+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 9 ve 9

Konu: Beni Ağlatan Şiir...

  1. #1
    Ehil Üye HüZnÜ HaZan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    4.454

    Standart Beni Ağlatan Şiir...

    KOCAKARI İLE ÖMER
    ( M.Akif Ersoy )



    Üstad-ı necibim Ali Ekrem Bey'e

    Yok ya Abbas'ı bilmeyen, kimdi?..
    O sahabiyi dinleyin, şimdi:

    "Bir karanlık geceydi pek de ayaz..
    İbni Hattâb'ı görmek üzre biraz,
    Çıktım evden ki yollar ıpıssız.
    Yolcu bir benmişim meğer yalnız!
    Aradan geçmemişti çok da zaman,
    Az ilerden yavaşça oldu iyan,
    Zulmetin sînesinde ukde gibi,
    Ansızın bir müheykel a'râbî!
    Bembeyaz bir ridâ içinde garîb,
    Geliyor muttasıl mehîb mehîb.
    Ben sokuldum, o geldi, yaklaştık;
    Durmadan karşıdan selâmlaştık.
    Düşünürken selâm alan sesini,
    O heyûlâ uzandı tuttu beni:
    Bir de baktım, Ömer değil mi imiş?
    - Yâ Ömer! Böyle geç zaman, bu ne iş?
    - Şu mahallâtı devre çıkmıştım...
    Gel beraber, benimle, üç beş adım.
    ***
    Ne sadâ var, ne bir yürür bîdâr;
    Uhrevî bir sükûn içinde civâr.
    Ömer olmuş gezer, sıyânet-i Hak...
    Şu yatan beldenin huzûruna bak!
    O semâlar kadar yücelmiş alın,
    Çakarak sînesinden âfâkın,
    Bir zaman sönmeyen nigâhıyle,
    Necm-i sâhirde sanki bir hâle!
    Duruyor her evin önünde Ömer,
    Dinliyor bî-haber içerdekiler
    Geçmedik en harâb bir yapıyı,
    Yokladık sağlı sollu her kapıyı.
    Geldik artık Medîne hâricine;
    Bir çadır gördü, durdu kaldı yine.

    ***
    Ocak başında oturmuş bir ihtiyarca kadın.
    "Açız! Açız!" diye feryâd eden çocuklarının,
    Karıştırıp duruyorken pişen nevâlesini;
    Çıkardı yuttuğu yaşlarda çırpınan sesini:
    -Durunda yavrularım, işte şimdicek pişecek...
    Fakat ne hâl ise bir türlü pişmiyordu yemek!
    Çocukların yeniden başlamıştı nâleleri...
    Selamı verdi Ömer, daldı âkıbet içeri.
    Selamı aldı kadın pek beşuş bir yüzle.
    -Bu yavrular niçin, ey teyze, ağlıyor, söyle?
    -Bu gün ikinci gün, aç kaldılar...
    -O halde, neden
    Biraz yemek komuyorsun?
    -Yemek mi? Çömleği sen,
    Tirit mi zannediyorsun? İçinde sâde su var
    Çakıl taşıyla beraber bütün zaman kaynar!
    Ne çare! Belki susarlar, dedim. Ayıplamayın.
    -Peki senin kocan, oğlun, ya kardeşin, ya dayın...
    Tek erkeğin de mi yok?
    -Hepsi öldü... Kimsem yok.
    -Senin midir bu küçükler?
    -Torunlarım.
    -Ne de çok!
    Adam emîre gidip söylemez mi hâlini?
    Ah!
    Emîre öyle mi? Kahretsin an-karîb Allah!
    Yakında râyet-i ikbâli ser-nigûn olsun...
    Ömer, belâsını dünyâda isterim bulsun!
    -Ne yaptı, teyze, Ömer, böyle inkisâr edecek?
    -Ya ben yetim avuturken emîr uyur mu gerek?
    Raiyyetiz, ona bizler vedîatu'llâhız;
    Gelip de bir aramak yok mu?
    -Haklısın, yalnız,
    Zavallının işi pek çok zaman bulup gelemez;
    Gidip de söylememişsen ne haldesin bilemez.
    -Niçin hilâfeti vaktiyle eylemişti kabûl?
    Sonunda böyle çürük özrü kim sayar makbûl?
    Zavallının işi çokmuş!... Nedir, muhârebe mi?
    İşitme sen de civârında inleyen elemi,
    Medâne halkını üryan bırak, Mısır'da dolaş...
    Gaza! Gaza! diye git, soy cihânı, gel paylaş!

