+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 8 ve 8
Like Tree6Beğeni
  • 1 tarafından *SAHRA*
  • 1 tarafından gamze-i_dilruzum
  • 1 tarafından gamze-i_dilruzum
  • 1 tarafından gamze-i_dilruzum
  • 2 tarafından Piri Reis

Konu: Hiç olmak

  1. #1
    Global Moderator *SAHRA* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Mesajlar
    9.874

    Standart Hiç olmak




    Sen ol da; ister ‘yâr' ol, ister 'yara';
    lütfun da başım üstüne, kahrın da….

    Şems


    Mesnevi-i Şerifte Hazreti Mevlana'nın bir hikayesinde:

    Âşığın biri dostunun kapısını çalınca öbürü içeriden:

    “Kapımdaki kimdir”, diye seslendi.

    Kapıdaki, “Beni tanımadın mı? Ben senin gözü yaşlı âşığınım, haydi kapıyı aç” dedi.

    Ancak ev sahibi bu cevaptan hoşlanmadı ve “Yürü git. Şimdi zamanı değil”, diye onu savdı.
    Kapıdan döndürülen âşık ayrılık ateşiyle günlerce yanıp yakıldı ve mum gibi eridi. Ne zaman sonra tekrar gelip edeple kapıyı çaldı.

    İçeriden, “Kapıdaki kimdir”, diye seslenilince dedi ki:
    ”Kapıdaki yine sensin ey sevgili. Buradaki, senden başkası değil! “

    Bunun üzerine sevgili kapıyı açtı ve
    “Bir iğne deliğinden iki iplik geçmez, zira iğnenin deliği tektir. Onun gibi bu kapıya da ikilik sığmaz. Madem ki sen senlikten geçip ben oldun o halde hoş geldin, buyur” dedi.



    Hz. Mevlânâ da; "Birisinin kalbinde taht kurmak, sevgisini kazanmak istiyorsanız, öylesine sevmelisiniz ki, benliğinizi bırakıp âdeta o olmalısınız" diye anlatır hakiki muhabbeti..


    alıntı
    ekrem_nur bunu beğendi.









  2. #2
    Vefakar Üye ekrem_nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Bulunduğu yer
    izmir
    Yaş
    41
    Mesajlar
    556

    Standart

    Ehl-i tasavvufun mâbeyninde fenâ fi'ş-şeyh, fenâ fi'r-resul ıstılahatı var.
    Ben sufî değilim.
    Fakat onların bu düsturu, bizim meslekte fenâ fi'l-ihvân suretinde güzel bir düsturdur.
    Kardeşler arasında buna tefânî denilir.
    Yani, birbirinde fâni olmaktır.
    Yani, kendi hissiyat-ı nefsaniyesini unutup, kardeşlerinin meziyat ve hissiyatıyla fikren yaşamaktır.
    Herşey gibi, elbette gençliğin dahi lezzetleri gidecek. Eğer ibadete ve hayra sarfedilmiş ise; o gençliğin meyveleri onun yerinde bâki kalıp, hayat-ı ebediyede bir gençlik kazanmasına vesile olur.

  3. #3
    Global Moderator gamze-i_dilruzum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2012
    Mesajlar
    4.225

    Standart

    Mecâzî olan aşk-ı dünya, aşk-ı hakikîye inkılâb ettiği zaman, vahdetü'l-vücuda inkılâb eder.
    Dânişcu bunu beğendi.


    "Arşa değmek istidadında olanların ayakları altına, omuzlarımızı koyarız."

    Zübeyir Gündüzalp





  4. #4
    Global Moderator gamze-i_dilruzum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2012
    Mesajlar
    4.225

    Standart

    Alıntı gamze-i_dilruzum Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Mecâzî olan aşk-ı dünya, aşk-ı hakikîye inkılâb ettiği zaman, vahdetü'l-vücuda inkılâb eder.

