+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 12

Konu: Üstadım Hoşgeldin

  1. #1
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    55
    Mesajlar
    3.610

    Standart Üstadım Hoşgeldin

    Üstad'ım Hoşgeldin

    Gâibden müjde verdi büyük bir velî
    Dedi ‘Asırlardır beklenen bugün geldi’
    Vehbî ilme mazhar asrın müceddidi

    Mübarek bir gecede gelen nurlu bebektin
    Ey gül-ü Muhammedi, Nurs’a hoşgeldin

    Karanlık âleme şarktan doğan güneştin
    Ulâma-ı ümmeti ke’enbiya sırrına eriştin
    Nurunla sen sanki Cennet-ül firdevstin

    Büyürken, fırtınalı bir hayatı bekledin
    Şarkın sert ve sarp yaylalarına hoş geldin

    Rüyada Peygamberi görünce Bed’i
    Resûlallah, talebi ilimdir bildi
    Kabul etti, yalnız sual yok dedi

    Sual sormadın, fakat her suale cevap verdin
    İlim tahtına oturan Üstad sultanlığa hoşgeldin

    Ey felâket ve helâket asrının adamı
    Dâvan için basit gördün, sürgünleri idamı
    Haykırdın minare başından, âlem duydu sadânı

    On beş yıllık tahsili on beş haftaya indirdin
    Seriüsseyr olan ümmetin, meclisine hoşgeldin.

    Hayatın baştan sona sanki uzun bir hece
    Hikmetle bakmayana Nurlar birer bilmece
    Çok büyük bilinenler yanında kaldı cüce

    Kamus-u Okyanus’u, Bâbüs-Sin’e kadar hıfzettin
    Ey ism-i Hafîze mazhar Kubbe-i Hâsiye’ye hoşgeldin

    İlmini tecrübe etmek isteyen birisi
    Kurdu Cizre’de bir münâzarâ meclisi
    Paşa değil, sen oldun sanki oranın reisi

    Kab-ı Kavseynle birlikte kırk suale cevap verdin
    Adâletin müjdecisi Bani Hanına hoşgeldin

    Yekpâre taştan, kal’a’sında Van’ın
    Temelini atmış, bir ulvî davanın
    Bahtı kararmışken, bu güzel vatanın

    Devrin istikbâlini, ferasetinle bildin
    Dâvam diye haykıran Üstad Van’a hoşgeldin.

    Her suâle cevap verirken, Şekerci Han’ında
    Kur’ân’dan başka kitap bulunmazdı yanında
    Olmadı hiç dünyanın şerefinde şanında

    Bakarken âleme Çamlıca’dan, ilâhî sırra erdin
    Ey müstâkim Üstad’ım, İstanbul’a hoşgeldin.

    Mühim bir Zât dedi, ‘Beyan et İ’câz-ı Kurân’ı
    Göster muhtaçlara, binler hakikatli bürhânı
    İnfilâklar, inkılâplar sarsamadı ulu fermanı

    İ’câz’ın izharına namzet olduğunu bildin
    Şeref Kur’anındır diyen, Ağrı Dağı’na hoşgeldin

    Musa (as) nasıl yükselmişse, Cebel-i Tûr’a
    İsa (as) gibi sen de, uruc ettin huzura
    Karanlık âlem, teşrifinle garkoldu nûra

    Zulmet perdesini açan, müşfik bir eldin
    Ey mübarek Üstad, dünyamıza hoş geldin

    Kolay anlaşılmayacağını hep bile bile
    Şarkın ihtiyaçlarını daim getirdin dile
    Önce maaş değil, dedin ihtiyaç gele

    Hapishane, tımarhane bana fark etmez dedin
    Ey ilim-irfan güneşi, Osmanlı Sarayı’na hoşgeldin

    Manevî zelzelelerle sarsılırken meydan
    Baş eğdiremedi sana, hiçbir kumandan
    İstikbâl İslâmındır, elbet döner bu devran

    Muvahhid’in kalemleriyle, gözünü oyarım dedin
    Zalimler için yaşasın cehennem diyen,
    Divân-ı Harb-e hoşgeldin.

