Osmanl?'dan ayr?ld?ktan sonra Ortadoğu'da kan ve gözyaş? hiç durmad?. Lübnan ve Filistin'de yaşanan insanl?k dram? Ortadoğu'nun halini gözler önüne seriyor.


Çözüm aray?şlar?n?n sonuç vermediği böyle bir dönemde Başbakanl?k, Osmanl?'n?n bölgeyi nas?l yönettiğini belgelerle anlatan bir kitap yay?nlad?. Başbakanl?k Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü'nün haz?rlad?ğ? kitab?n ismi ‘Gökkubbe Alt?nda Birlikte Yaşamak'. Eserin önsözünde dünyan?n temel sorununun ‘insanlar?n birbirine hoşgörü gösterememesi' olduğu vurgulan?rken, “Adaletli ve kat?l?mc? bir dünya düzeninin sağlanmas?nda Osmanl? tecrübesinden yararlan?n.” deniliyor. Kitapta, konuyla ilgili padişah fermanlar? ve ?ngilizce tercümeleri de yer al?yor. Edinilen bilgilere göre çal?şmay? yak?ndan takip eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kitab? yurtd?ş?ndan gelen liderlere hediye edecek.


367 sayfadan oluşan kitap 1. s?n?f kuşe kağ?da bas?ld?. Osmanl? arşivlerinden seçilen 90 belgenin de yer ald?ğ? eser dört ana bölümden oluşuyor. Osmanl?’n?n ‘hoşgörü’ stratejisini anlatan ilk bölümde en çok dikkati çeken konu, imparatorluğun kilise ve sinagog yap?m?na destek olmas?; hatta birçok yerde yap?m için gerekli paran?n hazineden gönderilmesi. Belgeler aras?nda, H?ristiyan ve Yahudi temsilcilerinin yard?mlar sebebiyle gönderdiği teşekkür mektuplar? da bulunuyor. ?kinci bölümde Osmanl?’n?n ‘mülteci politikas?’ ele al?n?yor. Belgeler, Osmanl?’n?n güvenilir bir ülke olmas? nedeniyle çevre ülkelerden sürekli iltica talebiyle karş?laşt?ğ?n?; Yunanistan ve S?rp milletvekillerinden bile Osmanl? vatandaşl?ğ?na geçenler olduğunu gösteriyor. Osmanl?’n?n himayesine ald?ğ? vatandaşlara gösterdiği ilgiye vurgu yap?l?rken, başka ülkelere göç eden Rum ailelere geri dönmeleri için yol harçl?ğ? verilmesi buna örnek gösteriliyor. Üçüncü bölümde Bat? dünyas?yla ilişkilerin nas?l yürütüldüğünün ipuçlar? bulunuyor. Yard?ma muhtaç ülkelere verilen maddi desteğin misalleri gösteriliyor. Son bölümde ise ?slam ülkeleri ile yürütülen ilişkilere değiniliyor.


Devlet Arşivleri Genel Müdürü Yusuf Sar?nay, kitapla ilgili düşüncelerini aktar?rken, hoşgörü ve adalet hedefine en fazla yaklaşan yönetimlerin o ölçüde uzun soluklu ve kal?c? olduğunu söylüyor. Bu yüzden Osmanl?’n?n hoşgörü tecrübesinin büyük önem taş?d?ğ?n? belirten Sar?nay, kitapta bu hoşgörüyü anlatan örnek ferman ve yaz?şmalar? seçtiklerini dile getiriyor. Sar?nay, kitaptaki sunuş yaz?s?nda ise şöyle diyor: “Yap?lmas? gereken iş; farkl? din, millet, mezhep ve kültürlere mensup insanlar?n bir arada yaşayabilecekleri kültürel formlar? bulmakt?r. Türkiye’nin zengin tarihi tecrübesiyle, insanl?ğ?n bu aray?ş?na önemli katk?lar yapabileceğini düşünüyorum. Osmanl?, 600 y?ll?k dönemde Orta Avrupa’dan Arabistan dahil Afrika’ya kadar uzanan coğrafyaya hükmetti. Bu o kadar kolay olmam?şt?r. Söz konusu zorluk sadece coğrafyan?n genişliği değildir; üzerinde yaşayan birçok farkl? dil, millet, mezhep ve kültüre sahip insanlar? yönetebilmektir. Osmanl?, böylesine farkl? ve renkli bir insan topluluğunu, adil bir yönetim anlay?ş?yla bar?ş içinde bir arada yönetme becerisini göstermiştir. Bunun ad? günümüz diliyle ‘Birlikte Yaşamak’t?r. Bugünün dünyas?n?n temel sorunu budur ve Osmanl? bu konuda zengin bir tecrübeye sahiptir.”


