+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 9 ve 9

Konu: Arap Düşmanlığına Son: Hain Kim!

  1. #1
    Gayyur SeHZaDe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Manisa
    Mesajlar
    119

    Standart Arap Düşmanlığına Son: Hain Kim!

    Sevgili arkdaşlar aşağ?da yazd?klar?m Remzi Çavuş'un Hain Kim adl? kitab?ndan, mutlaka edinin ve okuyun.




    Bat?l?lar?n az zamanda çok yol almalar??n as?l sebebi bilim ve teknikte ilerlemekten çok sömürgecilikte ilerlemeleridir. Onlar için sömürgeciliğin gayriahlaki yönü önemli değildir.

    Osmanl? Devlet’inin Arap yar?madas?na gönderdiği valiler ve yöneticiler doğru dürüst Arapça bilmiyordu, 1. Dünya savaş? s?ras?nda Arap birliklerinin baş?na geçecek dil bilen subay?m?z bile yeterince yoktu.

    ?ttihatç?lar ülkeyi tek başlar?na yönetilmek için tecrübeli komutanlar? ve devlet adamlar?n? görevlerinden uzaklaşt?rm?şlar onlardan yararlanmam?şlard?r.

    Almanya 1. dünya savaş? s?ras?nda Bat?’da kendi yükünü hafifletmek için ?ngilizlerin dikkatini M?s?r’a çekmek istiyordu, bunun için de Osmanl?’y? kulland?.

    Ittihatç?lar tam bir Alman hayran?yd?lar. Ne derlerse yap?yorlard?, Cemal Paşa Rus limanlar?n? topa tutan Osmanl? donanmalar?n? komuta eden Souchon için, onun emirleri benim emirlerim diyecek kadar abartm?şt? işi.

    Osmanl?’n?n gerçekleri savaşa girmemize kesinlikle engeldi, bütçemiz, alt yap?m?z, psikolojimiz, stratejilerimiz, k?sacas? hiçbirşeyimizle bu savaşa haz?rl?kl? değildik. Devlet o kadar fakirdi ki, Medineyi savunmakla görevli olan Fahrettin Paşa k?tl?ktan dolay? askerlerine çegirge yemenin faydalar?ndan bahsediyor, çekirge yemekleri için tarif bile öğretiyordu.

    ?ngilizler gösterdi ki savaş sadece cephede top tüfekle kazan?lm?yor, psikolojik alt yap?, propaganda, casusluk faaliyetleri, harp hileleri, siyasi entrikalar ve bunun gibi şeyler bir savaş? kazanmada çok daha önemli unsurlar. Savaştan çok uzun süre önce ?ngilizler Osmanl? topraklar?na yüzlerce ajan gönderdi, hem de tam donan?ml? ajanlar. Arapçay? çok iyi bilen, islamiyeti çok iyi bilen ajanlar.

    Biz de ise buna hiç önem verilmedi, verilseydi herşeyin çok farkl? olabileceğinin bir kan?t?: Mehmet Akif, bölge bölge dolaş?yor, insanlar? bilinçlendiriyordu, bu konuşmalar o kadar etki yap?yordu ki bizim karşm?zda olan müslümanlar hemen saf değiştiriyordu. Akif gibi daha niceleri organize bir şekilde propaganda amac?yla örgütlenebilirdi.

    Ittihatç?lar nas?l insanlard? peki ? Bizzat kendi hat?ralar?ndan öğreniyoruz ki, inançs?z, içkili alemlere düşkün, aş?r? Türkçü ve diğer milletleri d?şlayan bir politika içine girmiş bedbahtlard?. Araplarla Türkleri ise birarada tutan din değil miydi? Yönetici kadrolar?n?n bu dine lakayt tutumlar? elbette Araplar içinde hoşnutsuzluk yaratacakt?. Ustelik ?ngilizler taraf?ndan çok güzel Araplar? k?şk?rtma malzemesi olarak da kullan?ld?.

    ?ngilizlerin oyunu o kadar muhteşemdi ki, bizdeki elit kadroya geri kal?ş?m?z?n nedeni olarak Islam dini gösterilirken, ayn? sorunun sebebi Araplara da Türk yönetiminin etkisi içinde kald?klar?ndan Bat? uygarl?ğ?n?n gelişmelerinden koptuklar? şeklinde gösteriliyordu.

    Mürteci gerici yobaz gibi bugün bile hala gücünü koruyan sihirli kelimeler, Ittihatç?lar taraf?ndan icat edildi. Kendilerine karş? olanlar? bu şekilde aşağ?layarak y?ld?r?yorlard?.

    Ittihad ve terakki, 1. dünya savaş? gibi kritik ve hassas bir dönemde laiklikten, latin harflerinden, Arapçan?n tasfiye edilmesinden aç?k aç?k söz ediyorlard?. Bu gerçekler elbette Araplar? huzursuz edecekti. Cemal Paşa'n?n zaten Arap liderlerini idam ettirmesi de Osmanl? aleyhtarl?ğ?n? güçlendirdi. Araplara önceden beri verilen çeşitli sözler vard?, bunlar?n yerine getirilmemesi de bu olumsuz ortama katk?da bulundu.