    Nasıl ki insandan şahsî bir mahbûbu muhabbet-i mecâzî ile seven,
    sonra zevâl ve fenâsını kalbine yerleştiremeyen bir âşık,
    mahbûbuna aşk-ı hakikî ile bir bekâ kazandırmak için "Mâbud ve Mahbûb-u Hakikînin bir âyine-i cemâlidir"
    diye kendini tesellî eder, bir hakikate yapışır.
    Öyle de, koca dünyayı ve kâinatı heyet-i mecmuasıyla mahbub ittihâz eden,
    sonra o muhabbet-i acîbe dâimî zevâl ve firak kamçılarıyla muhabbet-i hakikîye inkılâb ettiği vakit,
    o çok büyük mahbubunu zevâl ve firaktan kurtarmak için vahdetü'l-vücud meşrebine ilticâ eder.


    Lemalar
    Dânişcu bunu beğendi.


    "Arşa değmek istidadında olanların ayakları altına, omuzlarımızı koyarız."

    Zübeyir Gündüzalp





  5. #5
    Global Moderator gamze-i_dilruzum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2012
    Mesajlar
    4.225

    Standart

    Yâ Bâkî Ente'l-Bâkî o hadsiz cerihalara hem merhem, hem tiryak oluyor.
    Yani, "Yâ Bâkî, madem Sen bâkisin, yeter. Herşeye bedelsin.
    Madem Sen varsın, her şey var."

    Lemalar
    Dânişcu bunu beğendi.


    "Arşa değmek istidadında olanların ayakları altına, omuzlarımızı koyarız."

    Zübeyir Gündüzalp





  6. #6
    Global Moderator *SAHRA* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Mesajlar
    9.874

    Standart



    ''Hiç''lik Makamı


    Nasreddin Hoca’ya sormuşlar: “Kimsin? ”
    “Hiç” demiş Hoca “hiç kimseyim.”
    Dudak büküp önemsemediklerini görünce sormuş: “Sen kimsin? ”
    “Mutasarrıf” demiş adam kabara kabara.
    “Sonra ne olacaksın? ” diye sormuş Nasreddin Hoca.
    “Herhalde vali olurum” diye cevaplamış adam...
    “Daha sonra? ..” diye üstelemiş Hoca.
    “Vezir” demiş adam.
    “Daha daha sonra ne olacaksın? ”
    “Bir ihtimal sadrazam olabilirim.”
    “Peki ondan sonra? ”
    Artık makam kalmadığı için adam boynunu büküp son makamını söylemiş: “Hiç.”
    “Daha niye kabarıyorsun be adam ben şimdiden senin yıllar sonra gelebileceğin makamdayım: ‘hiçlik makamı’ında! ”


    “Hiçlik makamı” aslında varlık makamıdır. Ama onun takdiri sadece Cenab-ı Hakka aittir. Zaten de bu yüzden kıymetlidir.
    “Hiç” olmak bilin ki zaman zaman “biri” olmaktan daha iyidir. Çünkü “hiç kimse” olmak “herkes” olmak demeye de gelir.
    İsterse insan “herkes” yahut “hiç kimse” olabilir. “Her şey” ya da “hiç bir şey! ” arasında gel-git yapabilir!
    Zaten “ben”liğin ne önemi var? ..


    Ne kadar kendi kimliğimizin ve benliğimizin üstüne titrersek titreyelim genelde insanlar bir birine benzerler.
    Aynı zaaflar aynı beklentiler aynı ihtiraslar iştiyaklar inatlar baskılar dalkavukluklar ve kimbilir daha neler neler?


    Çoğumuz dürüst değiliz: İçimizde çok sayıda insan var. Bir insanımız (tarafımız) doğru bir insanımız yanlış; bir insanımız sevap bir insanımız günah; bir insanımız cesur bir insanımız korkak; bir insanımız atılgan bir insanımız ürkek; bir insanımız güçlü bir insanımız zayıf; bir insanımız bonkör bir insanımız nankör. Yerine göre demokrat yerine göre diktatör...


    Çoğumuz dünyaya karşı zayıfız: Yiyebileceğimizden giyebileceğimizden daha fazlasını isteriz. Daha iyi yemekler yemek daha gösterişli elbiseler giymek daha görkemli evlerde oturmak daha lüks otomobillere binmek...


