Amele, anten, apaçi, ballı, canısı, concon, deve etmek, diyosun, herıld yani, indiragandi, kal gelmek, kanka, oha olmak, parazit gibi kelimeleri artık kullanmayın! Çünkü kelimeleri kullanlanlara entel değil lümpen diyorlar. Lümpen ne mi?

"LÜMPEN" NE DEMEKTİR?

Lümpen, ‘maganda’, ‘kıro’, ‘kitsch’, ‘alt kültür’e ait demek. TDK’ye göre ‘Lümpen’, sınıfsız, ayaktakımı anlamına geliyor.

LÜMPEN KİMDİR?

Bu konuda en çok kafa yoranlardan gazeteci-yazar Engin Ardınç’ın tanımına göre;

“…kural tanımaz, ne idüğü belirsiz, eğitimsiz, becerisiz, çulsuz, ne köylü ne şehirli, hem tutucu hem yırtık, işine geldiği zaman başkaldıran ama sıkıyı görünce hemen de pısıp sinen, hem ödlek hem edepsiz, arkanı dön hemen seni satacak bir yaratık...”
Taha Akyol ise, bir yazısında lümpen’i maganda kavramına yakın buluyor:

“Maganda, toplumsal değişme dediğimiz şehirleşme, sınıf atlama, kültürel gecikme gibi süreçlerin patolojik bir ürünüdür! Belki ‘lümpen’ kavramına benzerliği vardır, ama lümpen genelde ‘çulsuz’ olduğu halde, magandanın cebinde para, hatta bazen çok para vardır!”


BU KELİMELER HAKKINDA...

Bu kelimeler, bir çevreye ait olduğunuz hissi veriyor. Bu bir taraftar grubu olabilir, bir gece kulübü tayfası olabilir, bu bir kahvehane grubu olabilir. Yani her yerde aidiyet duygusunu körükleyenin bu dil olduğunu görüyoruz. Sade bir dil kullanmanız grup tarafından dışlanmanıza neden olabilir.

LÜMPEN AĞIZINA MİSALLER:

Apaçi: Kentlerde kıyafeti, duruşu ve tavırlarıyla ‘köylü’ gibi yaşayanlar.

İndıragandi: Emeksiz, çaba göstermeden, karşılıksız bir paraya veya mala sahip olma.

Yersen: Bir olayın ya da durumun gerçekliğinden şüphe ettiğini belli etmek için kullanılır.

Diyosun: Bir konuda fikrini söyleyen birine, sözünün çok da inandırıcı olmadığını anlatır.

Madik atmak: Kazıklamak. Aldatmak. Çalım atmak.

Rüzgâr yapmak: Bir konuyla ilgili geçici bir çıkış veya hareket yapmak.

Takoz: Anlayışsız. Kaba. Yaptığı hareketin hesabını ve varacağı sonuçları bilmeyen.

Racon kesmek: Usule, adaba göre davranmak.

Pişti olmak: Biriyle beklenmedik şekilde karşılaşmak.

Paket: Dayak atmak. Darp etmek. Hırpalamak.

Giydirmek: Karşı tarafa herhangi bir şekilde zarar vermek.

Güvercin takla: Ölmek. Yaralanmak. Darbe almak.

Kadayıf: Eskimiş ve yıpranmış. Tel tel dökülen.

Kal gelmek: Bir olay karşısında şaşırma, şok olmak.

Kapak olmak: Çok usturuplu bir laf edip, karşı tarafı zor durumda bırakmak.

Kaşar: Bir konuda veya durumda çok eski olmak.