    2. Abdülhamit, Şerif Hüseyin’i Istanbul’da tutuyordu. Ittihatç?lar onu bile bile Hicaza atad?lar ve daha sonra isyan edeceği tarihe ve saate kadar verilen raporlara rağmen isyan an?na kadar hiçbir önlem almad?lar. Onlar zaten Araplar? içimizde istemediklerinden bir bahane yaratmak istiyorlard?. Bütün belgeler bunu apaç?k ortaya koyuyor.

    Ittihat ve Terakki kadrolar? o kadar tecrübesiz ve geri görüşlüydü ki, Abdülhamit’in denge siyaseti güderek birbirine düşürdüğü balkan milletlerini 9 Temmuz 1919’da ç?kard?klar? Kiliseler Kanunu’yla bir araya getirdiler, onlar?n sorunlar?n? çözdüler.

    Inan?lmaz ama Koskoca Osmanl?y?, Türkiyeyi, bunca insan? 1.Dünya savaş?na sokan Bir ya da Birkaç kişidir. Bir zamanlar meclis aç?ls?n diye isyan ç?karan Enver Paşa 19 Temmuz 1914’de meclisi kapatt?, çünkü savaşa girebilmesi için meclisin izni gerekirdi, Padişah?n onay? gerekirdi. Ne meclis ne de Padişah asla böyle bir ç?lg?nl?ğa izin vermezdi.

    Yabanc?lar?n böl parçala yut politikas? şuna dayan?yordu. Türkleri ve Araplar? bir arada tutan din bağ?yd?. ( diğer milletleri de özellikle kürtleri düşünebiliriz bugün için de geçerli olmak üzere) Türklere islamdan önceki tarihlerini anlat?rsak, Türkçeyi ön plana ç?kar?rsak, Islamiyet öncesi türk kahramanlar?na özendirirsek onlar? dinden soğuturuz, bunu yapt?lar da. Ittihatç?lar Turan ?mparatorluğu kuracaklard? sözde.

    Yabanc? casuslar her yerimizdeydi. Paşalar?m?z?n entellerimizin eşleri yabanc?yd?. Haberleşme santrallerimizdeki görevliler ermeniydi. Türk isimleri taş?yan ama asl?nda yabanc? uyruklu birçok şairimizi yazar?m?z da cabas?d?r.

    Ittihatç?lar?n başka bir gaf? da Musul meselesiyle ilgilidir. ?ngilizlerin Musul’a göz diktiklerini anlayan 2. Abdülhamid dahiyane siyasetiyle kendi paras?yla Musul'u sat?n alm?ş ve üstüne geçirmişti, böylece olas? bir savaşta oras? kaybedilse bile, kimse hak iddia edemeyekti. Ancak sonradan ?ttihatç?lar yine ingiliz oyunlar?yla veya gaz?yla oray? tekrar Ticaret ve Ziraat bakanl?ğ?na bağlarlar .. ve sonuçç malumm.

    Yine yabanc? ve yerli hat?ra kay?tlar?ndan ortaya ç?kt?ğ?na göre, 31 Mart Hadisesi de düpedüz bir Alman oyunu, daha doğrusu Almanlar?n ve içteki hainlerin oyunu. Ittihatç?lar kendi otoritelerini sağlama almak ve Padişah? tasfiye etmek için isyan edecek olan avc? taburlar?n? bizzat kendileri Istanbul’a yollam?ş, Alman ajanlar? da bu askerleri k?şk?rtmak için her yolu kullanm?şlard?r.

    Ya 31 Mart Hadisesini sözümona bast?ran kahraman hareket ordusuna ne demeli (!) Bir avuç çapulcudan eşkiyadan oluşan bu ordunun baş?na bizzat Alman komutan Goltz’un tavsiyesiyle Mahmut Şevket Paşa getirilmişti. Bizlere bir kahraman olarak yans?t?lan bu paşa Balkan Harbinde kolordu komutan? olarak görev verildiğinde görevi şöhretimi feda edemem diyerek reddetmişti. Ya bu ordunun Istanbul’a geldiğinde hakl? haks?z bir çok insan? rastgele öldürdüğünü, Mahmut Şevket Paşa’n?n Y?ld?z saray?n? bile yağmalatt?rd?ğn? biliyor muydunuz?

    Evet şimdi çok önemli bir konuda çok ac? somut örnekler verelim.Yabanc? devletler dinden doğan bağlar? birliktelikleri koparmak için çok metotlu bir şekilde çabalar sarffettiler. Ilk Türkoloji çal?şmalar?n? başlatan ve konuda eserler verenler Avrupal?’d?r. Osmanl?’n?n ilk Türkçüsü say?lan Mustafa Celalettin Paşa, Türk değil, Lehtir, as?l ad? da Konstaty Polkozic Borzecki’dir. ?lk Türkçe sözlük yazar? diye bildiğimiz kişi olan Şemsettin Sami, Arnavut’tur. Bu adam yaz?lar?yla ve çal?şmalar?yla Arapça olan kelimleri dilimizden ç?kar?p Doğu Türk lehçesinden kelimeler almay? teklif etmiştir. Türkler hakk?nda dilbillimsel ve tarihi çal?şmalar? başltan Ahmet Vefik Paşa aslen yahudidir. Türkçülüğün kurucular?ndan say?lan Ziya Gökalp’in ak?l hocas? Tekin Alp yahudidir ve as?l ad? Moiz Kohen’dir. Ziya Gökalp için Tükçülüğün Peygamberi diyerek gaz veren bir şahsiyet...

