+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 18

Konu: Çağdaş Putperestler

  1. #1
    Vefakar Üye sitem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    306

    Angry Çağdaş Putperestler


    Cumhuriyetin ilk yıllarında, devletin dine bakış tarzını öğrenebilmek için, önce, okullarda çocuklarımıza okutulan tarih kitaplarına, sosyoloji kitaplarına bakmak lâzım.

    İstanbul'da 1931 yılında, Devlet Matbaası'nda bastırılan Orta Zamanlar Tarihi'nde İslâmiyet ve Hz. Peygamber (s.a.s.) aleyhinde yazılanlar, en koyu münkirleri bile utandıracak seviyesizliktedir.

    Cumhuriyetin ilk yıllarında, devletin resmî ideolojisinde İslâmiyet'in yeri yoktur. Çünkü "İslâm birtakım zevâta göre eskimiştir!", "Hz. Muhammed (s.a.s.) nihayet bir çöl bedevîsidir", "İslâmiyet'in yerine yeni bir din koymak lâzımdır ki, o da Kemalizmdir."

    Nitekim Edirne milletvekili Şeref Aykut'a göre Kemalizm dininin altı esası, altı oktan ibaretti: Yani "Kemalizm dini, cumhuriyetçilik, milliyetçilik, inkılâpçılık, devletçilik, laiklik ve halkçılık prensiplerine dayanmalıydı."

    Kemalizmin, yeni bir din olarak yayılmasında Şeref Aykut yalnız değildi. İyi ama bu dinin peygamberi kim olmalıydı? Bu sorunun cevabını Behçet Kemal Çağlar verdi: Mustafa Kemal Atatürk!

    Behçet Kemal, Süleyman Çelebi'nin meşhur Mevlid'ini Atatürk'e uydurmakta ve çıktığı Anadolu il ve ilçelerinde, başına topladığı kalabalıklara Atatürk Mevlidi'ni okutmakta hiçbir sakınca görmedi:

    (...)

    Ger dilersiz bulasız oddan necât
    Mustafâ-yı bâ Kemâl'e essalât.
    Ol Zübeyde, Mustafâ'nın ânesi
    Ol sedeften doğdu ol dürdânesi!
    Gün gelip oldu Rızâ'dan hâmile
    Vakt erişti hafta ve eyyâm ile.
    Geçti böyle, nice ay nice sene
    Vakt erişti bin sekiz yüz seksene.
    Merhaba ey baş halâskâr merhaba
    Merhaba ey ulu serdâr merhaba!
    Edip Ayel, Atatürk'e: "Sen bizim yeni peygamberimizsin!" diye seslenmekte geciktiği için dövünmeye başladı. Behçet Kemal'i geride bırakacak bir atılım içinde olması gerekirdi. Bunu gerçekleştirebilmek için, Atatürk'e yeni dinî sıfatlarla secde etmesi lâzımdı.

    Edip Ayel, aruzun tumturaklı kalıplarıyla Türk edebiyatının en muhteşem dalkavukluk örneğini ortaya koydu:

    Cennetse bu yurt, sen onu buldundu harâbe
    Bir gün olacaktır anıtın Türklüğe Kâbe.
    Zindan kesilen ruhlara bir nur gibi doldun
    Türk ırkının, en son, ulu peygamberi oldun.
    Tutsak seni lâyık, yüce Tanrı'yla müsâvi
    Toprak olamaz kalp doğabilmişse semâvî
    Ölmez bize cennetlerin ufkundan inen ses
    İnsanlar ölür, Türklüğe Allah olan ölmez!
    Edip Ayel'in bu kükremesinden sonra bir tereddüt belirdi: Atatürk, yeni Kemalizm dininin Allah'ı mı olmalıydı; peygamberi mi?

    Cumhuriyet devri şairlerinin bir büyük bölümü, Atatürk'e kıyamadılar. Onun üstünde de, altında da hiçbir gücün, hiçbir varlığın bulunmasına tahammül edemediler. Bu bakımdan, Atatürk'e hem Allah, hem de peygamber diye seslenerek kendilerinden geçtiler.

    Behçet Kemal, Edip Ayel'den geri kalmak istemedi:

    Kaç yıldır Türkçe'ydi Tanrı'nın dili
    İnsana ne ilâh, ne de sevgili
    Ne de ana-baba aratıyordu
    Her an yaratıyor, yaratıyordu.
    Artık işaret verilmiş, yarış başlamıştı. İpi herkesten önce göğüslemeye çalışan atletler gibi, o devrin edipleri de "Allah", "tanrı", "ilâh", "Kâbe", "put" gibi kelimelerle Atatürk'e daha önce ulaşabilmenin cezbesine kapılmışlardı.

