş, yakasına da beyaz kurdela takmıştım. Memleketimizi bayrağımızın renkleriyle tanıtmaya çalışıyordum. Son an gelip çattı. Jüri başkanı ayağa kalktı. Elindeki kırmızı mühürlü zarfı büyük bir itina ile açtı. Tiyatroda büyük bir sessizlik hüküm sürüyordu. Heyecandan düşüp bayılabilirdim. Neyse, zarf açıldı... Bütün tiyatro salonu, 'Yaşasın Miss Turkey' sesleriyle inledi..."

    1932 yılında Keriman Halis dünya güzeli olduğunda "İktisat ve Tasarruf" dergisi "Türk güzeli Keriman Halis niçin cihan güzeli oldu? Çünkü Türk güzeli Türk üzümü, Türk fındığı, Türk inciri ile beslendi" diye yazmıştı



    En sonunda 'muasır medeniyet' yarışında istenen merhale alınmıştı! Bütün ülke mutluydu. Ailenin Fındıklı semtindeki evi gazetecilerin ve ziyaretçilerin hücumuna uğramıştı.

    Yarışmaların destekçisi Atatürk de çok mutluydu sonuçtan. 3 ağustos günü Cumhuriyet gazetesine verdiği özel demecinde 'Keriman Ece' dediği kızımızın başarısına 'Türk ırkının dünyanın en güzel ırkı olduğunu tarihi olarak' bildiği için şaşırmadığını söyledi, ancak Türk kızlarının esas görevinin analarının ve atalarında olduğu gibi yüksek kültürde, yüksek fazilette birinci olmak olduğunu hatırlattı.

    Cumhuriyet'in erkekleri modernleşme projeleri için mihenk taşı olarak seçtikleri Cumhuriyet kadınlarını, yeni Cumhuriyet'in ne kadar 'medeni' olduğunu dünyaya ilan etmek için, önce 'milli görev' deyip sahneye sürmüşler, misyon tamamlanınca da, bu tür müsabakaların 'milli hasletlerimize uymadığını' keşfederek sahneden çekmişlerdi. Muhtemelen bu garip süreçte bile bireyselleşme yolunda önemli adımlar atan Cumhuriyet'in kadınlarına kendileri hakkında verilen bu saçma sapan kararlara uymak kalmıştı. Gerçekten hazin bir durumdu.


    Kaynakça: Pınar Öztamur, "Cumhuriyet'in İlk Yıllarında Güzellik Yarışmaları ve Feminen Kadın Kimliğinin Kuruluşu", Toplumsal Tarih, S. 99, Mart 2002, s. 46-53; Mehmet Ö. Alkan ve Cengiz Kahraman, "İlk Pop-Star Yarışmaları ve Güzellik 'Kıraliça'ları: Türkiye Güzeli Mübeccel'im Ben...", Toplumsal Tarih, S.124, Nisan 2004, s. 68-71; Gökhan Akçura Unutma Beni, Ivır Zıvır Tarihi 1, İstanbul: Om Yayınları, 2001, s. 229-261.







  2. #2
    Pürheves *YEŞİLLİ* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Bulunduğu yer
    alemin kalbi
    Mesajlar
    213

    Standart

    ne hazin durumlara düşürülmüşüz....
    : "Allah'ın şeriki yok ve bu kâinat Onun mülküdür."

  3. #3
    Vefakar Üye nur_hadimi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    389

    Standart

    yazıkkkkk çok yazık
    GENÇLİK HİÇ ŞÜPHE YOK Kİ GİDECEK.

  4. #4
    Pürheves bizdostuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    231

    Standart

    Evet, yarışmayı düzenleten ve düzenleyenlerin günümüzde de yapmaya çalıştıkları ortadadır. Allah bizi bu gibi hazin durumlardan uyanık bulundursun.

  5. #5
    Pürheves bizdostuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    231

    Standart

    Heyetin yorumlarını okuyunca, bir kuzunun üstüne atılmak için bekleyen kurtların tasviri beliriyor bende.

  6. #6
    Müdakkik Üye Eyüpşan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    894

    Standart

    Peki siz bunun devamını biliyor musunuz?

    Bu güzellik yarışması 28 ülkenin katıldığı bir yarışma.

    Burda Keriman Halis birinci seçiliyor.

    Yarışma Belçikada yapılıyor ve bu yarışmanın sonucunda keriman halis 1. oluyor

    Yarışmayı düzenleyen muhterem bir demeç veriyor.

    "Keriman Halis'i güzelliğinden ötürü birinci seçmedik" diyor.

    "Yüzyıllardır saçının bir telini göstermeyen Türk kadını, şimdi karşımızda mayo ve sütyen ile bize kendini beğendirmeye çalışıyor." diyor

    Kanuni sultan süleyman ile ilgili bir şey söylüyor ama hatırlamıyorum.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Mekke-i Mükerreme'nin Tarihteki Gelişim Dönemleri
    By gündüzalp_58 in forum Resim - Fotoğraf Galeri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01.11.08, 13:00
  2. Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri
    By halenur in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 25.05.08, 14:06
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12.09.07, 21:06
  4. Alın Bilgi Yarışması???
    By mikerdem in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 04.05.07, 23:03
  5. Lem'alar Yarışması
    By y.asya in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 22.03.07, 14:51

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0