+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: Hayim Naum

  1. #1
    Vefakar Üye ışıkadam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Bulunduğu yer
    KONYA
    Yaş
    32
    Mesajlar
    462

    Standart Hayim Naum




    Hayim Naum, 1873 yılında Manisa’da doğdu. 1893-97 yılları arasında Fransa’da eğitim gördü. Burada, Uygulamalı Yüksek Araştırmalar Okulu Dinî Bilimler bölümünü bitirdi. Yaşayan Doğu Dilleri Özel Okulu’nda Farsça ve Arapça dilleri alanında eğitim görerek mezun oldu. Bu eğitimi sırasında sürgünde bulunan Jön Türklerle yakın temaslarda bulundu. Hayatı boyunca en büyük desteği, Yahudi-Alyans Örgütünden gördü. Yaptığı bütün çalışmaları ve girişimleri rapor edercesine bu örgüte yazdığı mektupları vasıtasıyla bildirdi. Bu amaçla neredeyse haftada birkaç kez mektup yazıyordu.

    Bu büyük Yahudi örgütünün en önemli çalışanları ve aktif üyeleri din adamlarından oluşuyordu. İlk başlarda tutucu din adamları yerine ilerici hahamları desteklemek ve etkilerini arttırmak maksadıyla kurulan ve kendilerini Siyonistlere karşı göstermelerine rağmen, özellikle Osmanlı Devleti’nin yıkılmasına paralel olarak İsrail Devletinin kurulması aşamalarında önemli etkilerde bulundu.

    Fransa’dan döndükten sonra (1897) Alyans Örgütü adına fiilî olarak çalışmaya başladı. Önce örgütün desteğiyle İstanbul’daki Haham Okulunda müstakbel kayınpederi Abraham Danon’un yardımcılığına getirildi. Bu tarihten itibaren Yahudi cemaatinin yönetimini eline geçirmek için uygun zamanı kollamaya başladı. Devlet kademelerinde etkili olmanın önemli bir göstergesi olan Hahambaşılığa geçmek için uğraştı. Bu isteği, Alyans örgütü tarafından da benimseniyordu. On yıl boyunca cemaat içindeki basamakları bir bir çıktı. Bu arada örgütün izin ve yönlendirmeleriyle 1899 yılında görev yaptığı okulun yöneticisinin kızıyla evlendi.

    Naum, yükselişine katkıda bulunacak her yola başvurmaktan çekinmedi. Sultan’ın kitaplığında görev almaya çalıştı.
    1900-1904 yılları arasında Yüksek İstihkam ve Topçu Okulu’nda Fransızca öğretmenliği yaptı. Aralarında İsmet İnönü’nün de bulunduğu öğrencilere ders verdi. İkinci Meşrutiyetin ilânından sonra, ileride istifade etmek üzere bazı subaylarla çok yakın ilişkiler içinde bulundu.

    İkinci Meşrutiyetle birlikte Naum ve dolayısıyla Yahudi örgütleri siyaset alanındaki faaliyetlerine hız verdiler. Yaptıkları yayınlarla Jön Türk hareketini desteklediklerini beyan ettiler. Alyans’ın işleri daha da gelişti. Devrin yöneticileriyle ilişkiler daha da hızlandırıldı. Bu arada Naum önce Hahambaşı vekili ve kısa bir süre sonra da Hahambaşı seçildi (1909).

    Naum’un en büyük özelliklerinden birisi, kim olursa olsun iktidarda bulunan hükümetin adamı gibi davranmasıydı. Sultan Abdülhamid devrinde saraydan yana, İttihat ve Terakki iktidarı boyunca Jön Türklerle beraber oldu. İçte ve dışta her hükümetle doğrudan bağlantı kurabilen, resmî sıfatı olmadığı halde resmî görevli gibi hareket eden, din adamından çok diplomat, bürokrat, siyaset adamı, elçi ve daha pek çok özellik, üzerinde toplanıyordu.

    Lozan Konferansı görüşmelerinde Türk heyeti içinde yer alan Hayim Naum, Lozan sonrası en büyük hedefi, Filistin’de bir Yahudi devletinin kurulması oldu. Bunun için İstanbul’dan ayrılarak Mısır’a taşındı. 1925 tarihinden itibaren Mısır ve Sudan Hahambaşılığına geçti. 1960 yılında Kahire’de öldü.

    Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur’un çeşitli yerlerinde doğrudan ismiyle veya dolaylı olarak
    “Meşhur Hahambaşı” gibi ifadelerde bu kişiden bahseder. Örneğin Lozan Antlaşmasının müzakerelerine katılması, İsmet İnönü ile yakından kurduğu diyaloglar ve daha sonra Müslüman Türk halkının cebrî yollarda bazı değerlerinin değiştirilmesine olan etkisini, Emirdağ Lahikası’nda şöyle dile getirir:

    “Lozan Muahedesinde hiçbir zaman hiçbir Müslüman hakikî Türkü, hiçbir Nasraniyete ve Yahudiliğe ve başka dine girmeyen ve İslâm kahramanları olan Türkleri Protestan yamaya malûm Hahambaşı ile ittifak ederek rey veren o adam, bütün ulemâ-yı İslâmın “Cevazı yok” diye ittifakan hükmettikleri halde, on cihetle kanunlarla onu bütün bu vatandaki mâsum Müslümanlara cebren giydirdiği ve tarih-i beşerde bu çeşit mânâsız acip bir cebr-i umumî yapmak ve hiçbir kanuna uymayan keyfî kanun namına kanunla onu bu millet-i İslâmiyeye cebren giydirmek; elbette o adama, o Lozan Muahedesinde verdiği dehşetli fikrini ispat etmiş ki, din-i İslâma gayet muzır olarak hadisin haber verdiği adam bu zamanda o şeftir.”

    sorularlarisaleinur
    Güzel değil batmakla gâib olan bir mahbub.. Çünkü zevâle mahkûm, hakiki güzel olamaz; aşk-ı ebedî için yaratılan ve âyine-i Samed olan kalb ile sevilmez ve sevilmemeli!..

  2. #2
    Vefakar Üye ışıkadam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Bulunduğu yer
    KONYA
    Yaş
    32
    Mesajlar
    462

    Standart

    Lozan Konferansı görüşmelerinde Türk heyeti içinde yer alan Hayim Naum, Lozan sonrası en büyük hedefi, Filistin’de bir Yahudi devletinin kurulması oldu.


    işte sorumlulardan birisi...
    Güzel değil batmakla gâib olan bir mahbub.. Çünkü zevâle mahkûm, hakiki güzel olamaz; aşk-ı ebedî için yaratılan ve âyine-i Samed olan kalb ile sevilmez ve sevilmemeli!..

  3. #3
    Gayyur saidler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Mesajlar
    101

    Standart

    Gizli anlaşmanın entrikası:


    Türkler'e dinlerini ve din temsilciliğini feda ettirmek şartıyla, sun'î istiklal işinde gizli anlaşmanın müessiri, tek kelime ile Yahudiliktir. Buna memur-u müşahhas kimse de, şimdi Mısır Hahambaşısı bulunan Hayim Naum'dur. Bu Hayim Naum, bu korkunç teşebbüse evvelâ Amerika'da Türkler lehinde bir seri konferans vermek ve emperyalizma şeflerine, Türk'ün maddesini serbest bırakmaları, buna mukabil ruhunu, tâ içinden ve kendi öz adamlarına yıktırmaları fikrini telkin etmek suretiyle başlamıştır. Yani masonluk hasebiyle Kur'anın ahkâmını kaldırmak, milleti dinsiz yapmak. Hayim Naum müdhiş plânının zeminini Amerika'da hazırladıktan sonra İngiltere'ye geçmiş ve hâlis Yahudi olan Lord Gürzon ile temas ederek şu teklifte bulunmuştur:

    "Siz Türkiye'nin mülkî tamamiyetini kabul ediniz. Onlara ben İslâmiyet'i ve İslâmî temsilciliklerini, ayaklar altında çiğnetmeyi taahhüd ediyorum." Aynı Hayim Naum, Türk murahhaslar heyetine müşavir sıfatıyla sokulmanın da yolunu bulmuş, yani Mustafa Kemal ve İsmet'i kendine dost bulmuş. Onun için üçü birleşmiş ve artık arada santralın intizamla işlemesine hiçbir mani' kalmamıştır.

    Hayim Naum o sırada Ankara'ya kadar da uzanarak plânın muvaffakıyeti için gereken en mühim ve merkezî şahıs nezdinde -yani Mustafa Kemal yanında- emin bulunduğu tesirinin derecesini ölçmek istemiştir. Öyle ki bu tesir, mahud mevzuda Hayim Naum'dan daha heveskâr ve gayretli bir İslâmiyet düşmanına tesadüf etmekle muradına ermiş ve artık Türk'ü içinden vurmanın plânını gerçekleştirmek için her unsur tamamlanmıştır.

    (Emirdağ - 2 - 32)




+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Hangi Lozan, Hangi Hayim Naum ?
    By ŞİMŞEK MUSTAFA in forum Tarih
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 05.12.09, 11:05
  2. Lozan'ın Gizli Mimarı Haim Naum
    By elff in forum Tarih
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 29.08.07, 01:00

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0