Akşam oldu, yine güneş çekildi,

Karanlık örtüden dünyaya kefen biçildi,

Yıldızlar tek tek, ay doğdu dağlar seçildi,

Karanlıkta dosta uzanan, GÜL nerede?


Yıldızlarda gezmek, aya dokunmak isterim.

Karanlık kefeni yırtıp, Nura çıkmak isterim.

Günlerin Cuma, gecelerin kadir olmasını isterim.

Kadirden bayrama uzanan, GÜL nerede?


Çöllerde kumlar tek tek peşinden gider,

Mekke özleminde, Mescid-i aksa gelişine şükreder,

Karanlıktan Burak geçdi, ref ref heyecanla bekler,

Buraktan ref refe uzanan, GÜL nerede?


Kardeşin benden artık bu kadar, yeter dedi,

Âlem küçüldü, Arş-ı ala bir bir öne serildi,

Perdeler kalktı, sırlar çözüldü, alametler belirdi,

Mihmandardan aşka sunulan, GÜL nerede?


Neler oldu neler, Habib-i Kibriya’da sır oldu,

Kimisi saklandı, kimiside Âleme sunuldu,

Ümmeti Ümmeti diye, müjdeye gark oldu,

Müjdeyi Ümmete sunan, GÜL nerede?


Gidişine kim bilir kimler eşlik etti,

Kendini unuttu ümmeti cana dert etti,

Gönül pürüyan oldu, Nur Cemali seyretti,

Nur Cemale pürüyan olan, GÜL nerede?


Ey Sultanım,uzaklardasın, tut elimden al yanına,

Recep der, bu gönül düştü ahu zarına,

Ne olur, Hasret bitsin, gün uzamasın yarına,

Sana kavuştuğumda, sunacağım GÜL nerede?