Taşliman camisinde taş gibi bir imam
Sözleri günaha karışıyor
Üç imam hatipli kız
Bir kentsoylu adam
Birde esas oğlan
Düz ovada yolunu şaşırıyor


Seninle öğrenecek çok şey vardı
Hüznün Türkçe’sinde takıldık kaldık
Sizin dilde bana sabrı söyler misin?


Tanrıya bizim burada Allah derler
Birde Allahsızlar var sizin oradakilerden beter


Nazlı bir heyecan
Kırmızı yanak
Yere düşen iki lira
Ve
Göklere çıkarılan beş para etmezler


Bir rüyanın içinde sırra bulanmış iki ceset,
Paslı bıçaktan sorulur tüm fahişe erkeklerin adamlığı
Bir menteşesiz kapıya emanettir namusumuz
Bilmem hangi mini etek kapatır günahların üstünü


İmenova payıma hayıflanmak düştü
Teslim aldığım tüm gecelere leş kargaları üşüştü
Herkeste var sandığın kalp, kimilerinde süstü
Yalnız sen mi? Ah bilsen! Kaç İmenova hayata küstü


Sen hayata atılmış nadide bir ilmeksin
Kim giyse bol gelir üstüne
İmenova’lar çoğalır bir gün
Taşlar oturur elbet yerine


Ey Asya'nın asil kızı
Doktor olamamışların en güzeli
Saçlarını siyaha boyandığından beri
Başörtüler soluk bakışlar mat


Ta şuramda emanet bir pişmanlık
Yoldaysan dardaysan ve hala ölmediysen
Burada mevsim zemheri
Hadi sırtlan tüm güneşleri
Sana ihtiyacım var.


Ben cenneti yalnız sende buldum
Yıllarca kendi cehennemimle avundum durdum


Şimdi ahşap bir evde olmalıydın
Bir köşede Muhammed'in okul çantası
Diğer köşede kışlık erzak
Pembe panjurlardan yosunlu denize bakmalıydın


İmenova sen bir melek olmalıydın
Ben Mikail
Her yağmur yağdığında düşmeliydim aklına


Hazin öyküler dinledim hep senden
Çok güçlü, dayanıklı diye bahsederdin benden
Ben geçtim kendimden, geçemedim bu bedenden
Yanaş biraz sana ağlayacaklarım var


Duvarımda tane tane işlediğin Alın terin
Her bir tanesi için boncuk boncuk gözyaşı döksem döner misin?


Said Ercan