+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 ve 6

Konu: Çanakkale Destanının 93. Yıldönümünde Şehitlerimizi Rahmetle Anıyoruz, El Fatiha....

  1. #1
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart Çanakkale Destanının 93. Yıldönümünde Şehitlerimizi Rahmetle Anıyoruz, El Fatiha....

    Gecelerimiz çok karardı; ve çok kararan gecelerin sabahları pek yakın olur."

    Asım’ın Nesli


    Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
    En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,

    - Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya
    Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya,

    Ne hayasızca tahaşşüd ki ufuklar kapalı!
    Nerde-gösterdiği vahşetle “bu: bir Avrupalı”

    Dedirir-yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi
    Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahut kafesi!

    Eski Dünya, Yeni Dünya bütün akvam-ı beşer
    Kaynıyor kum gibi, tufan gibi, mahşer mi mahşer.

    Yedi iklimi cihanın duruyor karşında,
    Osrtralya’yla beraber bakıyorsun ; Kanada!

    Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk.
    Sade bir hadise var ortada : Vahşetler denk.

    Kimi Hindu, kimi Yamyam, kimi bilmem ne bela...
    Hani tauna da zuldür bu rezil istila...

    Ah o yirminci asır yok mu, o mahluk-i asil,
    Ne kadar gözdesi mevcut ise hakkiyle sefil,

    Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;
    Döktü karnındaki esrarı ! hayasızcasına,

    Maske yırtılmasa hala bize affetti o yüz...
    Medeniyet denilen kahbe, hakikat yüzsüz.

    Sonra mel’undaki tahribe müvekkel esbab,
    Öyle müthiş ki: Eder her biri bir mülkü harab.

    Öteden saikalar parçalıyor afakı;
    Beriden zelzeleler kaldırıyor a’makı;

    Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
    Sönüyor göğsünün üstünde o aslan neferin.

    Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
    Atılan her lağımın yaktığı: Yüzlerce adam.

    Ölüm indirmede gökler, ölü püskürtme de yer
    O ne müthiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...

    Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
    Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.

    Saçıyor zırha bürünmüş de o namerd eller,
    Yıldırım yaylımı tufanlar, alevden seller.

    Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
    Sürü halinde gezerken sayısız tayyare.

    Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
    Kahraman o orduyu seyret ki, bu tehdide güler!

    Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
    Alınır kal’a mı göğsündeki kat kat iman?

    Hangi kuvvet onu, haşa, edecek kahrına ram?
    Çünkü te’sis-i ilahi o metin istihkam.

    Sarılır, indirilir mevki’-i müstahkemler,
    Beşerin azmini tevkif edemez sun’-i beşer;

    Bu göğüslerse Huda’nın edebi serhaddi;
    “O benim sun’-i bediim, onu çiğnetme” dedi.

    Asım’ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:
    İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.

    Şuheda gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
    O, rukü olmasa, dünyaya eğilmez başlar,

    Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
    Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!

    Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
    Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.

    Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor Tevhid’i...
    Bedr’in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi.

    Sana dar gelmeyecek makber’i kimler kazsın?
    “Gömelim gel seni tarihe” desem, sığmazsın.

    Herc ü merc ettiğin edvara da yetmez o kitab...
    Seni ancak ebediyetler eder istiab.

    “Bu, taşındır” diyerek Ka’be’yi diksem başına;
    Ruhumun vayhini duysam da geçirsem taşına;

    Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namıyle;
    Kanayan lahdine çeksem bütün ecramıyle;

    Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan;
    Yedi kandilli Süreyya’yı uzatsan oradan;

    Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına;
    Uzanırken, gece mehtabı getirsem yanına,

    Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem;
    Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem;

    Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
    Yine bir şey yapabildim diyemem hatırına.

    Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
    Şarkın en sevgili sultanını Salahaddin’i,

    Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran...
    Sen ki, İslam’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,

    O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
    Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın;

    Sen ki, a’sara gömülsen taşacaksın... Heyhat,
    Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat...

    Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
    Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber

    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  2. #2
    Dost mustakar01 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    6

    Standart

    Çoook teşekkürler kardeş gerçekten güzel olmuş As?m'?n Neslini buraya koyman... Ellerine sağl?k... ARO...