    İslâm parça parça değil dedin, tahsile gitmiş
    Fecr-i sâdık başlamış, zulümat artık bitmiş
    Ümitvâr olunuz müjdesi var, Rabbim vadetmiş

    Şeyh San’an Tepesi’nde, istikbâl hattını çizdin
    Üç nur’un habercisi, Tiflis’e hoşgeldin.


    Cevşen-ül Kebir’de, binbir ismi ederken yâd
    Daim haykırdın tevhidi, ‘Kulhüvallahû Ehâd’
    Cehl ile olmaz’ dedin, hakiki ittihâd

    Asırlardır gelecek diye beklenen ulu sendin
    Ey Cami-i Emevî’nin hatibi, Şam’a hoşgeldin.

    Suskun minareleriyle mahzun bir mâ’bed
    Sorar hergün, ne zaman yapılacak ibadet
    Gel beraber yalvaralım, medet Allah’ım medet

    Yüce mâ’bed! nur anahtarla açılsın kilidin
    İstanbul’un ikinci fatihi, Ayasofya’ya hoşgeldin

    Gayretinle saldırılar hep kalırken akim
    Esir olarak Rusyada kalmıştın mukim
    Bildik makamını senin hem hakkalyakin

    Duaya lâyıktır bu Tatar milleti dedin
    Ey milis albayı Kosturma’ya hoşgeldin

    Haddini aşan, mağrur mâlum bir kilise
    Altı suâle, altı yüz kelime ile cevap istese
    Öyle cevap verdin ki, kalmadı hiç vesvese

    Fırsat bekleyen kâfirin yüzüne tükürün dedin
    Zalimlere hakkı haykıran sohbetimize hoş geldin


    Merkez-i hükümette yapılırken inkılab
    Ezanlar hep sustu uludu binlerce kilap
    Dokuz yüzyirmili yıllar idi takvim-i milad

    Olacaksa bu İslâmî inkılâb olsun dedin
    Ey mürşid-i hakiki Ankara’ya hoşgeldin

    Yasaklanırken Kur’an kimse sormadı niçin
    Takıldı gitti peşine bir Süfyânî hiçin
    Aldatılan koca milleti kurtarmak için

    Manevi cihad muzaaf farz-ı ayn dedin
    Ey şanlı Üstadım cihada hoşgeldin

    Yüksek tepeler, dağlar menzilin oldu senin
    Dâvud misali dellâlısın, son Peygamber son dinin
    Korku elini tutamamış, çünkü sarığında kefenin

    Yüksek hâkikat dersini yüksek dağlarda verdin
    Ey kahraman Üstadım, Erek Dağı’na hoş geldin

    Açılırken yeni bir devre-i zulüm
    Garip bir beldeye uğramış yolun
    Kırılmak istenirken kanadın kolun

    Küfrün kalelerini nurunla yıkıverdin
    Ey şanlı misafir güzel İzmir’e hoşgeldin

    Gelinmişken Alemin en karanlık demine
    Nurun ilk kapısıyla girdin nur âlemine
    İ’caz-ı Kur’an-ı beyanla kavuştun emeline

    Dalâlet kervanına nurun dersini verdin
    Ey nurlu Üstadım sen Burdur’a hoşgeldin

    Isparta’nın gülleri, goncalanırken bağında
    Nurlar sünbüllendi, Barla’nın bir dağında
    Sürgüne gönderilmişken en mükemmel çağında

    Katran Ağacı kürsüsünden, muhtaçlara ders verdin
    Ey Allâme-i cihan, Çam Dağı’na hoşgeldin.


