Damla iken derya olmak;
bir yönüyle insanın kendisini unutması, kendinden vaz geçmesi, deryaya karışarak yeni bir kimlik kazanması mânâsına geliyordu Bu, çok az şey verip büyük hazinelerin sahibi olmanın adıydı Kolay mıydı? Hayır! İnsanlık tarihine baktığımızda bunun örnekleri az olmamakla birlikte çok da değildi Aklına şairin bir beyti geldi:

"Ey Nef'î! İnsanlarla davalaşmayı, iddialaşmayı bir kenara bırak, dünya ve dünyadakiler ile de kavgayı aklından çıkar; büyüklenmek insana hiçbir şey kazandırmaz Yapacağın en önemli şey, yüzünü toprağa sürmektir Çünkü büyüklüğün yolu küçülmekten geçer Sen de bu yolu seç Böylece hakiki büyüklüğe adım at Gözlerde görülen büyüklük gerçek büyüklük değildir"
Kendi kendine dedi ki, bana bu parçaları birleştirmek düşüyor Derya görünüp damla olmaktansa, damla olup deryaya karışmak herhâlde daha iyidir Böyle olup olmamak kendi elinde miydi? "Deryaya karıştım!" demek de iddialı bir sözdü Ne olduğunu kendisi de bilmiyordu Böyle bir temenninin içinde bulunmak kâfi miydi acaba? Her şeye rağmen gayret göstermesi gerekiyordu Merhum Mehmet Âkif:
"Allah'a dayan, sa'ye sarıl, hikmete râm ol!" diyordu Sıralama belliydi: Her şeyden önce Allah'a dayanmak gerekiyordu Sonra da çalışmak… Bize düşenleri yerine getirdikten sonra karşımıza çıkan gerçek, hikmetti Halk arasında "Hikmetinden sual olunmaz!" diye bir söz vardı Yani Allah, bizim karşımıza istediğimiz bir şeyi de çıkarabilir, istemediğimiz bir şeyi de… İkisi de hikmet olsa gerek Hoşumuza giden, hikmet; gitmeyen hikmetsizlik değildir Allah'tan gelene razı olmak "hikmeti kavramak" bu olsa gerek
Sonra düşündü: "Bu işler gayretle olur muydu?" Herhâlde "Nasip meselesi" dedikleri bu olmalıydı Ama bir şeyi iyice anlamıştı: Damla iken derya olmak, öyle kolay bir iş değildi Hele öyle olduğunu iddia etmek başından aşkın bir iddiaydı En doğrusu "Güneşin bende de bir yansıması var Ben de bir aynayım, ama deryâ gibi bir ayna değilim!" demesini bilmekti…
Kim bilir damlalıktan deryâlığa giden yol onun da bir gün önüne açılabilirdi En iyisi "Görelim Mevlâ neyler, neylerse güzel eyler…" deyip teslim olmak
'Kabiliyyet dâd-ı Hak'tır her kula olmaz nasîb'
( Laedrî )
Yani şair demek istiyor ki: "Kabiliyet bir Allah vergisidir, herkese nasip olmaz!" Bazı şeyler istek esas olsa bile, nasip meselesi…