eL aLem Ne DeR
Ben oldukça uzun seneler, saç modelimden makyajıma, kıyafetimden konuşmama kadar elalem ne der diye stres içinde yaşadım. Özellikle de işe başladıktan sonra özümden oldukça uzaklaştığımı yıllar sonra anladım. Ve insanın özünden uzaklaşması gerçekten büyük bir bunalıma ve sonrasında fiziksel rahatsızlıklara sebep oluyor. Ve işi bıraktıktan bir süre sonra oturup yaptığım yanlışları not aldım. Sizlerle bunları, tavsiyeler şeklinde paylaşacağım.
– Öncelikle lütfen kendi kurallarınız olsun. Ardından gideceğiniz fikirler de, göstereceğiniz tepkiler de size ait olsun. Başkalarının kurallarına göre oynamaya başladınız mı kurtulması çok güç oluyor.
– Ve hayatınızla ilgili her konuda çevrenizden fikir istemeyin. Bu bir süre sonra alışkanlık ve hatta saplantı oluyor. Bu sefer kendi istediğinizden çok başkalarının uygun gördüğünü yaşıyorsunuz.
– Ve gerçekten içinizden gelen bir şey olduğunda bunu yapın. Eğer sokakta şarkı söylemek geldiyse içinizden söyleyin. Eğer gülmek geldiyse gülün. Kırmızı iddialı bir renktir diye beğendiğiniz o elbiseden vazgeçmeyin. O güzel kızla konuşmak istiyorsanız konuşun. Kuralları unutun lütfen. Kuralları kendiniz koyun. Prangaları kırın artık. Çok basit konularda bile hep elalem ne der diyorsunuz.
– Ve aşama aşama ilerleyin. Ufak ufak yıkın duvarları. Eğer ben aniden değişip tepki alamam diyorsanız, ona da tamam. En basitinden başlayın. Düşünün, hayatınızda insanlar kızar, güler, dalga geçer, ayıplar diye ertelediğiniz, yapmadığınız ama yapmayı çok istediğiniz en basit şey ne? Bunu yapın.
– Ve önemli konularda lütfen ama lütfen kendi fikrinizi, kendi kararlarınızı uygulayın. Mesela toplum bir bekar kadını kiminle evlenmeye zorlar? Mühendis olsun, bankacı olsun, memur olsun derler. Sabah 9:00 akşam 18:00 çalışsın derler. Yaşı genç olmasın, çok da büyük olmasın derler. En geç 30 yaşına kadar evlenmelisin derler. Derler de derler.
Oysa benim fikrim bambaşka. Birincisi ne zaman evleneceğimi bilmiyorum, ikincisi memur zihniyetli bir insanla evleneceğimi hiç sanmıyorum. Tam tersine klasik saatlerde çalışmasın isterim hayatımdaki insan. Otomatik moda bağlanmış bir ilişki bana göre çok sıkıcı. Ama bunu söylesen ne derler? Aaaa bu kız delirmiş. Ne söylediğini bilmiyor. Hayat zor, geleceği garanti altına almalı, onu yapmalı bunu yapmalı. Kimin fikri bu? Onların. Peki neden böyle diyorlar? Çünkü kendileri kuralları aşamadı. Ben belki bir ressamla evleneceğim? Ve sigortamız bile olmayacak belki. Kime ne? Benim geleceğim ve kararlarımdan kime ne?
İşte biz bu aşamayı geçemiyoruz. Size ne, diyemiyoruz. Ama aşmak zorundayız sevgili arkadaşlarım. Karşımızdakilere size ne, demeyi öğrenmeliyiz artık. Kendi kurallarımızı kendimiz yazmaya başlamalıyız. Başkalarının düşünceleri bizimkilerden önemli olmamalı. Neden bir beyne ve muhakeme gücüne sahibiz? Eğer bunlar olmasa Bizim güdülen koyunlardan ne farkımız olurdu?
Son olarak şunu demek istiyorum.


ELALEM NE DER? NE DERSE DER. HER İNSAN KENDİ YOLUNDA GİDER. NE EDERSE KENDİNE EDER. VE BU YAZI DA BURADA BİTER