    Kolunda çay sepeti, garip bir seyyah
    Nur’dan hakikât, dokur önünde tezgâh
    Üstad’ı Peygamberdir, muini Allah

    Okudun kâinat kitabını, hem okuyun dedin
    Nur yolcusu dağımıza, bağımıza, çağımıza hoşgeldin

    Eşsiz gül kokuları sararken âsumanı
    Yepyeni bir şekilde tefsir ettin Kur’anı
    Gösterdin bu cihana kimmiş asrın imamı

    Veciz ifadelerle küfrün zırhını deldin
    Ey sarsılmaz Üstadım Isparta ya hoş geldin

    Yazılırken büyük tefsir ilk nur medresesinde
    Sanki bütün kâinat Risale-i Nur dersinde
    O mübarek Çınarın aydınlık gölgesinde

    Eşsiz eserlerinle asrımıza nur verdin
    Ey şanlı mücahid sen Barla’ya hoş geldin

    Tekniğe meydan okumuş kuvvet-i iman
    Bin kalemle teksir edilmiş tefsir-i Kur’an
    Hizmet fedakârları nice kahraman

    Yükseldiler tâ Arşa sen de yükseldin
    Ey müfessir-i Kur’an Sav’a hoş geldin


    Selanik Meydanında haykırmıştın hürriyeti
    Müfterilere mahkemede anlattın Cumhuriyeti
    Eserlerinle öğrendik menfi-müsbet milliyeti

    Ulvî dâvanın yükünü taşımak için seçildin
    İlimde umman Üstadım Eskişehire hoş geldin

    İslâm’ın çok haşmetli zamanlarında
    İlim ve tevhid çınlardı duvarlarında
    Şimdi o harabelerin kenarlarında

    Yine güzel çiçekler açtı, onları sen diktin
    Ey asrın Bedî’si medreselerimize hoş geldin

    Küfür kasırgaları asla deviremedi onu
    Tutmadı münafıkların hiçbir sinsi oyunu
    Ayet’ül Kübra’ya vatan oldu Kastamonu

    En güzel münacat dersini orada verdin
    Duada eşsiz Üstadım Kastamonu’ya hoş geldin

    Karanlık izbelerde mahkumlar olurken divane
    Üstad Medrese-i Yusufiye dedi hapishane
    Açılırken Nur Medreseleri kapatıldı meyhane

    Müstakim mahkemeye izzetle selâm verdin
    Beraat eden Üstadım Denizli’ye hoş geldin

    Nurlu dağlardır Erek, Başet, Çam Dağı, Karadağ
    Zehirler işkenceler yeri bir de Emirdağ
    Vazifeli olmasaydın kalamazdın orada sağ

    Lûtfu da kahr-ı da Cenab-ı Haktan bildin
    Ey çilekeş Üstadım Emirdağa hoş geldin

    Mahkemede nur hadimi büyük bir kahraman
    İşte Deccal budur dedi ve işte Mehdi-i Âzam
    Sır olmaktan çıktı artık bu hakikat-ı muazzam

    Coşkun ırmaklar gibi deryalarla birleştin
    Vadedilen ferec için Afyona hoş geldin


    Milletleri millet yapan nice mukaddes
    Yıkılırken, hiç çıkmadı birkaç cesur ses
    Şerden emin olmak için, kaçarken herkes

    İman kalesini küfrün çürük direkleri tutamaz dedin
    Son müceddid, son imâm, asrımıza hoş geldin

    Geçtikçe zaman artıyor bu ilâhi nurun
    Söndüremedi söndüremez onu hiçbir firavun
    Devam edecek irşada, tâ vakti gelince surun

    Her zaman münâfık kâfirden eşeddir dedin
    Kendine zulmedenleri affeden muhabbet iklimine hoş geldin

    Kur’ân ittihad söylerken âyet âyet
    Prensten fikir çıktı adem-i merkeziyet
    Neşriyatınla tartışmaya verdin nihayet

    Her zaman edepsiz ediplere edep dersini verdin
    Edepli edipler cemaati Yeni Asya’ya hoş geldin