Kanuni Sultan Süleyman’dan Kudüs-ü Þerif Beyi’ne: Hz. ?sa’ya sayg?s?zl?ğa izin vermeyin


Kanuni Sultan Süleyman, 31 Ağustos 1565'te Kudüs-ü Þerif Beyi ve Kad?s?na gönderdiği fermanda kutsal mekanlara sayg? gösterilmesini istedi: Mescid-i Aksa, Kubbetü's Sahra ve Hz. ?sa'n?n kabri gibi kutsal mekanlara ibadet ve ziyaret için gelen baz? kad?nlar o mekanlar? kirletip, edebe ayk?r? davran?yorlarm?ş. Bu haber üzerine buyurdum ki; emrim oraya vard?ktan sonra bu gibi davran?şlara kesinlikle izin vermeyin. Þayet bunun aksini duyarsam bilesiniz ki görevden al?nmakla kalmazs?n?z.


Sultan II. Abdülhamid Han, Kudüs’te yaşayan Habeşli rahip ve rahibelerin ayinlerini yapabilmeleri için kilise yapmalar?na izin verdi. Habeşliler, Kral Yuhanna ve halk?n şükranlar?n? iletmek için 7 Ağustos 1886’da padişaha mektup gönderdi.


Bugünkü Lübnan-?srail s?n?r?nda bulunan Süveyde’de yaşayan Dürziler için de hoşgörü gösterildi. Dürziler için gerekli olan mabed Osmanl? hazinesinden karş?lanarak yap?ld?. Hazine’nin en zay?f günlerinden birini yaşad?ğ? dönemde bile Osmanl? bu fedakarl?ktan çekinmedi. Sultan 5. Mehmet Reşat Han 17 Eylül 1913’te, Dürziler için inşa edilecek mabet için gereken paran?n ‘devlet hazinesinden karş?lanmas?’ talimat? verdi.


Osmanl? hazinesi özellikle I. Dünya Savaş? devam ederken büyük s?k?nt?lar içinde olmas?na karş?n Ortadoğu bölgesine maddi yard?m? hiç eksik etmedi. 12 Mart 1917’de Sultan V. Mehmet Reşat Han taraf?ndan ald?r?lan karar şöyle: “Beyrut ve Cebel’i Lübnan’daki muhtaçlar ile yetimhaneler için umumi mutfak aç?l?p erzak dağ?t?lmas? hususunda Meclis-i Vükela’da karar al?nm?şt?r.”


Sultan Abdülaziz Han, 11 Ekim 1864’te Rusumat Emini’ye gönderdiği bir yaz?s?nda; Osmanl? tabiiyetinde olup yabanc? ülkelerde yaşayan bütün rahiplerin gümrük vergisinden muaf tutulduklar?n? bildirildi.


Osmanl?’n?n Ortadoğu bölgesinde bir cazibe ülkesi olduğunu gösteren örneklerden biri de ?ran’da gördükleri bask?dan dolay? Osmanl? hakimiyeti alt?nda yaşamak isteyen Selmas halk?n?n Sultan II. Abdülhamid Han’a gönderdiği mektup. 27 Ocak 1907’de Selmas halk?n?n s?n?rdan uzak yerlere yerleştirilip devlet arazisinden karş?l?ks?z yer tahsisi ve maddi yard?m yap?lmas? talimat? verildi.