"Yalnız ve yalnız Kur'ân ve İmân hakikatleriyle imanı kurtarmak dâvâsına ömrünü hasreden, bunun haricinde dünyevî şeylerle alâkadar olmayan,
seksen yedi yaşında, daima yatakta olan, zehirli hastalıkların tesiratıyla ölüm nöbetleri geçirip "Kabir kapısındayım" diyen ve sükûnet ve istirahate pek muhtaç olan Said Nursî gibi bir İslâm müellifini böyle siyasî iftiralarla mevzubahs etmek, çok vecihlerle vicdansızlıktır."Emr. lahk
Üstad 1960 da vefat ettiği herkesin malumu. Bu tarihten 87 sene geriye gittiğimizde ise 1873 tarihine ulaşırız. Bu durumda da üstad'ın doğum tarihi bu çıkar..
Fakat üstad'ımızın ifadesi ise: “İsmim Said, şöhretim Bediüzzaman’dır. Pederimin ismi Mirza’dır. Maruf/bilinen bir sülâleye nisbetim yoktur. Mezhebim Şafiî’dir. Devlet-i Osmaniye tebâiyetindenim.
Tarih-i velâdetim (Rûmî) 1293’tür. Doğum yerim Bitlis vilayeti dahilinde Hizan kazası mülhakatından İsparit nahiyesinin Nurs karyesidir.”*
*
[Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...]
Bu tarihi de Üstad aşağıdaki olayla bağdaştırıyor:
"Avrupa kâfirleri devlet-i İslâmiyenin nurunu söndürmeye niyet ederek on sene sonra
Rusları tahrik edip Rus'un '93 muharebe-i meş'umesiyle âlem-i İslâmın parlak nuruna muvakkat bir bulut perde ettiler."S.T.Gaybi
93 harbi olarak bilinen bu tarih ise miladi olarak şu şekilde kayıtlardadır:
93 Harbi ya da 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı [Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...] padişahı [Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...] döneminde yapılan bir [Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...]'dır.[Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...] göre [Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...] yılına denk geldiğinden Osmanlı tarihinde 93 Harbi olarak bilinir.
Bu durumda Üstad kaç yaşında vefat etmiştir?
__________________
Kimileri vardır; kişileri konuşur,
Kimileri vardır; olayları konuşur,
Ve kimileri de vardır ki; fikirleri konuşur.
Kişileri konuşmak; insanı bencilleştirir,
Olayları konuşmak; insanı hâdiselerde boğdurur.
Fikirleri konuşmak ise; insanı sürekli kemalâta taşır.