Niyazi MISRİ

Hamr-ı ruy-ı yar ile sekran olan anlar bizi
Katresin bahr eyleyüp umman olan anlar bizi
Cahil anlamaz zev’il-irfan olan anlar bizi
Vakıf-ı esrar olup hayran olan anlar bizi
Anlamaz hayvan olan insan olan anlar bizi


Halkın artık eksiğini gördüğümüz yoktur bizim
Kimseye tan etmeğe hiç dilimiz yoktur bizim
La-mekandan gelmişiz biz ilimiz yoktur bizim
Bu fena gülzara asla meylimiz yoktur bizim
Her seher bülbül gibi nalan olan anlar bizi



Sırr-ı vasl-ı yari yol azanlara açılmayız
Biz hakikat şemsiyiz revzenlere açılmayız
Biz rical esrarını şol zenlere açılmayız
Zahid-i leffaf olan reh-zenlere açılmayız
Açılıp güller gibi handan olan anlar bizi


Sanmayın zahid gibi havf u reca abdalıyız
Geçmişiz ondan veli bezm-i lika abdalıyız
Tekye-i iklim-i lahutta beka abdalıyız
Baş açık yalın ayak rah-ı fena abdalıyız
Ref edip ten cübbesin üryan olan anlar bizi


Mısriya şehr-i fenaya uğradı ruhum bu gün
Şems-i ruy-ı yar ile bedr oldu çün mahım bu gün
Kuluna rahm eyleyip kıldı nazar şahım bu gün
Lii-maallah sırrına mahremdir İbrahim bu gün

Ol saray-ı vahdete mihman olan anlar bizi.