GÖNLÜM
Evim,ocağım,yurdumsun!
Dışında olamadığım,içinden çıkamadığım...
Tozunu yıkamaya yetişemedim yıllar yılı;
pasını silmeye asırlar boyu...
Bekledim;
hep bekledim taze toprak kokusunu getirecek rahmetini tecellinin..
Anahtarını kaybettiğim günde düştüm yollarına derbeder sürgünlerin.
Sırçadan nazargahı idin Rahman'ın,kırmaya kıyılamayan.
Sengsare düşürdük seni..
Sılam,memleketim,vatanımsın hem.
Bir türlü kavuşamadığım,kavuşmaya doyamadığım.
Kıble sabahlarının halvetiyle açan yediverenim..
Karanlıkların ardında uyandırmadan kimseleri,uyandırdın sevgimi;
gecelerimi yıkadın dolunaylara doldurdun...
Hasretim,hicranım,firkatimsin..
Armada bulduğum,yola koyulmuş göçüm..
Mekke'de hüzün yılımsın aç ve susuz;
Ebu Talip ve Hatice'siz.
Bedir'de bir söz:
''Denize girsen seninle geliriz''
ve
Akabe'de yeminlerin en şahanesi,
can verip cennet alma üzerine..
Gecelerin hakimi,gözyaşlarının pınarı
EFENDİMSİN...
Hayatım,ömrüm,varlığımsın
Sütten kesilmiş bebeklerin merhamet umudu,
hesap gününe hakim efsaneler güzeli.
Matarasından abıhayat içeren süvariler serdarı.
Sevilmeye şayeste dilberim,
kuşkulardan arındırılmış günaydınım.
Güzellik mushafının sernamesi,ilk nur.
Aaaaahh,gönül!...
Yaralım,bimarım,hastam.
Merhemine koştuğum,zehrine düştüğüm..
İkiye bölünmüş varlıkların madde ile tartılan manası.
Hani ya,''Mal da fayda vermez o gün,oğullar da;halis ve pak bir gönül ancak...''
Çilem,acım,kaderim!Gönlüm!!...
Sustukça hoş geçimlim,
dile geldikçe parlayan alevim.
Kopup saçılan gerdanlığında soyulan nedimelerin,savrulan incileri yere hüzünlerimin.
Ah gönül!
Rüyam,hayalim,hülyam.
Sellerle kaybettirdiler izini ilkin ve iz sürdürmeyi unutturdular bana.
Ateşini külde sakladılar ve külü ateşe koydular..
Esenliğim,sevincim,neşem.
Tur Dağı'nda giden Musa'm,Nuh gemisine dönen güvercinim..
Orta Çağ'dan kalan iyimserliklerin solgun baharı,düşümde her gece gördüğüm kelebek..
Biliyorum,yol tenha,dal mecalsiz
ve su durgun;
çiçeğin rengi solmakta,şarkısı sona eriyor kuşların.
Sensiz olmuyor mirim,sensiz olmuyor.
Gönlüm!Aziz dostum!..
Nerelerdesin,ya dön artık yurduna;
ya iki satır yaz bize...