    Ziya Gökalp başl? baş?na bir araşt?rma konusu zaten. As?l ad? Mehmet’tir. Anadolu insan? Peygamber (ASM) Efendimize sayg?dan dolay? ön ad olarak çocuklar?na Mehmet ismini koyar, o değiştirmiştir. Aslen Diyarbak?rl?’d?r ve Kürt’tür. Önceden Kürt milliyetçiliği üzerine yaz?lar yazarken, Istanbul’a gelince moda ak?m olan Türkçülüğe ayak uydurmuştur, o kadar dönek ve karaktersizdi ki Diyarbak?r halk?n?n kürt olmad?ğ?n? bile ispatlamaya çal?şm?şt?r.

    Sonuç: Türkçülüğün ve Arapç?l?ğ?n yeşermesinde Türk ve Arap olmayanlar etkili olmuştur. Ahmet Vefik Paşa, Mustafa Celalettin Paşa, Ziya Gökalp, Ömer Seyfettin, Mehmet Emin Yurdakul, Hüseyin Cahit Yalç?n, Cemallettin Afgani .... bu isimlerin hangisi Türk’tür ki ??

    ?ngilizlerin harp hilelerine 2 örnek : Çanakkaleye getirdikleri müslüman askerlere, Halifeyi Almanlar?n elinden kurtarmaya gidiyoruz. Almanlar çanakkale boğaz?n? tutmuşlar. Savaşta sak?n din kardeşleriniz Türklere ateş etmeyin. Onlar?n baş?nda k?rm?z? fes var. Almanlar?n baş?nda haki başl?k vard?r. Bunlar? öldürün demişler onlar da haki renkte başl?ğ? olan Türk (!) askerlerine rahat rahat ateş açm?şlard?r. ?kincisi, ?ngiliz Albay Meinertzhagen Türklere yaklaşt?ğ? bir anda yaralanm?ş numaras? yap?p üzerindeki kan kapsüllerini patlat?r, dengesini kaybetmiş gibi kaçarken de evrak çantas?n? düşürür. Planlarda Gazzeye sald?racaklar? yaz?l?yd?, ancak onlar Filistin’e sald?rd?lar. Türkler de bu numaray? yedi maalesef. Albay kudüsü ele geçirdiği zaferden sonra işte haçl? savaşlar? şimdi sona erdi demiştir.

    Bugün tarihçilerimiz 1. Dünya savaş?n? anlat?rken bile bile ç?kartt?r?lan ve bölgesel nitelikli kişisel bir isyan olan Şerif Hüseyin isyan?n? Araplar?n geneline yayma telaş? içindeler. Ama gün gibi gerçekler gösteriyor ki, müslüman Araplar asla bilinçle bir topluluk olarak Osmanl?ya ihanet etmemiş, onu arkadan vurmam?şt?r. Bu arada Şerif Hüseyin’in ordusunun hristiyan araplardan oluşan ücretli askerlerden oluştuğunu belirtmek de fayda var. Biz her arab? müslüman zannederiz de ..

    Gene Arap düşmanl?ğ?n?n saçmal?ğ?n? anlatmak için Prof. Dr.Şükrü Hanioğlu: “400 y?ll?k bir ilişkiye basit bir ihanet söylemiyle yaklaş?yoruz. 1. Dünya savaş?nda kafkasyada ilerleyen Irak taburlar?n?, Balkan harbinde Çatalcay? savunan Suriye tabular?n? nas?l aç?klayacağ?z?” demektetir hakl? olarak.

    Ya kendi içimizdeki isyanlarda niye ayn? tutumu göstermiyoruz. Milli Mücadele y?llar?nda Düzce’de, Hendek’te, Bolu’da, Konya’da, Afyon’da, Yozgat’da isyan edenler de Türk idi. Neden Çopur Musa’dan dolay? tüm Afyonlular?, Çapanoğullar?ndan dolay? tüm Yozgatl?lar? suçlam?yoruz? ?şte aynen bunlar gibi Şerif Hüseyinin isyan?ndan dolay? bütün Araplar? suçlayamay?z.

    Art?k anlayal?m ki Türkler’le Arap dünyas?n?n iyi ilişkiler içinde olmas?n? birileri istemiyor. Araplarda milliyetçiliğin başlad?ğ? dönemlerde Türklerde de milliyetçilik hareketleri başlam?şt?. Sanki ayn? el her iki milleti birbirinden uzaklaşt?rmak için düğmeye basm?şt?.

