Bir Haziran fırtınası yakarken yüreğimi,
Zaman avuçlarımda billur billur eridi.
İsyanın kucağında yükseltirken sesimi,
Kıyama soyunarak giyindim kefenimi…

Elimle parçaladım kölelik zincirini,
Tarih tersine döndü, ayağa kalktı millet,
Zalime dur diyerek, siper ettim gövdemi,
Yedi kat gökyüzünde, inletirken sesimi…









Ben Susa, özgürlüğe adanmışların yurdu,
Kur'an'la kuşanarak, meydanın ortasında,
Yedi alem andığım, direniş türküsüydü,
Şehadetle yazdığım, kıyamın gür sesiydi…



Şeytanın çocukları, lanetliler, haydutlar,
Dadandılar tevhid kuşanmış özgür ruhlara,
Sarsıldı yerler, gökler, kan kırmızı bulutlar,
Şehadetle yeşerdi, taze taze fidanlar…



Bir ilahi kıvılcım yeryüzünü kuşattı,
Bahar geldi yeniden, meyveye durdu ağaç.
Susa, şehidler yurdu, tarihe kayıt düştü,
Peygamberi haykırış, bir ümmeti diriltti.



Firakınla tutuşur içimdeki umutlar,
Susa, ruhumun kulesine diktiğim bayrak,
Yokluğunda yeşerir, uçsuz bucaksız bahar,
Yeryüzü hayat bulur, kalpler seninle atar…



Kara zulüm dolaşır ülkemin tepesinde,
Bize kıyam yakışır, teslimiyet ölümdür.
Susa Nuh'un gemisi, kurtuluş abidesi,
Ötelerden ulaşır, vahyin pörsümez sesi…


Anlatın hikayemi mahzun mahzun, analar!
Büyüyecek çocuklar Susa'nın destanıyla,
Aydınlığa kavuşsun, karanlık çökmüş yıllar,
Parıldasın yeryüzü, nurla dolsun u*****lar…