+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 ve 5

Konu: Paul ve Virginie

  1. #1
    Ehil Üye Muntesip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Bulunduğu yer
    ....şehr-i güzin...
    Yaş
    33
    Mesajlar
    3.241

    Standart Paul ve Virginie

    yildiz madalyali mektuplar

    seni gerçekten hiç merak eden yok mu
    yok zaten etrafıma bir duvar ördüğümü
    betonlaştığımı söylüyorlar
    kimseyi dinlemiyormuşum
    benimle diyalog imkansızmış
    peki sizinle gerçekten ama gerçekten
    ilgilenen yoksa siz ne yapardınız?
    çocukken anjelik, özgürlüğün yolları
    gazap üzümleri, şarkıcı josefine ya da
    fare ulusu gibi kitapları okurduk
    yanımıza bir tabak erik ve kiraz alıp
    kardeşimle ben
    babamın kitaplarıyla başladık işe
    ben en çok savaş ve barış’a çarpılmıştım
    okul çantamın içinden gizli gizli 9, 10 defa okudum
    ben teksas’ı tommiks’e tercih ederdim
    konyakçı hep aklımı karıştırırdı
    donald ve varyemez’den en çok küçük yeğenlerini
    ama hayır böyle yazmak istemiyorum
    şey–daha çok başka birşey daha çok başka birşey
    yazmak istiyorum
    şöyle başlasam:
    herhangi bir sonbahar günü...
    herhangi bir sarılık...
    kurumuş yaprakların üstünde yürüyoruz...
    bir kağıt denizinin üstünde ilerler gibi...
    benim adım virginie... seninki pol...

    Anlamaya başlama belirtilerinden birisi de ölme isteğidir...


  2. #2
    Ehil Üye Muntesip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Bulunduğu yer
    ....şehr-i güzin...
    Yaş
    33
    Mesajlar
    3.241

    Standart 1. mektup (virginie’den pol’e)

    1. mektup (virginie’den pol’e)

    sevgili pol,
    birkaç günden beri dışarı çıkmadım.
    sana yazdığım birkaç mektubu attım
    çünkü kayısı tarlalarından bahsetmiyordu.
    bahçeye sonbahar gelmiş olmalı.
    bu mektubun sonbahar renklerinde
    olmasını istiyorum.
    bizi aynaların arkasından gözetliyorlar pol.
    gerçek ve uzun sevgi insanları korkutuyor pol.
    van gogh’un sarılarıyla arles’daki yaz
    manzaralarının arasında yakın bir ilişki
    var gibi bunu anlıyor musun pol?
    yani onun arles’a gitmesi zorunluydu.
    son olarak kargaları çizmesi de anlamlı.
    bunun gibi bizim birbirimizden bunca uzak
    tutuluşumuzun da bir anlamı var.
    serada eğil camların üstünden kayıp giden
    yağmur damlacıkları gibi bir duygu.
    limon ağaçlarının arkasında seni düşünüyorum.
    tavanda birkaç güvercin yuva yapmış.
    böyle anlarda karşıda
    ufukta bir yelkenli
    senin yelkenlin belirir gibi oluyor.

    Anlamaya başlama belirtilerinden birisi de ölme isteğidir...


  3. #3
    Ehil Üye Muntesip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Bulunduğu yer
    ....şehr-i güzin...
    Yaş
    33
    Mesajlar
    3.241

    Standart 2. mektup (pol’den virginie’ye)

    2. mektup (pol’den virginie’ye)

    sevgili virginie

    bugün bütün gün bizi bir albatros takip etti.
    albatros uzaktan beri bütün denizcileri etkiler.
    onlar hiçbir efor sarfetmeden uçuyor gibidirler.
    ayakları suyun üzerinde çırpınır.
    havalanacağı sırada boynunu geri çekerek
    ayrodinamik pozisyonunu alır.
    bu şekilde atmosferin şiddetli akımlarına
    karşı koyar uzun mesafeler kaydeder
    ve yumurtasını çöl adalarına bırakır.
    şimdi bilimadamları fark etti ki albatros
    saatte 80 kilometreye yaklaşarak
    tahminlerin 7 kat üstünde bir alanı kuşatır.
    artık albatrosları bile uydu aracılığıyla
    takip ediyorlar virginie.
    her şeyi ölçüp biçiyorlar aşkları bile.
    bugün bir denizci seyir defterine
    şunları (incil’den) yazdı:
    “muhakkak ki, hiç tartışmasız kabul
    edilmesi gerekir ki, albatros’un
    bütün performansları onu yaratan’a
    adanan bir methiyedir...”

    Anlamaya başlama belirtilerinden birisi de ölme isteğidir...


