Ak Kanatlı Merhamet

(Mukaddimesi olmayan acıların kimsesiz çocuklarına…)

Hatırlıyorum!
Hatırlıyorum!

Hiç unutamadım ki:
Bir iş dönüşüydü
Hem de akşamüstü.
Bir tek yıldız parıltısında
Mutluluğun başladığı saatler.
Güneş guruba kaydığında kurulurdu
Rahmet kokan ellerden mübarek sofralar.
Büyük bir buluşmaya sahne olurdu dört duvar arası.
Çocuk,kurduğu hayalin şevkiyle gezinirken
Kalbindeki cennette,
Bir şefkat sesi duyulurdu:
“Oğlum tabağın bitmiş,uzat da doldurayım”
Sevgilisinin göz bebeklerinde
Abâd olurdu çocuk
Çocuk, en güçlü anını yaşardı
Ak kanatlı merhamet içinde.


Ve renk bulurdu sevgililerin dilinde sohbet
Renk bulurdu can kırmızısında sımsıcak çaylar.
Her şeye reis olan sevgiydi
Sevgi,her şey olurdu bir çocuk yüreğiyle.
Baba,Can olurdu
Ana,Rahmet…
Mekan tanımazdı tebessümler
Saygı içinde
Edep içinde
Alıp götürürdü her vakit,
Bir anı olacak her anımızı
Serçe kanadında,
Uzaklara, ta uzaklara…


Ve uzaklığın bağrından kopan bendim
Yıllar sonra,rahmetinden yoksun olan ben.
Mihmânı sendin gönlümün
Hislerimi inşâ eden sen.
Ve bilmediğim doğruydu
Çocukluğum kadar yaşadığımı,
Bir gün senin de düşeceğini felcin pençesinde.
Ve bunun ne anlama geldiğini
Bilmek istemeyişim...
Bir akşamın seyrinde
Bir tek yıldız parıltısında
Mutluluğun vaktiyken
Hanemize düşen
Seyfi Baba suskunluğunu,
Bilmek istemeyişim…
Bir çocuk yüreğiyle şahit olduğumu
Ve geldikçe yad’a
Azâp eden şiir gibi,
Akşamın sen eksikliğinde
Bir cevap dilendiğimi,
Teselli yetimliğinde,
Sana dair her haberin
Muhabiri olduğumu,
Yıldızların çokluğunda
Ak kanatlı merhametten yoksun olduğumu,
Bilmek istemeyişim…
Doğruydu.


Doğruydu bilmediğim
Sevginin gerçek ızdırabını.
Doğruydu görmek istemeyişim
Bir çocuk yüreğiyle
Sevgiliden ayrılmanın firâkını.
- Sevenlerin sevgide yarıştığını
Ve bir masal diyarında buluştuğunu…
İstemediğim kadar doğruydu
Ak kanatlı merhametten ayrılmanın zorluğunu.


Haber aldım neden sonra...
Rahmet kokan ellerden yoğurduğun hamuru,
Mis kokan tandır kokusunu,
Kurduğun sofraları düşündüm.
Dört mevsim gibi yaşadığımı seni
Anladığımı seni,Anne,Anne…
Cennette yeşeren buğday misali
Yememeyi yasak meyveden …
İsyanı düşündüm.
Yorgunluğunu düşündüm
Bir öğle vakti
Bir öğle vakti
Güneşin her zaman ki ifasını,
İnimde bir kan misali
Sarsıldığımı,devrildiğimi düşündüm.
Kuramadığım empatilerden kaçtığımı
Sana dair,Anne,Anne…
Tevekkel olmayı düşündüm.


Babamın doktorasını
İnşaatlarda yaptığını düşündüm.
Diplomasızlığını düşündüm
Garantisini düşündüm hayatın.
Felcin misafirliğinde,
Bir ak kanatlı merhametin
Kabul edilmeyişini düşündüm
Fakülte hastanesinde.

.......

Adaletsizliği düşündüm
Ağlamayı düşündüm
Direnmeyi düşündüm
Büyümeyi düşündüm
Ölmeyi düşündüm…
Ak kanatlı merhamet içinde
Ak kanatlı merhamet içinde