Bir elif miktarı uzanmak;göçebe umutlara..İnce bir ihtar gizli aslında bu miktarda..Çook ince..Garip dünyadan,garip tarifler olsa da heybede,var-yok arasına müteallik bir eğreti çizgi bi-zar etmiş;yekpare didarları..Ve mekanın fırçasıyla,sükutun varlılığıyla,izzetin vakarlılığıyla birde benim fakrımla yapmacı vedaatlara hilaf bir seda duyulmuş;Gönül Diyarından,Şehr-i Yar'dan...

Kırbada su yok..Heybede de azık..Düşüncede de kaygılar..Didarımda da yokluk..Bir 'elif miktarı' yakın değiliz;kavrulan,savrulan bir kum tanesi misali;özlemini kurduğumuz hayallerimizin..Muallak bıraksa da her bir kırıntı,zeminde bir emare kalmadığından,arsız hırsızlar kesretli ruyaları da esir etmiş;kendince..Ve fevc fevc hezimetler yaklaşmış bize..Ama bir farkla..Bir 'elif miktarı' kalmış aramızda!...

Yakıcı üç noktada birleşmiş 'elif'..Hattatın nazenin kamışında..Duruşuyla sermest edip bizleri,varlık suretine bürünen bu ruhlar boyun bükmüş..Tıpkı 'elif' gibi..Ve verdiği huzurla aziz eylemiş bizleri..Geçit vermiş;vuslata..Ve en güzel kıvama getirilmişiz;kalbin kuytularındaki tahir goncalarla!...

Himaye edilen aldanışlar;zamanın diliyle parelenmiş..
Aşikare kendimizden sakladıklarımız bir bir ortaya çıkmış;

ELİF'İ GÖRÜNCE!...

-İşte Demişler..İşte!..

Bizler gölge;Aslımız O'rada!..

VE YAKLAŞ EY CAN!..

BİR ELİF MİKTARI KALDI;VUSLATA!..

HADİİİ!!!...Alıntı...