Sultan II. Abdülhamit Hanın sadrazamlarından Cevat Paşa küçük yaşta hem öksüz hem yetim kalmıştı. Aksaray'da bağlandığı bir Şeyhin dergahına her cuma gider, ilmen ve manen o şeyhten müstefid olmaya çalışırdı.

Yine bir gün şeyhini ziyarete gittiği sırada dergaha, kendisinin demirci olduğunu söyleyen bir çingene gelir. Ve gördüğü bir rüyayı anlatarak şeyhten tabirini ister. Şeyh hazretleri, bu sırada 11 yaşlarında olan Cevat'a dönerek:

"İki mecidiyen var mı Cevat?" diye sorar. Cevat, iki mecidiyeyi Şeyhine uzatır. Bunun üzerine Şeyh, çingeneye:

"Rüyanı iki mecidiyeye bu çocuğa satar mısın?" deyince çingene kabul eder ve sevinçle parayı alıp dergahtan çıkar. Çingene gidince Şeyh:

"Bu rüya sadrazamlık rüyasıdır. O yüzden henüz rüyanın sahibi o iken rüyayı tabir etmedim. Çingeneleri de sadrazam yapacak değiliz ya..." der ve Cevat'a dönerek:

"Evladım, satın aldığın rüya sadrazamlık rüyasıdır. Bir gün Yüce Allah nasip eder de sadrazam olursun devlet-i âliyeye inşaallah..."

Nitekim Cevat Paşa, çok kısa bir zamanda, henüz 40 yaşlarında iken Sultan II. Abdülhamit Han zaman-ı devletlerinde Sadrazam olmakla payidar olur.




Mahmut Sami Şimşek