Perişan bir vaz ile sana sesleniyorum Can AHMET'İM...

Bir garam tuğyanına uğrayan bu kalp ile sana dönüyorum farklı bir dönüşle.

Hani derlere ya ''yandı yürek'' diye, yanıyorum işte!!!Vallahi de yanıyorum...tükenmişliklere gidiyorum

ya NEBİ yetiş...Kalbimden öyle bir figanla sesleniyorum ki ama sessizce, gizlice...

Özlemin aldı beni benden ey CANAN yetiş!!!

Beklesem efendim bir visal rüyasının nefhalarını getirir misin bu acize...

EFENDİM bizdeki garamın içimizde olupta dış çeperimizi sarmalayan mahrem bir derdin mahrem giryeleri adeta

Giryeleri görseler dostsuz refiksiz hamisiz yapyalnız diyecekler belki...dostsuzda refiksizde değilim ki dostum refikim sensin benim...

Hamisizde değilim hamisin hamisim benim..

Korkuyorum efendim huzurdan VAHŞİ(R:A) gibi dostsuz refiksiz yapyalnız biçare ayrılmaktan korkuyorum..huzurdan bu hal üzere ayrılmamız

sonu olmayan bir yolculuğa kapı açmaktır ki...ben bu kapının yolcusu değil ben senin dostlarının yolcusu olduğu kapının yolcusu, TALHA BİN UBEYDULLAHIN

O CÖMERTLERİN BABASININ SÜMMEYYE'NİN O SABIR ABİDESİNİN EBU BEKİR'İN O DOSTLARIN EN GÜZELİNİN HZ.ÖMER'İN O BENDEN SONRA BİR PEYGAMBER GELECEK OLSAYDI ÖMER OLURDU

DEDİĞİN O SAHABENİN VE ULEMANIN YOLCUSU OLUP SONRADA MİSAFİRİ OLDUĞU O CENNET KAPISININ O İLAHİ RIZANIN YOLCUSU OLMAK İSTİYORUM..

işte bu teeyyüt eden hafi emrazın lerzişleri arasında tesliyete muhtaç olan bu kalp senden gelecek bir inşirah katresine muhtaç EFENDİM...

Bir sahra yolcusu gibi bu yolun köleliğini başaramamaktan korkan bir takatsizlikle inşirah diyerek visalimi bekliyorum..

Yetiş ey resul-i KİBRİYA...



...:::darulerkam:::...