+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 8 ve 8

Konu: Yalnızlığıma Serenat...

  1. #1
    Garip_Maznun
    Guest Garip_Maznun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart Yalnızlığıma Serenat...




    Ah Yalnızlığım,
    Yine senleyim,
    Yine sustum,seni dinlemekteyim...
    Ben hep senin derdindeyim...
    Nerde bitecek bu sensizliğim...
    Gelecek misin Ey Sevdiğim!...
    Yoksa ben yine mi beklemekteyim...
    Hadi Yalnızlığım hadi;
    Bırak artık bunları bırak şimdi,
    Söylesene gitme vakti gelmedi mi?
    Sus sende sus yüreğim gibi...
    Anla artık gidenler dönmeyecek geri;
    Hayaller bitti,artık veda zamanı şimdi...
    Hadi Yalnızlığım Hadi...
    Sen burda,ben yanında...
    İkimiz hep aynı yollarda;
    Dost olduk yüreğimdeki acılarla,
    Eşlik etti akan gözyaşlarımda...
    Dilim artık konuşmaz,bu hicranla;
    Yüreğim şahittir seninle yaşadıklarıma...
    Hadi Yalnızlığım hadi...
    SÖYLESENE GİTME VAKTİ ARTIK GELMEDİ Mİ?...


    SELAM VE DUA İLE...

  2. #2
    Garip_Maznun
    Guest Garip_Maznun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Ruhum yalnızlığın bahçelerinde gezinirken bir sevdâya ağladığını fark ettim. Sordum yalnızlığıma:

    "-Kimdir seni benim içime salan?" diye...

    Hüzün geldi yanına ve konuştu yalnızlığım:

    "-Huzuru aramaktır!.." dedi benim adım... "Bu arayıştır beni içine salan!.."

    Hani olur ya renksiz resimlerdeki yalnız duran banklar gibi bu da başka yalnızlıktı kalpte yaşanan... Sayısız nefeslerin içindeki "yalnız soluktur" adı... Dostluğun özlemi eklenir ve yangın olur yalnızlık makamı... Her kelime ikinci bir anlam kazanır gittikçe açılır perdeler ve mevsimine göre sevdâ yaşanır... Rabbin merhametidir bu yalnızlık!.. Tüm dayanakların bencilliğidir... Sıkışan yüreklerin feryâdıdır.

    İnsan bilmez sâdeliğini ve bilmez kimsesizliğini... Tâ ki rahmet tecellî eder ve başlar kalplerden gidişler!.. Sahte putlar gider!.. Beyazı kıskanır ruhlar çünkü en çok sevdâsı olana yakışır temizlenen yürekler...

    Kaybolanlar anlatılmaz bu arayışlarda... Ve bulunanlar da gizlidir.

    Bir yalnızlıktır bu... Uçuşan yaprakların hışırtısı gibi nereye estiğini bilmeden yalnızca "Es!.." emrini yerine getiren!..

    Ve bir keşiftir bu malzemesi yalnızca bir yürek olan ve aslâ yalnızlığından gocunmayan!.. Kimileri korkar bu "tek"likten kimi ise alır lezzetini payına düşen nasibinden!.. Derinliğini maviden alır bu hisler... Toy yürekler gibi korkmaz ölümden... Lafta da kalmaz bu yalnızlık Yaratan her şeyin farkındadır.

    Şimdilerde benden öte bir ses var içimde... Kalabalıkların içindeki yalnızlığına ağlayan ruhların gözyaşlarını bilmez sahipleri... Doludur içi... Dolu zanneder oysa... Kalabalıktır etrâfı... Yalnızdır oysa... Gözü kapalı her dâim sevenleri vardır. Yaratan'ın sevgisi asıldır oysa... Bunlarla yüzleşmek de ürkütür seveni çok olanları ve ebediyeti kıskananları...

    Alıştırmalı gönülleri... Farkına varmalı... Etraftaki nefeslerin "çokluğu" kadar "fâniliği" de akıllarda kalmalı... Bilmeli âcizliğini ve Yaratan'a sığınmalı!...

    Gülen yüzler de ağlar bir gün!.. Kalabalıklar da tenhâlara salar kendini!... Bu vakitler gelmeden bulmalı dengeyi!..

    Bir yatırım yapmalı kalplere... İlerideki sâde günler için... Yaratan'ın sevgisinden bir çınar büyütmeli... Yalnızlığımda gölgesi tesellî mekânım olan ve gerçekleri sindirecek kadar büyüklüğü keskin olan... "İman azığı"m olmalı... Yalnızlığımda karnımı doyuracak kadar sağlam olan...

    Uzak sanmamalı bu beklenen yaprak dökümü günleri!.. Bir gün titrek ellerimle penceremi açtığımda gelmiştir "yalnız soluk" mevsimi...