    Yüzlerce örnekten işte birkaçı:

    Halil Bedii Yönetken çığlıklar koparıyordu:

    Tanrı gibi görünüyor her yerde
    Topraklarda, denizlerde, göklerde
    Gönül tapar, kendisinden geçer de
    Hangi yana göz bakarsa: Atatürk.
    Kemalettin Kamu, kendisine milletvekilliği getiren şiirini kalabalıklara okumaya başladı:

    Çankaya;

    Burada erdi Mûsâ
    Burada uçtu İsa
    Bülbül burada varsa
    Hürriyet için öter.
    Ne örümcek, ne yosun
    Ne mûcize, ne füsun...
    Kâbe Arab'ın olsun
    Çankaya bize yeter.
    Sonra Faruk Nafiz Çamlıbel, sazını eline aldı:

    On milyon bel, iki kat olmuşken eğilmeden
    O'nda on beş milyonun boyu birden uzaldı.
    Tanrı, peygamber diye nedir, kimdir bilmeden
    Taptığımız ne varsa, hepsi ondan şekil aldı.
    1938 yılında, Faruk Nafiz, tanrısız kalmamak için, Atatürk'ü yüreğine bir put gibi oturttu:

    Yürüyor, kalbimizin durduğu bir yolda değil
    Kanlı bir göz yaşı nehrinde muazzam tabutun
    Ey ilâhın yüce dâvetlisi, göklerden eğil
    Göreceksin duruyor kalbimizin üstünde putun!
    Türk edebiyatında, tarihin hiçbir devresinde görülmeyen dalkavukluk ve putperestlik örnekleri, patlayan bir lağımın dehşet saçan kokusu ve manzarasıyla etrafa yayılmaya başlamıştı:

    Akbaba'cı Yusuf Ziya Ortaç da sesini yükseltti:

    Topladı avucunda yıldırımı, şimşeği
    Yoktan var ediyordu tanrı gibi her şeyi.
    Nurettin Artam, dinin bütün nurlarından koparak kula kul oldu:

    Koca bir güneşin akşam olmadan
    Dağların ardında sönüşü gibi
    Millete can veren, vatan yaratan
    Tanrının göklere dönüşü gibi.
    Her zaman ırkıma büyük Baş Atam
    Tanrılaş gönlümde, tanrılaş Atam!
    Ömer Bedrettin Uşaklı da, Atatürk tapıcılığından kurtulamadı:

    Bir güneş gibi yalnız
    Sensin ülkü tanrımız
    Ey Türlüğün bütünü.
    Vasfi Mahir Kocatürk de, kocaman yakıştırmalarla Kemalizm dininin müridleri arasında zikre başladı:

    Peygamber, tanrısına duymadı bu hasreti ( OHA ÖKÜZ!!)
    Vermedi bu kudreti tanrı, peygamberine.
    İlhami Bekir, alnımızın akına, katran karası elleriyle küfrün yobazlığını bulaştırmaya çalıştı:

    İlk adam, mavi gözlerle baktı toprağa
    Toprağın haritasını çizdi bayrağa
    Allah değil, o yazdı alın yazımızı.
    Bu ruhsuz, bu köksüz, bu tatsız örnekleri uzatmak istemiyorum. Yalnız, Cumhuriyetin o kuruluş yıllarında, zilli-düdüklü dalkavuklar zümresinden, üç önemli ismin ayrıldığını belirtmek istiyorum:

    Yahya Kemal, Necip Fazıl ve Nazım Hikmet!

    Nazım Hikmet, daha önce Marks'a ve Lenin'e kul köle olduğu için Atatürk'e secde etmedi. Hatta ona "Burjuva Mustafa Kemal" diye homurdanan şiirler yazdı.

    Yahya Kemal'le Necip Fazıl, İslâm'ın âmentüsüne bağlı kaldılar.

    Kemalizm dininin yeni öncüleri ise, imanın altı şartı olan İslâm âmentüsü karşısına, Kemalizm'in yeni âmentüsünü çıkardılar. Bazı devlet kuruluşlarında bastırıp dağıttıkları bu devrimci(!) âmentüyü şöyle yazarak ilân ettiler:


    "Kahramanlık örneği olan ve vatanın istikbâlini yoktan var eden Mustafa Kemal'e, onun cengâver ordusuna, yüce kanunlarına, mücâhit analarına ve Türkiye için âhiret günü olmayacağına iman ederim."



    Halk, "halkçı" Kemalistlerin bu dehşetli dalkavukluklarından nefret ediyordu. Din ve dünya işlerini birbirinden ayırmaya çalışan Atatürk ise, kendisine takılan bu dinî sıfatlar karşısında şaşırıp kalıyordu.



