+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 ve 4

Konu: Ezân-ı Muhammedînin Aslına Çevrilmesi

  1. #1
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198

    Exclamation Ezân-ı Muhammedînin Aslına Çevrilmesi

    Cevher İLHAN
    Ezân-ı Muhammedînin aslına çevrilmesi (1)


    Bugün 16 Haziran; Ezân-ı Muhammedînin aslına çevrildiği gün. Laikliğin ilânından sonra ''ezânın Türkçeleştirilmesi'', ''dinden tecrit'' programının devamı.

    Bediüzzaman'ın tesbitiyle, ''bin seneye yakın Kur'ân'ın bayrağını cihânın cihât-ı sittesinin (altı cihetinin) etrafında gezdiren bu vatan evlâtları'nın, ''Türkün mefâhir-i milliyesini (iftihâr ettiği millî hasletlerini) unutturmak, mecâzî ve unsurî (ırkî) ve muvakkat (geçici) ve garazkârâne'' bir zihniyete sürüklemektir. İnanç, tarih ve mukaddeslerle alâkasını kesmektir.

    Plânlar, daha 1920'lerin ikinci yarısında tek tek tatbike konulur. Önce Şeriyye ve Evkaf Vekâleti'nin kaldırılması (3 Mart 1924), tekke ve zaviyelerin kapatılması (30 Kasım 1925), Harf devrimi (1 Kasım 1928) gibi inkılâplar yapılır. Anayasa'da ''devletin dini din-i İslâmdır'' ibâresi çıkarılır.

    Ardından 18 Temmuz 1932'de Diyanet İşleri Başkanlığınca yayınlanan bir 'tamim'le ezânın ve kametin Arapça okunması yasaklanır. Peşinden yine tek parti döneminde 2 Haziran 1941 tarihinde çıkarılan 4055 sayılı kanunla ''Arapça ezân yasağı'' resmen kanun kapsamına alınır. Yerine sözde ''Türkçesi'' ikame edilir.

    Ezânı aslıyla okuyanlar belli süreler tutuklu kalsalar da mahkeme kararıyla beraat ederler; ama baskılar da devam eder. İkinci Dünya Savaşı yıllarında kıtlık ve savaşın onca mağduriyeti altında Arapça ezân okuyanlar derdest edilip hapse atılır. Devlet dinini yaşamak ve gereğini yapmak isteyen vatandaşlarla karşı karşıya getirilir. Devletle millet birbirinden koparılır. (M. Serhan Yücel, Demokrat Parti, 84)

    Tarihteki onca zulüm ve fetret devrinde görülmemiş bir uygulama dayatılır. Bediüzzaman'ın tâbiriyle, uzun süre ''o şarkı'' okutulur. Bid'atlar camilere sokulur...

    ''EZÂNIN ÂCİLEN MÜZÂKERE EDİLMESİ''

    Demokrat Parti 14 Mayıs 1950'de iktidara gelişinin ilk haftasında bu ezân yasağını kaldırmak için çalışmalara başlar. 13 Haziran günü evvela Demokrat Parti grubunda konu görüşülür.

    ''Tarih, 15 Haziran 1950; saat, 15.00; yer, TBMM. Meclis, başkan vekillerinden Fuad Hulusî Demirelli başkanlığında açılır. Demokrat Parti grubu hazırladığı kanun tasarısını Meclis'in huzuruna getirir.

    Demokrat Parti milletvekilleri, Türk Ceza Kanununun 526. maddesine göre, ''Arapça ezân ve kamet okuyanlar üç aya kadar hafif hapis veya on liradan iki yüz liraya kadar hafif para cezası ile cezalandırılırlar'' hükmünün millete zarar verip maddî ve mânevî rahatsız ettiğini ifâde ederler.

    Zira Müslümanları namaza dâvetin asıl sahibi İslâm Peygamberinin tâlimatıyla ondört asırdır okunan ezânın aslı değiştirilmiş, bir başka hale sokulmuştur.