    Çocukların bu sefer yükselince feryâdı,
    Kadın, tehevvürü artık cünûna vardırdı;
    - Şu nevhalar ki çıkar tâ bulutların içine,
    Ömer! Savâik-i tel'in olur, iner tepene!
    Yetîmin âhını yağmur duâsı zannetme:
    O sayha ra'd-ı kazâdır ki gönderir ademe!
    "Açız! Açız! Bize bir lokma olsun ekmek ver... "
    "Susundu yavrularım, işte oldu, şimdi pişer!"
    Gidip de söyliyeyim hâ?.. Dilencilik yapamam!
    Ömer de kim? Benim ondan kerîm adamdı babam,
    Ölür de yüz suyu dökmem sizin Halîfenize!..
    Ömer vuruldu bu son sözle...
    - Haklısın, teyze!
    Avut çocukları, ben şimdicek gider gelirim.
    ***
    Halîfe önde, bitik suçlu, münfa'il, nâdim;
    Ben arkasında, perîşan, çadırdan ayrıldık.
    Sabâha karşı biraz başlamıştı aydınlık.
    Köyün köpekleri ejder misâli saldırıyor,
    Bırakmıyor bizi yoldan, fakat kim aldırıyor!
    Medîne'nin dalarak münhanî sokaklarına;
    Dönüp dönüp hele geldik zahîre anbarına.
    Halîfe girdi açıp, ben de girdim emriyle.
    Arandı her yeri, bir mum yakıp ale'l-acele.
    - Şu tek Çuval unu gördün ya! Haydi yükle bana;
    Bu testi yağ doludur, elverir o yük de sana.
    Çuval Halîfe'de, yağ bende, çıktık anbardan;
    Kilitleyip geri döndük deminki yollardan.
    Mesâfe, baktım, uzun; yük yaman; Ömer yaralı;
    Dedim ki:
    - Ben götüreydim... Verir misin çuvalı?
    - Hayır, yorulsa değil, ölse yardım etme sakın:
    Vebâli kendine âiddir İbni Hattâb'ın.
    Kadın ne söyledi, Abbas, işitmedin mi demin?
    Yarın huzûr-i İlâhide, kimseler, Ömer'in
    Şerîk-i haybeti olmaz, bugünlük olsa bile;
    Evet, hilâfeti yüklenmiyeydi vaktiyle.
    Kenâr-ı Dicle'de bir kurt aşırsa bir koyunu,
    Gelir de adl-i İlâhî sorar Ömer'den onu!
    Bir ihtiyar kan bî-kes kalır, Ömer mes'ûl!
    Yetîmin, girye-i hüsrân alır, Ömer mes'ûl!
    Bir âşiyân-ı sefâlet bakılmayıp göçse:
    Ömer kalır yine altında, hiç değil kimse!
    Zemîne gadr ile bir damla kan dökünce biri:
    O damla bir koca girdâb olur boğar Ömer'i!
    Ömer duyulmada her kalbin inkisârından;
    Ömer koğulmada her mâtemin civârından!
    Ömer halife iken başka kim çıkar mes'ûl?
    Ömer ne yapsın, İlâhî, beşer zalûm ü cehûl!
    Ömer'den isteniyor beklenen Muhammed'den...
    Ömer! Ömer! Nasıl aldın bu bârı sırtına sen?