    Nebiler yurdu şanlı bir belde
    Makam-ı Üstad bu şirin ilde
    Efsane hayatı hep söylenir dilde

    Yüce Peygamberlerin aziz misafiriydin
    Ebedi hayata geçmek için Urfa’ya hoş geldin


    Vefat haberine hiç dayanmadı yürekler
    Pak ruhunu semada karşıladı melekler
    Bu ümmet-i Muhammed bir ferec bekler

    Var Resulün diyarına birlikte duâ edin
    Ey nesl-i nebi Cennet-ül Bakiye hoş geldin

    Nurlu kabrin varsın bilinmez olsun
    Kalbler Kur’an, imân nuruyla dolsun
    Hizmeti temaşa eden ruhuna selâm olsun

    Dalâlet selinin yönünü nurlu ummana çeldin
    Hâdim-ül Kur’an Üstadım gönlümüze hoş geldin


    Hasan Şen-14/5/2008
    Konu Tılsım tarafından (08.08.08 Saat 16:21 ) değiştirilmiştir.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  2. #2
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    55
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Bu şiiri ilk okuduğumda çok sevmiştim.Yazılmış olarak elimde yoktu.Bir süre önce Hasan ŞEN ağabeyin çıkardığı Nur Kervanı şiir kitabında yazılı olarak bu şiiri bulmuştum ve foruma eklemek istiyordum.Ancak kendim elle yazmam gerekiyordu.Bu gün güzel bir tevafukla bir sitede Hasan Şen ağabeyin şiirlerine tevafuk ettim ve ekledim.Allah razı olsun Hasan ağabeyden.Daha başka şiirleri de var vereceğim linkte.

    http://site.mynet.com/bilal_tunc1945/hasansen.html

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  3. #3
    Gayyur ahval - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Mesajlar
    80

    Standart

    abi Allah razı olsun çok güzeldi devamını sabırsızlıkla bekliyoruz
    İlahi!

    Senin rahmetin melceimdir ve Rahmetenli'l Alemin olan Habibin,Senin rahmetine yetişmek için vesilemdir.Senden şekva değil,belki nefsimi ve halimi Sana şekva ediyorum.

  4. #4
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    55
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Ferid Makamında Üstad'ım Benim

    Kabri meçhul olan İmam-ı Ali’nin
    Nurlu evladı Üstadım benim
    Âlimin, âminin, şeyhin, velinin
    Büyük mürşidi Üstadım benim

    Kabrini aramak düşmez bizlere
    Bak Mektubat, Lem’alar’a, Sözler’e
    Fecr-i sâdıktan Nur vurmuş yüzlere
    Kalplerde misafir Üstadım benim

    Her dem feyz almış nurlu pınardan
    Bahsetmiş Cennetten, A’raf’tan, nardan
    Hâla zikri gelir ulu çınardan
    Mecliste serzakir Üstadım benim

    İstimdad etmiş İsm-i Azâm’dan
    Müjdeler almış Gavs-ı Âzam’dan
    Müstefid olmuş eslaf-ı izâmdan
    Ferid makamında Üstadım benim


    Cami-i Emevî’de okunan Kur’an
    Hutbede ders veren o büyük sultan
    Fetihte nur kervanı dinlemez ferman
    Elbet Şam’da, Mısır’da Üstadım benim

    Bir gün vâz ederken Ayasofya’da
    Bir gün hutbe okur Mescid-i Şam’da
    Bir gün Selanik’te koca meydanda
    Hakikat haykırmış Üstadım benim

    Duyup yağmurun rikkat nağmesini
    Dinlemiş Volga’nın hazin sesini
    Esaret kampında vermiş dersini
    Tatar Camiinde Üstadım benim

    Çamlıca’dan seyrederken Boğazı
    Dâvud gibi yankılandı avâzı
    Ehl-i iman için bütün niyâzı
    Münâcât dersinde Üstadım benim

