Bediüzzaman ve NUR



Bak hele asrın mütefekkirine,
Zaman zaten O’nu beklerdi,
Gelişiyle gönüllere nur serpti nur,
Bediüzzaman ve nur.


Dimağda nur, akılda nur,
Kalpte nur, gönülde nur,
Nurun alâ nur,
Bediüzzaman ve nur.


Onunla marifetullah umanına daldık,
Kâinattaki hikmetten hisse aldık,
Terakkide kemalat kesbettirdi,
Bediüzzaman ve nur.


Efendimizi bize tanıttırdı
Gönül sultanı olduğunu gösterdi,
Hakikati temaşa ettirdi,
Bediüzzaman ve nur.


Yolu sırat-ı Ahmediyedir.
Kanunu furkan-ı Hakimdir.
Gönüllere nur,
Bediüzzaman ve nur.


Marifetullahta mesafe kesbettim,
Arş-ı azamda tayaran ettim,
İsm-i azam-ı seninle tanıdım,
Bediüzzaman ve nur.


Hakikati seninle anlaşıldı,
Şu âlemi kâinatın.
Furkan-ı kerimin hakkını verdi,
Bediüzzaman ve nur.


Bak şu sayfay-ı cedide ki;
Gönüller sultanı ile açıldı bu sayfa,
Hitama erdi Onunla beraber,
Bediüzzaman ve nur.


Haktan geldi inayet,
Lutf-u ilahi sardı bizi,
Nura gark etti bizi,
Bediüzzaman ve nur.


Suretler nur, siretler nur,
Kur’an nur, risale-i nur,
Zamanın en büyük müderrisi,
Bediüzzaman ve nur.


Muhammet Yarbaşı