    Görünen o ki Milliyetçiliği kullnarak Avrupa bizi hep vurdu hep vurdu, hala bir tak?m cahiller milliyetçilikleriyle övüne dursunlar, bilmiyorlar ki düşmanlar?n ekmeğine yağ sürüyorlar, ah keşke hepimiz bu oyunlar?n fark?na varabilsek, çünkü ayn? oyunlar? yüz y?l önce de yapt?lar hala da yap?yorlar. Orta Doğu’nun durumunu nas?l aç?klyacaks?n?z? Tarihten ders alal?m art?k.


    ?ŞTE HA?NLER !! (Tabii bunlar o zaman?nkiler ... )




    TALAT PAŞA








    CEMAL PAŞA
    saol sözler abicim okumama gerek kalmad? heralde
    <center>

  2. #2
    Gayyur LeMaLaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    108

    Standart

    Allah raz? olsun sözler kardeş, ellerine sağl?k

  3. #3
    Gayyur Barbaros - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Düzce
    Mesajlar
    90

    Standart

    Akşam- Hüsnü Mahalli
    Ne Yapt? Araplar?
    Arap işadamlar?n?n Türkiye'de yat?r?m yapmalar?na karş? ç?kanlara Başbakan Erdoğan yan?t verdi ve dedi ki : "Araplardan niye bu kadar rahats?z oluyorsunuz? Ne yapt? bu araplar size?" Asl?nda söylenmesi gereken çok şey olmas?na rağmen bu konuya şimdilik değinmek istemiyordum. Ancak sevgili dostum Can Dündar'?n dünkü Milliyet’teki makalesini okuyunca bir şeyler yazmaya karar verdim. Çünkü Araplar?n Türklere ve Türklerin Araplara yapt?klar? ile ilgili olarak çok şey söyleniyor ve yaz?l?yor. Oysa tüm yaz?lan ve söylenenlerin ortak yanl?ş? 'genel' olmas?d?r. Oysa yap?lan tüm yanl?şlar?n nedeni ve sonucu asla genel olarak ne Araplar? ne de Türkleri kapsamamal?d?r.
    Örneğin Cemal Paşa'n?n ?ttihat ve Terakki'nin yanl?ş ve kas?tl? politikalar? çerçevesinde may?s 1916'da Şam ve Beyrut'ta Arap ayd?nlar?n? asmas? asla tüm Türklere ve o zaman var olan Osmanl? yönetimine mal edilemez. Çünkü ?ttihatç?lar o s?rada yaln?z Araplara, Arap-Türk ilişkilerine ve kardeşliğine değil ayn? zaman kendi devletleri Osmanl?'ya ve doğal olan mensup olduklar? millete yani Türklere de çok kötülük ettiler ve zarar verdiler.
    Örneğin ayn? ?ttihat ve Terakkiciler Sultan Abdülhamit taraf?ndan ?stanbul'da mecburi ikamete tabi tutulan Şerif Hüseyin'i Mekke'ye göndererek Haziran 1916'da Osmanl?ya karş? ayaklanmas?n? sağlad?. Ve bu ayaklanma her nedense 'Araplar?n Türkleri arkadan vurmas?' olarak kabul edilmiş ve Türk halk?na böyle kabul ettirilmiştir. Oysa Araplar Türkleri arkadan vurmad?. Vuran biri varsa o da ?ttihatç?lar taraf?ndan k?şk?rt?lan ve ?ngilizler taraf?ndan kullan?lan Şerif Hüseyin'dir. Mekke emiri, yani belediye başkan? olan Şerif Hüseyin'in ne bir ordusu ne de bir gücü vard?. Nitekim Osmanl?'ya ayakland?ğ? söylenen Şerif Hüseyin'in ordusunda büyük ölçüde ?ngiliz askerler ve siyonistler taraf?ndan örgütlenen yahudi gönüllüler bulunuyordu.
    Tam da o s?rada eski D?şişleri Bakan? ?smail Cem’in belirttiği gibi yüzbinlerce Arap insan? Osmanl? ordusunda tüm cephelerde savaş?yordu. Bu gönüllülerden onbinlercesi Çanakkale'de, Sar?kam?ş'ta, Balkanlar'da şehit düşmüştü. Yani bir kişi olarak Şerif Hüseyin'in oyuna getirilerek kullan?lmas?na karş?n onbinlerce Arap, Osmanl? ordusu içinde Türk kardeşleri ile omuz omuza savaş?yordu.
    Çanakkale Şehitliği’nde mezar taş?nda "Halepli Hasan, Beyrut'lu Yusuf, Trablus'lu Ali, Nablus'lu Mustafa ya da Şam’l? Hüseyin" yaz?yor. Oysa ayn? Çanakkale mücadelesinde Prof. Mim Kemal Öke’nin dediği gibi binlerce siyonist gönüllü, Osmanl?'ya karş? ?ngilizlerle birlikte savaş?yordu'...
    Oysa Türkiye, ?srail'i tan?yan ilk Müslüman ülke olmuştu. ?şte bu gerçekler ortadayken birileri halâ eski ön yarg? ve saplant?larla hareket ediyor ve etmek istiyor. Araplar ve Türkler 400 y?l birlikte yaşad?.
    Tarihte böylesi bir beraberliğin başka bir örneği yoktur. Bunca uzun bir birlikteliğin doğal olarak olumlu ve olumsuz sonuçlar? oldu. Ama bu sonuçlar asla genelleştirilemez. Hiçbir ulus ve devlet tarihin bir döneminin an?lar? ile kendi geleceğini rehin alamaz ve ald?rmaz. Unutmamak gerekir ki; Türkler bağ?ms?zl?k ve kurtuluş savaş?n? ?ngiltere, Fransa, Yunanistan ve ?talya'ya karş? vermiştir.
    Oysa Türkiye bugün NATO içinde bu ülkelerin müttefiğidir ve AB uğruna bu ülkelerin neredeyse her dediğini yapmak durumdad?r. Türkiye; müttefik olduğu için 1960 y?l?nda işgalci Fransa'n?n yan?nda tav?r alarak Cezayir halk?n?n kurtuluş mücadelesine s?rt?n? çevirmiştir. Yaşan?lan tarihin doğru şekilde anlat?lmas? ve öğrenilmesi çok önemlidir. Ama daha önemlisi tarihten dersler ç?kart?larak geleceğe yönelik doğru ad?mlar atmakt?r. Türk ve Arap olsun baz?lar?n?n yanl?şl?klar?n? asla tüm Arap ve Türkleri? Yükleyemeyiz.
    Türkler, Araplar, Acemler, Kürtler ve bölgenin diğer halklar? ve uluslar? olarak birlikte olmak zorunday?z. Yabanc?lar?n ve ortak düşmanlar?n aram?za girerek bizi birbirimize k?şk?rtmas?na ve k?rd?rmas?na izin vermemeliyiz. Bu k?rd?rma her zaman askeri olmuyor. Yanl?ş önyarg?lar?n yerleştirilmesi ve zaman zaman bunlar?n hat?rlat?lmas? çok daha tehlikelidir.
    Dostum Can Dündar'?n dediği gibi '1910'lardaki k?yametin öncesinde 400 y?ll?k bir Arap-Türk birlikteliği vard?r. Türkiye'nin Irak ?şgalindeki duyarl? tavr? ve Filistin davas?na gösterdiği yak?n ilgi, bu ortak mazinin dostane an?lar?n? öne ç?karm?şt?r'.
    Can, bir kez daha Türklerin, Araplar?n ve tüm bölge insanlar?n?n canciğer dostu ve bu dostluğun cansiperane savaşç?s? oldu.

