Geceler

İçimde biriken hüznü döktüğüm,
Geceler, ızdırap faslı kaderin.
Bir çile yumağı, sonu kördüğüm,
Ruhuma etkisi, yaslı ve derin.

Geceler, sonsuza açılan kapı,
Duvarsız, çatısız, sınırsız yapı.

Sancılı düşlerim, ufkum buğulu.
Farkedilmez olur, cisim ve biçim.
Yediğim, içtiğim her şey ağulu,
Hissetmez hicranı, hüsranı içim.

Geceler, zamanın durduğu yerde.
Hayra da şerre de simsiyah perde.

Boşlukta bir yağmur damlası gibi,
Düştüğüm zeminde kayboluyorum.
Karışmış üstüyle, hem arzın dibi,
Kendimi çekilmiş yay buluyorum.

Geceler bırakmaz kendine aklı,
Sırrı ayan beyan, açıkta saklı.

Feryadım duvara çarpıp dönüyor,
Ruhum karanlıkta gömülü kalmış.
Kurtuluş ümidim, arzum sönüyor,
Sevincin yerinde keder kök salmış.

Geceler, uğuldar boşlukta sesi,
Bir muamma yansır, keser nefesi.

Yorgun bedenimle karışık fikrim,
Ölüm uykusuna dalıp geçiyor.
Tam şafak vaktinde, biricik zikrim,
Dağıtıp zulmeti, nuru seçiyor.

Geceler, yarısı ömür yolunun,
Üstüne eklenen boşu, dolunun.

Kalbimde bir mühür, dilimde dua,
İçimde savrulur karalar, aklar..
Arada ümide sevk eden şua,
Görünür ki ancak beni, o paklar.

Geceler, bir başka sırrı âlemin,
Yazmaya mecali olmaz kalemin.


İbrahim Kalkan