Suriye Kültür Bakanı: Sultan 2. Abdulhamit'e haksızlık yaptık, zulm ettik
Suriye Arap Cumhuriyeti Kültür Bakanı H.E. Dr. Riad Nassan Agha, 2. Abduhamit'in tahttan indirilmesinin ardından Osmanlı Devleti'nin çöküş sürecinin hızlandığını söyledi. "Büyük bir devlet adamı" olarak nitelediği Abdülhamit'e o dönemde haksızlık yapıldığını belirten Agha, "Hatta zulmettik.Bu çok büyük hataydı" şeklinde konuştu.

İslam Konferansı Teşkilatı İslam Tarihi Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi(IRCICA) tarafından düzenlenen "100. Yılında İkinci Meşrutiyet Kongresi" Grand Cevahır Otel ve Kongre Merkezi'nde düzenlendi. Kongreye Devlet Bakanı Mehmet Aydın, Suriye Arap Cumhuriyeti Kültür Bakanı H.E. Dr. Riad Nassan Agha, İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu ile çok sayıda yerli yabancı bilim adamı katıldı.
Toplantıda açılış konuşmasını yapan Suriye Arap Cumhuriyeti Kültür Bakanı H.E. Dr. Riad Nassan Agha, İkinci Meşrutiyetin ilanından sonra parçalanan müslüman ümmetin bugün tekrar bir araya gelmeye başladığını söyledi.
Meşrutiyet'in ilan edildiği dönemde Osmanlı Devleti'nin başında 2. Abdulhamit'in bulunduğunu belirten Riad Nassan Agha, dönemde İsrail ve Siyonist hareketin Kudüs'ü Osmanlı Devleti'nden alma çabalarına 2. Abdulhamit'in büyük bir kararlılıkla karşı çıktığını belirtti. "Ben bugün 1908'de çıkan Anayasa'yı tartışmak için bu topraklara niye geldim?" diye soran Agha, "2. Abdulhamit gerçekten çok büyük bir devlet adamıydı. Biz ona gerçekten o dönemde çok büyük haksızlık yaptık, zulmettik. Bu çok büyük bir hataydı." ifadesini kullandı.
Sultan Abdulhamit'in hiçbir zaman İsrail ve diğer devletlerin Osmanlı'dan toprak alma tekliflerini kabul etmediğini belirten Agha, "Sultan Abduhlamit çok büyük bir şahsiyetti ve bugün 2'inci Meşrutiyetin ilanının 100. yılını kutluyoruz." şeklinde konuştu.
İlan edilen meşrutiyet ve kurulan Meclis-i Mebusan sayesinde Osmanlı'da demokratik tartışma ortamı meydana geldiğini aktaran Agha, "Devlet bazı yolsuzluklara rağmen, rüşvete rağmen ve çöküşe rağmen bütün etnik gruplara haklarını tanıdı. Sultan Abdulhamit kendisi de Yahudiler'e, Kudüs'e gidip hacı olmalarına izin vermişti. Avrupa ülkeleri ona baskı yıptılar.Özellikle İngiltere ve Fransa Yahudilerin yerleşim bölgeleri kurmasını kabul etmediler. Ancak Sultan Abdulhamit tüm bu direnişlere karşı koymuştu." diye konuştu.

- "İSLAM DÜNYASI GELECEĞİ KURMAK İÇİN YENİDEN BULUŞUYOR"-
Türkiye ile Suriye arasında son zamanlarda gelişen ilişkilerden örnek veren Agha, son dönemde geliştirilen politikaların Türkiye'nin İslam alemindeki yerini sağlamlaştırdığına dikkat çekti. "Ortadoğu" kavramını kabul etmediğini belirten Agha, "Ortadoğu diye bir kavram yoktur. Avrupa için ya da Amerika için bir Ortadoğu olabilir. Dünya kuzeyden ve güneyden bir şekilde tayin edilemez. Ancak ve ancak medeniyetine göre tayin edilebilir. Bu bölge şu anda bizimdir ve biz büyük bir alemiz. İslam alemi olarak yeniden oluşuyoruz. Geleceği yapmak için yeniden oluşuyoruz. Arap, Türk, Fars. Büyük zafer bu milletlerin bir araya gelmesi ile gerçekleşecektir. " şeklinde konuştu.
İkinci Meşrutiyet'in Osmanlı'nın çöküşünü içeren 2 asırlık tarihi akışta zirve noktalardan birisini oluşturduğunu belirten Devlet Bakanı Prof. Dr. Mehmet Aydın, "Onu Cumhuriyetin kuruluş ve daha sonra çok partili demokratik sisteme geçiş takip eder. İkinci Meşrutiyet döneminde olup bitenleri, ilmi açıdan iyice anlamadan 1920'lerden bugüne olup gelen inişli çıkışlı tarihi hayatımızda neleri nasıl ve niçin yaptığımızı ama aynı zamanda neleri niçin yapmadığımızı anlamakta ciddi zorluklarla karşı karşıya geleceğiz." diye konuştu.
Türkiye'de bugün hala dinin sosyal hayattaki yerinin tartışıldığını belirten Aydın, "Türkiye'de bu gün hala 'Dinin içtimai hayatta yeri ne olmalıdır?Yirmi birinci asrın milliyetçiliği ne anlama geliyor? Modernleşme'nin öteki iki unsur mevacehesinde durumu nedir?' sorularının varoluşsal bir çerçevede sormaya devam ediyorsa ki ediyor. İkinci Meşrutiyet'in bir çok bakımdan, niçin hala içimizde olduğuna dair soruyu anlamakta fazla zorlanmayacağımızı tahmin ediyorum." ifadelerini kullandı.

Cihan