leyl leyl leyl ....
üç kere secde ettim
yandım
ezelsizim
ebedsizim
sensizim
leyl....

unutuş ırmağında kandım kendime
kırk kere tövbe ettim
kırk kere tövbe bozdum...
inadına devrilmemiş bir karaağacın
tüm yapraklarında senin yüzün
ve gözlerinde soyunan mahcup bir hüzün...

yitik bir şafağın gergefine battım
sahipsiz düşlerin düşkünüydüm
düştüm
kandayım
yangınlar devrildi üstüme
içimde destursuz bir keder
dolu dizgin müebbede gider
sen ağlarken
gözlerinden gece düştü sevgili
yüreğim yer ile yeksân...

örtünüp kurşunların ağırlığını
suretini tavaf ettim
dokunmadan dayanılmaz kimsesizliğine senin
kırıktım ve hatta dökük
geç kalmıştım herşeye
yani 'Sana'...

yitik bir şafağın gergefine battım
gel gör beni
ben kandan bir damlayım....

acemi kumlar gibiyim
gözlerinde dağıldım...
çevirme bakışını benden
dayanamam leyl...

yandım
kül olmadım
korkma yangınımdan...
içimde yanan sensin...
ben ateşin mekânıyım..
içimde zaman sensin
leyl....

geldin
kimsesiz bir evin ağulu kandiliydi gözlerin
sana bakıyordum
belki böyle ilk kez
sana bakıyordum
bir kelebek kanadına sarınmış oturuyordun karşımda
dokunsam dağılacaktın
fakat sanırım en çok düş kelimesi yakışıyordu sana
kesinlikle tekrarsız bir düştün
dokunsam kaybolacaktın
sana düştüm
ben kayboldum...

dilim ateşte
dilim dilim dilim
aşkın sırrı nedir
ne sen bilirsin ne ben
cehennemimle bir oldu cennetim
söz sükûta kavuştu sevgili
meâlsizim...

kış geldi
mütereddid suskun ve bana rağmen uysal
tutkulu bir aşkın
hazin kalıntılarıydı belki açılan kasımpatları
sen kendindeydin
gözlerinde bir kutup yıldızı parlıyordu hep
bana bakıyordun leyl
bense terkedilmiş bir lunapark acısıyla
içimde durmadan dönen
korkunç bir atlıkarıncaya tutsaktım
ölüleri okuyordum
ölü insanları görüyordum
ağızsız yüzlerle
yüreksiz bedenlerle dolaşan
ölü insanları görüyordum
sen kendindeydin
ne ölü olduğumu hissediyordum ne diri
ben sendeydim leyl...

büyük bir ihtimalle ilk kez
yüzümü bir insanın avuçlarına gömüp ağlamak istiyorum

'seni sevmek istiyorum'
şimdiki darmadağın geçkin ve çirkin halimle değil
doğduğum günkü halimle değil
geçmiş yaşantıların kanlı kırıklarından
geleceğin ümitli ve şımarık bilinmezlerinden
velhasıl
zamandan muaf
'sevmek istiyorum seni'

ölüyüm diyorsun
ben bir ölüyüm
kendindesin
ne olduğunu biliyorsun
ne kadar çürürsen o kadar yeşerirsin aslında

halbuki ben ne ölüyüm ne diri
ölmekten korkuyorsan
düş olup düş bana tüm düşlerinle
yaşayalım...
yaşamaktan korkuyorsan tut elimi
ölelim...
benden korkma leyl...

üç kere secde ettim
geçmiş bugün gelecek
sana 'leyl' dedim...
üç kere secde ettim
leyl leyl leyl...


Alıntı)