    - Sen almasan acaba kim gelip de senden iyi,
    İdâre eyliyecek düştüğün bu ma'rekeyi?
    Evet, adâleti "mutlak" hayâl edersen eğer,
    Ömer değil ya ne olsan bırak ki hepsi heder!
    Beşer, adâleti "mutlak" tahayyül eylerse,
    Görür ümîdini mahkûm her zaman ye'se.
    Sen ey Ömer, ne meleksin, ne bir emîr-i zalûm...
    Fakat elinde ne var? Fıtraten beşer mazlûm!
    Görür bürûc-i semânın bütün sitâreleri,
    Zalâm içinde, yük altında inleyen Ömer'i!
    Huzûr-i Hakk'a çıkarken bu unlu cebhenle,
    Değil zemîni, getir şâhid âsümânı bile!
    - Uzak mı yol? Daha çok var mı?
    - Ancak üç beş adım.
    Mecâli kalmamış artık zavallının... Baktım:
    Olanca azmini cebr eyleyip, nefes nefese;
    Yavaş yavaş yürüyor. Geldi bin belâ ne ise!
    Sokuldu haymeye, indirdi arkasından unu:
    - Bırak da testiyi yerleştirin kenâra şunu.
    Hemen çakılları çömlekten indirip attı,
    Uzandı testiye, yağ koydıı, sonra un kattı.
    Oturmak istedi, lâkin belâya bak ki: Ocak
    Hemen sönüp gidecek...
    - Teyze, yok mu hiç yakacak?
    Kadın getirdi beş on parça yaş diken Ömer'e;
    Ömer de yakmak için büsbütün serildi yere.
    Ocak tüter, Ömer üfler zefir-i hârıyle;
    Zemîni lihye-i beyzâ yı târumârıyle,
    Sücûd tavr-ı huşû'unda, muttasıl süpürür;
    İçinde rûhu yanar, cebhesinde ter köpürür!
    Döner muhît-i nigâhında tûde tûde duman;
    Bulut geçer gibi necmin hıyat-ı nurundan!

    Ocak tutuştu, yemek pişti;
    - Var mı teyze kabın?
    Getir de indirelim...
    - Var büyükçe bir kap, alın.
    Yemek sıcaktı, fakat kim durup da bekliyecek!
    Ömer çocuklara bir bir yedirdi üfliyerekl
    Kesildi haymede mâtem, uyandı rûh-i süıûr;
    Çocuklar oynaşıyorlar, kadın ferîh ü fahûr.
    Ömer bu âlemi gördükçe gaşy içindeydi...
    Dedim:
    - Sabâh oluyor kalkalım...
    - Evet, haydi!
    Yarın Emâret'e gel teyze, öğleyin beni bul;
    Emîr'e söyleriz elbette hayr olur me'mul.
    ***
    Yüzü gülmüştü teyzenin, baktık,
    Biz de çıktık vedâ edip artık
    Hiç görünmeksizin gelip geçene,
    Doğru indik Halife'nin evine.
    "Şimdi nerdeysegün doğar, kalıver."
    Diye, koyvermiyordu, çünki, Ömer.
    Etti az sonra subh-i velveledar
    Uyuyan şehri kamilen bidar
    Öğle geçmişti, çıktı geldi kadın.
    -Galiba, teyze, uykusuz kaldın!
    İşte bağlanmak üzredir nafakan,
    Alacaksın her ay gelip buradan.
    Şimdi affeyledin değil mi beni?
    -Böyle göster fakat adaletini.


    Hur bajo,Kur bajo
    Ga mêşine...








    Kendini tevil et!...






  2. #2
    Ehil Üye h.polat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Yaş
    43
    Mesajlar
    1.245

    Standart

    ellerine sağlık çok güzel di ALLAH razı olsun..
    seni ilgilendirmeyen şeylerle uğraşma......
    Düşmanından uzaklaş......
    ölünün neyine gıpta edersen,diriyede öyle gıpta et....
    senin ihtiyacını gidermeyi önemsemeyen bir kişiden bir istekte bulunma..


  3. #3
    Pürheves Ararat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    191

    Standart

    Ocak tutuştu, yemek pişti;
    - Var mı teyze kabın?
    Getir de indirelim...
    - Var büyükçe bir kap, alın.
    Yemek sıcaktı, fakat kim durup da bekliyecek!
    Ömer çocuklara bir bir yedirdi üfliyerekl
    Kesildi haymede mâtem, uyandı rûh-i süıûr;
    Çocuklar oynaşıyorlar, kadın ferîh ü fahûr.
    Ömer bu âlemi gördükçe gaşy içindeydi...
    Dedim:
    - Sabâh oluyor kalkalım...
    - Evet, haydi!
    Yarın Emâret'e gel teyze, öğleyin beni bul;
    Emîr'e söyleriz elbette hayr olur me'mul.
    ***

    Ne kadar ihtiyaç var bu zamanda ruh-u Ömere
    Çekemeyenler olacak elbet, zülmüyle gebere

    Yemez yediren, içmez içiren ol yaver-i Resül dür
    Hırkasını verir billah, Eser var onda müellifi nurdür.

