Artos’un başına karlar yağar
Eteklerinde hoyrat rüzgar
Bağrını fırtınalar döver
Karlı eteklerde Bediüzzaman gezer.


Süphan selam durur acıya,
Ararat’ta acılar dağılır etrafa,
Erek dünyaya meydan okur,
Çoravanis’te yaşlı biri Bediüzzaman.



Van gölü nazlı nazlı salınır,
Sahilleri kayalara dayanır,
Akdamar yeşilliğiyle bezenir,
Ahmedi Hani de Bediüzzaman okur.



Tuşpa kalesi çetin bir kaya
Üzerinde kanuni ezan okur,
Tuşpa cennetle anılır,
Horhor içlerinde Bediüzzaman.



Bitlis derin bir vadi içinde,
İki yakası fırtınalar dayesi,
Hoyrat rüzgarların esmesi,
Bitlis içlerinde Bediüzzaman.



Delikli taş, Ruslara ölüm kusar,
Muş düşman istilasında esir,
Yiğitler feleğin çemberinde vuruşur,
Topların başında Bediüzzaman.



Nazlı nazlı süzülen deniz,
Kıyıları gülistan olan deniz,
Aşıkları koynunda boğulan deniz,
Kıyısında gezinir Bediüzzaman.



Yığın yığın karlı dağlar,
Bağrında bir ateş pare saklar,
Mavzerler düşmana kan kusar,
prü dibinde bekler Bediüzzaman.



Sibirya merhamet ateşinden ısınır,
İtil Volga’nın suları hüzünden kesilir.
Melekler sevinçten sulara uzanır,
Bir esir, bir kahraman geçer, adı Bediüzzaman.

İstanbul boğazı sessiz ve üzgün,
Düşman istilasında ebedi güzel mahzun,
Akifler şaşkın, ordular bezgin,
Düşmana meydan okur Bediüzzaman.



Ankara alayla karşılar kurtuluşu,
Bayramı veli ağırlar son nuru,
Meclisi namazgah kılar mebusan,
Bir fırtına kopar o da Bediüzzaman.



Yıkık harabelerde biri ağlar,
Viraneler eşlik edip onunla inler,
Koca bir şehir derbeder,
Tuşba’nın başında ağlar Bediüzzaman.



Erek eteklerinde bir ihtiyar,
Eli ve yüzü dertten inler,
Hamidiye paşaları medet bekler,
İsyanlara düşman vefa Bediüzzaman.



Medine toprağı Anadolu’yu kıskanır,
Ecem eli tek paresine kurban,
Beyaz sürgünler kurtuluşa müjde,
Kainata mana verir Bediüzzaman.
alıntı