  4. #4
    Ehil Üye Muntesip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Bulunduğu yer
    ....şehr-i güzin...
    Yaş
    33
    Mesajlar
    3.241

    Standart 3. mektup (virginie’den pol’e)

    3. mektup (virginie’den pol’e)

    sevgili pol,

    dün gece kayısı abajurun ışığında
    defterime şunları not ettim
    çünkü aşkımız kayısı renginde bir şey
    ve bütün bunları düşündüğüm zaman
    odaya altınsı bir ışık doluyor.
    bütün inananların kalbine
    görünmez bir biçimde şırınga
    edilen o huzur ve kuvveti getiren
    böylesi bir ışık mıdır diye düşünürken
    o kadar dalmışım ki
    masamın üzerine bırakılan
    bir bardak sütü fark etmemişim bile.
    her neyse sana olan aşkımın
    bende yankılandırdığı o yüce duygulanımlara
    en yaklaşan şeyler olduğu için, işte, dün gece
    defterime kur’an’dan esinlenerek yazdığım cümleler:

    ...maddi varlıklar dünyasının son bulup gayb
    aleminin başladığı nokatada rabbin meleği
    belirdi. şeffaf kanatlarıyla. çok güçlü biri
    ve güzel görünümlü ve doğruldu o en yüksek
    ufukta iken. bir başka inişini de gördü onun
    allah’tan gelen söz yüküyle. ve vahyedildi
    vahyedilecek olan. son yağmurlar vaktinde
    sarı yağmur sağanaklarıyla birlikte
    rabbin meleği belirdi. şeffaf kanatlarıyla.
    çok güçlü biri ve güzel görünümlü ve
    doğruldu o en yüksek ufukta iken.
    kayısı renginde ince bir şerit takip
    ediyordu onu-olacak olanın oldurulması için...

    aşkımız pol, yani tarçın...
    biz ormandan, nehirden, tarçın kokulu kıyılardan
    olan biz... evlerinin sağlam olduğuna inanan
    sizsiniz. hiçbir zaman susmamak için, hiçbir
    zaman susmamak için. ve biz, biz izlerimizi siliyoruz.
    sonsuza dek............................................... ....................

    Anlamaya başlama belirtilerinden birisi de ölme isteğidir...


  5. #5
    Ehil Üye Muntesip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Bulunduğu yer
    ....şehr-i güzin...
    Yaş
    33
    Mesajlar
    3.241

    Standart 4. mektup (pol’den virginie’ye)

    4. mektup (pol’den virginie’ye)

    sevgili virginie,

    ‘her yerde su, su, su ama içecek tek damla yok.’
    gemide tuhaf şeylerin oluşmasına o kadar alıştım ki.
    tıpkı harikalar diyarındaki alis gibi.
    biliyorsun orada kedi
    “beni orada göreceksiniz” der ve kaybolur.
    alis buna fazla şaşırmaz,
    tuhaf şeylerin oluşmasına o kadar alışıktır ki...
    gemide balk nac adında
    ‘damarlarında sır’rın demir tozu gibi’
    dolaştığı bir denizci var.
    sürekli sır’rı araştırıyor.
    bunun için denizci olmuş.
    yolunu şaşırmak istiyormuş çünkü.
    serin bir tuz acısıyla anlattığı şeyler şunlar:
    “dün ikindi vakti sır birden zamanını vurdu
    ve bana dedi ki;
    unuttun ve aştın aradığını,
    ne mutlu ne yazık sana,
    ne mutlu ne yazık sana,
    artık dokunduğun her yerden sır çıkacak.”
    ona bir gün birisi makendonya’da
    “sana bir sır verecektim” diyor.
    balk nac “sende kalsın” diyor
    gecelemek için kaldıkları bir tünelin ağzında.
    birden bir çığlık gibi duyuyor sesini;
    bağırıyor tünelin derin gırtlağında-
    “senin hakkında! senin hakkında!”
    balk nac’ın bu anlattıkları bana kafka’nın
    dediği bir şeyi hatırlattı,
    orman saçlı virginie...

    kafka der ki insan giz’i çözdüğü zaman
    her şey değişecekmiş sanır ama
    hiçbir şey değişmez.
    yaşam olanca sıradanlığıyla devam eder.
    belki balk nac’ın dediği gibi
    unutur ve aşar aradığını.
    “ne mutlu ne yazık ona”
    yarın sana diğer denizcileri anlatacağım.
    yaldrım mesela sürekli virgil* okuyor...
    “falanca terazide tartıldı kalbi
    doğrudur; çünkü bu kalp bir tüyden daha
    ağır değil.”
    dün bir dişi keçi yüzünden
    gemide kavga çıktı. kavga bitince hepimiz
    yıldızların altında derin bir uykuya daldık.
    pilatius bütün gece horladı...

    sinagog’un kılıcı viyana’da derler hala...
    satir ise korkuç toprağın türküsünü söyler...
    denizlerin korkunç fırtınalarla
    çalkanlandığı anlar ise
    bana salome’nin ya da lady godiva’nın
    söyleyebileceği tarzda şeyler söyleyen
    o şair’i anımsatır:
    “odyseus’un sefere çıktığı tarihten bu yana
    denize çıkmış bütün denizcilerle
    yatmak isterim...”

    Anlamaya başlama belirtilerinden birisi de ölme isteğidir...


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Papa Jean Paul II
    By oruc_04 in forum Tarih
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 18.09.06, 17:21

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0