    Aslına dönmüştür her şey... Ruhum kendi sevdâsının derdindedir artık.. Vakitler ayrılır cömertçe Yaratan'ın muhabbetine...

    Hissetmeseydim bu hüzünlü mevsimleri bilirim ki kavuşmayacaktım muhabbete!... Bilirim ki oyalanacaktım bir çok "soluk" içinde!.. Burnu büyük sevdâlarımın peşinde koşmaktan "son nefesimde" yorulacaktım. Ve geç kalmışlığın yasını tutamadan yok olacaktım!...

    Şimdi ruhum kendine gelir. Bırakır kalabalıklar içindeki çâresiz mırıldanmalarını... Etrâfındaki nefeslerin soğukluğu da üşütmez artık içimi... İman ateşi ve Yaratan'ın sevgisi ısıtır tüm kâinâtı ve beni...

    Yalnızlık başka lezzetler katar ömrüme... Bir başka güzelliktir sâdelik... Artık yüzüme kan gelir... Tebessümlerin aynasıdır içimde değişen mevsimlerin... Yaprağın kaderi düşmekse benim de kaderimdir yalnızlığımla yüzleşmek ve düştüğüm yerden Mevlâ'ya yükselmek... Yeniden sevmek yeniden sevgiyi hissetmek... Yalnızlığın tadını çıkarmak... Huzurlu dakikalarla baş başa kalmak...

    Şimdi değişir yalnızlığın karanlık tarihi... Şimdi temizlenir üstüne sürülen kirli lekesi... Artık "öz" vardır kalabalıklardan sıyrılmış olan... Yalnız Rabb'in merhamet tecellîleri vardır kalplerde... Duâlar vardır ve O'nu keşfetmek vardır çok derinlerde...

    Kuramadığım hayali kadar sevdim yalnızlığı... Ürpertisi bende derin bir iz bıraktı. Issızlık çığlıkları kıskandırdı...

    Ve beni elimden tutup Rabbime bu yalnızlık taşıdı.

    Fatma Aladağ

    SELAM VE DUA İLE..
    Konu BiKeS_ tarafından (30.03.09 Saat 17:47 ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    Müdakkik Üye nuRNK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    611

    Standart

    Yalnızlığa seranat

    İhanet yağmurunda
    Islandık birer birer
    Şimdi yorgun düşlerimiz
    Yalnızız yalnız

    Büyük hayat yolunda
    Uslandık birer birer
    Cehenneme hüküm giydik
    Büsbütün yalnız

    Hangi şehir alır bizi basar bağrına
    Hangi yalan avutabilir yüreklerimizi
    Kim çalacak kapımızı bir avuç tuz için
    Bir dilim ekmek için yada aşk için

    Aynalarda unuttuk
    Geçmişin izlerini
    Kırık dökük her anında
    Kalmışız yalnız

    Böyle mi olmalıydı
    Bembeyaz türkülerle
    Bağlandığımız bu hayat
    Böyle mi yalnız

    Nurettin Rençber (:

    Bir nokta-i kemale şitab üzre kâinat,

    Ol noktaya teveccüh ile yükselir hayat.

    Kahriyyât



  4. #4
    Garip_Maznun
    Guest Garip_Maznun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Yalnızlığım...
    Uzun süredir sana küs bir yanım…
    Şimdi ki aklım olsa,
    Seni bırakıp,başkasına aldanırmıydım!...

    Yalnızlığım..
    Can yoldaşım,
    Bir bilsen nasılda acıyor sol yanım…
    Sana döndüm tekrar,
    Yaralarımı saracakmısın?...

    Yalnızlığım…
    Mutsuzluk kapladı her yanımı,
    Üşüyor gibiyim,
    Sevgisizlik fena çarptı kalbimi...
    Hayatımın son anlarını yaşar gibiyim..
    Ürkeklik hiç yakışmıyor Bana,
    Yavru bir ceylan kadar ürküyorum,
    Herkesten,her şeyden,bilinmezlerden...

    Yalnızlığım…
    Neden kapılarını kapatıp,
    Beni zindanlara vurmadın?...
    Neden beni bu;
    Aşk hilebazlarının içine attın?...
    Neden Neden Neden?...


