Uyandırma beni uykularımdan...
Gecenin kanatlarının örttüğü kalbimi soğutmadan,
Uyandırma beni!
Sesin nerede kaldı?
Nefesinin üstüne karlar yağıyor.
Aynalar buğulandıkça hatırlıyorum,
Unutmak için yaşadığını...
Sen, parmaklıklar arkasında
Ben, ıssız çöllerdeyim.
Toprağını kazdığın her gün,
Güller ekiyorum yarınlarına...
Uyandırma beni uykularımdan...
Dudaklarım çatlıyor ateşlerden...
Yorgun bakışlarından nehirler taşıyor.
Aç kalmış mevsimler geliyor,
koklayamadığım teninden...
Uyandırma beni uykularımdan...
Ninni söylenmeyen geceden,
bahsetme artık!
Saçlarının okları delip, geçiyor toprağı,
Traş olmamış yüzünden,
memleketim kaskatı kesiliyor.
Alnının çizgilerinde kaybolmuş kavgan,
Açlık kokuyor dört duvar.
Yıldırımlar düşüyor hayallerime...
Kendi ellerinle ölüyorsun her gün...
Memleketim ölüyor sessiz sedasız...
Dört duvar arasında yitiyorsun.
Ümitlerim ölüyor.
Uyandırma beni uykularımdan...
Mapushanede kalem tutmak zor,
Hayal kurmak zordur yiğidim.
Ah, ölümün kimsenin ölümüne benzemiyor.
Yaşamak kolay mı sandın?
Ölmek hiç zor değildi senin için...
Uyandırma beni uykularımdan...



Ekmek yerine,
gülleri buluyorum kursağında...
Dudaklarında güller açmış yiğidim!
Mapushanede dirilmek zor,
Ölmek kolaydır şimdi...
Uyandırma uykularımdan beni...
Sesin nerede kaldı?
Aynalar buğulandıkça anlıyorum,
Sevmek için yaşadığını...
Biz çiçekleri sevdik,
Buğday başaklarını sevenleri sevdik.
Şiirleri yakmayanları,
Kalemleri atmayanları sevdik.
ERCİYES ’te yeşeriyor ruhun.
Ovalarda güvercinler uçuyor.
Uyandırma beni uykularımdan
Gecenin kanatlarının örttüğü kalbimi soğutmadan,
Uyandırma beni!
Ayşe Nur MENEKŞE