    Şekerci Hanına olunca dâhil
    Etrafını sarmışdı yüzlerce sâil
    Cömerttir ilimde olmadı bâhil
    Kur’ân hizmetkârı Üstadım benim

    Van’da yoktur diye kimse diyemez
    Dâvâm nidasını sağır duyamaz
    Horhor’da herkes yüzün yuyamaz
    Başid’de, Erek’te Üstadım benim

    Gelmiş şanlı Erek’ten tâ Çamdağı’na
    Güller serpmiş Isparta’nın bağına
    Gelince meydan okuma çağına
    Kükremiş Afyon’da Üstadım benim

    Sav Köyünün inanılmaz gayreti
    Barla dağlarının hazin hasreti
    Orada yaşamış Bedî gurbeti
    Garibüzzamandır Üstadım benim

    Eskişehir çilelerle doyunca
    Emirdağ’da bela boylu boyunca
    Hakk’ı tebliğ nidasını duyunca,
    Her yerde müderris Üstadım benim

    Dağ gibi devleşmiş Kastamonu’da
    Nurdan bir ağ örmüş Anadolu’da
    Teksirin başında İnebolu’da
    Neşretmiş Nurları Üstadım benim

    Deccal yamakları etsede ifrat
    Denizli’de hâkim demiş beraat
    Cennet ucuz değil kurulur Sırât
    Geçer tullâbıyla Üstadım benim

    Ey yolcu Urfa’ya uğrarsa yolun
    Halilürrahman’da bir nebze bulun
    Orada niyâzı başkadır kulun
    Makâmı nur olan Üstadım benim

    Birgün Hac niyetin olursa eğer
    Nur yolcusu kardeşlerle beraber
    Bin meşakkat olsa yine de değer
    Cennet-ül Bakî’de Üstadım benim

    Zulümat kalmasın artık beşerde
    Gelen nurlar şifa olsun her derde
    Nesl-i cedidden müjde var her yerde
    Sahibüzzamandır Üstadım benim

    Feth-i Mekke gibi putlar göçüyor
    Zulmet perdesini Nurun açıyor
    Özlenen şafaktır zaman geçiyor
    Bir himmet daha Üstadım benim

    Hasan Şen

    http://bilaltunc.blogcu.com/ferid-ma..._16034711.html
    Konu Tılsım tarafından (08.08.08 Saat 16:22 ) değiştirilmiştir.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  5. #5
    Ehil Üye BiKeS_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    2.770

    Standart

    Abdulbaki abi kısa bir zaman önce tevafuk hasan şen abinin şiirleriyle karşılaşmıştım nette.Bir ara ekleyim diye düşündüm foruma.Sonra br türlü fırsat bulamadım.Allah razı olsun..

    Yâ Rab, garibem, bîkesem, zaîfem, nâtüvânem, alîlem, âcizem, ihtiyarem,


    Bî-ihtiyarem, el-aman-gûyem, afv-cûyem, meded-hâhem, zidergâhet İlâhî!




  6. #6
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    55
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Nur Yüzlü Adam

    Kelebekler kadar hür iken
    Zulmün gölgesi üstüne düşmüş
    Dünya O’na değil,
    O dünyaya küsmüş
    Nur yüzlü adam

    Gizlemek istemiş kendini
    Fakat, satır satır O okunmuş
    Kelime kelime O duyulmuş
    Bir ayna gibi O görünmüş
    Eserinin her sayfasında
    Nur yüzlü adam

    Sanki cennetten eser gibi
    Beyaz bir rüzgâr okşamış
    Nurla beyazlaşan saçlarını
    Koca Dağ’da, Erek’de, Çam Dağında
    Nur yüzlü adamın

    Geldiği devir helâket devri
    Her yer karanlık geceydi
    Yalanlar hakikate baş eğdi
    Nurdan âsasıyla gösterdi yolu
    Nur yüzlü adam