    Yavuz Bülent Bakiler, İslâmiyat cilt 3, sayı 3, Temmuz-Eylül 2000


  2. #2
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart


  3. #3
    Vefakar Üye PirMuhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Yaş
    29
    Mesajlar
    348

    Standart

    okkalı bir yazı olmuş.bence yoruma gerek yok.ama o dinin adı kemalizm değil,laiklik.yani ilk önce kemalizm olarak ortaya çıkmış olabilir.ama evrimleşip laiklik olduğu konusunda şüphe yok.

    Bilinmeyen Sözcükler:
    ------------------------

    Evrim:Gelişim,değişim

    Alem buğday ben saman, herkes yahşi ben yaman.
    Şah-ı Nakşibend (Kaddesallahu Sırrahu)


    esedullah


  4. #4
    Vefakar Üye Hanedan19 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Bulunduğu yer
    Leb...Çorum
    Mesajlar
    568

    Standart

    Allah muhafaza.Bir kelime insanın helakına nasılda sebep oluyor değilmi?
    Garibiz, perişanız, aciziz, fakrımızın farkına vararak geldik kapına.
    Açtık ellerimizi, Rabbim, ne olur boşta bırakma.
    Sen bilirsin bu ellerle biz ne günahlar işledik !
    Şimdi ise dergahının kapısında Senden yalnız seni dileniyor ve lütfunu bekliyoruz,
    sakın Bana ne getirdiniz deme.
    Senden başka neyimiz varsa, o bizim yokumuzdur!

  5. #5
    Müdakkik Üye Eyüpşan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    894

    Standart

    1946 TDK sözlüğünde DİN hanesinde de Türkün Dini Kemalizmdir yazar mesela.

  6. #6
    Gayyur November - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu yer
    Aydın
    Mesajlar
    55

    Standart

    İnsanlar bunları göremiyorlar.





    Çok sıkıldığım zamanlarda cümlelere dalıyorum. Bilmediğim yerlere götürüyorlar beni. Sonra manaları ağlıyor arkamızdan.

  7. #7
    Vefakar Üye nur_hadimi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    389

    Standart

    bu kadar olur ewet ancak bu kadar olabilir
    GENÇLİK HİÇ ŞÜPHE YOK Kİ GİDECEK.

  8. #8
    Yasaklı Üye kemalinaskeri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    17

    Standart

    Hani dinde zorlama yoktu siz o kara kuru küpün etrafında dönerken iyi değil mi ki onu müslümanlar bile yapmamış.

    Artı orada bir tapınma değil varlığını borçlu olduğu insanın boynuna sarılamasa bile bir şükran gösterme ifadesidir.

    Ki gene konuyu istediğiniz gibi anlamak istiyorsanız anladığınız şekilde cevap verelim;

    Hiç değilse Anıtkabir ince bir sanat zevkinin ürünü herkes öyle bir eser ortaya koyamaz ama arabistandaki o küpü taşları üst üste koyan bir bebek bile yapabilir.İşte okuyunca Anıtkabir gibi bir eser çölde deve güdünce o siyah küpü yapıyorsun.

  9. #9
    Dost firari - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    30

    Standart

    Kardeşim burda polemik oluşturmak için varsın yanılmıyor isem...
    Çünkü kelimelerin tamamen suçlayıcı ve yazılanlarda bir suç çıkarma maksatlı..
    Öncelikle sorayım ALLAH a inanıyormusun inanıyorsan hangi dindensin..
    Soru sordum bir kasıt aramak için değil yanlış anlama çünkü yukarıda söylediğin kelimeler ve konu bu soruyur sormama vesile oldu..

    cevap verirsen dilim döndüğünce hakikat nazarında cevap vermeye çalışırım..

  10. #10
    Yasaklı Üye kemalinaskeri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    17

    Standart

    Amacım polemik değil burada aleni bir şekilde aşağıladığınız bu ülkenin kurucusunu burada aşağılarken bunları okuyan bir Kemalistin neler hissettiğini sizlere gösterebilmek.

    Dinime gelirsek Babam Uygur Türkü,Annem Başkurt..Bende tarihten önce varolan Atalarımın dini GökTengri'ye inanıyorum

    Ama önemli olan burada neye inandığımız değil aynı görüşe sahip insanların toplandığında başka insanların kutsallarına nasıl hakaret edebildiğini göstermek bence

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 50
    Son Mesaj: 14.01.09, 23:58
  2. Putperestler O'na Böyle Seslenirdi:Muhammed'ül Emin
    By akıncı in forum Kitap, Dergi, Albüm Tanıtımları ve E-Kitap Paylaşımları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.08.08, 14:37
  3. Çağdaş Ebrehe Kabe'ye Saldıracakmış
    By edep in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01.09.07, 21:14

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0