    Bunun içindir ki Demokratların önergesinde öncelikle tepeden dayatılan bu cezaî müeyyidenin kaldırılması ve Ezânın okunmasının serbest bırakılması istenir. Demokrat Parti'nin kanun tasarısının amacı budur.

    Başbakan Adnan Menderes, ''Söz istiyorum'' der; Başkan, ''Buyurun!'' diye dâvet eder. Menderes, Meclis kürsüsünde şu tarihî konuşmayı yapar:

    ''Muhterem arkadaşlar; Arapça Ezân hakkında Demokrat Parti Meclis Grubunda verilen kararın gazeteler ve radyo ile yayınlanması neticesinde kanunî mâniin (engelin) kaldırılmış olduğu telâkkisinin hâsıl olması ve bazı vatandaşların Arapça ezân okuması muhtemel olduğu için bu bapta (konuda) Hükûmetçe Meclis'e sevk etmiş olduğumuz lâyhanın (tasarının) bugünkü ruznâmeye (gündeme - görüşülecek konular arasına) alınmasını ve müstecelen (âcilen) müzâkere edilmesini yüksek tasvibinize arz ediyorum.''

    Meclis coşkuyla dalgalanır; çeyrek asırdır ''mekteplerde yaptıracağımız yeni öğretim usûlleriyle yetişecek gençlik, Kur'ân'ı ortadan kaldıracak ve bu sûretle milletin İslâmiyetle olan alâkası kesilecek'' projesi, iflâs etmiştir.

    Gözyaşı ve takdirler arasında alkış tufanı kopar. Meclis zabıtlarında bu tablo, ''Muvafık!'' ve ''Bravo!'' sesleri, Demokrat Parti milletvekillerinden sürekli alkışlar...'' olarak kayda geçer.

    TAHRİBATLARI TÂMİRLE İŞE BAŞLANIR

    Öylesine güçlü bir demokratik irâde var ki, CHP grubu bile ''layihayı'' desteklemek durumunda kalır. En azından karşı çıkma cür'etini gösteremez. Meclisin müşterek beyaz oylarıyla Meclis'in alkışları arasında ezânın üzerindeki kaydın kaldırılmasına karar verilir.

    Ramazan ayının arefesine rastlayan 16 Haziran 1950 günü Arapça ezan okunmasıyla uygulanan yasak kaldırılır. ''Ezân-ı Muhammedî ve din dersleri gibi şeâir-i İslâmiye (İslâmın değişmez esasları) ile Kur'ân'a hizmet ve eskilerin Kur'ân zararına tahribatlarını tâmire başlanır.'' (Emirdağ Lâhikası, 270)

    Böylece seçimden sonra toplanan Meclis'te ilk iş olarak ezân üzerindeki ''Türkçe okunmalı'' kaydı kaldırılır. Ve ülkede ''şeâir-i İslâmiye''den İslâm'ın işâreti ve ''alemi'' olan ''Arabî ezân-ı Muhammedî'' okunmaya başlanır.

    Bediüzzaman'ın takdiriyle, ''ezân-ı Muhammedînin aslına çevrilmesi'', ''dindar ve dine hürmetkâr Demokratlar''ın din ve vicdan hürriyeti hususunda yaptığı ''ilk ve temel icraat'' olur.

    Demokrat Parti'nin ezân üzerindeki yasağı iktidarının ikinci haftasında âcilen gündeme getirip büyük bir kararlılıkla kaldırması, demokratik irâde zâfiyeti içinde yalpalayan bugünkü siyaset için anlamlı ve ibretli yol gösterici derslerle doludur.

    Tabiî bu dersi alabilecek siyasî irâde kabiliyeti olana!...