    Sonuçta hemen hepimiz korkarız: Ama korkularımıza ne kadar teslim olmazsak o kadar insansınız.
    Hepimiz hayattan bir şeyler bekleriz: Daha iyi yemekler yemek daha iyi evlerde oturmak daha iyi otomobillere binmek daha çok başarmak daha çok kazanmak daha çok harcamak...


    Pek itiraf etmeyiz ama çoğumuz “şöhret+servet= kudret” formülünü hayatımızın en üstün değeri olarak görürüz. Bu uğurda kimimiz kişiliğimizi kimimiz kimliğimizi hatta bazılarımız namus ve haysiyetimizi ayaklar altına alırız.


    İnsanın bu yönü bilginleri hep düşündürmüştür. Bazıları “yaşama güdüsü” deyip normal bulmuş ama bazıları “insanlıktan çıkış” addedip dünyevi beklentileri aşmayı “gerçek insanlığa ulaşmanın şartı” saymıştır.


    Bunlara göre “gerçek insan” dünyayı aşıp dünyadan taşan insandır.
    “Gerçek” anlamda tüm dünyada kaç “insan” kaldığı sorusu da tabii sorulmaya değer.
    Dünyada kaç “gerçek insan” kaldığını size söyleyemem fakat her insanın dünya gerçeklerinden biri olduğunu rahat rahat söyleyebilirim.


    Zaten “dünya gerçeği” nedir ki? ..


    Gerçek herkese göre değişir. Herkes kendi gerçeğini yaşar: Biraz masal biraz rüya biraz hayal biraz kuruntu...
    Herkesin hayalleri rüyaları hülyaları masalları var...


    Bazen kral olursunuz bazen hamal. Zaman zaman dünyaca ünlü bir sanatçı zaman zaman her sözü dinlenen bir filozof ya da kimsenin ciddiye almadığı silik biri...


    Bazen ruh bazen melek bazen sıradan biri: Herkes...
    İnsan istikrarsızdır: Diktatörlükten sıkılınca demokrat takılır zenginlikten bıktı mı yoksullukta neşe arar...
    Bazen her şeydir insan bazen hiç bir şey.
    Bazen herkestir bazen hiç kimse.


    Gerçek herkese göre değişir. İnsan tek tek kendi gerçeğini yaşar: Biraz masal biraz rüya biraz hayal...
    Çok şükür benim de hayallerim rüyalarım hülyalarım masallarım var...


    Bazen kendi dünyama kral olurum bazen çobanlaşır koyun güderim. Zaman zaman dünyaca ünlü bir sanatçı zaman zaman ciddiye alınmayan bir filozof...


    Bazen her şey bazen hiç bir şey.
    Her zaman hiç kimse...
    Dünyayı fazla ciddiye aldığımızı fark ettiğimden beri böyle oldum.


    Yavuz Bahadıroğlu .


  7. #7
    Ehil Üye Piri Reis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    1.663

    Standart

    Hiç-ender-hiçim, fakat bu mevcudatı birden isterim ...
    *SAHRA* ve Dânişcu bunu beğendi.
    ''Hazret-i Eyyüb Aleyhisselâmın zâhirî yara hastalıklarının mukabili, bizim bâtınî ve ruhî ve kalbî hastalıklarımız vardır.” (Lem’alar, İkinci Lem’a)

  8. #8
    Vefakar Üye Dânişcu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2015
    Mesajlar
    452

    Standart

    Alıntı gamze-i_dilruzum Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yâ Bâkî Ente'l-Bâkî o hadsiz cerihalara hem merhem, hem tiryak oluyor. Yani, "Yâ Bâkî, madem Sen bâkisin, yeter. Herşeye bedelsin. Madem Sen varsın, her şey var."Lemalar
    Elhamdülillah.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Vakıf olmak
    By mutenevvir in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 20.12.16, 21:49
  2. Hiç olmak
    By *SAHRA* in forum Klip, Video, Film ve Animasyon
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 29.05.14, 18:15
  3. İhlaslı Olmak İçin Nasıl Olmak Gerekir?
    By yakaza in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04.01.10, 19:49
  4. Vav Olmak
    By ecrin54 in forum Edebiyat
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 03.10.08, 17:03

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0