Hz. MUHAMMED'E

Sevinç sevinç berrak
Ve yıldız yıldız parlak,
Bir dağ pınarı,
Üstünde beyaz bulutların
Ve kuytusunda bir yeşil yamacın.
Aziz ruhlar sallamış beşiğini.
Veda edip çocuk tazeliğiyle bulutlara,
Raks eder gibi iner mermer kayalara,
Haykırır sevincini semâlara.
Dağ geçitlerinde,
Önüne katar renk renk çakılları;
Ve bağrına basar kardeş pınarları;
Çiçeklenir ayak bastığı yerler;
Ve nefesiyle yeşerir çimenler;
Yoldaşı olur şimdi ırmaklar;
Ovaları doldurur gümüş ışıklar.
Birden bir ses yükselir pınarlardan:
"Kardeş, ayırma bizi koynundan,
Yoksa bizi çölün kumları yutacak
Güneş kanımızı kurutacak.
Kardeş,
Dağın ırmaklarını,
Ovanın ırmaklarını,
Hepimizi alıp koynuna,
Eriştir bizi yüce Allah'ına!''
Peki, der, Dağ Pınarı,
Kendinde toplar bütün pınarları;
Ve haşmetle kabarır göğsü, kolları.
Ülkeler açılır uğradığı yerlerde,
Yeni şehirler doğar enginlerde...
Kulelerin alev zirvelerini,
Ve haşmetli mermer saraylarını,
Bırakıp arkasında,
Yürür mukadder yolunda.
Dalgalanır başının üstünde binlerce bayrak,
Evlâtlarını Rabbine ulaştırarak

Karışır İlâhî ummana coşarak!

J.W. von Goethe