Kış akşamlarından bir akşam..
Sisler; baharsız, sehersiz çöktü.
Alabildiğine esirim...
Aynamda yok marifet…
Kokucuklar alırım, bahçesinden bazen;
Anlayamayıp anladığını sanmak,
Anlatmak gibi anlaşılmamak…
Sükûtsa gerçek:
Sarıp salavatlamakla, selamlamak.
yolmadan talan etmeden gülistanı..
Dikenleri batarken güllerin
Düşürmemek katreyi…
Ey… Muhabbetin Muhammedi,
merkez feleği..
Duaların karnından
Yâd’ların en latifi…
Ey… Hilkatin sebebi zembereği…
Tarifin muallimi ekberi zişanı..
Mülk ve melekutun hatem-i aşikarı..
Bir mebde-i noktada işlemek zemini
Fidanlar dikmek sensiz,
Vücuda gelse de, sahipsiz meyvesiz…
Boşalt, medet düldülü kalemin gemini
İnikâs düşsün
Senden baidliğimle ayrı
Gayrından anayım, evsafı cemalini:
La derken şirke vurduğun seyfini,
Cebel-i hiranın, cebel-i nur’un taşını toprağını,
Kara ekmeğini
Avucunda şifa bulan yaraları…
Yitirdiklerine hasret çekmeyenleri…
Senin ruh-u nesiminden;
Meyyit mevcudat, müteharrik hayat…
Kalbinden terennümle
Cevelan-ı cezbede kalb-i emvat…
Ayağını değdiğin toprağa hasret âşıklar.
Yanık avazlarında
Savt-ı edeple hahişkar…
Kehkeşan manzumesiyle nazara gelse
Zerrelerle bir kâinat sübhana tesbihan…
Kayıttan sökülür semereleriyle şecer
Vahid bir lisanla milyon bürhan
Onsekizbin âlem;
Azası eczasıyla musaddakın…
Zulmetin istilasına zulmet asi
Nuruna müştak ey bedi,
İntak ile inşikak eden her şey
Muamma ile meçhul her şey
Lüzumunca malum, manidar olmuş…
İdrak etmek ne zor zatında içtima edeni.
Ey… Keyfiyetin en elyak sahibi enveri;
İmam-ı mübinin, kitab-ı mübini evveli
Kitab-ı mübinin, imam-ı mübin-i ahiri…
Kelam-ı Rabbani nasıl bitmez
Yazılır daim âlemler sahifelerinde:
Meşiet, ilim, kudret sem basar,
Mütekellim satırlar, tekvini asar…
Nasıl yetmez ifadeler, aciz,
Şahitler name, meşhudat deniz…
Keşfiyat muhtelif,
İtminan tam olur
Asfiya evliya muhakkikin.
İman nur olur
Enfas, Hu kararında muhkem…
Berahin sellice
Mukabele abdce
Kanaat, rıza alın el diz…
“sebbehelillahi”nin siracısın
“mafissemavati vel aradi”nin kandil-i habibi…
Tenevvür etti hakikatinle
Hayt-ı vuslat-ı irtibat
Zerreler küreler mabeyninde…
Münevver ukul, nur-u izan-ı kalp
Müstakim niyet ile amal…
Sonsuzluk:
Birbiri içinde görülen esma.
Mukabil edeple, ayan sima…
İnbisat:
Varlık namına ne varsa istila…
Hakkal yakinin hakkına mi’raç ile sen
Kulluk bahrinden risalet burcuna…
Ey… Rehber-i külli
Ey… Sultan-ı levlak;
Senin ile sevmek mahbub-u hakikiyi
An şart imiş
O’nun sevmesinde sana benzemek var imiş…
Ve…
Zaman asırlar üzerinde suretleri nesc etti..
Fasıl fasıl insanlar geçti.
Şimdi bir tezgâhta; dalalet ile hakikat…
Faraziyeler nar-ı vücud buldu…
Nefs emare,masiyete müptela..
Hazır vehmi lezaize meyli rezalet…
Heva ile hissi ulviyi mübadele, zarar ticaret…
Ve…
Hikmet ve rahmetin
Muktezayı şefkati zamana
Hedeyayı âlisi
Risalesi ile Bedii’si Said’i…
Dersin icma etti dersinde…
İhtiyaç muzaaf, iştiyak atıl…
Görüp ziyayı karanlıkta kalınırmı ki, kaldım…
İntisar deyip, nefis pereslik söyledim…
İhlâs vicdana tahlil verdi,
İhlâs ile Muhlasa niyaz edildi…
Ah miri malını talandan bu ceriha…
Murad-ı İlahi düşündüm bir teselli
Bu hicrana dahlimiz ihtiyari ise ne feci,
İstiğna ise ne elim…
Acınmayacak kadar müstahak..
Yolu gördüm iz sürmedim
İmhal ettim meçhul zamanlara doğru
Saikliğimi Şakiliğimle, hep ama hep…
Ey… Habib-i tabib
Bismillah-i dest vur
Kervan geçti olmasın
Alevin ayrılıklar
Ateşin hasretlerle yanmayayım…
Tekâmülün sınırsızlığına keşki söyleyeyim
Marifetin sonsuzluğuna kıyasen.
Gafletime fıskıma keşki demiyeyim…
Himmet havz-ı şefkatinden
Muin bir şifa aksetsin
Kalksın hicap,
Neşvi nema bulsun istidat…
Benim rızadır umudum emelim,
Ne elim uzanır ne doğrulur amalim…
Yüzüne bakmak süratinde,
Teslim, tevekkül ile kul…
Eğer yaban düşersem senden
Yanmaktan daha acı
Ya tanınmaz olursa çehrem
Dönüp bakmazsan,
Eriyip yok olmamakla sermedi utancım…
Ey… Güzelliğin mirat-ı mücellası
Bu nazar-ı nakise ile
Rüyetine mazhar olamam
Hem taşıyamam
Küsuf tutmuşluğum
Ruh-u fer’inden harap olur…
Bazen hayalime rüya kurarım;
Tarifin yok, âlemi sagirimde…
Suretin nurani tozlar içinde…
Ellerini tutar avuçlarını öperim
Ruhumun yarasına merhem…
Bazen Karani kapına yönelirim
Bir uğursuzluğa takılır gelemem…
Ahmed-i mucizelerde dolaşırım ara sıra…
Kuru ellerini, ellerin gibi öperim Üstadımın,
Başımı okşatırım ona…
Celalli bakar yüzüme…
Sana ulaşmanın bab-ı ekberi bilirim
Hem korkarım ondan hem ayrılamam öyle korkarım…
Hastayım ya Resulallah
Ve biz hayli kalabalığız…
“Ve Biadedi külli dain ve devain
Ve barik ve sellim aleyhi ve aleyhim
Kesiran kesira……………………………………….