  4. #4
    Pürheves busra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    282

    Standart

    Kardeş Allah raz? olsun, Hala devam etmekte olan ?ngiliz ve Yahudi oyunlar?n? tarihsel gerçekliklerle örneklereyek anlatm?şs?n.
    ?şte Abdülhamit Han'?n tahttan indirilmesinden, Osmanl?n?n çekilmesinden bu yana kan gölü olmaktan kurtulamayan Orta Doğu'nun durumu..
    Ben bu vesileyle Büyük Sultan 2. Abdülhamit Han'? bir kez daha anmak istiyor, onun hakk?ndaki bilgilerimizi gözden geçirmemizi istiyorum:
    Çok iyi bir tahsil görerek din ilimlerini ve Frans?zcay? mükemmel bir şekilde öğrendi. Amcas? Abdülaziz Han onu M?s?r ve Avrupa seyahatlerinde yan?nda götürdü. Abdülaziz Han'? tahttan indirip şehit ettiren, böylece Osmanl? Devleti'nde idareyi ele geçirin bat? kuklas? baz? paşalar, V. Murat'?n şuurunun bozulmas? üzerine, devlet işlerine kar?şmamas? ve yaln?z millet meclisinin ç?karacağ? kanunlara göre hareket etmesi şart?yla, Abdülhamid Han'? sultan ilan ettiler.

    Tahta ç?kt?ğ?nda Osmanl? Devleti tam bir bunal?m?n eşiğindeydi. Karadağ ve S?rbistan'da savaş aleyhimize dönmüş, Bosna-Hersek ve Girit'te ayaklanmalar ç?km?ş, mali kriz son haddine varm?şt?. Bu arada sadrazam Mithat Paşa ve arkadaşlar?n?n isteği üzerine 23 Aral?k 1876'da Birinci Meşrutiyet ilan edildi. Ancak gayrimüslimlerin dahi yer ald?ğ? Meclis-i Mebusan'?n ilk işi Rusya'ya harp ilan? oldu. 93 harbi diye tarihe geçen bu savaş, Osmanl? Devleti için tam bir felaket getirdi. Ruslar ?stanbul önlerine kadar geldi. Bir milyondan fazla Türk, Bulgaristan'dan ?stanbul'a hicret etti. Mütareke isteyen Sultan Abdülhamid, ilk iş olarak devleti parçalanma ve yok olma yoluna doğru götüren Meclis-i Mebusan'? kapatt? (13 Şubat 1878) ve devlet idaresini eline ald?. Ayastefanos antlaşmas? ile Osmanl? Devleti Makedonya, Bat? Trakya, K?rklareli, Kars, Ardahan ve Batum'u kaybediyordu. Ancak ?ngiltere ile anlaşan Abdülhamid Han, K?br?s'?n idaresini onlara b?rakmak şart?yla, yeniden toplad?ğ? Berlin Konferans?'nda kaybedilen topraklar?n bir k?sm?na sahip oldu.

