Bu akşam yine yalnızım;
Ama siz yalnızım dediğime bakmayın,
Bir ben,bir nefsim ve birde günahlarım…
Tabii ki kusurlarım ve hatalarım…
Düşündüm de aslında ne kadar da kalabalıkmış yanım…

Nur kitabı yanıbaşımdayken,
Cenab-ı Zülcelal her daim beni seyrediyorken,
Kiramen katibin melekleri omuzlarımdayken,
İşte sol omzum aşağı çöküyor ,
Ben bu derece gaflette ve nefsime esirken…

Söyle Zalim nefsim söyle;
Ne zaman terk edeceksin dünyayı,
Gelip geçici heva ve hevesleri;günahları,
Artık zamanı gelmedi mi?
Hakim-i Mutlağa yönelip,O(c.c.)na ram olmanın…

Zaman akıp gidiyor,
Ömür sermayesi her geçen gün tükeniyor,
Ben artık RABBİME yönelmek,teslim olmak istiyorum…
Gördüm ki O(c.c.)’ndan başka yok sığınacak,Ram olacak,
Elbet banada lütfuyla,keremiyle,rahmetiyle muamelede bulunacak…

Yok artık yalnızlığım,
Yok artık nefsime imkan,
Artık var benimde derdime sonsuz derman…
Ey Nefsim duy sesimi,
Bu bir hicrettir,bu seni terk ediştir…
Döndüm yüzümü RAHMANA,O(c.c.)Yüceler Yücesi Sultana…
Vuslat yakındır Ey Yüreğim;haydi duralım Hakkın divanında…



SELAM VE DUA İLE...