  3. #3
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    43. Alay, 1. P. Tb. 1. Bölük

    1917 YILI YEMEK LISTESI

    Gün Sabah Ögle Aksam

    15 Haziran Üzüm Hosafi Yok Yagli Bugday Corbasi
    26 Haziran Yok Yok Üzüm Hosafi
    18 Temmuz Üzüm Hosafi Yok Yok
    8 Agustos Yarim Ekmek Yok Sekersiz üzüm hosafi


    NOT: 21 Temmuz 1917’den itibaren baslayarak ordu emriyle ekmek istihkaki 500 Grama indirilmistir.


    Youtube’da okudugum bu yemek listesi beni cok aglatmisti.
    http://www.youtube.com/watch?v=PrR0zp7iLFA


    Sehitlerimiz demek 15 haziranda üzüm hosafi ve bugday corbasi ile tüm gün savastilar.
    26 Haziranda ise aksama kadar „oruc“ tutup, aksama üzüm hosafi ictiler sadece.
    18 Temmuzda ise sabahki üzüm hosafi ile tüm gün savastilar…

    Nereden aldilar bu kuvveti, bu gücü? Kim yazin sicaginda bütün gün üzüm hosafiyla tüm gücünü kullanabilir? Onlar da insan evladiydilar…

    Allah simdi onlari kimbilir hangi nimetlerle, hangi hurilerle mükafatlandiriyordur…Bu tesellim olmasaydi belki halen üzülür, aglardim….Ama onlar bizden daha mutludurlar simdi…Allah onlara en güzel dereceleri versin, amin.

  4. #4
    Ehil Üye _MerHeM_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    Alem-i şehadet
    Mesajlar
    2.225

    Standart

    Akif orada değilmiş ama sanki oradaym?ş ve onlarla cihad ediyormuş kadar içindedir.

    Ruhu o şehidlerledir.Beraber cihad etmeyen bir ruh bu m?sralar? yazmaya muktedir olamaz

    Ne kadar olağan üstü bir ilhamd?r.

    Ne muhteşem sözler.

    Bu göğüslerse Huda’n?n edebi serhaddi;
    “O benim sun’-i bediim, onu çiğnetme” dedi.

    As?m’?n nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:
    ?şte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.

    Şuheda gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
    O, rukü olmasa, dünyaya eğilmez başlar,

    Vurulup tertemiz aln?ndan, uzanm?ş yat?yor,
    Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler bat?yor!

    Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
    Gökten ecdad inerek öpse o pak aln? değer.

    Amelinizde rıza-yı İlâhî olmalı.

    Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok.

    Eğer O kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok.


  5. #5
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Bir yasanmis hikayeye göre, Resullah Efendimiz de oradaymis, sehitlerimizle birlikte savas ediyormus...

    Bir evliya varmis o zamanlarda...Her gece Resullah Efendimizle (anlatamayacagim sekilde, belki de rüyasinda?) görüsürmüs.Bu evliya, bir süre boyunca Resullah Efendimizle görüsememis.Sonradan görüstügünde sormus "Ya Resulallah, neredeydiniz.." diye...Resullah Efendimiz cevaben: "Canakkale'de kardeslerimle savasiyordum" diye..Tam olarak aklimda kalmadi bu yasanmis hikaye...Bu evliya aktariyor insanlara bu yasadigini...

  6. #6
    Dost banu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    2

    Standart

    Son günlerde Çanakkale Savaş'? ile ilgili yap?lan araşt?rmalar ve bulgular uzmanlar taraf?ndan büyük bir üzüntü ile karş?lanm?ş; anlaş?lan şudur ki itilaf devletleri o muhteşem harpte, inan?lmaz bir mücadele ve kahramanl?k örneği gösteren kahraman Türk askerine kimyasal bomba kullanm?şlar. Şiddetle k?n?yorum.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Fatiha-i Şerife(Mübarek Fatiha suresi) hakkında
    By fanidünya... in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 14
    Son Mesaj: 27.01.15, 19:34
  2. Şehitlerimizi Unutmayalım. Bir Fatiha Okuyalım.
    By PirMuhammed in forum Gündem
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 06.10.08, 17:07
  3. Nurulhakı Özlem ve Rahmetle Anıyoruz
    By TURKUAZ in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 31.07.08, 21:45
  4. Bediüzzaman'ı 48. Vefat Yıldönümünde Rahmetle Anıyoruz
    By Müellif-e in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 25
    Son Mesaj: 25.03.08, 23:53
  5. Selahhaddin Çelebi'yi Rahmetle Anıyoruz.
    By yuksek-Sadakat in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09.01.07, 10:13

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0