    Abdülhamid Han büyük meseleler karş?s?nda bunalan Osmanl? Devleti'ni bundan sonra dahiyane bir siyaset, adalet ve fevkalade bir kudretle yönetti. Düyun-u Umumiye idaresini kurarak iki yüz elli iki milyon tutan devlet borçlar?n? yüz alt? milyona indirdi. Memlekette büyük bir imar faaliyeti ile eğitim ve öğretim seferberliği başlatt?. Çoğu şahsî paras?ndan olmak üzere cami, mescit, mektep, medrese, hastane, çeşme, köprü vs. gibi toplam 1552 eser yapt?rd?. &#220;lkenin dört bir yan?n? demiryolu ile döşedi. Yunanl?lar?n Girit'te isyan ç?kar?p, Türkler aras?nda toplu katliamlar yapt?rmaya başlamalar? üzerine, Yunanistan'a harp ilan etti. Alman kurmaylar?n?n alt? ayda geçilemez dedikleri Termopil geçidini 24 saatte aşan Osmanl? ordusu, Atina önüne vard?. Yunanistan'?n tamamen Osmanl? eline geçeceğini anlayan Avrupal? devletler, sulha zorlad?lar ve bunda muvaffak oldular.

    Yahudilerin Filistin'de bir cumhuriyet kurma teşebbüslerinin karş?s?na ç?kt?. Onlar?n Osmanl? borçlar?n? bütünüyle silelim tekliflerini reddetti. Bu topraklar?n kanla al?nd?ğ?n?, asla terk edilemeyeceğini sert bir dille bildirdi. Filistin topraklar?n?n yahudilere sat?lmamas? için gerekli tedbirleri ald?. Doğu Anadolu'da Ermeni hareketlerine karş?l?k Hamidiye alaylar?n? kurdu ve bölgede asayişi temin ile Osmanl? hakimiyetini pekiştirdi.

    Sultan Abdülhamid Han'? tahttan indirmeden Osmanl? Devleti'ni parçalaman?n ve ?slam'? yok etmenin mümkün olmad?ğ?n? gören bütün iç ve d?ş düşmanlar bu Türk hakan?na karş? cephe ald?lar. Bir taraftan Sultan'? gözden düşürmek üzere her türlü iftira ve kötüleme kampanyalar? yaparlarken, diğer taraftan suikastlar tertip ettiler. Ermeni as?ll? Frans?z yazar Albert Vandal'?n "Le Sultan Rouge=K?z?l Sultan" şeklinde ortaya att?ğ? iftiralar? aynen alan baz? gafiller, ansiklopedilere bunlar? yazarak genç nesilleri aldatt?lar.

    Bu arada Padişah'?n devlet idaresinde nüfuzunu k?rmak isteyen bat?l?lar, ?ttihat ve Terakki mensuplar?n? k?şk?rtarak 23 Temmuz 1908'de ?kinci Meşrutiyeti ilan ettirdiler. Böylece otuz y?l durmuş olan facialar tekrar başlad?. 31 Mart Vakas? sebebiyle ?ttihat ve Terakki ileri gelenleri taraf?ndan tahttan indirilen Abdülhamid Han, Selanik'e gönderildi (27 Nisan 1909). 10 Şubat 1918'de Beylerbeyi Saray?'nda vefat eden Abdülhamid Han'?n naş? Çemberlitaş'ta dedesi Sultan II. Mahmut'un türbesindedir.

    II. Abdülhamit Han'?n güzel ahlak?, dine olan bağl?l?ğ?, edep ve hayas?n?n derecesi, ak?l ilim ve adaletinin çokluğu, milleti için gece-gündüz çal?şmas?, düşmanlar?na bile iyilik yapmas?, ciltler dolusu eserlerle anlat?lmaktad?r. Onun tahttan indirilmesinin üzerinden 10 y?l geçmeden imparatorluğun dörtte üçünün elden ç?kmas?, memleketi 33 y?l nas?l idare ettiğine en aç?k delildir. Yine Abdülhamid Han'?n tahttan indirilmesiyle beraber kan gölü haline çevrilen Ortadoğu'da hala huzur tesis edilememiş olup, Arap alemi siyonizmin oyuncağ? haline gelmiştir.


    inş. amin..
    Mutluluğun gizi dünyanın bütün harikalarını görmektir,ama Kaşıktaki İki Damla Yağı Unutmadan...

  5. #5
    Yasaklı Üye serkan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    9

    Standart

    Vaktiyle ?ttihat ve Terakki f?rkas?n?n içinde Abdülhamid Han'a düşmanl?k eden Filozof R?za Tevfik ve Süleyman Nazif pişmanl?klar?n? aşağ?daki şiirliri ile dile getirmişlerdir.

    ************************************************** **************

    Tarihler ad?n? and?ğ? zaman,

    Sana hak verecek hey Koca Sultan,

    Bizdik utanmadan iftira atan,

    Asr?n en siyasî Padişah?na.

