Bir karanlık ülkeydi..
Daha önce yaşadığın yada yaşadığını sandığın...
Bir gün bir el uzandı karanlıklarının içersinden
Bir İlahi nur, bir ışık saçıldı kör karanlığın ortasına...
Öyle bir ışıktı ki bu...
Zerresi değen yer parlıyor..
Karanlık adına ne varsa yok edip har yeri aydınlatıyor...
Seni çıkmazlardan kurtaran..
Bilinmezlerin ve gafletin kucağından çekip alan..
Bir ışık tı bu kaynağı İlahi Nur'dan...

Şimdi yolun başındasın..
Bu yol sevda yolu, sabır ve teslimiyet yolu...
Adım atabiliyorsan ve ilerleyebiliyorsan, elleri ellerini tuttuğu içindir.
Eğer katlanabiliyorsan en acı zorluklara
Kalbini kalbine bağladığı içindir...
Eğer uzatabiliyorsan elini korkusuzca en zorlu yarışlara...
Ve eğer kazanmayı başarabiliyorsan O hep önünde durduğu içindir...
Sabredebiliyorsan artık bir zamanlar isyan ettiklerine,
Durdurabiliyorsan en zorlu anlarda öfkeni yutabiliyorsan.
Artık keşkelerinden çok iyikilerin varsa hayatında,
Artık dilinde Allah'ın adı daha çok dolaşıyorsa...
Bırakmışsan gaflet yurdunun uğraşlarını...
Hep ama hep O Nakkaş'ın seni nakış nakış işlemesindendir...
Bu yolda her adım edeble atılır...
Eğer edeb azığını yanına almadınsa yola çıkma.

Bir ülkedir şimdi karşılaştığın Hak yolu üzerine kurulmuş olan..
Surları sağlam, yıkılmaz...Temeli ezelden taşları yapıları İlahi kudretten...
Kapısına vardıysan surların önünde...
Bir engelin var mı içeri girmeye..
Hiç dönüp baktın mı geçmişine
Hiç pişmanım dedin mi...
Anahtar samimiyet , teslimiyet , ihlas , sadakat....

Eğer teslim olmamışsan, ne kapının önünde dur, ne de kapıyı bulduğunu san..
Eğer samimi değilsen davanda, ne Hazine Sarayları'nın kapısını çal, ne de açamadığın kapıdan davacı ol...

Eğer anahtarın varsa elinde.
O halde seni korkutan ne...
Aç , gir ve yürü Aşk alemine..
Ummanda yol almaya bak...
İçerideysen eğer seni bezdiren ne...
Gayr-ı Mana'da kaybolmaya bak...

Alıntı