Büklümlü bir yalnızlıktan sıyrıldı aşk, gerisinde.

Bitimsiz sessizliğini katletti içimde.

İki kalbe pay olmuş bir sevdadır ötesi.

Ağırlığı, hiç kimseye pay olmadığı kadar !

Artakalanların azlığına inat,

Kaldıkça çoğalan, çoğaldıkça sen olan bir düş…

Yazılmamış cümlelerimin baş harfi,

20’li yaşıma düşen bir ilk,

Düşen bir sen !



Bilir misin? Cemrelerime adın düştüğünden beri

Ben hiç düşmeleri yaşamıyorum.

Ellerine benzeyen bir gölge yüreğime dokunuyor her dem.

İçime kaçıyor gözlerin.

Dudaklarımdan dökülen her kelime adın oluveriyor.

Her kelime sen !

Yüreğinden nefes alıp yüreğine nefes veren

Çocuk yürekli küçük bir kızın yükle/n/diği

Deli bir sevdadır bu masal.

Ucuz hikâyelerin aksine, bedeli bir kalp olan masaldır bu.

Bedeli sen !



Geceme düşen ılık sessizlik

Sesimi sesinde dillendiriyor.

Ve ben korkularımı, çivisi aşk olan bir çarmıha geriyorum.

Şimdi tenimde yağmur iklimi gül mevsimi

Senle devam eden en kesintisiz yanını yansıtıyor yüzüme.

Gözlerine değen tüm yıldızlar tek tek dökülüyor eteklerime.

Sır Yusuf oluyor aşıkların bıçağında.

Sır sen !



Ayrılıksız toprakların bereketiyle daralıyor zaman.

Yangınları boğan bir sevdayı kuşanan derviş, sayıklıyor kutsalını

Aynalara gömülü bir düşten uyanır gibi

Çöküyorsun zifir yüreğime.

Kalbim sen ağırlığınca yine…

Benzersiz bir masalın uçarı kahramanı

Eşsiz bir sevdanın Mecnun’u olmuş,

Yarınlara ekilen umutlarını savurmuş güncesine.

Ve Simurg aradığını bulmuş !

Benzersizliğim ol öyleyse, tut ellerimden.

Sevda yanık yanık düşerken gözlerimden,

Mısralarına vuslat dizelenen bir şiir bırakıyorum gülüne;

Ötesi aşk, berisi sen…

alıntı