    (R?za Tevfik)

    -------------------------------------------------------

    Padişah?m gelmemişken ya da biz,

    ?şte geldik senden istimdada biz,

    Öldürürler başlasak feryada biz,

    Hasret olduk eski istibdada biz.

    (Süleyman Nazif)


    ************************************************** ******

    güsel şiirmiş

  6. #6
    Müdakkik Üye DERMAN25 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    35
    Mesajlar
    705

    Standart

    türkiye gençliği ne zaman bunları okuycak ve anlaycak kimlerin hain kimlerin dost olduğunu nezaman öğrenecekler öğretecekler...
    emeğine sağlık ...
    Dünyada iki şeyi sevdim:Bi o nu Bi de özgürlüğümü,,,özgürlüğüm için canımı onun için özgürlüğümü feda Ederim..



  7. #7
    Müdakkik Üye KeKe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    the earth
    Yaş
    33
    Mesajlar
    941

    Standart

    kim araplara düşmansa asıl hain odur. çünkü asla genelleme yapılamaz her kesimin iyisi kötüsü var ise araplarında var. biz araplar sayesinde müslüman olduk bu asla unutulmamalıdır..

    “Hüda meru şaş dike, kaş neke. Kaş dike, fahş neke. Fahş dike, purş neke. Purş dike, perişan neke. Perişan dike, müşevveş sergerdan neke.”

    Meali: "Allah, adamı şaşırtırsa, süründürmesin. Süründürürse, fahşetmesin. Fahşederse, dilenci vaziyetine getirmesin. Dilenci vaziyetine getirirse perişan etmesin. Perişan ederse, başıboş sergerdan etmesin.”

    Bediüzzaman Said Nursi





  8. #8
    Gayyur almorlila - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Bulunduğu yer
    Kırşehir.Antalya
    Mesajlar
    122

    Standart

    Araplari toptan hain ilan etmek ne kadar yanlişsa biz araplar sayesinde müslüman olduk demek te o dakar yanliş galiba.bu konuda bir kisim araplarin birinci dünya savaşinda osmanli devletine karşi ingiliz ajanlariyla birlikte menfi hareket ettikleri malum.ki bu filmlere bile konu olmuş bir gerçek.ancak böyle diyede tüm araplari hain ilan edemeyiz.sadece efendimizin kendisinin arap olduğunu ve kuranin arapça indiğini söylediği sözü bile araplari sevmemize yeterli olmali düşüncesindeyim.
    Mevlam! Sen'den gelene, gelmeyene; ne şekilde belirlemişsen kaderime, bu oyundaki biçtiğin rolüme , yürekten kocaman bir EYVALLAH...


  9. #9
    Yasaklı Üye Ene-Zerre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Kainat Mescidi...
    Mesajlar
    2.455

    Standart

    Araplar Osmalıyı arkadan vurmuşlar mıdır?

    Soru

    Araplar Osmalıyı arkadan vurmuşlar mıdır?

    Cevabımız

    Değerli Kardeşimiz;

    Osmanlı'nın çöküş döneminde Türk olmayan Müslüman unsurlar arasında gerçekten isyanlar başgöstermişse de, bu unsurların bir bütün olarak “ihanet ettikleri” kesinlikle söylenemez. Hatta Araplar söz konusu olduğunda, Osmanlı’ya isyan edenlerin küçük bir azınlık olduğunu, buna karşılık Arap kabilelerinin çoğunun Osmanlılık ve Müslümanlık bağıyla İstanbul'a sadakat gösterdiklerini söyleyebiliriz.

    Ortadoğu uzmanı tecrübeli gazeteci Cengiz Çandar, “Arapların ihaneti” söylemi ile tarihsel gerçek arasındaki önemli farka şöyle işaret eder:

    “Mekke Emiri Şerif Hüseyin’in Hicaz’da bazı Arap bedevi kabilelerini ayaklandırarak 1916’da İngilizlerle işbirliği yaptığı doğrudur. Ancak, I. Dünya Savaşı konusunda genel bir bilgisi ve fikri olan herkes, bunun ‘askeri açıdan’ tayin edici bir değer taşımadığını bilir. İngilizlerin daha sonra yerine getirmediği ‘bağımsızlık vaadi’ ile işbirliğine çektikleri Şerif Hüseyin’in ve oğullarının komuta ettiği bedevi kabileleri, Mekke-Maan hattında, yani ‘asıl cephenin gerisi’nde İngiliz kuvvetlerine yardımcı olmuştur.