    İstikbâl İslâmındır
    Ümitvar olunuz diye
    Müjdeler almış ötelerden
    Ötelerin de ötesinden
    Nur yüzlü adam

    Belâlar şiirin âhengi gibi
    Musibetler mûsikinin nağmesi
    Zincirlere, kelepçelere inat
    Sımsıcak tebessüm etti
    Nur yüzlü adam

    Bir başka türlü esti rüzgârlar
    Mavi mavi gülümsedi sema
    Korkulu değildi denizler
    O geldiği zaman
    Nur yüzlü adam

    Zamanın akışı değişmiş
    Açmayan güller açmış
    Suskun bülbüller ötmüş
    O geldiği zaman

    Getirmiş uzak âlemlerin
    Tatlı esen rüzgârlarını
    Sunarken nur-u irfânı
    Sırlar kâsesinde
    Sonsuz huzur duymuş

    Nûra kavuşmak için
    Karanlığında gecenin
    Çöllerde çırpınanlara
    Bahar güneşi getirmiş
    Nur yüzlü adam

    Asırlardır yaşayan çınarlar gibi
    Gölgesi çağların üstüne düşmüş
    İman, muhabbet demiş
    Sadâkat, hamiyet diye haykırmış
    On üçüncü asrın minaresinden

    Sesi duyulur, suyun sesinde
    Onun bestesi dinlenir
    Rüzgârların nağmesinde
    Ve tevhid çiçekleri açar
    Onun Nur dersinde

    Ellerine kelepçe taktılar
    Karanlık yüzlü adamlar
    Açarken onları kolayca
    Fikirlere, ruhlara vurulan
    Esaret kelepçelerini de kırdı
    Nur yüzlü adam

    Garipti hali ve tavrı
    Garibüzzaman dediler
    Asrın mihrabına geçti
    İmamüzzaman dediler
    Ferid makamına erdi
    Feridüzzaman dediler
    Bir hazine getirdi beşere
    Mânâlar âleminden.

    Ve Nur yüzlü adama
    Üstad Bediüzzaman dediler

    Hasan Şen
    Konu Tılsım tarafından (08.08.08 Saat 16:22 ) değiştirilmiştir.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  7. #7
    Ehil Üye osmanoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Uşak
    Mesajlar
    1.856

    Standart

    İzmir'in ve İzmir'deki R.Nur Hizmetlerinin medar-ı iftiharı, gayyur, vakur, sâdık ve sıddîk Hasan Ağabeyim'den ve bu ihlâs abidesi, serâpâ Bediüzzaman hayranlığı kokan güzel şiirleri burada bizimle paylaşan Abdülbaki hocamızdan Allah razı olsun.
    Mest olduk!
    "Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz." Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.

  8. #8
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Allah razi olsun.

  9. #9
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    55
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Nur İçinde Yat Aziz Üstadım

    Hakaik-i Kur’an'ı haykırırken dün
    Vefatınla âlem sarsıldı bugün
    İnnalillâhi ve inna ileyhi râciun

    Tâ arşa kadar çıksa da feryadım
    Sen nur içinde yat Aziz Üstadım

    Geceyi gündüze kalbederken zaman
    Urfa minarelerinde mahzundu ezan
    Başka âleme gitmişti Bediüzzaman

    Uzun bir yolculuğa attın ilk adım
    Sen nur içinde yat Aziz Üstadım

    Mahzun Halilürrahman mahzun balıklar
    Mahzun gözleri yaşlı kalabalıklar
    İzinde oldular senin sana lâyıklar

    Ölüm hiçlik değil Nurunla anladım
    Sen nur içinde yat Aziz Üstadım

    İster kan akıtsın gözler ister yaş
    Sekseninci oldu mezara bir mezar taş
    Cennette olursak eğer sana arkadaş