    16.06.2008
    Yeni Asya





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


  2. #2
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198

    Standart

    Cevher İLHAN
    Ezân-ı Muhammedînin aslına çevrilmesi (2)


    Ezân-ı Muhammedînin aslına çevrilmesi, aslında demokratik irâde ve azmin bir ifâdesi. Ve başta dinî bir vecîbe olan başörtüsü olmak üzere, temel hak ve hürriyetlerde tıkanan bugünkü Türkiye'nin yol göstericisi. Ezânın yasaklanıp serbest bırakılması süreci, günümüzde yasadışı başörtüsü yasağını dayatan zihniyeti âdeta deşifre etmekte; ve buna karşı gösterilecek demokratik direnç ve özgürlük mücadelesine ışık tutmakta...

    Zira Tek Parti devrinde ezânın yasaklanması da yasasız olarak denendi. Tıpkı başörtüsü yasağında olduğu gibi hiçbir yasal hükme dayanmadan, Diyanet İşleri Başkanlığı 4 Şubat 1933 tarihinde müftülüklere ''ezânı Türkçe okumaları, buna uymayanların kesin bir şekilde cezalandırılacağı'' tâlimatını verdi. Uzun süre yasadışı yasak kanunsuz keyfî cezalarıyla dayatıldı.

    Ardından 1941'teki ''Şapka iktisaı'' ve ''Türk harflerinin kabul ve tatbiki'ne ''memnuiyet (yasaklar) ve mecburiyetlere muhalif hareket edenler'e ''veya Arapça ezân ve kamet okuyanlar'' cümlesi ilâve edilerek, 'Türkçe ezân'ı okumayanlar da yasak kapsamına alınarak 'para ve hapis cezası'na yasal kılıf uyduruldu.

    Demokrat Parti, meseleyi salt demokrasi ve dinî hürriyetler noktasında ele aldı; 1941 yılında konulan ''Arapça ezân ve kamet okuyanlar'' ibâresini 'ceza yasası'ndan çıkardı. Başka bir yasal düzenleme yapılmadı..

    CHP ''ALEYHTAR OLMAMAK'' DURUMUNDA
    KALMIŞTI...

    Bundandır ki Başvekil Adnan Menderes, Meclis'te ''bazı vatandaşların Arapça ezân okuması muhtemel olduğu için'' Meclis'in 'yasak ve ceza'yı kaldırdığı kararının 'gazeteler ve radyo ile yayınlanması neticesinde kanunî mâniin (engelin) kaldırılmış olduğu telâkkisinin hâsıl olması'nın gereğini dile getirdi.

    Yine bundandır ki yasa tasarısının Meclis'te görüşülmesine geçilirken, CHP sıralarında ciddî bir karışıklık ve telâş yaşanmış; CHP grubu adına konuşan Cemal Reşit Eyüboğlu, CHP'nin Türkçe okunmasını her zaman tercih ettiğini ancak, ''Millî şuurun bu konuyu kendiliğinden halledeceğine güvenerek, Arapça ezân meselesinin ceza konusu olmaktan çıkarılmasına aleyhtar olmayacağız'' demek durumunda kalmıştı. (Süleyman Yeşilyurt, Bayar Gerçeği, 182)

    Bediüzzaman'ın ''Demokrat Parti'nin iktidarı ele alır almaz ezân-ı Muhammedî'nin serbestîsini temin etmesi, bu sebeple halkın muhabbetini kazanarak kendi kuvvetinden yirmi defa daha bir kuvvet elde etmesi Halkçıları müthiş endişeye düşürdü'' takdiri bunun içindir.

    Çünkü Bediüzzaman'ın tesbitiyle ''Demokratlar ezânın serbestiyetiyle on derece -yirmi derece- mânevî kuvvet kazandılar. Ezân-ı Muhammedînin ilânının Anadolu'daki Müslümanları ve Nurun bütün talebelerini Menderes'e ve Demokratlara bir mânevî kuvvet ve duacı yaptılar.''