    ‘Asıl cephe’, önce Şüveyş Kanalı ve Kanal Harbi’nde Türk-Osmanlı kuvvetlerinin geri çekilmesinden sonra Filistin’de kurulmuştur. Filistin’de tek bir Arap ayaklanmamıştır. Suriye’de, Irak’ta, Lübnan’da Türk kuvvetlerini ‘arkadan vuran’ herhangi bir olay olmamıştır. Arapların ezici çoğunluğu, İstanbul’a yani Türkiye’ye sadık kalmıştır... Arabistan Yarımadası’nın Hicaz bölümünden Akabe’ye kadar olan ‘cephe gerisi’ dışında, Arapların Türkleri arkadan vurduğuna dair tarihte herhangi bir kayıt yoktur.”1

    Aynı gerçek, American-Israeli Cooperative Enterprise (Amerikan-İsrail İşbirliği Girişimi) adlı düşünce kuruluşunun başkanı, Ortadoğu analisti Mitchell G. Bard tarafından da, sözkonusu kuruluşun sitesinde şöyle vurgulanıyor:

    “O dönemin romantik kurgusunun aksine, Arapların çoğu I. Dünya Savaşı’nda Türklere karşı müttefiklerin yanında savaşmadılar. İngiliz Başbakanı David Lloyd George’un belirttiği gibi, Arapların çoğu, Türk yöneticileri için savaştı. [Osmanlı İmparatorluğu’na isyan eden> Faysal’ın Arabistan’daki taraftarları, bir istisnaydı.”

    Araplar’ın topluca ihanet etmesi bir yana, bazıları Osmanlı ordularını fiilen desteklemiştir de. Konu hakkındaki uzmanlardan biri olan Dr. Zekeriya Kurşun’un ifadesiyle, “I. Dünya Savaşı’nda Türk ordusu ile beraber çeşitli cephelerde Türklerle omuz omuza çarpışan Arapların büyük yararlıklar gösterdikleri bir hakikattir.” 2

    Bu konuyla ilgili başka bir hakikat de, Araplar içinde milliyetçiliği başlatanların Müslüman Araplar değil Hıristiyan Araplar olmasıdır. Bu konuda büyük bir otorite olan Prof. Kemal Karpat, Osmanlı İmparatorluğu'ndaki Arap milliyetçiliğinin, Hıristiyan Araplarınki hariç, aslında en son noktaya kadar “ayrılıkçı” olmadığına dikkat çekerek şöyle demektedir:

    “Görülüyor ki Arapların ‘milli’ hareketi esasında ayrılıkçı bir hareket değildi. Arapların birçoğu Osmanlı hükümdarlarını yabancı bir sömürgeci güç olarak değil, sadece Arap kökeninden olmayan, iktidarda bir hanedan olarak görüyorlardı ve Osmanlı Devleti ve hanedanı Müslüman kaldıkça ve Arapların hayat tarzına saygılı oldukça, özlemlerini yerine getirmeye söz verdikçe ve onları Avrupa işgaline karşı korudukça, itaat etmekten geri kalmıyorlardı. Geçmişte şan ve şereflerini ilk hatırlayan veya hayal edenler ve tarihlerinin modern bir versiyonunu yaratmaya çalışanlar Müslüman değil Hıristiyan Araplardı.3

    İngiliz tarihçi Peter Mansfield’e göre, Osmanlı’daki Arap milliyetçiliğinin sınırlı kalmasının iki nedeni vardı:

    “Birincisi, bu Avrupa kökenli milliyetçilik fikirlerinin bu yerlere (henüz) işlememiş olması; ikincisi de, Sultan II. Abdülhamid’in İmparatorluğun elinde kalanını bir arada tutmak için uyguladığı başarılı ve kurnazca yöntemlerdi.”4

    Tarihçi Zekeriya Kurşun da “Abdülhamid’in saltanatı boyunca Arap milliyetçiliğinin... önceki hızını kaybettiğine” dikkat çeker ve “Abdülhamid, Arap milliyetçiliğinin harekete geçmesini geciktirmiştir” yorumunu yapar.5

    Sultan Abdülhamid'in politikasının temeli, 19. yüzyılda hâlâ devam eden dini bağlılık ve geleneksel siyasi sadakat faktörünü canlandırarak Osmanlı devletini ve ülke bütünlüğünü kurtarmaktı. Kurtuluş Savaşı sırasında ne bir Arap ihaneti, ne de bir Kürt ihaneti yaşanmamasının arkasında da bu çaba yatıyordu.

    1-Cengiz Çandar, “Sharon'cu Vicdansızlar-Filistin Yalanları”, Yeni Şafak, 5 Nisan 2002


    2-Zekeriya Kurşun, Yol Ayrımında Türk-Arap İlişkileri, İrfan Yayınevi, İstanbul. 1992, s. 153


    3-Kemal Karpat, İslam'ın Siyasallaşması, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2004, s. 379


    4- Peter Mansfield, Osmanlı Sonrası Türkiye ve Arap Dünyası, s. 30


    5- Zekeriya Kurşun, Yol Ayrımında Türk-Arap İlişkileri, s. 30


    Mustafa Akyol - Zafer

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Enver Paşa Hain mi, Kahraman mı?
    By SeRDeNGeCTi in forum Tarih
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 01.10.15, 13:33
  2. Hain nefsimiz
    By YİĞİDO in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 31.10.11, 12:28
  3. Arap baharı değil, Arap uyanışı
    By YİĞİDO in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 28.09.11, 12:03
  4. Hem Hain Hem de Hırsız Sayılanlar...
    By Lebid24 in forum Hadis-i Şerifler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 30.07.08, 19:03
  5. Vahdettin Hain miydi?
    By sliha87 in forum Tarih
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 11.02.08, 23:22

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0