    Seni sana,
    Yüreğini bir yabancıya emanet edip gidiyorum...
    Arkama bakmadan,
    Geçtiğim her yeri hafızamdan silerek gidiyorum…

    Kalbim;
    Yine yalan bir sevdanın,
    Acıları sırtlanıp,birbirimize kaldık…


    SELAM VE DUA İLE…

  5. #5
    Müdakkik Üye NİSANUR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Mesajlar
    604

    Standart

    Çaresiz, kaskatı buzdan umutların, derin sevdalı, korkulu yarınların adıdır yalnızlık..Bir hayalin yansıması, bir sevdanın tüten bacası, bir kitabın son sayfasının adıdır yalnızlık...Bir hasrete yanışın,bir yokluğa varışın, bir de Allah'a yalvarışın adıdır yalnızlık..Bir senin adın, bir benim adım, bir de hayatın adıdır yalnızlık..bir de ölüm!..seni de unutmadık !

  6. #6
    Ehil Üye aşk-ı ilahi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Yaş
    32
    Mesajlar
    2.407

    Standart

    YALNIZLIĞIM


    Tutkularım...
    Başkaları gibi;
    Yaşayamadığım


    Acılarım...
    Yüreğimin peşini bırakmayan;
    Uzaklaştıramadığım


    Anılarım...
    Çocukluğumdan bu yana;
    Bir türlü
    Başkaları gibi olamadığım


    Ve şimdi;
    Sevdalısı olduğum yalnızlığım...


    Coşkun bir sel...Ya da bir pınar gibi
    Yalçın kayalıklar ardında
    Dağbaşlarında doğan
    Güneşten aşağı yuvarlan
    Bir yanım


    Ya da bir şimşek...Çaktığında
    Gökyüzünde parlayan
    Bir bulut...
    Mavilikleri ardında bırakan
    Akıp giden yanıbaşımda öylesine
    Bir karamsar ruh
    Yalnızlığım...

    Edgar ALLAN POE



    Ben artık Rabbime döndüm sakın bana gülme Leyla.

    Gerçek aşkı Onda buldum, sakın bana kızma Leyla.


  7. #7
    Müdakkik Üye sırr-ı gurbet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    Güzelliklerin Olduğu Her Yer
    Yaş
    40
    Mesajlar
    736

    Standart

    mihrican keskin

    'bomba' ne elimdeki dondurma toplarım gibi renkli ne de elimdeki dondurma gibi tatlıydı...
    rüyalarım kadar güldürmedi beni 'bomba'
    korktum..
    ufacıktı kalbim..
    sustum..
    usulca baktım....
    donakaldım..
    sonra...
    şişşşt sessiz olun..
    biz öldük...

    Allahümme salli ala seyyidina Muhammedini'n -Nebiyyi'l-Ümmiyin ve ala alihi ve sahbihi ve sellim!.

    Sizin herşey'iniz muhafaza ediliyor. Her ameliniz yazılmıştır. Mektubat - 227


  8. #8
    Müdakkik Üye sırr-ı gurbet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    Güzelliklerin Olduğu Her Yer
    Yaş
    40
    Mesajlar
    736

    Standart

    Adım: Ayrılık

    Ali Hakkoymaz

    Düşerim ansızın titrek yapraklar gibi… Saçlarım birden sonbahar olur. Anlarım; veda titrek bir mevsim! Anlarım; aynalar değişen resim...

    Sen her adımda bir çığlık gibi… Kavuşurken bile bakışın ayrılık gibi… Hani ilkbahar, hani çiçekler… hani “vuslat” ya… Kalbimin bir yeri ah, bin yeri kırık gibi…

    Beni götür buralardan, bu uçurumlardan… Ağlarım; ağlasa bir çocuk bir köşede. Adım: “İnsan…” benim; adım: “Ayrılık…” adım: “An…” benim. Benim işte, benim; bütün yangınlarda yanan...

    Hani şu çiçek ta ne zamandan… Hani titreyerek bana verdiğin… İşte bir kitabın arasında/n güler. Güler ve güler… Güler ve söyler; duyarsan!

    Gözlerime bak; nice “dün/ler” var orda; eski… Kulaklarında yankısı pörsümüş zamanların… İstesen de istemesen de… düştün ya buralara! Şimdi aynalarda çocukluğunu, şimdi aynalarda gençliğini ara!

    Hangi zamanları ördün; hayallerin nerde? Perde perde açılıp kapanan günlerden geliyorsun. Alnına yıllar düştü; yıllar ki ağır düş/tü!

    Şimdi –daha bir- düştü düşecek kırılgan zamanların, ey titrek yolcusu; anların ah, anların… Sen ve veda kol kola mevsimler gibi taze… Doğduğundan bu güne sen böyle kaç cenaze!

    Allahümme salli ala seyyidina Muhammedini'n -Nebiyyi'l-Ümmiyin ve ala alihi ve sahbihi ve sellim!.

    Sizin herşey'iniz muhafaza ediliyor. Her ameliniz yazılmıştır. Mektubat - 227


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Leylâ'ya Serenat
    By aşık-ı bîçare in forum Şiirler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 23.11.07, 16:59

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0