  4. #4
    Ehil Üye HüZnÜ HaZan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    4.454

    Standart

    Allah razı olsun vaktinizi ayırıp okuduğunuz için.Okurken çok etkilendiğim bir şiir olduğu için Sizinle paylaşmak istedim.


    Hur bajo,Kur bajo
    Ga mêşine...








    Kendini tevil et!...






  5. #5
    Gayyur kerem misali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Bulunduğu yer
    artvin-yalova
    Yaş
    36
    Mesajlar
    96

    Standart

    bu olayı kıssa olarak hikayecik şeklnde çok okumuşlum var fakat mehmed akif üstadımızın bu şiirinden haberdar değildim. gerçekten çok güzelmiş. hem mana hemde teknik açıdan.. bunu okuduktan sonra bu şiirin dünyadaki tüm dillere tercüme edip devlet başkanlarına gönderesi geliyor insanın..

    eyvaAllah...
    köyde en çetin cevizleri bana veren çocuklar;
    burda pamuk şekeriyle dişlerimin kırıldığını bilmiyorlar...

    (k.m.)

  6. #6
    Ehil Üye HüZnÜ HaZan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    4.454

    Standart

    Evet kardeşim gerçekten güzel bi fikir ama maalesefkii hiç bir devlet büyüğünün hz.Ömerin gösterdiği bu hassasiyeti göstereceğini sanmıyorum..
    Ama bir nebze olsun belki etkilenip ders alabilirler
    Hoş onada pek bi ümidim yok ama bunu yapabilirlermi acaba..?


    Hur bajo,Kur bajo
    Ga mêşine...








    Kendini tevil et!...






  7. #7
    Gayyur kerem misali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Bulunduğu yer
    artvin-yalova
    Yaş
    36
    Mesajlar
    96

    Standart

    aslında hazreti ömerdeki adaleti beklemek biraz hatamız olur en azından kendi söylemlerinde olan halklar arasında eşitlik, gelir dağılımındaki uçurumu kaldırmak, özgürlükler babında hürriyet gibi sloganlarını icra etseler onada razıyız.. yoksa ömer olmak imanla taşmaktır..
    köyde en çetin cevizleri bana veren çocuklar;
    burda pamuk şekeriyle dişlerimin kırıldığını bilmiyorlar...

    (k.m.)

  8. #8
    Vefakar Üye HÜCCET - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    389

    Standart

    ALLAH razı olsun .


    "Yağmur duasına çıksaydık dostlar
    Bulutlar yarılır hava açardı
    Şimdi ne ihtimal nede imkan var
    Göğe hükmetmkten kolay ne vardı?
    Yağmur duasına çıksaydık dostlar

    Ben geldim geleli açmadı gökler
    Ya ben bulutları anlamıyorum
    Ya bulutlar benden bir şeyler bekler
    Hayat bir ölümdür aşk bir uçurum
    Ben geldim geleli açmadı gökler "
    S.Karakoç



  9. #9
    Ehil Üye Muntesip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Bulunduğu yer
    ....şehr-i güzin...
    Yaş
    33
    Mesajlar
    3.241

    Standart

    çok güzel ve çok latif....

    Anlamaya başlama belirtilerinden birisi de ölme isteğidir...


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. O,Beni Arzu Etti, Beni Buldu
    By serab in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 25.03.09, 22:55
  2. Ağlatan Ezan
    By magnificentman in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 02.09.08, 17:17
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11.07.08, 09:59
  4. Beni Sensiz... Beni Bensiz Bırakma!
    By KERRÂ_ in forum Dualar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 27.06.08, 22:10
  5. Hz.Ali'yi Ağlatan Ne
    By mehmetemin in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 04.04.08, 20:35

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0