    ''Nur talebeleri ve mektepli mâsum çocuklar nâmına'' ''tebrik'' yerine lâhikaya ''haşiye'' yazar ve Menderes'in 'Konya nutku'nu lahika mektuplarının arasına derceder. (Emirdağ Lâhikası, Emirdağ Lâhikası, 387, 418-419)

    ''Bu konu Yassıada Mahkemesi'ne kadar getirilmiş ve polemiğin işportasına kendilerine göre yeri geldikçe gerek iddia makamı, gerekse mahkeme başkanı tarafından konulmuştur'' diyen Menderes'in Yassıada Avukatı Talat Asal'ın, ''Ezân konusunda CHP'nin ağzını açmaya hakkı yoktur'' sözü bu bakımdan oldukça anlamlıdır. (Güneş Batmadı, 79)

    BASİRET VE FERÂSET GEREKLİ

    Bugün hiçbir netice alınmayan inanç ve mânevî meselelerdeki çıkmaza baktıkça, Menderes ve Demokrat Parti'nin, hak ve hürriyetleri önceleyen demokratik irâde tavrının önemi anlaşılmakta. Yıllardır süregelen yasadışı başörtüsü yasağı için köklü tedbir almayı, Kur'ân kurslarındaki yaş yasağı, katsayı haksızlığı, YÖK yasası ve benzeri inanç ve eğitim hakkını kısıtlayan kayıtları hep erteleyen ve öteleyen siyasî iktidarın zaafı ortaya çıkmakta...

    Başvekil Menderes, 18 senelik yasağı ''müstacelen (âcilen) müzâkere edilmesini'' istemişti. Milletin talebine dayanan su kararlı ve samîmî tavır, ezân üzerindeki yasağı kaldırmış; çeyrek asırdır bu yasakları dayatan o günkü Halk Partisini ve bizzat ezânı değiştiren yasakçıları, ''Arapça ezân meselesine aleyhtar olmayacağı'' itidaline getirmişti. Bugün Demokrat Parti'nin dine hizmet perspektifindeki bu basiret ve ferâsete ihtiyaç var...

    Demokrat Parti, ''Yeter söz milletindir!'' sözünü verdi ve sözünü tuttu. Ne var ki meydanlarda ''Demokrat Parti devamı'' iddiasında bulunup, Menderes'le yanyana resimler bastırıp afişleyen, ''muhâfazakâr demokrat'' olduğunu öne süren siyasî iktidar, ''yeter karar milletindir'' diyor. Lâkin milletin lehinde hiçbir karar almıyor, alamıyor...

    Müslümanların ''dinî özgürlükler sorunu'nun olmasından yakınıyor; ne var ki altı yıllık iktidar döneminde dinî özgürlüklerin genişletilmesi için bir şey yapmadı, yapamıyor. Başbakan meydanlarda kimsenin vatandaşların kılık ve kıyafetine karışamayacağını söylemekle kalıyor. Hükûmet, ele aldığı konuları yüzüne gözüne bulaştırıyor, daha da zorlaştırıp için içinden çıkılmaz hale getiriyor''

    Son başörtüsü yasağına karşı yapılan yanlış ve kırılmalarda olduğu gibi...

    17.06.2008
    Yeni Asya





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


  3. #3
    Dost hseyin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    22

    Standart

    ALLAH razı olsun RAHMETLİ MENDERES den

  4. #4
    Pürheves Mübtela_68 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Bulunduğu yer
    aksaray-konya-hatay-TÜRKİYE
    Mesajlar
    212

    Standart

    MENDERES ten ve cümlemizden,Allah razı olsun,eline sağlık

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Letaiflerin Aslına Dönmesi
    By ehlisuffa in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 11.12.09, 05:48
  2. Herkes Aslına Çeker
    By **Muttakİ** in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 16.12.08, 21:57
  3. Günhaların Sevaplara Çevrilmesi Kısmı Kafama Takıldı (Furkan Suresi, 25/70)
    By Lebid24 in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 11.11.08, 22:33
  4. Kalplerin Halden Hale Cevrilmesi, Hadis
    By halenur in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 13.05.08, 16:17
  5. Nur'u Muhammedinin Kainattan Çıkması Ne Demektir?
    By Ahsen Nur in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 16
    Son Mesaj: 08.11.07, 15:20

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0