    Nur kervanında okunsun benim de adım
    Sen nur içinde yat Aziz Üstadım

    Nur menzillerinde seni arar gözler
    Mübarek çınar katran ağacı seni özler
    Bize teselli ancak bu nurlu Sözler

    İrşadınla Peygamberedir benim biatım
    Sen nur içinde yat Aziz Üstadım

    Isparta Barla İslâmköy Çamdağı
    Unutmayız bin kalemle yazan savayı
    Her an haykırır hepsi yüce davayı

    Derler Haşre kadar sürecek cihadım
    Sen nur içinde yat Aziz Üstadım

    Seksen üç yıllık ömrü ecel söndürdü
    Ufka bakan gözleri geri döndürdü
    Felek de çarkını böyle döndürdü

    Firâkına uzun yıllar hep yandım
    Sen nur içinde yat Aziz Üstadım

    Asırlardır beklenen o büyük deha
    Kıyamete kadar gelmez bir daha
    Nur yolcusu oku ruhuna fatiha

    Gelir sana duâlar bilinmese de kabrin
    Sen nur içinde yat Aziz Üstadım

    Musa nasıl çıkmışsa Cebel-i Tûr’a
    Miraçta öyle çıktı Resul huzura
    Vâris-i Nebi Üstadım gark oldun nura

    Seninle zâhir oldu o Nur-u kadim
    Sen nur içinde yat Aziz Üstadım

    Hasan Şen
    Konu Tılsım tarafından (09.08.08 Saat 14:31 ) değiştirilmiştir.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  10. #10
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    55
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Asrın İmamına Uyarız Biz


    Küfür kasırgaları sarsa âfâkı
    Nurlar ile onları boğarız biz
    Ecel celladı gelip çalarsa kapı
    Bir ölür yüzbin doğarız biz

    Kapanır birgün karanlık devir
    Dün geçti, yeni sayfayı çevir
    İstikbal bizim, elbette gelir
    Her dem yeniden doğarız biz

    Zorlu kış geçti bahardır gelen
    Kara bulut dağıldı güneştir gülen
    Büyük bir cihadın kıymetin bilen
    Bu yola başımız koyarız biz

    Bir dâvâ çilesiyle ağrır başımız
    Yağmurları utandırır gözyaşımız
    Yedi kat semadan gelir taşımız
    Şeytanı recmeder kovarız biz

    Ezanlarla duyulan rahmet müjdesi
    Artık sabahtır uyandırın herkesi
    Nurlardan gelen şevk dolu sesi
    Gönül bahçemizde duyarız biz

    Varacağımız yeri bilip vardıkta
    Şahlanıp da gemi azıya aldıkta
    Allahuekber deyip el salladıkta
    Şu asrın imamına uyarız biz

    Aşılacak dağlar var yürü aşalım
    Köpürüp seller gibi coşup taşalım
    Köstekleyen olsa da yine koşalım
    Rengimizi nurlarla boyarız biz

    Böyle gitmez devran, hep ezilmekle
    Yürüyemiyorsan bâri emekle
    Zafer güneşinin vaktini bekle
    O güneşle birlikte doğarız biz

    Yok saydılar İslâmı dîni imânı
    Tarih bu diye okuttular yalanı
    Asırlardır nur saçan Kur’anı
    Lâyık olduğu yere koyarız biz

    Hasan Şen

    http://bilaltunc.blogcu.com/asrin-im..._16034821.html
    Konu Tılsım tarafından (12.08.08 Saat 14:00 ) değiştirilmiştir.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Hoşgeldin Dost
    By Ensardan in forum Edebiyat
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 30.06.13, 21:20
  2. Hoşgeldin Güz Ağabey...
    By ŞİMŞEK MUSTAFA in forum Tanışma
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.12.08, 21:51
  3. Hoşgeldin 'Yumurcak TV'
    By Yeni Said in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 03.07.07, 12:51
  4. Hoşgeldin Yok mu?
    By HakanBa in forum Tanışma
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 11.10.06, 22:35

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0