Abdullah ibn Mes’ûd (r.a)’tan rivayet edilmiştir:

“ALLAH dövme yapan ve yaptıran kadınlara, yüzden kıl yolan ve yolduran kadınlara, güzellik için diş törpülettiren kadınlara, ALLAH’ın yarattığı şekli değiştiren kadınlara lanet etmiştir.

Bu söz, Esed oğullan (kabilesi) nden Ümmü Ya’kûb denilen bir kadının kulağına gitmişti. Bu kadın, (o sırada) Kur’an okuyordu. Hemen Abdullah ibn Mesuda gelip (ona):

“Senden benim (kulağım)a gelen bu söz de ne? Sen dövme yapanlara ve yaptıran kadınlara, yüzden kıl yolduran kadınlara, güzellik için diş törpületen kadınlara, ALLAH’ın yarattığı şekli değiştiren kadınlara lanet okumuşsun!” dedi. Abdullah ibn Mes’ûd:

“Resulullah (s.a.v)’in lanet ettiklerine ben neden lanet etmeyecekmişim. Hem bu, ALLAH’ın Kitabı’nda da var” dedi. Kadın:

“Doğrusu ben mushafin iki kapağı arasındakileri okudum. Fakat böyle bir şey bulamadım” dedi. Abdullah ibn Mes’ûd:

“Gerçekten Kur’an-ı okudunsa, mutlaka bulmuşsundur. Yüce ALLAH, “Peygamber size neyi getirmişse onu alın! Sîzi neyden yasakladı ise hemen (ondan) vazgeçin buyurdu” dedi. Bunun üzerine kadın:

“Gerçekten ben şimdi senin hanımının üzerinde bundan bir şey görüyorum” dedi. Abdullah ibn Mes’ûd:

“Git de bak!” dedi.

Bunun üzerine kadın, Abdullah ibn Mesudun hanımının yanına girdi. Fakat (onda bununla ilgili) bir şey göremedi. Abdullah ibn Mes-ûd’un yanına gelip:

“Bir şey göremedim” dedi. Abdullah ibn Mes’ûd:

“Bana bak! Böyle bir şey onda olsaydı, onunla bir arada olamazdık “diye cevap verdi.

(Hadisin lafzı, Müslim’e aittir.)

************************************************** **

Bu hadis-i şerifi her okuyuşumda Abdullah Bin Mesud’un erkekçe tavrına hayran olurum. Sadece yüzünden kıl yolduğu için karısını boşayabilecek kadar gözü pek ve samimi bir sahabe. Rasulullah’ın hizmetinde bulunmuş, bir dediğini iki etmemiş, Rasulullah Aleyhisselam’ın kendisinden Kur’an dinlemeyi sevdiği Alim bir Sahabe.

Geçen gün eşim yukarıda ki hadisi bana yeniden okuyunca: ”Nerde böyle adam gibi adamlar” deyiverdim.

Toplumda neredeyse her iki kadından biri kaşlarını alıyor. Hatta bazıları tümden alıp yerini kalemle boyuyor. Sadece İslam’ı bilmeyen kadınlar değil, İslam’ı güya bilenler de alıyor. Bu Hadis’i bilmeyenler değil, bilenlerde alıyor. Eskinin hızlı mücahitlerinden bazılarının eşleri de kaşlarını alıyor. Üstelik pek çoğu bu hadis-i şerifi gittikleri toplantılarda mutlaka öğrenmişlerdir. Eminim buna.

Bugün kaç tanesi hanımına “kaşını alma” der. Uyardığı halde, kaşını almaya devam eden hanımını, kaç erkek Allah ve Rasulü’nün aşkı için boşamaya kalkar?
Yalnız dikkatinizi çekerim: Abdullah Bin Mesud Radıyallah-u Anh hanımının sadece kaşlarını aldığını görse, onunla bir arada olamayacağını söylüyor. Halbuki bu bizim için ne kadar basit, normal bir fiil değil mi?

Peki Mübarek Sahabe bugün ki erkeklerin ve hanımlarının durumunu görse ne yapardı acaba? Hani; hanımını, kızını denize götürüp, yüzlerce erkeğin gözü önünde çırılçıplak durmasına ses çıkarmayan, bundan rahatsızlık duymayan hatta bunu çağdaşlık olarak nitelendiren erkek(!) lere ne derdi?

Yüzündeki, dudağındaki boyayla, alımlı saçlarıyla, bacağında bütün hatlarını hatta en mahrem bölgesini belli eden bir taytla dolaşan hanımının giydiğine ses çıkarmayan, karısına karşı şehvetle salyalı bakışlar atan erkeklerden karısını kıskanmayan adam(!)lar için ne derdi?

O (R.a) ne derdi bilmem ama Önderimiz, Hayat rehberimiz Rasulullah Aleyhisselat-u vesselam, bu erkekler için bir şey söylemiş. Şimdi ben söylesem topa tutarlar beni. Ama Vallahi ben söylemedim. Allah Rasulü Sallallah-u ve sellem buyurdu.

İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

“Üç kişi vardır, Kıyamet günü Allah onlara nazar etmez: Anne ve babasının hukukuna riayet etmeyen kimse, erkekleşen kadın ve deyyûs kimse.”
(Nesâî, Zekat 69, (5, 81)

(Deyyûs Arapça bir kelime olup, karısının ve yakınlarının namuslarına halel getirecek davranışlarına karşı gayret (kıskanma) duymayan, onların ırzlarını sakınmayan kimse demektir. Bu kelimenin Süryânice’den Arapçaya geçtiği de söylenmiştir..(Ibnü’I-Esîr, en Nihâye N/47) Türk Dil Kurumunun sözlügünde; “Karısının veya kendisine çok yakın bir kadının iffetsizliğine göz yuman kimse” anlamında sövgü sözü, diye tanımlanır.)

Timurtaş Hoca’dan Allah razı olsun, mekanını cennet eylesin. Deyyus’un ne demek olduğunu çok açık ifade etmiş.

DEYYUS KİMDİR? Tıklayıp dinleyebilirsiniz.

Tıpkı videoda dinlediğiniz gibi, insanlar haşa Allah Teala yokmuş, Rasulullah yokmuş, melekler yokmuş, cennet cehennem yokmuş gibi yaşıyorlar. Allah’a isyanın ayyuka çıktığı bir toplumu normal görmeye başladık ya, ben buna yanıyorum. Nasıl Müslümanız ki, sesimiz çıkmıyor? Elimizden bir şey gelmiyor? Sadece Ahir zaman deyip nasıl geçeriz?

Kaç adam gibi adam kaldı toplumda? Allah ve Rasulünün yolunda olmayan ve olmayı kabul etmeyen kadını boşayacak kaç adam kaldı. Kaç genç kaldı; “Giyimi, ahlakı, duruşu yaşantısı Allah Ve Rasulu’nün emirlerine uymayan kızı eş olarak kabul etmem!” diyecek?

Eşine Allah’ı hatırlatacak, her şeye İslam gözüyle bakacak, gerekirse eşine hocalık yapacak kaç adam kaldı?

Bizim yaşantımız Allah’ın kitabında ve Rasulü’nün Sünnetinde anlatılan, emredilen yaşantıya uyuyor mu? Biz nasıl Müslüman’ız? Bir daha düşünelim mi ne dersiniz?

“Siz sahabe yi görseydiniz deli derdiniz, onlar sizi görseydi bunlar Müslüman değil derlerdi.”(Hasan Basri R.a)

Cahide Sultan